# 2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (milli eğitim, yüksek öğretim kredi ve yurtlür kurumu, öğrenci seçme ve yerleştirme, üniversiteler)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Harun Tüfekci (AK Parti, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim
- **Tarih:** 23 Aralık 2006
- **Gündem:** 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MİLLİ EĞİTİM, YÜKSEK ÖĞRETİM KREDİ VE YURTLÜR KURUMU, ÖĞRENCİ SEÇME VE YERLEŞTİRME, ÜNİVERSİTELER)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b041/tbmm221420410156.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/harun-tufekci-22-2006-12-23-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-milli-egitim-yuksek

> Harun Tüfekci (AK Parti), 23 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (MİLLİ EĞİTİM, YÜKSEK ÖĞRETİM KREDİ VE YURTLÜR KURUMU, ÖĞRENCİ SEÇME VE YERLEŞTİRME, ÜNİVERSİTELER)); konuşma 1.007 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA HARUN TÜFEKÇİ (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 2007 mali yılı Millî Eğitim Bakanlığı Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkeziyle alakalı Grubum adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

ÖSYM dediğimiz ve açılımı Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi olan kurum hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum. Çünkü, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi, daha önceleri bütçe konuşmalarında Yüksek Öğretim Kurumu içerisinde yer alırken, geçen yıl ve bu yıl bağımsız bir bütçe anlamında yerini almış ve bu şekilde gündeme gelmiştir.

ÖSYM, 22 Kasım 1974 tarihinde, Üniversitelerarası Kurul tarafından, 1750 sayılı Üniversiteler Kanunu'nun 52'nci maddesine göre "Üniversitelerarası Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi" adıyla kurulmuştur. 1981 yılında yürürlüğe giren 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu ile yükseköğretim kurumlarına bağlanarak, "Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı Merkezi" adını almıştır. İki aşamalı olan bu sınav, sizlerin de bildiği gibi, 1999 yılından itibaren tek basamaklı hâle getirilmiştir. Zaman içerisinde günün şartlarına göre değişen ÖSYM'nin düzenleyerek yapmış olduğu üniversite giriş sınavları, iki yıldır çağın gereksinimlerine ayak uydurarak, teknolojiyi kullanarak, bilgisayar ortamında kayıtlar gerçekleştirilerek yapılmaktadır. Daha önceki başvurular sırasında meydana gelen uzun kuyrukların, yığılmaların ve kargaşaların önüne böylece geçilmiştir. Bu konuda da, daha iyi olabilmesi için Hükümetimizce gerekli çalışma hızla yapılmaktadır.

Cumhuriyet döneminde, 1960'lı yıllara gelinceye kadar, lise mezunları az olduğundan, pek çok fakülte, kendisine başvuran bu mezunları sınavsız kabul etmekteydi. Lise mezunlarının artması ve lise dengi okul mezunlarına da yükseköğretime başvurma hakkı verilmesiyle, yukarıda özetlenen öğrenci seçme yöntemleri ihtiyaca cevap veremez duruma gelmiş, fakülteler kendi amaçlarına uygun giriş sınavları düzenlemeye başlamıştır. Bu son durumda öğrenciler, sınavlara katılabilmek için ülke içerisinde şehirden şehre koşuşturmak zorunda kalmışlar, aynı gün ve saatlere rastlayabilen sınavlardan birine katılıp diğerine katılamama durumuyla karşı karşıya kalmışlardır. Bu durum, adaylar ve velileri arasında önemli yakınmalara da yol açmıştır.

1960'lı yıllarda, önce bazı üniversiteler kendileri için giriş sınavları düzenlemeye başlamışlar, sonra bazı üniversiteler bu amaçla birlikte hareket etme yoluna gitmişlerdir. Aday sayılarındaki artış, sınavlarda çok sorulu ve objektif tip testlerin hazırlanmasını, başvurma, puanlama, seçme ve yerleştirme, sonuçlan bildirme gibi işlemlerde bilgi işlem yöntem ve araçlarından yararlanılmasını gerektirmiştir, ki, bu da, ÖSYM'nin gerekliliğini göz önüne getirmiştir.

1974 yılında, Üniversitelerarası Kurul, üniversiteye giriş sınavlarının tek merkezden yapılmasını uygun bulmuş ve 1750 sayılı Üniversiteler Kanunu'nun 52'nci maddesine dayanarak, 22 Kasım 1974 tarihinde, Üniversitelerarası Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezini (ÜSYM) kurmuştur. Üniversitelere öğrenci seçme ve yerleştirme işlemleri, 1981 yılma kadar bu Merkez tarafından yürütülmüştür. 1981 yılında, Merkez, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 10'uncu ve 45'inci maddeleriyle, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) adı ile Yükseköğretim Kurulunun bir alt kuruluşu hâline getirilmiştir.

Öğrenci seçme ve yerleştirme sınavı, 1974 ve 1975 yıllarında aynı gün sabah ve öğleden sonra birer olmak üzere iki oturumda, 1976-1980 yıllarında aynı günde ve bir oturumda uygulanmış; 1981 yılından itibaren de iki basamaklı bir sınav hâline getirilmiştir.

1987 yılından itibaren, yükseköğretim programları ile ilgili tercihlerini belli alanlarda toplayan adaylara, sınavda belli testleri cevaplama, diğerlerini cevaplamama durumu getirilmiştir. Böylece, oluşan öğrenci seçme ve yerleştirme sınavı sistemi, nispeten daha küçük çaplı bazı değişikliklerle günümüze değin süregelmiş ve hâlen de geliştirilmektedir.

