# Çekle ödemelerin düzenlenmesi ve çek hamillerinin korunması hk. ss.58

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Harun Tüfekci (AK Parti, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim
- **Tarih:** 26 Şubat 2003
- **Gündem:** ÇEKLE ÖDEMELERİN DÜZENLENMESİ VE ÇEK HAMİLLERİNİN KORUNMASI HK. SS.58
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/harun-tufekci-22-2003-02-26-cekle-odemelerin-duzenlenmesi-ve-cek-hamillerinin-korunmasi-hk-ss-58

> Harun Tüfekci (AK Parti), 26 Şubat 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEKLE ÖDEMELERİN DÜZENLENMESİ VE ÇEK HAMİLLERİNİN KORUNMASI HK. SS.58); konuşma 1.235 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA HARUN TÜFEKÇİ (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 58 sıra sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısıyla ilgili AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Saygıdeğer milletvekilleri, 3167 sayılı Çek Yasası, bilindiği üzere, geniş bir kesimi yakından ilgilendiriyor olup, üç sacayağı yapısıyla hassas bir denge üzerine oturtulması gereken bir durum arz etmektedir. Bu denli hassas olan bir yasanın, adil, hakkaniyete uygun, tarafları olan banka, keşideci ve hamilin vicdanlarında kabul gören yasa koyucuların objektif değerlendirmeye bir o kadar daha dikkat etmesi gereken yasal düzenleme olduğunu bilmekteyiz.

Bu bilinçle, Adalet Komisyonu, esas komisyon olarak, meselenin enine boyuna tartışılması düşüncesiyle,meseleyi alt komisyona sevk etmiştir. Alt komisyon üyesi olarak, yukarıda belirttiğimiz hassasiyetleri dikkate almak suretiyle, yasal düzenlemeden etkilenecek olan taraf gördüğümüz herkesi, onların temsilcilerini bizzat komisyonumuza davet ederek, dinledik. Bu bağlamda, Yargıtay 10. Ceza Dairesi Başkanının, Türkiye Barolar Birliği yetkililerinin, üst düzey banka yetkililerinin ve işadamları temsilcilerinin görüşlerine başvurduk. Bu görüşler dairesinde, objektif kriterleri dikkate alarak, olması gerekenin en iyisini yapmaya çalıştık. Biliyoruz ki, bütün bu hassasiyetimize rağmen, yasal düzenlemeden etkilenecek tarafları yeterince memnun etmemiş olabiliriz. Uygulaması en uygun yasal düzenlemeyi, CHP'li komisyon üyeleriyle birlikte, birçok maddede mutabakata vararak yapmaya çalıştık. Umarım, bu düzenlemeden önceki yanlış uygulamalardan doğan aksaklıklar giderilmiş olur.

3167 sayılı Yasada yapılan değişikliklerin içeriği hakkında bilgi vermek istiyorum.

Öncelikle, bankaların, işin başında, çek karnesi vereceği kişileri iyi araştırması, ileride mağduriyetlerin doğmaması bakımından gerekli basiret ve özeni göstermesi yönünden, kişinin ekonomik ve sosyal durumunun yasaklılık ve engel durumu olup olmadığını banka kayıtlarından araştırma yükümlülüğü getirilmiştir.

Bilindiği üzere, bugüne kadar, çek defteri, neredeyse, bakkaldan alınabilen bir meta kadar kolayca alınmakta ve piyasada karşılığı olmayan çeklerin sayısı artmaktaydı. Yine, ekonomik krizle birlikte, ciddî anlamda karşılıksız çekten doğan mağduriyetler artmıştır.

Çek defterinin ne şekilde olması, üzerinde bulunması gereken unsurlar belirlenmiştir ki, hesap sahibinin vergi kimlik numarasının da çekin üzerine yazılması kararlaştırılmıştır.

Bankaca, hesap sahibine ilişkin her türlü bilgiyi, belgeleri alma ve saklama yükümlülüğü ile çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması halinde, hamilin talebi üzerine, keşidecinin adresinin hamile verilmesi de bir ölçüde zorunluluk haline getirilmiştir.

Çekin ibrazı ve ödemesinde yeni düzenleme getirilmiş olup, özellikle, çekin karşılığının kısmen olması durumunda, bankanın, sorumluluğu olduğu ve ileride bahsedeceğim miktar dahil olmak üzere "kısmî ödeme yapılır ve çekin ön ve arka kısmının onaylı fotokopisi çek hamiline verilir" şeklinde bir düzenleme getirilmiştir.

