# Zonguldak ilinin düşman işgalinden kurtuluş yıldönümü münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Harun Akın (CHP, Zonguldak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim
- **Tarih:** 21 Haziran 2005
- **Gündem:** ZONGULDAK İLİNİN DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTULUŞ YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/harun-akin-22-2005-06-21-zonguldak-ilinin-dusman-isgalinden-kurtulus-yildonumu-munasebetiyle

> Harun Akın (CHP), 21 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ZONGULDAK İLİNİN DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTULUŞ YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE); konuşma 528 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HARUN AKIN (Zonguldak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Zonguldak'ın kurtuluşunun 84 üncü yıldönümü nedeniyle gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, konuşmama başlamadan evvel, 16.6.2005 Perşembe günü TTK Karadon Müesseselerine bağlı ocakta meydana gelen kazada metan gazından zehirlenerek yaşamanı yitiren 6 yiğit kardeşimiz İsmail Yavaşçı, Durmuş Dereli, Baki Veren, Erkan Çengel, Mehmet Çoban, Erol Gökbayrak şehitlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Genel Maden İşçileri Sendikası Başkanlığında tüm işçilerimize başsağlığı dileklerimi iletirken, bugüne kadar hayatını kaybetmiş tüm madenci şehitlerimizi saygıyla anıyorum.

Değerli arkadaşlar, Birinci Dünya Savaşından sonra, Türkiye toprakları her taraftan düşman işgali altına girmiş, düşman askerleri karış karış ülkeyi zaptetmeye başlamışlardır. Zonguldak da aynı tarihlerde stratejik açıdan önemli bir maden olan taşkömürünün varlığı nedeniyle istila edilmiştir. Fransızlar, Mondros Antlaşmasının 7 nci maddesindeki, özel güvenlik nedeniyle herhangi bir strateji noktasını işgal etme hakkına sahip olma yetkisine dayanılarak, 8 Mart 1919 tarihinde, 125 inci taburuyla Zonguldak'a girmiştir. 3 Nisan 1919'da, Fransızlar, paralı Tunuslu müstemleke askerleriyle şehirdeki askerî güçlerini takviye etmişlerdir. Daha sonra Anadolu'da başlatılan ulusal özgürlük ve bağımsızlık eylemi, Fransa ile Türkiye'yi anlaşmaya yöneltti. 1921 yılı haziran ayında başlayan görüşmeler sonucunda Fransızlar, 8 Mart 1919 tarihinde asker çıkardıkları Zonguldak'tan, iki yıl üç ay oniki gün sonra, Osmanlı bandıralı Giresun Vapuruyla, 21 Haziran 1921 tarihinde ayrıldılar. Böylece, ülke için son derece önemli olan bölge düşman işgalinden kurtulmuş oldu. Taşkömürü olduğu için işgal edilen bölge bu şekilde terk edilmiş oldu.

Ülkeyi kalkındırmak, sanayiini büyütmek için taşkömürü çıkarmak, demir çelik işlemek için doğayla yaptığı savaşa 4 500 şehit veren Zonguldak Şehrinin bugünlerde stratejik önemi unutulmuş, şehrin üzerinde kara bulutlar dolaşmaya başlamıştır. Şehrin oluşmasına sebep olan taşkömürünün önemi unutulduğu gibi, taşkömürü olduğu için o yörede kurulan Erdemir blok satışla yabancılara peşkeş çekilmeye çalışılıyor; ancak, bunun bu kadar kolay olmayacağını, Ereğli ve Zonguldak halkının mücadelesinden sonra göreceklerine inanıyoruz.

Türkiye Taşkömürü Kurumuna gelince, 1983'lü yıllardan sonra izlenen hükümet politikalarıyla yatırım yapılmaması, işçi sayısının azalması ve hazırlıkların yetişmemesi nedeniyle küçülmüş, zarar eden bir kurum haline getirilmiştir. AKP Hükümeti, Zonguldak halkına TTK'yı büyütmek ve eski günlerine kavuşturma sözleri vererek oyları almasına rağmen, verdiği tüm sözleri unutup bundan önceki politikaların daha da kötüsünü uygulayarak, ne yatırım yapmış ne de işçi almıştır. Yaklaşık bir yıl önce çıkarılan Maden Kanunundan sonra Zonguldak'ta çok şey değişeceğini söyleyen AKP yetkilileri, geçen bir yıl boyunca hiçbir şey yapmadıkları gibi, şehri, Kurtuluş Savaşındaki kumpanyalar dönemine, yasadışı kaçak üretimine doğru sürüklemektedirler. TTK'nın ocaklardaki bütün iş birimleri ihaleye veriliyor. Değerli arkadaşlar, en sona bir kazmacı kalmıştı, şimdi, onu da nasıl ihale ederiz diye çalışmalar yapıyorlar.

TTK'nın sonuçlarını izlediğimiz, henüz ne olacağı belli olmayan özelleştirme furyası, büyük bir zafer edasıyla halka yansıtılmaya çalışılıyor. Elbette, ciddî yatırımcıların Zonguldak'a gelip yatırım yapmasına kesinlikle karşı değiliz; ancak, bu özelleştirmeler, yeraltı kömür işletmeciliğinin gerçekleri, maliyet ve zorluğu gözönünde bulundurulmadan yapılıyor. Zonguldak ve TTK bir karanlığa doğru gidiyor; bunun sonucunda, kurumda çalışanların motivasyon bozukluğu, personel azlığı, bizi derin üzüntülere boğan iş kazalarına neden oluyor.

Değerli arkadaşlar, geçen hafta, yine bu Meclis kürsüsünden 3 arkadaşımızı kaybetmenin üzüntüsünü sizlerle paylaşmıştım. Bu hafta da, 6 arkadaşımızı daha kaybettik.

Sonuçta Zonguldak'ta olanlara gelmek istiyorum. Bilindiği gibi, Erdemir yabancı şirketlere satılmak üzere. TTK'nın gözler önünde eriyen bir hasta gibi görülüp, bu hastanın iyileştirilmesi yerine, onun mirasından ne koparırsak kârdır deniliyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Harun Akın (CHP, Zonguldak). “Zonguldak ilinin düşman işgalinden kurtuluş yıldönümü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 21 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/harun-akin-22-2005-06-21-zonguldak-ilinin-dusman-isgalinden-kurtulus-yildonumu-munasebetiyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
