# Petrol kanunu tasarısı ile sanayi, ticaret, enerji, tabii kaynaklar,bilgi ve teknoloji komisyonu raporu (s.s.1041)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasan Angı (AK Parti, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim
- **Tarih:** 11 Ocak 2007
- **Gündem:** PETROL KANUNU TASARISI İLE SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR,BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU RAPORU (S.S.1041)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c144/b049/tbmm221440490195.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasan-angi-22-2007-01-11-petrol-kanunu-tasarisi-ile-sanayi-ticaret-enerji-tabii-kaynaklar-bi

> Hasan Angı (AK Parti), 11 Ocak 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: PETROL KANUNU TASARISI İLE SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR,BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU RAPORU (S.S.1041)); konuşma 982 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HASAN ANĞI (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1041 sıra sayılı Petrol Kanunu Tasarısı'nın tümü üzerinde kişisel görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum. Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği üzere, bugün burada petrol piyasasındaki yapılanmanın son halkasını oluşturan Petrol Kanunu Tasarısı'nı görüşüyoruz. Ekonomimizin iyileştirilmesine doğrudan katkı sağlayacak unsurlardan biri olan bu yasa tasarısıyla ilgili açıklamalarda bulunmadan önce fosil enerji kaynaklarıyla ilgili olarak yapılan yasal düzenlemeleri kısaca hatırlatmakta yarar görüyorum.

Değerli arkadaşlar, malumları olduğu üzere, yakın zamana kadar ülkemizin enerji politikaları oldukça geniş ve birbirinden kopuk birincil ve ikincil mevzuatlarla yönetilmekteydi. Avrupa Birliğine girmek üzere olan ülkemizde ulusal program ve katılım ortaklığı belgelerinde yer alan hususlara da uyum sağlamak amacıyla enerjide sürdürülebilir arz güvenliği, tasarruf, çevre ve emniyet kavramlarının yanı sıra sektördeki özelleştirme ve yeniden yapılanma hedeflerimize de uygun düşen, sektörümüzün ve toplumumuzun bütün kurumlarının da onayı alınarak ortak akıl ile gerekli yasal düzenlemeler hızla tamamlanmaktadır.

Bu çerçevede, 2001 yılında çıkarılan 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'ndan sonra 2003 yılından beri devam eden petrol sektörünü yeniden yapılandırma çalışmaları kapsamında bugün için yaklaşık 40 milyar doları aşan ciroya sahip bulunan rafineri, akaryakıt, likit petrol gazı dağıtım ve pazarlama ile bunlara ilişkin iletim, depolama, ihrakiye ve madenî yağ konularındaki piyasa faaliyetlerini düzenleyen 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu 20 Aralık 2003 tarihinde 5317 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Kanunu ise 13 Mart 2005 tarihinde çıkarılarak yürürlüğe girmiştir. Ülkemiz, jeopolitik ve jeostratejik konumu itibarıyla komşu ülkelerle mevcut olan önemli miktardaki petrol ve doğal gaz arzının uluslararası pazara ulaştırılmasında bir enerji koridoru olmak üzere önümüzdeki yirmi yıl için politika ve hedeflerini belirlemiştir. Bu gayret içindeki ülkemizin son üç yıl içerisinde enerji sektörünün yeniden yapılandırılmasında gösterdiği performans çok çabuk etkisini göstermiş, uluslararası petrol piyasasının yoğun ilgi odağı hâline gelmiştir. Burada hemen bir örnek vermek gerekirse, 2005 yılında inşaatı bitirilen Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı'nın hayata geçirilmesiyle birlikte özellikle yabancı yatırımcıların ülkemizde petrol sektörünün her alanındaki yatırımlara olan ilgisinin daha da artması beklenmektedir.

Değerli milletvekilleri, 1954 yılında çıkarılmış olan ve ülkemizde uygulanan ekonomik politikaların gereklerine göre bugüne kadar birçok maddesi revize edilmiş olan 6326 sayılı Petrol Kanu- nu'ndaki doğal gaz ve petrol piyasasına ilişkin hükümlerin kendi mevzuatlarında düzenlenmiş olması nedeniyle, ülkemizdeki ham petrol ve doğal gazın aranması, üretilmesiyle kaynağı yurt dışında olan petrol ve doğal gaz boru hattı ile gerek ülkemize gelişini gerekse ülkemiz üzerinden transit geçişini düzenlemek, yönlendirmek, denetlemek ve sektörü disipline etmek üzere yeniden hazırla- nan ve yukarıda kısaca değinilen yeniden yapılanmanın son halkası olan Petrol Kanunu Tasarısı, 30 Kasım 2005 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar ve Bilgi, Teknoloji Komisyonumuzca kabul edilerek Genel Kurula sevk edilmiştir. Böylece, Türkiye, küresel gelişmeler paralelinde, orta ve uzun vade içinde belirlediği enerji arz güvenliği ilke ve hedefleri doğrultusunda dışa bağımlılığımızı daha da azaltacak şekilde, petrol sektöründe serbest piyasa ilkeleri ve Avrupa Birliği normlarına uygun olan yasal ve kurumsal altyapısını tamamlamış olacaktır.

