# Kültür ve tabiat varlıklarını koruma kan.tekl.(ss.641)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasan Aydın (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim
- **Tarih:** 14 Temmuz 2004
- **Gündem:** KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KAN.TEKL.(SS.641)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasan-aydin-22-2-2004-07-14-kultur-ve-tabiat-varliklarini-koruma-kan-tekl-ss-641

> Hasan Aydın (CHP), 14 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KAN.TEKL.(SS.641)); konuşma 768 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA HASAN AYDIN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; şimdi, tabiî, ben, biraz, olaylara, bilinen tarzın ötesinde yaklaştığım için, bu yapılan yasalara, her zaman olduğu gibi -burada konuşulurken- bakılması gereken noktaların da altını çizme ihtiyacı duyuyorum.

Bildiğiniz gibi, yasalar, sadece kâğıt üzerindeki belgeler değildir. Yasalar, uygulanmak üzere, yaşama geçirilmek üzere yapılan, insanların yaşamını da doğrudan etkileyen, Yasama Organının ortaya koymuş olduğu belgelerdir; ama, uygulama belgeleri olarak değerlendirilmelidir.

Kültür, insanlığın yarattığı bir üründür, insan yaratıcılığının yarattığı bir üründür, insan bilgisinin, insan düzgünlüğünün, insan niteliğinin, insan kalitesinin âdeta bir yansımasıdır. Eğer böyle bakacaksak, öncelikle, bugüne kadar, gerçekten, çok ciddî, çok önemli, çok yararlı yasalar da yaptık; ama, Avrupa Birliğinin de bizden istediği gibi "evet, yasaları yapmaktasınız; ama, Türkiye'de, galiba, bu yasaların yaşama geçirilmesi konusunda çok ciddî bir problem var; bu problemleri lütfen gündeme alınız, bunları uygulayınız" denilmektedir; çünkü, yasalar, sadece göstermelik olmanın ötesinde, insan yaşamını rahatlatan, ferahlatan, insanlar tarafından kavranabilen, algılanabilen, sadece yapanların değil... Kaldı ki, Türkiye'de, böyle bir sorun da var. Yasayı yapanlar bile, yasalara ne kadar uyarlar, yasaları ne kadar takip ederler; hatta, yasayı yapanlar, yasaları ne kadar bilirler; hatta, yasayı yapanlar, yasayı ne kadar okumuşlardır; hatta, yasayı yapanlar, bir gün kendisine yasayla ilgili soru sorulduğunda ne kadar cevap verebilirler soruları bir yana, yasaların, o toplumda, o ülkede yaşayan insanların tümünü ilgilendirmesi gerektiği gerçeği, Türkiye'de bizim çözmemiz gereken temel sorunlarımızdan bir tanesi. O kadar çok yasa yapıyoruz ki, insanlarımızın bunu okumakla bile yetişmeleri mümkün olmadığı halde, acaba, o yasaları kavrayıp, algılayıp nasıl yaşama geçirecekleri bir sorudur.

Değerli arkadaşlarım, iyi yasalar kültürle ilgilidir. İyi bir kültür, kültürlü insanların ürünüdür. Kültürlü insanların duruşları, kültürlü insanların yaşamları, düşündükleri gibidir. Eğer, kültürlü bir insan iyi düşünüyorsa ve eğer o kültürlü bir insan ise, eğer nitelikli bir insan ise, düşünmüş olduğu gibi yaşayandır; yani "düşündüğün gibi ol, olduğun gibi görün" diye bir bilginimizin, bilgemizin ifade ettiği gibidir.

Şimdi, insanın kültürüne ne kadar değer veriyoruz? Böylesine güzel... Hakikaten, her zaman muhalefet etmek değil; ama, altını çizmemiz gereken bir yanını da dikkate alarak söylüyorum, Türkiye'de ne kadar uygulanacak? Bu yasa yapıcılar, bu yasa tasarısını Parlamentonun gündemine getirenler bu konuda ne kadar samimîdirler? Bunların kendi aralarındaki ilişkileri, partilerin kendi aralarındaki ilişkileri, bu noktadaki kültür alışımları, iletişimleri böyle midir? Şu kağıtta yazdığı gibi midir? Şimdi, değerli arkadaşlar, işte, burada bir sorun var.

