# Esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşları kanun tasarısı (s.s.851)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasan Angı (AK Parti, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim
- **Tarih:** 7 Nisan 2005
- **Gündem:** ESNAF VE SANATKARLAR MESLEK KURULUŞLARI KANUN TASARISI (S.S.851)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasan-angi-22-2005-04-07-esnaf-ve-sanatkarlar-meslek-kuruluslari-kanun-tasarisi-s-s-851

> Hasan Angı (AK Parti), 7 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ESNAF VE SANATKARLAR MESLEK KURULUŞLARI KANUN TASARISI (S.S.851)); konuşma 1.940 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA HASAN ANĞI (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmesine başladığımız 851 sıra sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu Tasarısının tümü üzerinde AK Parti Grubu adına görüşlerimizi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Esnaf ve sanatkâr ile küçük işletmeler, sermaye ve refahın tabana yayılması, gelir dağılımının iyileştirilmesi ve bu suretle sosyal dengelerin korunmasında ekonomik ve sosyal hayatın önemli unsurlarından biridir. Esnaf ve sanatkârlar, özellikle işletme sayılarının çokluğu, ülke çapında istihdam seviyesi, bölgesel kalkınma ve gelişmeye katkıları yönüyle de üzerinde durduğumuz önemli bir kesimdir.

Bugün, ülkemizde esnaf ve sanatkârlar, çoğunlukla bağımsız çalışmayı tercih eden, kendi işinin patronu olan ve genellikle 1 ilâ 9 arasında işçi çalıştıran, hukukî açıdan bir ortaklık yapısı içerisinde bulunmayan, ancak, yakınlarıyla adi şirket türünde ortaklık kurmuş olan bir işletme yapısı içerisinde görülmektedir.

Bakanlık e-esnaf ve sanatkâr veritabanı kayıtlarına göre, 3 456 050 aktif, 2 328 784 pasif olmak üzere, toplam 5 784 834 esnaf ve sanatkâr bulunmaktadır. Yanlarındaki çalışanları ve sicile kayıtlı olmadan faaliyet gösterenleri de değerlendirdiğimiz zaman bu sayı hayli yükselmektedir. Bu kesimin aile fertleri de gözönüne alındığı zaman, ülke nüfusumuzun önemli bir kısmını kapsamaktadır.

Büyük bir kısmını esnaf ve sanatkârların oluşturduğu ve kısaca KOBİ olarak da nitelendirilen küçük ve orta boy işletmeler, ülkedeki toplam işletmelerin yüzde 98'ini, istihdamın yüzde 45'ini, üretimin yüzde 37'sini ve yatırımın da yüzde 26'sını, katmadeğerin ise yüzde 30'unu gerçekleştirmektedir.

Tarih boyunca her toplumda, özellikle de sosyal ve ekonomik çalkantıların olduğu, büyük krizlerin yaşandığı dönemlerde bir denge ve istikrar unsuru olan ve bunu defalarca kanıtlayan esnaf ve sanatkârlar, ekonomik ve sosyal hayata katkıları yanında, hızla değişen, bilimsel ve teknolojik yeniliklere kolaylıkla uyum sağlayabilen esnek bir yapıya da sahiptirler.

Esnaf ve sanatkârların finans problemlerine makro düzeyde çözümler aranmakta ve bu kesimin kullandığı kredilerin toplam kredi hacmi içindeki payının artırılması yönündeki çalışmalar da hükümetimiz tarafından sürdürülmektedir. Bu çalışmalar çerçevesinde, esnaf ve sanatkâr kesiminin desteklenmesiyle ilgili kredilere uygulanacak faiz oranı, 2003 yılında yüzde 30, 2004 yılında yüzde 25, 5.1.2005 tarihinden itibaren ise yüzde 18'e indirilmiştir. 2,5 milyar lira olan esnaf ve sanatkâr kredi limiti ise, 1.1.2003'te 5 milyara, 30.1.2003'te 15 milyara çıkarılmış, şimdi de 2005 yılında kredi limitinin 25 milyara çıkarma çalışmaları devam etmektedir. Esnaf ve sanatkâr kredi ve kefalet kooperatiflerinin ortaklarından kestikleri yüzde 10'luk bloke oranı ise, 31.12.2002 tarihinde yüzde 5 iken, 1.10.2004'te yüzde 3'e düşürülmüştür. Esnaf, kefalet kooperatiflerinin takip oranı da yüzde 60'tan yüzde 100'e çıkarılmıştır ve 31.12.2004 itibariyle, 208 585 esnaf ve sanatkâra toplam 1,2 katrilyon civarında kredi verilmiştir.

