# 24 Aralık 2016 tarihinde yazılı aşaması yapılan avukatlar için adli yargı hâkim ve savcı adaylığı ile idari yargı hâkim adaylığı sınavının sonuçlarını etkilediği iddiasıyla Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergenin (11/15) ön görüşmesi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 26. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hamza Dağ (AK Parti, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim
- **Tarih:** 24 Mayıs 2017
- **Gündem:** 24 Aralık 2016 tarihinde yazılı aşaması yapılan avukatlar için adli yargı hâkim ve savcı adaylığı ile idari yargı hâkim adaylığı sınavının sonuçlarını etkilediği iddiasıyla Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergenin (11/15) ön görüşmesi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=59599
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hamza-dag-26-2017-05-24-24-aralik-2016-tarihinde-yazili-asamasi-yapilan-avukatlar-icin-adli-ya

> Hamza Dağ (AK Parti), 24 Mayıs 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 24 Aralık 2016 tarihinde yazılı aşaması yapılan avukatlar için adli yargı hâkim ve savcı adaylığı ile idari yargı hâkim adaylığı sınavının sonuçlarını etkilediği iddiasıyla Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergenin (11/15) ön görüşmesi münasebetiyle); konuşma 1.151 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA HAMZA DAĞ (İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun Adalet Bakanımız Bekir Bozdağ hakkında vermiş olduğu gensoru önergesiyle ilgili olarak AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi sevgiyle saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.

Türkiye’de yargı atamaları her zaman öneminin üzerinde bir ilgi meselesi olmuştur. Birçok ülkede çok fazla tartışılmayan yargı atamaları meselesi ülkemizde temel tartışmaların başında gelmektedir. Bu durumun kök sebebine baktığımızda, 16 Nisana kadar geçen süreçte yargının vesayetin bir aracı olmasının çok etkili olduğunu görmekteyiz. Demokratik meşruiyeti olmayan ancak doğrudan millet eliyle şekillendirilmiş yasama ve yürütme organı üzerinde tahakküm kuran yargı organı, ister istemez demokrasi tartışmalarının merkezine yerleşmiştir. Siyasi partiler, yürütme ve yasama organları milletin tercihlerine bağlı olarak çağın gerektirdiği şartları karşılayarak demokratik değişim ve dönüşümler geçirirken yargı organı, bu demokratik süreçlerden münezzeh bir şekilde yapılanıp uzun vadeli kadrolaşma ve siyaseti dizayn aracı hâline ne yazık ki gelmiştir. Bunun için Türkiye’de yargı atamaları her daim önemli bir gündem maddesi olmuştur.

Bu gensoru metnini okuduğumda gerçekten öncelikle bir gülümsedim ve sonra da tefekkür ettim, düşündüm ve sevindim; on beş yıl öncesine gittim. Esasında tarihin garip bir tecellisidir ki ben hâkimlik sınavı mülakatında elenmiş ve garip sorulara muhatap olmuş bir milletvekili kardeşinizim. 2002 yılında o dönemde Anasol-M Hükûmeti varken ve Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk iken 9 Mayıs 2002 yılında hâkimlik mülakatına girdim. 9 Mayıs 2002’den bir gün önce mülakatla ilgili neler sorulduğunu öğrenmek için o zamanki arkadaşlarıma sordum. Dediler ki: “Öncelikle öz geçmişi anlattırıyorlar.” Öz geçmiş anlatımını üç aşağı beş yukarı biliyoruz ama o dönemin müesses nizamına karşı benim öz geçmişimde bazı sıkıntılar vardı, tabii ki bunları söyleyecektik. Anlatmaya başladık, mülakata girdik: 1 Mart 1980 tarihinde Manisa’nın Demirci ilçesinde doğmuşum. İlkokul 3’e kadar Manisa’nın Demirci ilçesinde okuduktan sonra babamın memuriyeti sebebiyle Kütahya Simav ilçesine tayin olduk, 4 ve 5’i Kütahya Simav’da bitirdim der demez karşıdan bir soru: “Baban memur da, ne?” Cami görevlisi. “İmam yani.” Evet, imam. Sonra ortaokul ve liseyi Simav’da bitirdikten sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitir… Devam ederken, daha bitiremeden cümlemi “Ortaokul ve lise ne?” İmam-hatip.

