# Yükseköğretim kanununa geciçi maddeler eklenmesine dair kanun teklifi (s.s.799)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hamit Taşcı (AK Parti, Ordu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim
- **Tarih:** 23 Şubat 2005
- **Gündem:** YÜKSEKÖĞRETİM KANUNUNA GECİÇİ MADDELER EKLENMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.799)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hamit-tasci-22-2005-02-23-yuksekogretim-kanununa-gecici-maddeler-eklenmesine-dair-kanun-teklifi

> Hamit Taşcı (AK Parti), 23 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KANUNUNA GECİÇİ MADDELER EKLENMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.799)); konuşma 679 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HAMİT TAŞCI (Ordu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.

1980'den sonra, çocuklarımız için 10 uncu kez Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir konuyu görüşüyoruz; çocuklarımıza yeni bir imkân, yeni bir fırsat tanımak. Buradan, ben, biraz farklı bir açıdan konuya yaklaşmak istiyorum. Bir genç kız ile bir delikanlı evleniyorlar, yaşamı anlamlı kılmak için ve soylarını devam ettirmek için. Bu evlilikten dünyaya nurtopu gibi çocuklar geliyor. O yavru dünyaya geldiği andan itibaren sağlıklı ise, o evde neşe, o evde huzur, o evde mutluluğun sınırına söz söylemek mümkün değil ve hayat devam ediyor. Peşinden, o yavru, ilk sözcükleri söylüyor; "anne" diyor, "baba" diyor. Onun ilk anne deyişi, onun ilk baba deyişi başka bir anlam, başka bir güzellik taşıyor. Daha sonra ilk adımı atıyor. Düşe kalka yürümeye ve emeklemeye başlıyor ve gündeme kreş geliyor ve eğitim böylece başlıyor. Kreşten sonra ilköğretim, ortaöğretim, dershane derken, yükseköğretimin kapısına dayanıyor bu yavru. Anne-babanın yavrusu için yapamayacağı hiçbir fedakârlık yok, yavrusu için veremeyeceği hiçbir bedel yok. Canından daha çok sevdiği, geleceğinin teminatı olan, soyunun devamı olan yavrusu için her şeyi göze alıyor, her meşakkate, her masrafa katlanıyor ve bugünkü şartlar altında yükseköğretime gidiyor. Okurken, bir gün haber alıyor, o gözünün nuru, kalbinin meyvesi, geleceğinin ümidi okulundan atılmış, fakültesinden atılmış; dünya başına yıkılıyor.

Evet, hepimiz anne-babayız, hepimizin çocukları var ve bu ülkede bizi bugün dinleyen yetmiş milyon vatandaşımızın bu sevgisi, bu coşkusu, bu ümidi ve 2000'den sonra okullarından atılmış 677 000 küsur evladımız var. Bu çocukların, annelerinin, babalarının yıkılan hayalleri var, ümitleri var, geleceğe bakışlarının yok oluşu var. Evet, konuya bu açıdan girelim.

Pedagojide bir altın kural var, eğitimci arkadaşların hepsi bunu bilir. Nedir bu altın kural, her eğitimci pedagoji dersinde bunu görür; öğretilemeyen çocuk yoktur, eğitilemeyen insan yoktur. Her fert, her birey, her çocuk, zekâsında bir sakatlık yoksa, eğitilebilir. Yalnız insanlar mı eğitiliyor, bugün, hayvanlar da eğitilebiliyor. Öyleyse, 677 000 çocuğumuz, son dört yılda, neden üniversitelerden atıldı, neden fakültelerden ilişkisi kesildi, neden ümitleri, hayalleri, gelecekleri yıkıldı bunların?! Pedagojide bir kural daha var, bu da bir altın kuraldır, eğitimci arkadaşlar bunu bilir; eğitilemeyen çocuk yoktur, eğitemeyen eğitimciler vardır, öğretemeyen öğretmenler vardır, öğretemeyen akademisyenler vardır, öğretemeyen, sevemeyen, çocukla iletişim kuramayan, bilgisini, bilimini ona aktaramayan eğitim üyeleri vardır; evet, bu da pedagojide bir kuraldır. Öyleyse, bu bir af değil, çocuklarımıza yeni bir imkân, yeni bir fırsat; ama, bu bir aftır; kimi af; çocuklarımızı sevemeyenleri aftır, çocuklarımızla iletişim kuramayanlara aftır, çocuklarımıza bilgilerini aktaramayanları aftır, bu çocuklarımıza bilimsel ve akademik eğitim ve öğretimi yaptıramayanları aftır.

