# Mesut yılmaz ve güneş taner haklarında meclis soruşturması açılmasına ilişkin (9/ 5-6 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hamza Albayrak (AK Parti, Amasya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim
- **Tarih:** 9 Aralık 2003
- **Gündem:** MESUT YILMAZ VE GÜNEŞ TANER HAKLARINDA MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASINA İLİŞKİN (9/ 5-6 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hamza-albayrak-22-2003-12-09-mesut-yilmaz-ve-gunes-taner-haklarinda-meclis-sorusturmasi-acilmasina

> Hamza Albayrak (AK Parti), 9 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MESUT YILMAZ VE GÜNEŞ TANER HAKLARINDA MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASINA İLİŞKİN (9/ 5-6 )); konuşma 834 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HAMZA ALBAYRAK (Amasya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkbank ihalesine fesat karıştırılmasıyla ilgili olarak, Türk Ceza Yasasının 205 inci maddesi mucibince, dönemin Başbakanı ve ilgili Devlet Bakanı hakkında ileri sürülen iddiaların soruşturulmasına yönelik Meclis soruşturması açılmasıyla ilgili olarak verilen ve birleştirilen önergeler üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken, sizleri ve tüm vatandaşlarımı en içten duygularla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli üyeler; konuyla ilgili açıklamalarıma girmeden evvel, 22 nci Yasama Döneminde kurulan, kısa adı "Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu" olan (10/9) esas numaralı komisyonumuzun, iktidarıyla muhalefetiyle, aynı hukuk çizgisinde birleşerek, tarafsız, bilgi ve veri tabanına dayalı, delilden sanığa hareket etmek üzere, konsensüse dayalı, objektif kriterlere göre karar aldığı için, ben, huzurlarınızda, komisyon başkanvekili olarak, komisyonda görev almış tüm milletvekili arkadaşlarıma, teknokrat arkadaşlara, teknisyenlere, katkıları olan herkese içtenlikle teşekkür ediyorum. Bu vesileyle, biraz önce kendilerini dinlediğimiz Sayın Bakanlarımızın, kendilerini delile dayalı olarak, ithama dayalı olarak savunmayıp, komisyonumuzun bağımsızlığına dil uzatmalarını da huzurlarınızda yadırgıyorum.

Değerli arkadaşlar, komisyonumuz, gerçekten, dinlediği her kişiyi, siyasî ya da kişisel endekslerin dışında, tamamen olay ve konu endeksli olarak, objektif kriterlere göre dinlemiş; onlara, tüm nezaket kuralları içerisinde, gerekli ilgi ve alaka gösterilmiş, kapılara kadar uğurlanmış ve burada konuşulanlar da dahil, şu tutanakta olduğu üzere, onu hemen okuyarak sizlerle paylaşmak istiyorum: "Yine samimî ifade ediyorum, eğer sizin bugünkü açıklamanız olmasaydı, ben buraya gelecektim; nafile tur mu yapıyoruz; madem kararınızı verdiniz, bizi niye dinliyorsunuz diye bir soru yöneltecektim. O açıklamanız, bizim içimizi ferahlattı" ifadesi, Sayın Cumhur Ersümer'e aittir.

Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz, Türk Ceza Kanununun temel prensiplerinden bir tanesi, cezaların şahsîliği ilkesidir. Bir kişi, işlemiş olduğu cürümden ya da suçtan dolayı şahsî olarak ceza aldığında, onun aldığı cezayı aynen diğerlerine teşmil etmek de hukukla bağdaşmaz. Bunu da biraz önce bu kürsüden yapılan açıklamalarla ilgili olarak sizlerle paylaşmak istedim.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Türkiye, kirlenen siyaset kurumu tarafından çok kötü yönetildi ve değil bizim, geleceğimizin garantisi ve teminatı, güvencesi olan sevgili gençlerimizin, çocuklarımızın dahi yarınları gasp edildi, onların alınteri çalındı. Gerçekten, Türkiye, 2000 Kasım ve 2001 Şubat aylarında, tarihe geçecek en büyük krizlerini yaşadı. Türk Milleti, maalesef, hiç ama hiç hak etmediği şekilde yönetildi; fakirliğe, fukaralığa itildi. İşte, şu anda görüşeceğimiz Türkbank ihalesine fesat karıştırılması hadisesi, gerçekten, Türkiye'yi bu durumlara, yolsuzluğa, kıtlığa, yokluğa iten kötü yönetim örneği olması açısından tipik bir emsaldir. Öyle bir örnek ki Türkbank ihalesine fesat karıştırılması, gerçekten, yolsuzluklara, usulsüzlüklere bulaşan bütün faktörler içerisinde; Başbakanıyla, Devlet Bakanıyla siyaset ayağı içerisinde; bazı işadamları, bazı bürokratlar ve çok enteresan, bu üçlüyü bir araya getiren koordinatörlerle, yine, bu, maalesef, çok güzel bir örnek. Evet, çok iyi bir senaryo. Ben, ümit ediyorum ki- üzülerek ifade ediyorum- Türkbank hadisesiyle ilgili kayıtlara girmiş tutanaklar, beyanlar iyi tetkik edildiğinde, çok ama çok trajikomik bir film senaryosu elde edilebilir.