Sorular: “Anayasa’nın değiştirilemeyen maddelerini anlat.” 1’inci madde: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik, sosyal bir hukuk Devletidir, cevabını verirken karşıdan direkt soru şu: “Laikliği bir anlat bakalım, içinden geldiği gibi olsun.”

HALUK PEKŞEN (Trabzon) – 1’inci madde değil, 2’nci madde o.

HAMZA DAĞ (Devamla) - Değerli arkadaşlar, 2002’ye gelince kadar neler yaşandı, neler oldu, bunun sebebine, önce bunlara bir değinmek lazım.

NURHAYAT ALTACA KAYIŞOĞLU (Bursa) – Bana da “Pertek’te deniz var mı ?” diye sordunuz.

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) – Şimdi neyi soruyorsunuz, şimdi? Onu anlat. Şimdi…

HAMZA DAĞ (Devamla) - Bakın, 1960’ta Yassıada mahkemeleri hepimizin malumu. Yassıada mahkemelerindeki yapılan yargılamaları anlatmayacağım ama Yassıada mahkemelerinde görev alan hâkimlerin hangi yıllara kadar bu yargı sisteminin içinde bir oligarşik yapı olduklarını örneklerle birlikte şimdi burada anlatacağım.

1960 darbesi sonrası kurulan Yassıada mahkemelerinde görev alan hâkim ve savcıların içinden 3 Anayasa Mahkemesi Başkanı, 2 Yüksek Hâkimler Kurulu Başkanı, 2 Yargıtay Başkanı, Danıştay Başkanı ve YSK Başkanı çıkmıştır. Birkaç tane örnek verecek olursak: Ömer Altay Egesen, 1960 darbesinden tam on yedi yıl sonra 1977 yılında Yargıtay 1. Ceza Dairesi Başkanlığına gelmiştir. Dönemin askerî hâkimlerinden Yassıada Yüksek Soruşturma Kurulu üyesi ve Yüksek Adalet Başsavcı Yardımcısı Necdet Darıcıoğlu 1977’de Anayasa Mahkemesi üyesi olarak atanmış, 1990’da, tam otuz yıl sonra Anayasa Mahkemesi Başkanı olmuştur. İşte, Yassıada’da kurulan o oligarşik yapı 1990’lara kadar devam etmiştir.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Hâkim olsan FETÖ’den belki giderdin, milletvekili olmuşsun.

HAMZA DAĞ (Devamla) - Yine, 1960’ta Yassıada mahkemesi Yüksek Soruşturma Kurulu üyesi Cevdet Menteş 1972-1978 yılları arasında Yargıtay Başkanlığı yapmış; 1980 yılındaki askerî darbe hükûmeti, Bülent Ulusu Hükûmetinde de Adalet Bakanlığı yapmıştır.

Bu örnekler çoğaltılabilir, çokça örnek var. Açıkçası bu oligarşik yapı 1990’lara kadar geldi, 1990’lardan sonra bıraktı mı? Evet, 1990’larda da bu ülkenin zihnine kazınan tam yirmi beş yıl geçti üzerinden. Yirmi beş yıl geçmesi değil, elli yıl sonra da bu kürsüde yargıda kadrolaşmaktan bahsedilecekse insanların aklına gelecek 2 isim var, o kişilerin isimlerinden bahsetmeyeceğim ama kimler olduğunu siz anlayacaksınız, sadece söyledikleri sözleri ifade edeceğim burada.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Bir onların hâkimleri kaldı, diğer hâkimler FETÖ’den içeride.

HAMZA DAĞ (Devamla) - “Evet, Hükûmetten sınavlı 5 bin kişilik kadro çıkarttım.” Koalisyon Hükûmetinin Adalet Bakanıydı.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) – Onların aldığı hâkimler olmasa hâkim yok ortada.

HAMZA DAĞ (Devamla) - Hükûmetten çıkartmış. “Bu kadroları örgütüme vermeyip de milliyetçilere mi verecektim?”

Yine, o dönemlerdeki bir adalet bakanı daha diyor ki: “Benim dönemimde 2 bin hâkim, savcı aldık…”

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) – 4.500 hâkim aldınız, 4.500’ünü de FETÖ’cü diye işten attınız. FETÖ’cüleri aldınız, FETÖ’cüleri.

HAMZA DAĞ (Devamla) – “Bu aldığımız kadrolar ileride yeşerecek demokratik insanlardır. Yaptığım suçsa işlemeye devam edeceğim, ben yılmayacağım. Bu makamı da terk etmeyeceğim.” Bunları söyleyen eski adalet bakanlarının kimler olduğunu tüm Türkiye artık biliyor.

