# Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Harun Öztürk (İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim
- **Tarih:** 27 Mart 2008
- **Gündem:** SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/harun-ozturk-23-2008-03-27-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k

> Harun Öztürk, 27 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 935 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HARUN ÖZTÜRK (İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şahsım ve Demokratik Sol Parti adına yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sosyal güvenlik kuruluşlarıyla ilgili bu son derece önemli tasarıyı değerlendirmeye geçmeden önce, öncelikle, temel yasa olarak görüşülmesine Parlamentoda iktidar partisi dışındaki diğer muhalefet partilerinin izin vermesi ve uzlaşmasını son derece yadırgadığımızı ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum. Toplumun, emeklinin, işçinin ve esnafın çok yakından ilgilendiği bu tasarının, hem Parlamentoda grubu olan muhaliflerle birlikte uzlaşı içinde çıkarılıyor gösterilmesini hem de Hükûmetin sosyal taraflarla gerçekte uzlaşmadığı hâlde, kamuoyuna sanki bu konuda tam bir mutabakat varmış gibi sunulmuş olmasını da kınadığımı ifade etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, tasarı, sosyal güvenlik kurumlarının 25-26 milyar YTL’ye ulaşan açığı üzerine kurgulanmıştır. Kamuoyu da hesabın detayına inilmeden, açık konusunda ne yazık ki ikna edilmiş görünüyor. Meclisin çatısı altında bulunan iktidar ve muhalefet partileri de bu koşullandırılmaya uyum göstermiş görünüyorlar.

Değerli arkadaşlar, şu anda 2007 yılı için 25 ve 26 milyar YTL’lik bir açıktan söz ediliyor ve bu açık gayrisafi millî hasılamızın yüzde 4’ü. AB ülkelerinde bunun yüzde 20’ler civarında olduğu kamuoyunun dikkatlerinden kaçırılıyor. 2008 yılında devlet bütçesinden sosyal güvenliğe 28,9 milyar YTL’lik yeniden aktarma yapılacak ancak bunun yanı sıra 33,8 milyar YTL tutarında başka kamu hizmetleri için de aktarma var. Şimdi, bunların tamamını kara delik olarak mı nitelendirmek gerekiyor?

AKP’nin bu tabloyla ilgili olarak karşımıza getirdiği tasarı önümüzde, incelediniz ve kamuoyu da yeterince tartışmaya çalıştı ve bunun bir IMF dayatmasıyla gündeme geldiğini de hepimiz biliyoruz. Bu konuda kamuoyundan saklanan ve konuşulmayan rakamlar var. Dikkatlerinize sunmak istiyorum: -Sayın Bakan gelip söyler- SSK’nın, bugün, sigortalılardan 11,5 milyar YTL alacağı olduğu -cezayla birlikte- doğru mudur? BAĞ-KUR’dan 32,9 milyar YTL’lik alacağı olduğu doğru mudur? Devletin tahsil edemediği 13 milyar YTL’lik vergi geliri doğru mudur? Peki, kayıt dışı istihdamla ilgili olarak ilk etapta 12 milyar YTL gelir elde etmek imkânının elinizde olduğunun farkında mısınız? Çünkü, 11 milyon kayıt dışının 4 milyonu ücretli ve yevmiyeli konumda çalışıyor ve bunu mevcut sigortalılardan elde edeceğiniz gelire orantılarsanız, aşağı yukarı SSK’ya bir yıl içerisinde yapılan 12 milyar YTL tutarındaki transfer rakamına ulaşırsınız. Peki, genç nüfusunuza rağmen, sistemin bu şekilde açık vermesinin mantıklı olmadığını bile bile, bu söylediğim konular üzerinde de niçin durmuyorsunuz ve kümese girmiş olanlarla uğraşıyorsunuz ve emekliliği zorlaştırmak, imkânsızlaştırmak için çaba gösteriyorsunuz?

Değerli milletvekilleri, ortaya konulan aktüerya hesaplarının dayandığı nüfus hesabının, son, adrese dayalı nüfus hesabı değil de önceki 3,5 milyon daha fazla olan nüfusun dikkate alındığının farkında mısınız? Yaş beklentileri olarak önümüze getirilen, yaşlarla ilgili olarak Hükûmetin yaptığı hesaplara ne kadar güveneceksiniz? Bu hesaplamalara, yetmiş beş yılla ilgili olarak yaptıkları projeksiyonlara büyüme ve millî gelir artışlarını, değerlendirmelerini nasıl dikkate alabiliriz? Enflasyon konusunda yüzde 4 deyip yüzde 9’lar civarında kalan Hükûmetin, yetmiş beş yıl ötesi konusundaki yaptığı hesaplara güvenerek sosyal güvenliği altüst etmeye izin vermeye razı mısınız? İstihdam, işsizlik konusunda ne tür çabalar göstererek sosyal güvenliğin açıklarını aşağıya çekmeyi düşünüyorlar, böyle bir çabaları var mı? Yok. Ama sadece kolaycılık seçiliyor. Mevcutlar üzerine yüklenin, emekliliği imkânsız hâle getirin, emeklilik imkânını yakalayanlara da düşük maaşları ödeyerek sistemi idare edin!

