# Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.1014)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hamza Albayrak (Amasya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim
- **Tarih:** 24 Kasım 2005
- **Gündem:** KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1014)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hamza-albayrak-22-2005-11-24-kamu-mali-yonetimi-ve-kontrol-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-2

> Hamza Albayrak, 24 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1014)); konuşma 830 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HAMZA ALBAYRAK (Amasya) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; görüşülmekte olan 5018 sayılı Kanun ve diğer bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin 1014 sıra sayılı kanun tasarısının 13 üncü maddesiyle ilgili söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; özellikle, konuşmamı -5018 sayılı- kanun tasarısının 13 üncü maddesinin (a) fıkrasıyla ilintili hale getirmek istiyorum. Bu maddenin (a) bendi ile bu kanun tasarısıyla ihdas edilen iç denetçi kadrolarına atanacakların atandıkları kurum personeline yapılan ilave ödemelerden yararlanmalarını sağlamak suretiyle, kamudaki tüm iç denetçilerin malî hakları eşitlenmekte ve söz konusu personele yapılacak eködemeye ilişkin esaslar düzenlenmektedir denilmektedir kanunun gerekçesinde.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; en iyi kim bilir; derdi çeken bilir. Ben, İstanbul Büyükşehir Belediyesinde 1995 ile 1999 yılları arasında Teftiş Kurulu Başkanı olarak çalıştım. 17 olan müfettiş sayısını -o zaman, hatırlayınız İstanbul Belediyesinin halini, usulsüzlük ve yolsuzluklar diz boyu idi, her yer İSKİ'deki, İstanbul Büyükşehir Belediyesindeki yolsuzluklarla çalkalanıyor idi- görev yaptığım süre içerisinde 87'ye çıkardım. Şu anda, İstanbul ve benzeri büyükşehirlerde çalışan müfettişlerin dolu olan kadrosu, değerli arkadaşlar, 248'dir. Daha doğrusu, bu 248 tane müfettişin, büyükşehir ve büyükşehre bağlı olan ilçe belediyelerine ait dolu olan müfettiş sayısının 116 tanesi de büyükşehirlerde müfettiş olarak görev yapmaktadır.

Yeni ihdas edilen iç denetçilerin mevcut iç denetçilerle özlük haklarını eşitlemek elbette ki takdire şayan bir hadisedir; ama, bir de, yıllardır İstanbul Büyükşehir Belediyesinde müfettişlik yaptığı halde, kendisine bağlı olan, İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı olan İSKİ ve İETT gibi genel müdürlük müfettişlerinden daha az maaş alan arkadaşlar vardır.

Bugün, bakanlık ve bağımsız genel müdürlük müfettişlerinden birinci derece başmüfettiş olarak çalışan arkadaşlar 2 000 ekgösterge alırken, İstanbul Büyükşehir ve diğer büyükşehirlerdeki birinci derece başmüfettişler, maalesef, hiç makam tazminatı alamamaktadırlar. Yine, bağımsız genel müdürlükte görev yapan müfettiş arkadaşlar yüzde 195 özel hizmet göstergesi alırken, İstanbul ve benzeri büyükşehir belediyelerinde çalışan müfettişler, maalesef, yüzde 130 gösterge almaktadırlar.

Özetlemek gerekirse; hani adaleti gidereceksek, geliniz, bir taraftan 2 200 000 000 TL maaş alan birinci derece müfettiş var, İstanbul gibi, devletlerin içerisinde olduğu devlet büyüklüğünde, 15 000 000 nüfusu barındıran…

Bir de, belediyeciliğin şu özelliği var değerli arkadaşlar: Belediyecilik, hiçbir kurum ve kuruluşa benzemiyor. Belediyecilikle ilinti, kişinin doğumuyla başlıyor, ölünceye kadar devam ediyor. Hiçbir kanun yoktur ki, belediyecilikle ilgili içerisinde bir madde olmasın, bir ünite olmasın, bir kısım olmasın. Görevleri çok yoğun. Yolsuzlukların doruk noktada olduğu, ulaştığı geçmişte, İstanbul'da, rant çok yüksek, biliyorsunuz. İmar uygulamaları, vesair uygulamalar, hakikaten, müfettişlere çok ciddî anlamda destek vermemizin altını çiziyor.