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) – Dosyalar birikti, hâkim yok, hâkim; hepsi içeride aldıklarınızın. Gördük aldıklarınızı.

HAMZA DAĞ (Devamla) - 28 Şubatı yaşadık. 28 Şubatta yargının nasıl siyasallaştığını gördük. 28 Şubatta benim de mensubu olma… O dönemde yaşımız yetmese de gönülden bağlandığımız Refah Partisine kapatma davası açıldı. Bakın, kapatma davası açıldı, seçilmiş bir Hükûmet… Hükûmet yıkıldı, 28 Şubat yaşandı. Asıl mesele, işte o Refah Partisi kapatma davası açıldığında yapılan yargılama bölümündeki yaşananlardır.

LEVENT GÖK (Ankara) – Hamza, konuya gel, konuya. Gensoruya gel, gensoruya.

HAMZA DAĞ (Devamla) - O zaman Anayasa Mahkemesi Başkanı hemen her gün televizyonlara çıkıp açıklama yapıyordu.

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) – Tamam anladık, FETÖ’cü olmadığını iddia ediyorsun da…

MEHMET ŞÜKRÜ ERDİNÇ (Adana) – Sabahtan beri gensoruyu anlatıyor, dinleyin, dinleyin.

HAMZA DAĞ (Devamla) - Peki, niye onlara o dönemde cevap vermeyenler bugün yargıda kadrolaşmaktan bahsetmektedirler?

ERTUĞRUL KÜRKCÜ (İzmir) – Olay 2016’da geçiyor.

HAMZA DAĞ (Devamla) - Anayasa Mahkemesiyle ilgili, o dönemde günler öncesinden Refah Partisinin kapatılma davasıyla ilgili olan süreçte karar verilmeden önce, gazete kupürlerinde, köşe yazılarında, televizyonlarda “Bu karar 9’a 2 kapatılma şeklinde çıkacak.” denildiğinde yargıda kadrolaşma yok muydu arkadaşlar? Açıkçası, sizler ne diyorsunuz?

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) – AKP İzmir il binası neredeydi, neredeydi? Niye kaçırdınız?

LEVENT GÖK (Ankara) – Hamza, bizim gensorumuzun konusu o değil, bizim gensorumuzun konusuna gel.

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) – Niye kaçırdınız AKP il binasını?

HAMZA DAĞ (Devamla) – Sayın Yarkadaş, bizim baykuştan korkumuz yok.

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) – Niye kaçırdınız?

HAMZA DAĞ (Devamla) - Biz şahinler sürüsüyüz, bizim veremeyecek hesabımız yok, merak etmeyin. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) – Niye kaçırdınız AKP il binasını? Veremeyecek hesabınız yoksa neden yargıya hâkimleri dolduruyorsunuz? Neden kaçıyorsunuz?

HAMZA DAĞ (Devamla) - Bakın, Refah Partisi kapandı, ondan sonra Fazilet Partisi kuruldu.

LEVENT GÖK (Ankara) – Hamza, konuya gel!

HAMZA DAĞ (Devamla) - Bu partilere gönül verenler herhâlde uzaya çıkacak hâlde değillerdi.

Bakın, bir şeyden bahsedeceğim. Tamamen kadrolaşmaktan…

LEVENT GÖK (Ankara) – Sayın Başkan, konuşmacıyı uyarın, gensorunun dışında konuşuyor.

MEHMET ŞÜKRÜ ERDİNÇ (Adana) – Tamamen gensoruyla ilgili, gensoru. Rahatsız olunca “Gensoru dışında.” diyorsunuz.

HAMZA DAĞ (Devamla) - Benden önceki konuşmacıların hiçbiri gensoru içeriğiyle ilgili konuşmadı.

---

**Kaynak gösterme:** Hamza Dağ (AK Parti, İzmir). “24 Aralık 2016 tarihinde yazılı aşaması yapılan avukatlar için adli yargı hâkim ve savcı adaylığı ile idari yargı hâkim adaylığı sınavının sonuçlarını etkilediği iddiasıyla Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergenin (11/15) ön görüşmesi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 24 Mayıs 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hamza-dag-26-2017-05-24-24-aralik-2016-tarihinde-yazili-asamasi-yapilan-avukatlar-icin-adli-ya (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=59599

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
