# Seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:110)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hamit Geylani (Bağımsız, Hakkari)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim
- **Tarih:** 13 Mart 2008
- **Gündem:** SEÇİMLERİN TEMEL HÜKÜMLERİ VE SEÇMEN KÜTÜKLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:110)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hamit-geylani-23-2008-03-13-secimlerin-temel-hukumleri-ve-secmen-kutukleri-hakkinda-kanunda-degisi

> Hamit Geylani (Bağımsız), 13 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SEÇİMLERİN TEMEL HÜKÜMLERİ VE SEÇMEN KÜTÜKLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:110)); konuşma 589 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HAMİT GEYLANİ (Hakkâri) – Evet.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Geylani. (DTP sıralarından alkışlar)

HAMİT GEYLANİ (Hakkâri) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlamadan önce Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Seçim hukukunu, Anayasa ve Siyasi Partiler Yasası’ndan soyutlayarak tek başına ele almak sorunları çözemez. Bu nedenle, ülkemizin demokratikleşmesi için, başta 82 Anayasası olmak üzere, Anayasa kadar önemli olan Siyasi Partiler ve ona bağlı Seçim Yasası’ndan başlayarak köklü bir hukuk reformuna gereksinim vardır. Bu nedenle, ülkemizin demokratikleşmesi için bu yasaların değişmesiyle birlikte, Meclisin niteliği ve işlevi gerçek demokratik bir zemine oturmuş olacaktır.

Şu an görüşülmekte olan yasada yapılmak istenen parçalı değişiklik siyasi amaçlı olup yasayı adil kılamaz, dolayısıyla demokratikleştiremez. Siyasi hakların kullanılması, özgürce faaliyet gösteren demokratik siyasal partiler ve adil seçim sistemleriyle olanaklıdır. Temsilde adalet ve yönetimde istikrar ancak böyle sağlanır. Ne yazık ki baskılar ve otuza yakın partinin kapatılmasıyla birlikte, siyasi partiler ve yüzde 10 barajlı Seçim Yasası, demokrasinin katılımcı boyutundan koparılmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; düşüncelerin özgürce ifade edilmesi, örgütlenmesi ve siyasal anlamda ülke iktidarını hedeflemesi çoğulculuğun gereğidir. Bu hakkı bireysel ve kolektif kullanma, insan doğasının gereğidir. Onun için yurt dışındaki seçmenlerin bağımsız adaylara oy vermelerini yasaklamak hukukun eşitlik prensibine ve demokratik seçimlerin esprisine aykırıdır. İşte, bu yasakla hem şeffaf olmayan yöntemlerle –sanırım bugünkü gündemde Hakkâri örneği, pilot bir örnek ve tipik bir örnek- Hakkâri ve diğer bazı illerde kırk-elli oy farkla haksız ve hukuksuz milletvekillikleri elde edildi.

Oysaki, Anayasa’nın 68’inci maddesinde, sözde kalmasına rağmen, “Siyasî partiler, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır.” belirlemesi yapılmaktadır. Bu anlamda, örgütlenme özgürlüğü yalnız bir siyasi parti kurmayla sınırlandırılmamalıdır. Aynı zamanda kuruluşundan sonra da başta seçimler olmak üzere, siyasi etkinliklerini her tür maddi manevi baskılardan uzak ve başta ana dil ile özgürce yürütülmesini güvence altına almak gerekir.

Siyasi Partiler ve Seçim Yasalarındaki açmazlarla birlikte, sadece bazı partilere yapılan trilyonluk hazine yardımı da eklenince, oluşan hukuksuzluk tablosu ülkeyi bir olumsuz ortama taşımıştır.

Bir önemli konu da: Seçim hukuku ve diğer ilgili mevzuat, seçim çalışmalarında propagandanın Türkçe dışında başka bir dilde yapılmasını yasaklamaktadır. Ancak ülkemiz çok dilli, çok kültürlü bir ülkedir. Her siyasi parti ya da bağımsız adaylar, seçmenlerine ulaşabileceği, iletişim kurabileceği en iyi, en etkili dili kullanmak isterler. Bu, onların en doğal hakkıdır. Bu, tartışmasız seçmenlerin de ana dilidir. Ne var ki 22 Temmuz seçimlerinde seçmenlerimize ana dilimizle ve onların ana dili ile sadece “rojbaş” veya benzeri bir Kürtçe sözcükle hitap ettiğimiz için onlarca dokunulmazlık fezlekelerimiz, çoğu ağır iddialı iki yüz dosyayı geride bırakarak Meclis gündemine taşınmıştır. Bu, çifte standardın ta kendisidir ve yansımasını ne yazık ki Genel Kurul birleşimlerinde de göstermektedir.

Şöyle ki: Bakınız, 21 Şubat Uluslararası Ana Dili Günü nedeniyle iki hafta üst üste gündem dışı konuşma talebinde bulunduk.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun, konuşmanızı tamamlayınız.

HAMİT GEYLANİ (Devamla) – Bugün, Tıp Bayramı nedeniyle ve başka konularda da gündem dışı konuşmalara hak verildiği için bu hakkın bize tanınmaması ayrıca bir ayrıcalıktı ve ne yazık ki ana olan 2 Meclis Başkan Vekilimiz iki hafta üst üste kendilerine yaptığımız müracaatları gündeme almadılar ve engellediler. Herhâlde bu onların demokratik takdir hakkı olamaz, bize göre olsa olsa tek dil hakkı ve o hakkı kullanma olur. Ancak bu haksızlık yadırganacak bir durumdur diye düşünüyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ayrıca, seçimlerin temel argümanı anlaşılır, etkili propaganda ile anlam kazanır. Onun için bu propaganda yurt dışında da resmî mekân sayılan temsilciliklerin dışında, diğer tüm sivil alanlarda da yapılması seçme ve seçilme hukukunun gereğidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAMİT GEYLANİ (Devamla) – Beş dakikalık süre içinde ancak bunları ifade edebildim.

Son olarak şunu söylüyorum: Kanun ve yasaklar ülkesinden hukuk ülkesine ülkemizin geçmesi dileğiyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DTP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hamit Geylani (Bağımsız, Hakkari). “Seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:110)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 13 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hamit-geylani-23-2008-03-13-secimlerin-temel-hukumleri-ve-secmen-kutukleri-hakkinda-kanunda-degisi (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