Ayrıca, kredi talebinde bulunan esnaf ve sanatkârlardan Bağ-Kur prim borcu bulunmadığını gösterir belge istenmesi uygulamasına da son verilmiştir.

Ekonomik krizler nedeniyle çeki yazılan, senedi protesto olan esnaf ve sanatkârlarımızın sicil affı olarak bilinen düzenlemeyle Merkez Bankası kayıtları silinmiş, bankacılık faaliyetlerinden faydalanmalarında karşılaştıkları zorluklar da böylece aşılmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine, uzun vadeli çalışmalarımızdan birisi de, 1964 tarihinde yürürlüğe giren ve artık, esnaf ve sanatkârların ihtiyaçlarına cevap veremeyen 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanununun günün şartlarına uygun olarak esnaf ve sanatkârlar ile esnaf ve sanatkârların kurduğu meslek teşekküllerinin Avrupa Birliği standartlarında yeniden düzenlenmesi çalışmasıdır.

Malumlarınız bulunduğu üzere, esnaf ve sanatkârların örgütlenmesi ve sicillerinin tutulması, ilkönce, 1924 yılında yürürlüğe giren Ticaret ve Sanayi Odaları Kanunuyla düzenlenmiştir. Daha sonra, 1943 yılında yürürlüğe giren 4355 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsaları Kanunuyla, serbest rejimle idare vesayetinin bir arada yürütüldüğü sistem terk edilmiş ve yerine esnaf odaları sistemi getirilmiştir.

1949 yılında 5373 sayılı Esnaf Dernekleri ve Esnaf Birlikleri Kanunuyla dernekler sistemine geçilerek, esnaf ve sanatkârların tanımı yapılmış ve kapsamı belirtilmiştir.

En son, 4 Ağustos 1964 tarihinde yürürlüğe giren 17.7.1964 tarih ve 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanunuyla, esnaf ve sanatkârların örgütlenmelerine, geçmiş dönemlerde ortaya çıkan aksama ve yanlış anlaşılmalar da gözönünde tutularak, yeni düzenlemeler getirilmiştir.

Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarını gerçek kimliğine kavuşturan 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanunu kırk yıllık bir yürürlük sürecindedir. Bu süreç içinde, zaman zaman, kanun hükmünde kararnamelerle ve değişik sayılı yasalarla da bugüne kadar birtakım değişikliklerle gelmiş. Genel olarak bakıldığında, 128 madde, 20 ek madde ve 2 geçici maddeden oluşan, aynı zamanda kanun hazırlama teknik ve sistematiğine uygun bir şekilde hazırlanmayan ve bir tekrarlar manzumesinden ibaret olduğu gözlemlenen 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanunu, zaman içinde gerek kanun hükmünde kararnamelerle gerekse kanunlarla yapılan değişiklikleri, yürürlükten kaldırılan veya eklenen maddelerle, esaslı bir yasal düzenlemeye uygun, duyulan ihtiyacı giderememiş ve aksine, farklı yorumlamalara ve çelişkilere neden olmuştur.

Ayrıca, esnaf ve sanatkârların örgütlenmesi ve yanlarında çalıştırdıkları çırak, kalfa ve ustaların meslekî eğitimleriyle, ahilik prensiplerine yönelik kanunların yarım asrı aşan tatbikatı ve esnaf ve sanatkâr kesiminin bizatihi başvuruları, esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının yöneticilerinden ve yanlarında çalıştırdıklarından gelen şikâyet ve talepleriyle, bu kuruluşlarda bakanlığımız denetim elemanlarının yaptıkları denetimler sonucu yürürlükteki mevzuatın, esnaf ve sanatkârların meslekî ve teknik ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, meslek disiplin ve ahlakını korumakla birlikte, sağlıklı bir şekilde örgütlenmelerini sağlamak amaçlarını gerçekleştiremediği görülmüştür.