Evet, çok değerli meslektaşlarım, eğitimci kardeşlerim, sizlere sesleniyorum: Sizlere yeni bir fırsat daha veriyoruz, sizleri affediyoruz, bağışlıyoruz; başarısız oldunuz, başaramadınız, çocuklarımızı yetiştiremediniz, eğitemediniz; size bir fırsat daha veriyoruz, gelin çocuklarımızı sevin, gelin çocuklarımızı anlayın, gelin çocuklarımızla iletişim kurmayı becerin, gelin çocuklarımıza bilginizi ve biliminizi aktarın, gelin onlara öğretin, gelin onları eğitin, gelin onları geleceğe hazırlayın.

Hepiniz annesiniz, hepiniz babasınız; düşünün, okullardan, fakültelerden atılan, eğitim hakkı elinden alınan bu çocukların dünyaları nasıl yıkılıyor, anne-babalarının dünyaları nasıl yıkılıyor; kendinizi o anne ve babaların yerine koyun, kendi çocuklarınızı bu çocukların yerine koyun.

Evet, bu bir aftır; ama, öğrencilerimizi değil; bu, bir aftır; ama, çocuklarımızı değil; çocuklarımızı sevemeyen, çocuklarımızla iletişim kuramayan, onlara bilgilerini aktaramayan, onlara akademik eğitimi yaptıramayanları aftır.

Eğitimci arkadaşımız Gazalcı dedi ki: "Bu, bir sistem sıkıntısıdır." Evet, bu, bir sistem sıkıntısıdır, sistemden kaynaklanan sıkıntılar vardır; 25 yılda 10 uncu defa, Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu meseleyi ele alıyorsa, sistemden kaynaklanan bir sıkıntı vardır.

Bu çalışmamızın arkasından Muhalefet Partisi, İktidar Partisi grupları bir araya gelmeli, yükseköğretim kurumundaki yöneticiler ve öğretim elemanları bir araya gelmeli, sistemdeki bu sıkıntı nerededir, nedir bunu bulmalı ve bunu gidermeli; bu, 11 inci kez bu Meclisin gündemine bir daha gelmemeli.

Dediler ki: "Bu, akademisyen arkadaşların işi; bunu, üniversitelere bırakalım."

Arkadaşlar, görüyoruz ki, 10 uncuyu burada görüşüyorsak, üniversiteler bunu beceremediler, başaramadılar, kendi eksikliklerini, aksaklıklarını bulamadılar, göremediler. Bu, bir zihniyet problemidir; bu, kireçlenmiş zihinlerin problemidir; bu, kilitlenmiş zihinlerin problemidir; bu bakımdan konuya bakalım ve çözümü hep birlikte bulalım. Konuya bu açıdan bakmaz, bu yönüyle düşünmezsek, burada 11 inciyi de yaparız, 12 nciyi de yaparız, 13 üncüyü de yaparız; yetiştirdiğimiz çocuklar da bu ülkenin ufkunu açacak kaliteyi, niteliği yakalayamazlar.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hamit Taşcı (AK Parti, Ordu). “Yükseköğretim kanununa geciçi maddeler eklenmesine dair kanun teklifi (s.s.799)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 23 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hamit-tasci-22-2005-02-23-yuksekogretim-kanununa-gecici-maddeler-eklenmesine-dair-kanun-teklifi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