Değerli arkadaşlar, neden (9/43) esas sayılı Soruşturma Komisyonunda bu konu geçmişte görüşüldüğü halde, 22 nci Yasama Döneminde tekrar görüşülüyor? Biliyorsunuz, aynı veri tabanına, aynı delillere dayalı olarak farklı görüşler ileri sürülemez; ancak, biz, komisyon olarak bulmuş olduğumuz ilave, yeni deliller nedeniyle, Türkbank ihalesine fesat karıştırıldığını, dolayısıyla, Türk Ceza Yasasının 205 inci maddesinde serdedilen kanunî, maddî ve manevî tüm unsurların gerçekleştiğini evraka dayalı olarak ispat ettik.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; dört açıdan, bu Türkbank ihalesiyle ilgili, tekrar Meclis soruşturması açılması gereğinin altını çizmek istiyorum; bunlardan bir tanesi şudur değerli arkadaşlar: Türkbankın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredildikten ve Türkbankla ilgili (9/43) esas sayılı Soruşturma Komisyonu raporunu düzenledikten sonra, Cumhurbaşkanlığı makamının olurlarıyla -ki, bu olur 8.2.2000 tarih ve 39 sayılıdır- Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu tarafından düzenlenmiş 6.12.2001 tarih ve 2001/8 sayılı rapordur ve bu raporun içerisinde tadat edilen ilave delillerdir. Tabiî, bunları sayacak kadar vaktimiz bol değil; ama, ben, özetle şunu söyleyeyim:

Değerli arkadaşlar, 4.5.1998-4.6.1998 devresinde bu Türkbank ihalesinin başlama sürecini takiben, bu yolsuzluk ve usulsüzlüklerle ilgili senaristler ya da daha doğrusu senaryonun aktörleri devreye girmişler. Bu çalışmalarını, taa ki, ihalenin yapılmış olduğu 4.8.1998 tarihine kadar aralıksız devam ettirmişler. Tabiî, bu arada, Türkbank ihalesiyle ilgili olarak, yazılı ve görsel basında çıkan malum itham ve iddialarla ilgili olarak, ilk defa, Merkez Bankasına bağlı olan fon başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğüne 24.6.1998 tarihinde bir yazı yazarak, basın ve görsel medyada yer alan, organize suçlar şubesi tarafından aranan bu kişinin birilerine baskı yaptığı, ihaleye fesat karıştırma noktasında eylemlerinin bulunduğu iddiasını dile getirip, bu noktada emniyetten soruşturma talep etmiştir. Garip olan şudur: Aradan geçen kırk gün sonra, Emniyet Genel Müdürlüğü, 4.8.1998 tarihinde, fonun yazmış olduğu yazıya cevaben, olayı ihale yapıldıktan yarım saat sonra, dönemin Merkez Bankası Başkanlığına, yani TMSF aracılığıyla Merkez Bankası Başkanına iletmiş. Garip olan yine bir şey var; bu da calibi dikkat. Dönemin Merkez Bankası Başkanı, kendisine ulaşan bu evrakın arkasına bir açıklamada, meşruhatta bulunuyor, diyor ki Sayın Erçel Emniyet Genel Müdürlüğünün bu uyarı yazısıyla ilgili olarak: "Yazı, ihale sonuçlandıktan sonra gelmiştir. Bu aşamada yapılacak bir işlem yoktur."

Değerli arkadaşlar, bu hadiseyle ilgili basında ayyuka çıkan, kör sultanların dahi görüp bildiği, ihaleye fesat karıştırılması, birilerince, istenerek, arzu edilerek, planlanarak birisine ihalenin pas edilmesi çalışmasıyla ilgili, maalesef, taa 13 Ekim 1999'da- bu tarihi de tekrar anımsatmak istiyorum; seçim sathı mailine girilmiş bir tarih, yakın gelecekte seçim var, 1999 seçimleri var- birileri, bu seçim tarihinden önce...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hamza Albayrak (AK Parti, Amasya). “Mesut yılmaz ve güneş taner haklarında meclis soruşturması açılmasına ilişkin (9/ 5-6 )”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 9 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hamza-albayrak-22-2003-12-09-mesut-yilmaz-ve-gunes-taner-haklarinda-meclis-sorusturmasi-acilmasina (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