Yukarıda sayılan amaçları gerçekleştirmek üzere, bütün bunları bünyesinde bulunduran "Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu" adı altında, elektronik ortamda her türlü bilgiye ulaşılan, şeffaf bir yönetim için yeni bir yasal düzenleme yapılmasına da ihtiyaç duyulmuştur. Bu ihtiyaç, meslek kuruluşlarının yaptıkları esnaf şûralarında da gündeme getirilmiş, raporlarına da yansımıştır.

Yapılan bu çalışmayla, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları olarak dayanağını Anayasanın 135 inci maddesinden alan ve esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşu olarak ifade edilen esnaf ve sanatkârlar oda, birlik, federasyon ve konfederasyonuna, hem daha etkili ve verimli çalışacak bir yönetim yapısının oluşturulması hem de temel hukuk ilkeleri ve kuralları çerçevesinde demokratik bir katılım ortamı sağlanması için, sistematik, özlü, kısa, gereksiz tekrarlardan uzak ve anlaşılır bir biçimde yasal düzenleme yapılması hedeflenmiştir. Kanun tasarısıyla, esnaf ve sanatkâr sicil işlemlerinin ve esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının işlemlerinin internet ortamında yerine getirilmesi hüküm altına alınmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanununa göre, Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu Tasarısıyla getirilen yenilikleri sizlere takdim etmek istiyorum.

Türk Ticaret Kanununda yapılan "esnaf" ve "tacir" tanımları da gözönünde bulundurularak, yeni bir esnaf tanımı yapılmıştır. Türkiyemizde milyonlarca esnaf ve sanatkârımızın olduğunu biraz önce ifade ettik. Esnaf ve sanatkâr kimdir, üyelik şartları nedir? Önümüze gelen yasa tasarısı, komisyon görüşmelerine geçildiğinde, değerli Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilimiz komisyon üyesi arkadaşımızın teklifiyle bir altkomisyon kurulması talep edilmişti. Bu çerçevede, 5 kişilik altkomisyonda tasarı tümüyle incelemeye alınmış, bugünün anlayışıyla tanımların netleşmesi, istisnaların ortadan kaldırılması; bugüne kadar tasarının hazırlanma sürecinde örgütlerin ilettiği taleplerin dışında, esnafın da sanatkârın da talep olarak bizlere ilettiği diğer hususlar da gözönüne alınmış ve tasarı üzerinde incelemeler tamamlanıp, esas komisyonumuza havale edilmiştir. Geçtiğimiz hafta, esas komisyonumuzun da tasarı üzerindeki çalışmalarını tamamlamasıyla, Genel Kurulumuzun gündemine gelmiştir.

Burada, esnaf ve sanatkâr kavramlarını net ortaya koymak, istisnalarla bu tanımın yozlaşmasına fırsat vermemek ve bu tanım içerisinde kalan esnaf ve sanatkârımızın e-esnaf veritabanı içerisinde sayılarının netleşmesi, bunların yanında çalışanlarının, ustalarının, kalfalarının, çıraklarının bu veritabanında yer bulması, vasıflarının ortaya konulması, geleceğin dizaynında önemli bir veridir. Esnaf ve sanatkârın bugün yanında çalışanlar, yarın, her biri kendi alanında ya esnaf, sanatkâr olacaklar ya da bir müddet büyüdükten sonra, tüccar veya sanayici olacaklar. Bu envantere ihtiyaç vardır.

Biraz önceki konuşmamda ifade ettiğim, aktif ve pasif üyelerden bahsediyoruz. Kayıtlara baktığınız zaman, mesleği bırakmış veya vefat etmiş birçok insanın esnaf ve sanatkâr üyesi gibi göründüğü gerçeği de var. Halbuki, aktif olarak, bugün, Türkiye'de, hangi meslek kollarında ne kadar esnafımız ve sanatkârımız var ve bunların yanında da ne kadar çalışanımız var; bu tabloları bilmeyen hükümetlerin esnaf ve sanatkâr için proje üretmekte zorlanacağı aşikârdır. Bugüne kadar esnaf ve sanatkârımızın şikâyetlerine çözüm üretilememesinin altında, bu ve benzeri başlıklar da vardır.