Buna göre, çek hamili, onaylı fotokopiyle yasal yollara başvurabilmektedir. Bu düzenlemeyle işleyiş hızlandırılmış, çek hamilleri korunmuştur. Önceki düzenlemede, zaman ve maddî kayıp ciddî boyutlara ulaşmaktaydı. Bunun önüne böylece geçilmesi sağlanmıştır.

Çekin ilgili bankaya ibrazındaki yasal düzenlemelerin, takas odalarında da aynen uygulanması yönünde değişikliğe gidilmiştir. Çek keşidecisine, özellikle iyiniyetli olarak, çekin karşılığını yatırmada ihmal gösterenlere kolaylık olması ve ileride telafisi güç zarar ve mağduriyetlere yol açmaması için, düzeltme hakkı, çekte yazılı keşide gününe göre hesaplanacak, ibraz süresinin bitim tarihinden itibaren on gün içerisinde, çekin karşılıksız kalan kısmını, yüzde 10 tazminatı ve gecikme zammını ödeyerek, çek keşide etme hakkını yeniden kazanması sağlanmıştır. Bütün kolaylığa rağmen düzeltme hakkını kullanmayan keşideci karşısında hamili korumak amacıyla, Merkez Bankasına bildirim ve Merkez Bankasının bankalara duyuru süresi kısaltılmıştır.

Başlangıç kısmında belirttiğimiz üzere, kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan çeklerde, her bir çek yaprağında bankaların sorumlu olduğu miktar 300 000 000 TL -yaprak başı- olarak çıkarılmıştır.

Çeki diğer kambiyo senetlerinden ayıran nokta, bankaların güvencesi altında olmasıdır. Öyleyse, bankaların sorumlu olduğu miktarın makul seviyede olması amaçlanmıştır. Bir ölçüde, bankaların çek karnelerini verirken daha dikkatli olması, kendi sorumluluklarının olduğunu hatırlatma gereği doğmuştur.

Hal böyleyken, esasen bu miktarın bile düşük olduğunu, ancak terazinin hassas noktada tutulması, çekin ödeme aracı olması ve ticaretteki fonksiyonu düşünülmüştür.

İnanıyoruz ki, bu düzenlemeyle, çekin kullanılması, taraflarca gerekli hassasiyetin gösterilmesi açısından önem arz etmektedir.

Ayrıca, çek defterini ilgili bankaya iade etmesi gerektiği halde, ihtara uymayanlar ile yasaklama süresi içerisinde çek hesabı açtıranlara ağır hapis ve çek hesabı açan bankalara da ağır para cezası getirilmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve çağdaş ceza hukukunda, ekonomik ilişkilerin gelişmesi ve çeşitlenmesi sonucu, bu ilişkilerden doğan ve netice itibariyle cezaî müeyyideyi gerektiren eylemlere, hürriyeti bağlayıcı cezanın başvurulacak en son çare olarak öngörülmesi "ekonomik suça ekonomik ceza" ilkesinin doğmasına yol açmıştır. Bu nedenle, yeni düzenlemeyle, keşide edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde, bu suçu ilk defa işleyenler için çek bedeli, tutarı kadar para cezası, mükerrer olması -yani, bu para cezasının kesinleşmesinden sonraki karşılıksız çek keşide etme suçları- karşısında da, hapis cezasıyla, bir ölçüde keşideciyi tazyik etme yoluna gidilmiştir.

Yapılan değişiklikle, ayrıca, çek keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcilerinin cezalandırılmaları da hükme bağlanmıştır. Bu maddeyle, özel hukuk tüzelkişilerine de ceza sorumluluğu getirilmiştir.

Yeni düzenlemeyle, gecikme faizinin -ticarî ilişki olması nedeniyle- temerrüt faizine ilişkin kanuna göre uygulanması bir ölçüde uygun görülmüştür.

Çek Yasasında, şikâyet etme hakkı ve şikâyet edilen merciin hangi mahkeme olması gerektiği hususunda yeni düzenlemeler getirilmiştir. Öyle ki, yıllarca sürüncemede kalan davaların ve yığılmaların önlenmesi, işleyişteki aksaklığın giderilerek sistemin uygulanabilir bir yapıya kavuşması hedeflenmiştir. Keşideciyle anlaşan hamilin davayı takip etmemesi, delillerin toplanmasında ortaya çıkan güçlükler, yargılamadan kaçan sanıkların savunmalarının alınamaması gibi güçlükler yargılamayı tıkamış ve sistem işlemez hale gelmiştir.