Günümüzde dünyanın birincil enerji arzının kaynaklara göre dağılımından ham petrolün yüzde 37, kömürün yüzde 27, doğal gazın yüzde 24, hidrolik enerjinin yüzde 6 ve nükleer enerjinin de yüzde 6 pay aldığı dikkate alınırsa, petrolün ve doğal gazın dünya ekonomileri için gerek günümüzde gerekse gelecekte ne denli önemli olduğu kolayca anlaşılmaktadır. Sınırlı miktarda olan dünya petrol kaynakları, yoğun tüketime bağlı olarak giderek azalmaktadır. Bu durum, kullanımı sadece enerji ham maddesi olmakla kalmayıp, günlük hayatımızda kullandığımız pek çok ürünün ana girdisi olan petrolün ve doğal gazın ülkemizde de gerektiği şekilde aranması ve üretimini, dolayısıyla Petrol Kanunu Tasarısı'nı daha da önemli kılmaktadır.

Sayın milletvekilleri, bu kanun tasarısının hazırlanmasında sektör, diğer ilgili meslek ve sivil toplum örgütleri, kamu kurum ve kuruluşlarıyla tam bir iş birliği içinde çalışılmış ve nihai metin üzerinde yüce Meclisimizde alt komisyon ve esas komisyonda, gerek sektörümüz gerekse millî menfaatlerimiz üzerinde hassasiyetle durularak, her kesimin mutabakatı sağlanmıştır.

Netice itibarıyla, söz konusu tasarıyla, yerli yabancı özel sektöre petrol ve doğal gaz kaynaklarımızın aranmasında, üretilmesinde, iletiminde, müdahalecilikten uzak, serbest ekonomi kuralları içinde aktif bir rol oynama özgürlüğü veren, bu alanda ihtiyaç duyulan yatırımlara katkısını artıracak şekilde şirketler için eşit koşullarda rekabetçi, istikrarlı ve teşvik edici tedbirler getirilmiştir.

Böylece, daha fazla yatırım, daha fazla arama ve keşif, daha fazla üretim, daha fazla istihdam yaratılması sonucu, bugün itibarıyla ithal enerjiye ödenen ve toplam 29 milyar dolara ulaşan döviz giderimizin ciddi anlamda aşağı çekilmesi mümkün olabilecektir.

Değerli arkadaşlar, benden önceki konuşmacıların tasarı üzerindeki birtakım eleştirilerine açıklık getirmek istiyorum. Özellikle 12'nci ve 13'üncü maddedeki "millî menfaatler" başlığına baktığımız zaman, 1954 yılında çıkan ilk yasada tamamen yabancı kamu hissesi olan firmaların Türkiye'de arama ve üretim izni yokken, 1973 yılında bir düzenleme yapılmış ve yetki Bakanlar Kuruluna verilmiş, 1983 yılında diğer değişiklikler yapılmış ve birçok maddesi günün ihtiyaçlarına göre düzenlenmiş. Bunlar yapılmakla Türkiye'nin kendi millî kuruluşu olan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı -yüzde 100 kamu sermayesi- yurt dışına açılmasında bugün geldiği başarılı nokta ortada. Yurt içinde günlük ortalama 30 bin varil üretim yapan TPAO, yurt dışında ise 40 bin varil üretim yapabilmekte. Yani, sermayesi kamuya ait bir şirketimiz yurt dışında arama ve üretim faaliyetlerinde bulunabilirken, yabancıların Türkiye'ye gelmesinde, işte, sermayesinin yabancı ülke kamu sermayesi mi değil mi diye bakarak nereye gidebileceğimizi sizlerin takdirine bırakıyorum.

Türkiye'deki bugüne kadar kara araştırmalarında gelinen nokta, her taraf didik didik edilmiş, edilmeyen yerler varsa bunların teşvik edilmesi için deniz-kara, su araştırmalarıyla kara araştırmalarını ayırarak burada da araştırmadık bölge kalmasın, üretime katılabilecek eğer çok zengin olmayan kuyular varsa da, bunların da, yine, ülkemize gerek doğal gaz olarak gerekse ham petrol olarak kazandırılması noktasında ciddi düzenlemeler yapılmıştır.

Tasarının üzerindeki tüm çalışmalarda özellikle Enerji Bakanlığımız bürokratlarına, Sayın Enerji Bakanlığı Müsteşarına, Sayın Bakanımıza ve Komisyon üyesi arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Sektör temsilcilerinin de gelip görüşlerini bildirdiği, dolayısıyla tasarının daha ülke menfaatlerine ve sektörün gelişimine uygun hâle getirilmesi yönündeki katkılarından dolayı da herkese teşekkür ediyoruz ve şu anda da huzurunuza gelmiş durumda tasarı. Tasarının yasalaşmasıyla sektörün gelişiminin daha hızlanacağına, dolayısıyla arama faaliyetlerinin daha da artarak üretim aşamasında öne çekilebilecek yatırımların bir an önce sağlanmasıyla Türkiye'nin enerjideki dışa bağımlılığının daha da azaltılacağı kanaatindeyim.

Bu çerçevede, tasarının hem sektöre hem de ülkemize hayırlı olmasını diliyor, heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hasan Angı (AK Parti, Konya). “Petrol kanunu tasarısı ile sanayi, ticaret, enerji, tabii kaynaklar,bilgi ve teknoloji komisyonu raporu (s.s.1041)”. TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim tutanağı, 11 Ocak 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-angi-22-2007-01-11-petrol-kanunu-tasarisi-ile-sanayi-ticaret-enerji-tabii-kaynaklar-bi (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c144/b049/tbmm221440490195.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