Günümüzde, her insan, bilgisi oranında güçlü ve o oranda saygındır. Bu nedenle, eğitim kurumlarının toplumdaki yeri ve işlevleri değişmiştir. Üniversiteler, toplumların kalkınmasında, gelişmesinde ve saygınlığında öncü, ekonomik ve siyasal yaşamda etkin rol oynayan kültürel iletişim merkezleri hâline dönüşmelidir.

Bilimsel araştırma yapma, bilgi üretme ve yayma, eğitim öğretim yapma, nitelikli insan gücü yetiştirme ve kamuoyu oluşturmaları bakımından üniversiteler yadsınamaz konumda olmalıdır.

ÖSYM'nin tarafsız, objektif-kat sayı uygulaması hariç- adil sınav sistemi birçok kurumlarımız tarafından da atama ve tayin sistemine adapte edilmiş, kayırma ve suistimallerin önüne geçilmiştir. AK Parti İktidarının en önemli başarılarından biri de bu sistemin tüm alanlara teşmil edilmesi olmuştur.

ÖSYM'nin örgüt yapısından bahsetmek gerekirse, 1 başkanın yönetiminde, yürütme kurulu, danışma kurulu ve başkanlığa bağlı birimlerden oluşur. ÖSYM başkanı, YÖK başkanı tarafından üniversite öğretim üyeleri arasından seçilerek üç yıl süreyle atanır. Başkan görev süresinin bitiminde tekrar atanabilir.

Yürütme kurulu 5 üyeden oluşur. Üyeler ÖSYM başkanının önereceği 10 aday arasından YÖK başkanı tarafından seçilerek üç yıl için atanır.

Danışma kurulu, her üniversite rektörünün önereceği 2 aday arasından YÖK tarafından seçilen birer üye ile Millî Eğitim Bakanlığınca görevlendirilecek 4 üyeden oluşmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; ÖSYM'den kaynaklanmayan, ancak, YÖK'ün yanlış uygulamalarından çıkan bir sorundan bahsetmek istiyorum. Meslek liselerine uygulanan kat sayı nedeniyle, üniversite sınavında başarılı olan birçok öğrencinin istediği ve idealinde olan bölümlere gidemediğine şahit oluyoruz. Bu, eğitim öğretim eşitliğine de aykırı bir durum arz etmektedir. Sırf meslek liselerini tercih etmelerinden dolayı böylesi haksız bir uygulamaya maruz kalmaları, esasen hepimizi derinden etkileyen ve el atmamız gereken bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Meseleyi salt imam hatip lisesi meselesi hâline getirerek çözümsüzlüğü isteyenler aslında bindikleri dalı kesmektedirler. Eğitimde fırsat eşitliğine tahammül edemeyenler, buna benzer sıkıntılara maruz kaldıkları zaman şikâyette bulunma haklarını da peşinen kaybetmektedirler. Toplumsal uz- laşıyla bu sorunları çözmeye çalışan Hükümetimizin çabaları, maalesef, uzlaşı ve hoşgörü tarafında bulunmayı kendileri için zül kabul edenlerce boşa çıkarılmak istenmektedir.

Aslında, eğitimdeki bu tip yaralar, bizim geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin harcanmasına ve onların hak ettikleri yerlere yerleşememesine sebep olmakla beraber, ülkemizdeki beyin kaybına, bilgili ve nitelikli iş gücü kaybına sebep olmaktadır.

Sayın milletvekilleri, şunu unutmayalım ki, millî eğitimdeki en önemli değişim ve gelişim 59'uncu Hükümet döneminde olmuştur. Artık, günün şartlarına uygun, çağın insanını yetiştiren, araştıran, sorgulayan, üreten, bilimsel düşünebilen, sosyal beceri ve çevreye duyarlı öğrenciler ve eğitimciler yetiştirebilen bir müfredatın uygulanmasıyla gerçekleşmiştir. Ayrıca, Hükümetimiz döneminde yapılan bütçeden son beş yıldır en büyük payı Millî Eğitim Bakanlığının alması, bedava kitap uygulamaları, "Haydi Kızlar Okula Kampanyası", "Eğitime Yüzde Yüz Destek Kampanyası" ve tüm okullara bilgisayar ve İnternet ağı gibi devrim niteliğindeki gelişmelere, bizim Hükümetimiz, bizim Bakanımız ve bizim Başbakanımız imza atmış ve buna verdiği önemi göstermiştir. Artık, Hükümetimizin sayesinde yeni nesil, çağın gereklerine göre yetiştirilmektedir. Umarım, bu yetişen gençlerimizin hayatında dönüm noktası olan üniversite girişlerini ve tüm sınavlarını yapan kurum da, her zaman çağa uygun, adil ve tarafsız olan görevini yapmaya devam eder.

Önümüzdeki dönemin eğitim öğretim için hayırlı olmasını temenni ediyor...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Tüfekçi, konuşmanızı tamamlayın.

HARUN TÜFEKÇİ (Devamla) - ...sağlıklı bir tartışma ortamında sorunların halledilmesi dileğiyle, yeni bütçenin hepimize hayırlı olmasını diliyor, yaklaşmakta olan Kurban Bayramı ve yeni yılınızı kutluyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Harun Tüfekci (AK Parti, Konya). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (milli eğitim, yüksek öğretim kredi ve yurtlür kurumu, öğrenci seçme ve yerleştirme, üniversiteler)”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 23 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/harun-tufekci-22-2006-12-23-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-milli-egitim-yuksek (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b041/tbmm221420410156.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