Değerli arkadaşlar, Hükûmet kamuoyuna doğruları söylememiştir. Soysal güvenlik reformuyla emekliler arasındaki eşitsizlik ve adaletsizliği gidereceğini söyleyen Hükûmetin, huzurunuza getirdiği tasarıda, mevcut emeklilerle ilgili olarak tek bir, adalet ve eşitlik sağlamaya yönelik hüküm yoktur, varsa gelip kendileri buradan ifade ederler. Peki, mevcutlarla ilgili olarak söyledikleri şu -aslında söyledikleriyle açığa düşüp yakalanmış oluyorlar- ne diyorlar kamuoyuna: “Vallahi billahi biz kazanılmış haklara dokunmuyoruz.” Milletimizin düşünmesini istiyorum, bu lafın arkasında… Kazanılmış haklara dokunuyorlar, o kamuoyunda tartışıldı. Sosyal taraflarla da neyi görüştüler? Kazanılmış haklara yapılan dokunmaları görüştüler. Ama bu lafın arkasında gizlenen ifadeye milletimizin dikkatini çekmek istiyorum: “Mevcut emeklilere dokunmuyorum ama yeni girenlerin ve çalışmakta olanların vay hâline!” demektir bu itiraf.

Değerli arkadaşlar, bu tasarıyla eşitliği sağlamadıkları gibi, mevcut sistemde üç sosyal güvenlik kuruluşunda beş ayrı emekli maaşı alan grup vardı; getirilen bu tasarıyla, tasarının yasalaşması durumundaki tarihi milat kabul ederseniz, milattan önce emekliler için beş grup oluyor mu? Oluyor. Peki, milat itibarıyla, kanun çıktığında memur, işçi ve esnaf olarak çalışanlar için yeni ayrı gruplar oluyor mu? Oluyor. Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra işe girecekler için ayrı ayrı gruplar oluyor mu? Oluyor. Ben, bunu saydım -atlamış olabilirim- mevcut durumda beş ayrı emekli maaşı alan grup sayısı on dörde çıkıyor ve sonra da bu kürsüden gelip deniliyor ki: “İşçi emeklisi, memur emeklisi ve BAĞ-KUR emeklileri arasında eşitlik sağlıyoruz, adalet sağlıyoruz.” İnsaf diyorum!

Değerli arkadaşlar, biz bu eleştirilerimizi Plan ve Bütçe Komisyonunda da yönettiğimizde, iktidar partisine mensup milletvekili arkadaşlarımız, bizim memurları koruduğumuz şeklinde suçlamalarda bulundular. Halkımız çok iyi biliyor ki Demokratik Sol Parti, çalışanların bugün kullanmakta olduğu kazanılmış hakların verildiği mücadeleden doğan bir partidir. (DSP sıralarından alkışlar) Bugün işçiler sendikal haklarını kullanabiliyorlarsa, bugün grevli toplu iş sözleşmesi haklarını kullanabiliyorlarsa, bugün memurlar, eksik de olsa, sendikal haklarını kullanabiliyorlarsa, işsizlerimiz iş sigortasından yararlanabiliyorsa, gerekçesiz işten çıkarılanlar iş güvencesinden yararlanabiliyorlarsa bu projelerin arkasında Demokratik Sol Parti ve rahmetli Bülent Ecevit vardır. (DSP sıralarından alkışlar)

ŞAHİN MENGÜ (Manisa) – İş kanunları da o zaman mı çıktı? El insaf edin!

HARUN ÖZTÜRK (Devamla) – Değerli arkadaşlar, biz soruyoruz: AKP olarak altı yıldır iş başındasınız; altı yıldır çalışanlarla ilgili olarak buraya gelip deyiniz ki: Biz de şu hakları getirdik.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HARUN ÖZTÜRK (Devamla) – Ama ben size, DSP’nin vermiş olduğu bir hakkı geri nasıl aldığınızı söyleyeyim: İş güvencesiyle ilgili olarak 30 işçiden fazla çalışan yerlerdeki işçi sayısını, iktidara gelir gelmez 10’a düşürerek büyük bir işçi kesimini iş güvencesinden mahrum bıraktınız.

Değerli arkadaşlar, bu tasarı, Anayasa’ya aykırılıkları muhafaza ediyor; yeni, Anayasa’ya aykırılıklar içeriyor; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir sosyal devlet olduğunu unutuyor; norm ve standart birliğini sürekli olarak çalışanların ve emeklilerin aleyhine olan noktalarda düzenliyor.

Dolayısıyla, ülkenin gerçeklerine uygun olmayan bu tasarının kabul edilmemesi ve geri çekilmesi dileğiyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (DSP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Harun Öztürk (İzmir). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 27 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/harun-ozturk-23-2008-03-27-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