Yasaya işlerlik kazandırma anlamında, şikâyetçinin şikâyet anından itibaren müdahil sıfatını kazanacağı hükme bağlanmış, müdahil veya vekilinin haklı mazeret olmaksızın duruşmalara üst üste iki kez gelmemesi durumunda, şikâyetten vazgeçmiş sayılarak, davanın düşürüleceği hükme bağlanmıştır.

Yetkili mahkemenin, çekin ibraz edildiği ya da keşide edildiği veya şikâyetçinin yerleşim yerinin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesi olduğu belirtilerek, hamilin davasını geniş yetki alanında sürdürme zemini ve kolaylığı sağlanmıştır. Oysaki, önceki düzenlemelerde gerçekten çok büyük sıkıntı vardı; bununla, yetki alanı genişletilmiş oldu.

Adı üzerinde, bu yasa, özellikle çek hamilinin korunmasını amaçlamaktadır; ancak, uygulamada, vadeli çek hususunda, keşideci ve hamil zımnî bir anlaşma içinde olduğundan, hassas dengede, çek keşide eden ve iyiniyetli hamille anlaşan keşidecinin mağduriyetini önleme amacıyla da, özellikle, şu anda Yargıtayda ve yerel mahkemelerde bekleyen dosyaların çoğunluğunun bu ilişkilerden kaynaklandığını bilmekteyiz.

Değerli milletvekilleri, öyle ki, zımnî anlaşmaya rağmen, çek keşide tarihi gelmeden, çek hamili, bankaya çeki ibraz ederek, keşideciyi karşılıksız çek keşide eder duruma düşürmekteydi. Esasen, ülkemizde yaygın kullanım şekline uygun yeni düzenleme getirilmiş, en azından, keşidecinin cezaî sorumluluğunun bu tür ilişkilerde bertaraf edilmesi sağlanmıştır. Elbette, bizler, Türkiye'nin gerçeklerini ve kanunların uygulanabilirliğini araştırmak ve buna uygun yasal düzenlemelere gitmek zorundayız. Bunun gereği olarak da, AK Parti, CHP Grubuyla müzakere içinde, halkın yararına yasal düzenlemelere gidilmesi hususunda azamî gayret göstermektedir ve göstermeye de devam edecektir.

Çek hamillerini korumak amacıyla, ödemelerin gecikmesi halinde tazminatın belirli oranlarda artması öngörülmektedir. Böylece, keşidecinin ödemeyi geciktirme yoluyla haksız kazanç ve yarar beklemesi yerine, bir an önce ödemede bulunma yolunda çaba göstermesi amaçlanmaktadır.

Geçici maddeler de yeni düzenlemeye uygun olarak yasa tasarısının sonuna eklenmiştir. Buna göre, kanunun yürürlüğe girmesinden önce keşide edip de karşılıksız çıkan çekler hakkında açılmış olan davalarda şikâyetçinin davayı takip etmemesi halinde yapılacak işlem gösterilmektedir. Yine, düzeltme hakkını kaybedenlere yeni bir fırsat tanınmış, ekonomik durumdan dolayı mağdur olmuş olan keşidecinin kendisini toparlayarak bu fırsattan yararlanması hedeflenmiştir.

Saygıdeğer milletvekilleri, şu anda çek yasasının uygulanmasıyla ilgili sıkıntıdan dolayı mahkemelerde ve Yargıtay'da 100 000'in üzerinde dosya beklemektedir. Yeni düzenlemeyle, mahkemelerin üzerindeki bu ciddî yük hafiflemiş olacak, dosyalar işlerlik kazanacak ve sonuçlanması mümkün olacaktır. Yasamanın görevi de yargının önünü açmak ve yasaların işlerlik kazanmasını sağlamaktır. Çek yasa tasarısının komisyon çalışmasında olduğu gibi, bütün yasa tasarılarında, yasal düzenlemelerle yakından ilgisi olan kurum ve kuruluşların yetkilileri komisyonlara çağrılmak suretiyle onların görüşleri alınmaktadır. Grubumuz, toplumsal mutabakata önem veren bir anlayışla hareket etmektedir.

Toplumsal mutabakatın sonucu olarak ortaya çıkan Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı hakkında AK Parti Grubu olarak olumlu oy kullanacağımızı beyan eder, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Harun Tüfekci (AK Parti, Konya). “Çekle ödemelerin düzenlenmesi ve çek hamillerinin korunması hk. ss.58”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 26 Şubat 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/harun-tufekci-22-2003-02-26-cekle-odemelerin-duzenlenmesi-ve-cek-hamillerinin-korunmasi-hk-ss-58 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