Değerli arkadaşlar, yeni ihdas edilen iç denetçilerin özlük haklarını eşitlerken, gönül isterdi ki, yıllardır müfettişlik yapan birinci derece başmüfettişlerin -bunların sayısı 116 tane şu anda, dolu olanlar 116 tane; bütün Türkiye genelindeki büyükşehir sınırları içerisindeki müfettişler adediyse, ilçe belediyeleri de dahil 248 tane- bunların da özel hizmet tazminatı ile makam tazminatından kaynaklanan maaş düşüklüğünü telafi etmiş olsaydık.

Değerli arkadaşlar, dediğim gibi, bağımsız genel müdürlük müfettişleri hatta İstanbul Büyükşehire bağlı olan İETT ve İSKİ Genel Müdürlük müfettişleri 2 200 YTL alırken, burada çalışan belediye müfettişleri 1 050 YTL almaktadır yaklaşık olarak. İşte, bu ücret dengesizliğinin de, tam yeri olan 5018 sayılı Yasada yapılacak değişiklikle giderilmesi gerekirdi; maalesef, bu atlanılmış. Dolayısıyla, bu gerekçeyle örtüşmeyi sağlamak için bu girişimi ikmal etmek gerekir diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, bir de, sevgili konuşmacı arkadaşlarıma, altını çizerek, şunu belirtmek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın konuşmanızı efendim.

HAMZA ALBAYRAK (Devamla) - Tamamlayacağım Başkanım. Teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlar, hiçbir yanlış uygulama ya da eksik karar doğal afet değildir; istenilir ve arzu edilirse, ilgili ve bilgili kişilerce her an düzeltilebilir. Geliniz, eksiklikleri, varsa, bu Yüce Meclis aracılığıyla düzeltelim.

Artı, hiç ama hiçbirimiz, ne olur, yanlışa, şirin gözükmek için, doğrudan asla taviz vermeyelim. Bu Yüce Meclis, işgal ettiği şu koltukların hakkını ciddiyetle vermeye devam edecektir, vermelidir. Kim yolsuzluk, usulsüzlük yapıyorsa, kim buna taraf olmuşsa, hiç ama hiç istisna tanımadan, bu Yüce Meclis, üzerine düşen görevi yapmalıdır.

Değerli arkadaşlar "mazlum ve mağdurun ahı tahtından indirir şahı" demiş atalarımız. Bu koltuklarda bizden önce çokları vardır, şu anda hiçbiri yok. Bu koltukların elbirliğiyle, gönülbirliğiyle hakkını verelim; ama, lütfen, mevcut anayasal hükümleri, mevcut kanunları değiştirmeden de, burada, gelip, şunu da şuraya dahil edelim, bunu da buraya dahil edelim diye konuşmayalım. Bu, zaman israfından başka bir şey değil.

Gerçekten, KİT Komisyonuna kaynak tedarik eden, alt çalışmaları yapan Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu, kurulduğu günden günümüze kadar, çok ciddî anlamda çalışmalar yapmıştır. O arkadaşlarımız görevini yapmıştır. Görevini yapmayanlar vardır; KİT Komisyonudur. 1995 yılından 2005 yılına kadarki süreçte, siz, görevinizi yapmaz, Yüksek Denetlemenin size sunmuş olduğu komisyon raporlarını gündeme getirmezseniz, zamanaşımına uğramasından da, çalandan da, çaldırandan da sorumlu olursunuz.

Değerli arkadaşlar, Meclis, Anayasanın 165 inci maddesine göre… Özellikle altını çiziyorum; Anayasaya mugayir kanun çıkarmak mümkün mü?! Geliniz, istiyorsanız, TOKİ'nin vesairenin bu 5018 sayılı Kanun kapsamına girmesini, o zaman, Anayasanın 165 inci maddesini değiştirelim. Buna kimsenin itirazı yok; ama, ortada Anayasanın ilgili maddesi varken, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname varken, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun çalışmasıyla ilgili 72 sayılı Kanun Hükmünde Kararname varken, KİT Komisyonunun çalışmasıyla ilgili kanun varken, biz, bu 5018'e bir ilave yapamayız! Ben bunu diyorum; bu da gayet Türkçe.

Saygı sunuyorum; teşekkür ediyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hamza Albayrak (Amasya). “Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.1014)”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 24 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hamza-albayrak-22-2005-11-24-kamu-mali-yonetimi-ve-kontrol-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