Geçmişte, 200 üyeyle kurulan odaların, 100 üyenin altına düşmesi durumunda faaliyetten uzaklaşması bahsi konmuşken, burada, yeni oda kurma sayısı 500'e getirilmiş, mevcut odaların üye sayısının 200'ün altına inmesi durumunda, faaliyetinden uzaklaşmış olacak, faaliyetine son verilecek; ama, 200'ün üzerinde olan odalar, müktesep hak olarak, bu oda faaliyetlerine devam edecek.

Bu orana niye ihtiyaç duyulmuştur? Bir örgütün güçlü olması, yönetimlerinin kendi meslek kollarındaki esnafına, sanatkârına hizmet verebilmesi, bütçesini sağlıklı yapabilmesiyle mümkün. Düşük sayıdaki üyeli odaların, kendi meslek örgütlerine hizmet taşıyamadığı gibi, yukarı yapılanmalarda ciddî katkı koyamadığı gerçeği var. Türkiye geneli gözönüne alındığı için de, bu sayıların makul olduğu, meslek örgütleriyle yapılan görüşmelerde ortaya çıkmış, tasarıda geldiği şekliyle yerini korumuştur.

Odalara üye olabilmek için "vergi mükellefi olmak veya vergiden muaf olmak" ifadesini net belirledik. Bazı istisnalar geçmişte olmuş. Esnaf veya sanatkârsanız, bir meslek kolunda faaliyet gösterebilmeniz için, mutlaka, vergi mükellefi olmanız gerekir. Yanınızda çalıştırdığınız insanların sosyal güvencelerini sağlamak durumundasınız. Bir işyerinde faaliyet gösteriyorsanız, sizin yanınızda çalışan insanlarınız da var demektir. Burada, esnaf ve sanatkârımızı bir ayrı, yanında çalışanları bir ayrı; ama, hepsini bir bütünlük içerisinde değerlendirdik. Yani, esnafımızı ve sanatkârımızı yanında çalışanıyla yarıştırmak değil, esnaf ve sanatkârımızın, örgütlenmedeki seçim sisteminde kendi kendisiyle yarışması ve tek dereceli bir seçim sistemiyle başkanını ve yönetim kurulunu seçmesi, bunlardan oluşacak birlik yapısının, üyenin seçtiği yönetim kurulları ve başkanlarından oluşacak bir genel kurulda birlik yönetimini ve başkanını belirlemesi. Güçlü yapılar, üyelerine çok daha güçlü hizmet edecekleri gerçeğiyle, başkanını güçlü kılan, örgütlerini güçlü kılan, dolayısıyla, üyesi ile örgüt arasındaki diyaloğu güçlendiren ve hizmetlerin tabandan tavana, tavandan da tabana uyum içinde akışabileceği bir yapıya dönüştürmekti.

Geçmiş uygulamada, mevcut yönetimlerde olanların genel kurul delegeliğiyle ilgili başlık vardı; bununla ilgili bazı arkadaşlarımızın itirazları olmuştu. Bir önceki seçimde, odasında başkan veya yönetim kurulu üyesi olarak seçilip gelmiş arkadaşımız, daha sonra, birlik, federasyon genel kurullarında, odasını temsilen yönetimlere girebilmekte. Yönetimdeyken, bir sonraki seçimde, o odadaki başkan veya yönetim kurulu bir başka kişilerden oluştuğu anda, yeni genel kurulda, eski seçimden dolayı bir müktesep hak gibi, genel kurulda seçme ve seçilme haklarını elde etmek ne kadar demokratik; onun için bu düzenlemeyi yaptık. Üyenin seçtiği insanların, odasından birliğe, odasından federasyona, birlikten ve federasyondan da konfederasyona taşınması; tabana dayalı, taban demokrasisinin çatıyı oluşturması; tepe yönetimde bulunanların da hedefinin temsil ettiği esnaf ve sanatkâr kitlesi olması, bu gücünü o meslek kollarına harcamasının gerekliliğini ortaya koymuştur. İki dönem sınırlamasıyla da dinamik bir yapı oluşmuştur. Bugün, bakıyoruz, birkısım meslek örgütlerinde yöneticiler, maalesef, esnaf ve sanatkârlıktan uzaklaşmış, tamamen profesyonel bir yönetici olarak, emri Hak vaki oluncaya kadar kalmaktadır.