Şimdi, burada, şu belgeyi okurken, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ile Adana Milletvekili Atilla Başoğlu'nun... Yani, Adalet ve Kalkınma Partisinin çiçeği burnundaki milletvekilinin de hazırladığı ve bu süre içerisinde bir kültür ilişkisinin yaşandığı -konumuz kültür- çirkin bir kültür ilişkisinin yaşandığı, hoş olmayan bir kültür ilişkisinin yaşandığı... El sallamayın, anlatayım...

FERİDUN FİKRET BALOĞLU (Antalya) - Atilla nerede?!

HASAN AYDIN (Devamla) - Atilla yok burada.

Değerli arkadaşlarım, ne dediğinize değil, neyi çıkardığınıza, kâğıda neyi yazdığınıza değil, neyi yaptığınıza bakmakla yükümlüyüz. Samimî insan yaşamıyla ölçülü olan insandır. Samimî insan lafıyla söylediğini hayatıyla da yaşayan insandır.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, bu arkadaşımız -bakınız, bir milletvekili olarak, Parlamentonun canlı yayınında konuşuyorum- Maliye Bakanlığı tarafından, aşağı yukarı birbuçuk aydır, anasından emdiği sütün burnundan getirildiği, her gün büyük şirketlerinin önünde 20 civarında, 30 civarında, 50 civarında müfettişin cirit attığı -bir milletvekili konuşuyor, dikkatinizi çekerim sevgili milletvekili arkadaşlarım- bu arkadaşımızın bankalara daha sonra ödemesi gereken kredilerinin acil tahsile girdiği, hükümetin baskıları nedeniyle piyasadaki itibarının sıfıra indiği , baba yadigârı elli yıllık, yapmış olduğu üretimin yüzde 75'ini ihracata gönderen bir milletvekilini, hiç lazım değilken -bir milletvekili fazla olsa ne olur sizde, fazla olmasa ne olur- hiç lazım değilken, hiç gerekli değilken, sıkıştırarak, nefesini keserek, devletin gücünü arkanıza alıp, tepesinde balyoz gibi durarak, anasından doğduğuna bir insanı pişman ederek, Genel Başkanınızın sağ yanına birini sol yanına birini, büyük zafer edasıyla, kazanmış olmak...

Sevgili Adalet ve Kalkınma Partili arkadaşlarım, rica ediyorum, bir düşünün -ve bu dediklerim doğrudur- bu milletvekili arkadaşımızın bize ne hayrı oldu da size ne hayrı olacak... (CHP sıralarından "Bravo"sesleri, alkışlar)

Kültürü konuşuyoruz, kültürü. Kültür, önce burada olacak. Göstermelik yazıları yazarak, bazı insanlara hoş gelip, efendime söyleyeyim "bak, ne kadar güzel; bütün talepler de burada karşılanıyor" diyerek olmaz.

Yirmi gün... Sosyal demokrat olduğu için, CHP'li olduğu için, CHP'li olup da burada bol önerge verdiği için, Sayın Unakıtan'a önerge verdiği için... Bir insan, biraz vicdanen düşünür; imalatının yüzde 75'ini ihraca yöneltmiş bir ulusal sanayiciyi ezmek, ezmek, tekrar ezmek , 10 müfettiş göndermek, 20 müfettiş göndermek... Şimdi Unakıtan'a soruyorum: Müfettişler şimdi devam ediyor mu Sayın Bakan? AKP'li oldu; müfettişler duruyor mu şimdi? Müfettişler duruyor mu şimdi yerinde?!

ATİLA EMEK (Antalya) - Müfettişler görev yapıyorlar mı Sayın Bakan?!

HASAN AYDIN (Devamla) - Birbuçuk aydır, arkadaşlar.... 367 milletvekili, oldu 369; alkışlıyorum sizi, müthiş başarılısınız(!) ve şimdi kültür varlıklarını koruyacaksınız!... İnsanın onurunu, insanın şahsiyetini koruma noktasında bir hassasiyet gösteremezsek...

---

**Kaynak gösterme:** Hasan Aydın (CHP, İstanbul). “Kültür ve tabiat varlıklarını koruma kan.tekl.(ss.641)”. TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim tutanağı, 14 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-aydin-22-2-2004-07-14-kultur-ve-tabiat-varliklarini-koruma-kan-tekl-ss-641 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
