# Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Harun Öztürk (İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim
- **Tarih:** 1 Nisan 2008
- **Gündem:** SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/harun-ozturk-23-2008-04-01-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k-2

> Harun Öztürk, 1 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 550 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HARUN ÖZTÜRK (İzmir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şahsım ve Demokratik Sol Parti adına yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz madde, yasanın en önemli maddelerinden birisi ve kurgulama olarak da sosyal güvenlik açıklarının önlenmesine yönelik bir tedbir olarak düşünülmüş ve emekliliği zorlaştırmak suretiyle masrafların azalacağı belirtilmiş. Ancak geneli üzerinde yaptığımız görüşmelerde de ifade ettiğimiz üzere sadece gider azaltıcı önlemler değil, şu anda Bakanlığın takip etmesi gereken kayıt dışı ekonomi ve sosyal güvenlik kuruluşlarına bildirilen prim gelirlerinin tahsili gibi önemli bir görevi var. Bunları yapmayarak emekliliği güçleştirmek sosyal güvenlik sistemine sosyal devletin bakış açısı olamaz.

Şimdi, yaşla ilgili olarak mevcut duruma göre bir tespit yaptığımızda, hem mevcut duruma hem Sayın Bakanın sosyal güvenlik reformuyla ilgili olarak açıklayıcı kitapçığındaki rakamlar karşılaştırıldığında şöyle bir tablo çıkıyor: Devlet Planlama Teşkilatının 2007 yılında özel ihtisas komisyonu olarak hazırladığı raporda doğuşta yaş beklentilerine göre, o gün için yaptığı hesaplamalara göre, altmış beş yaşı dikkate alındığında, erkeğin emekli olduktan sonra 3,3 yıl, kadının da emekli olduktan sonra 8,1 yıl emekli maaşı alabileceğini söylemiştik.

Şimdi, Sayın Bakan bu kitapçıkta bir başka hesap yapıyor ve 2040 yılındaki yaşam beklentisini dikkate alarak bir rakam çıkarıyor ve bu rakamları Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıyor. Ben Almanya ve Türkiye’yi esas alarak, yani erkekte ve kadında altmış beş yaşın uygulandığı Almanya’yı ve Türkiye’yi esas alarak, Devlet Planlama Teşkilatının düzenlediği rapordaki yılı ve Sayın Bakanın kitapçıkta sunduğu yılları karşılaştırdığımızda şöyle bir tablo çıkıyor: Yani, önümüzdeki otuz iki yıl içerisinde Almanya’da erkeklerin yaşında 8,2’lik bir artış bekleniyor, kadınların yaşında 5,5’lik bir artış bekleniyor. Türkiye’de ise bu rakamların erkeklerde 10,7 ve kadınlarda 9,9 olduğu söyleniyor. Buna, şu açıdan, yaş ilerledikçe diğerinin öbürünü yakalama şansı fazla olabilir diye bakabiliriz. Ancak, önümüzdeki dönemde olaylara üç çocuk yaklaşımıyla bakarsak, istikrarsız yönetimleri ve istikrarsız büyümeyi dikkate alırsak, bu aktüeryal hesapların ortaya konulmasındaki güvenilirliği sorgulamamız lazım ve o günkü yaşı da bugünden sorgulamak mümkün, çünkü kadınlarda 2 kat daha yaşlanmış, doğuşta yaşam beklentisinin artmış olduğunu görüyoruz.

Şimdi, değerli arkadaşlar, doğru olan neydi? Şimdi, sosyal taraflarla da görüştünüz, yani bir mutabakat aradınız ve bu mutabakatta komisyona getirdiğiniz tasarının iki ayağı olduğunu söylediniz. Yani, olmazsa olmaz iki ayağından bahsettiniz. Bu ayaklardan birisi altmış beş yaş idi, diğeriyse dokuz bin iş günüydü ve bunlardan hiçbir şekilde taviz verilemeyeceğini belirttiniz, ancak, dokuz bin iş gününü yedi bin iki yüze çekiyorsunuz. Şimdi burada iyi yapıyorsunuz, ancak, şu dengeyi gözetmeniz gerekiyor: Yaşla prim ödeme gün sayısı arasındaki bağlantı son derece önemli. Şunun için önemli: Çünkü, prim ödeme gün sayısını doldurduğunda insanlar, yaşı beklerken kayıt dışına geçeceklerdir. Yani, elli sekiz-altmış yaş ve yedi bin-yedi bin iki yüz prim ödeme gün sayısı doğru bir tercihtir ve dolayısıyla, bunun üzerinde oynanmamalı ve sistemin buna uyum sağlamasına fırsat verilmesi gerektiğini ifade etmek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HARUN ÖZTÜRK (Devamla) – Toparlıyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Öztürk, konuşmanızı tamamlayınız.

HARUN ÖZTÜRK (Devamla) – Teşekkür ediyorum.

Bir hususu dile getirmek istiyorum: Sayın Bakan, bu bulunduğu yerden, 99’da sistemi eleştirirken, devletin kayıtlarına vâkıf olmadığı için öyle bir eleştiri yönelttiğini, ancak bugün sistemi tanıdığını ve bunun yapılması gerektiğini söyledi. Ben şunu dikkatlerinize getirmek istiyorum: Sayın Bakanın samimi ifadesi, o gün için itirafı doğruydu, o gün için yaptığı yanlıştı. Gerçekten, bugün için de vâkıf olduğunu söylüyor ama sistem son derece karmaşık. Ben yine vâkıf olamadığı düşüncesiyle bugün de yanlış yaptığını söylüyor, zamanın bizi yanıltmasını beklediğimi ifade ediyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (DSP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Harun Öztürk (İzmir). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 1 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/harun-ozturk-23-2008-04-01-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