Esnaf, ne tür zorluklar yaşıyor, ne çözümler bekliyor, bunlardan uzaklaşılmakta.

BAYRAM ALİ MERAL (Ankara)- 10 dönem milletvekilliği yapanlar var, ona da sınır getirsenize.

HASAN ANĞI (Devamla)- Değerli arkadaşlar, siyasî partiler kendini yapılandırmalı, odalar yapılandırmalı, meslek örgütleri kendini yapılandırmalı ki, taban tavana taşınsın, hizmet gelişsin, "30 yaşın altında yüzde 60 nüfusumuzun var, genç ülkeyiz" diye övündüğümüz bir yapıda, yöneticilerinin de dinamik bir yapıda olmasını kim istemez?! (AK Parti sıralarından "Bravo"sesleri, alkışlar)

Siyaset, bunu kırdı hamdolsun; bu başarı, Türkiye'yi bir yerden bir yere götürüyor. Yoksa, yıllarca Türkiye'de, bizim çocukluğumuzda, gözümüzü açtığımızdaki gördüğümüz değerli liderler, bizim 40 yaş üstü dönemimizde ülkeyi idare eden konumlarda olurlardı. Bir krizden çıkmadan diğerlerine girdik. Ama, bugün, hamdolsun, genç, dinamik liderler Türkiye'yi dünyaya taşıyor, Türkiye'deki sağladığı istikrar ve güvenle de, geleceğin umutlarını her geçen gün yeşerterek devam ettiriyor.

Esnaf ve sanatkâr meslek kuruluşlarındaki odalarda, birliklerde, federasyonda, üye sayılarına bağlı olarak, odadaki üyenin kıstas alındığı yönetim kurulu sayılarını belirledik. Birlikler ve federasyonların kendilerine bağlı oda sayısına göre yönetim kurulları belirlendi ve konfederasyon yönetim kurulu da, daha dinamik bir yapıya kavuşturulmak için, 15 kişiye düşürüldü. 21 kişilik eski yönetim yapısı içinde bir yürütme kurulu oluşup, 5 kişiyle yönetilen yapılar yerine 15 kişinin bizatihi katılımla, en az ayda bir toplanacağı bir yapıyla, esnafın, sanatkârın, kuruluşların sorunlarının her ay değerlendirilebildiği, çözüm önerilerinin ortaya konulabildiği ve geleceğe umutla bakan bir esnaf-sanatkâr yapısının oluşmasını hedefledik.

Yıllarca hep şu eleştiriler de önümüze geldi: Bu kuruluşlarda bazı yöneticilerin çok yüksek gelir elde ettikleri... Bu, zaman zaman basına da yansıdı. Araştırmamızda, oda yöneticilerinin yüzde 99'u makulün altında gelir elde ettiği halde, çok sınırlı sayıda bazı birlik, federasyon ve konfederasyon yöneticilerinin ise, çok yerde görevleri olması hasebiyle her yerden ücret ve huzur hakkı almaları, harcırahlar almaları... Ki, yurtdışı harcırahlarının günlük 750 dolar olduğunu genel kurul kararlarıyla görmüş olmamız... Maalesef, bu ülkenin en üst düzey yöneticisi olan Sayın Cumhurbaşkanımızın yurtdışı harcırahını, Başbakanımızın, kamu personelinin durumunu gördüğümüz zaman, bundan hayıflandık.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hasan Angı (AK Parti, Konya). “Esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşları kanun tasarısı (s.s.851)”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 7 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-angi-22-2005-04-07-esnaf-ve-sanatkarlar-meslek-kuruluslari-kanun-tasarisi-s-s-851 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
