# Cezaevlerinde yaşanan sorunlara ilişkin

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasan Aydın (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim
- **Tarih:** 4 Kasım 2004
- **Gündem:** CEZAEVLERİNDE YAŞANAN SORUNLARA İLİŞKİN
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasan-aydin-22-2-2004-11-04-cezaevlerinde-yasanan-sorunlara-iliskin

> Hasan Aydın (CHP), 4 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZAEVLERİNDE YAŞANAN SORUNLARA İLİŞKİN); konuşma 704 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HASAN AYDIN (İstanbul) - Sayın Başkanım, değerli arkadaşlarım; aslında biraz şanslıyım;çünkü, bu konuyla ilgili, hem İçişleri Bakanımız, hem de Adalet Bakanımız, tesadüfen bugün buradalar.

Sevgili arkadaşlarım, bir noktada, gündemdışı konuşma ne kadar işe yarar, ne kadar yaramaz; bu gündemdışı konuşmalarda dile getirilenler, Mecliste, kanun anlamında, değişik anlamlarda ne kadar hayata geçmiştir bir yana; ama, hiç olmazsa, toplumun sesi anlamında, bir toplum yarasını, bir toplum sorununu gündeme getirme ihtiyacında olduğum için huzurunuza çıktım.

Değerli arkadaşlarım, aslında, kimse cezaevine düşmek istemez. Her birimizin, yakınında, uzağında, şöyle ya da böyle, cezaevinde insanlarımız olmuştur. Biz, sadece, onların yakınlarının ne çektiklerini, nasıl bir etki altında olduklarını görmüşüzdür; eğer, cezaevinde bir yakınımız varsa, bu olaya, daha da yakından ilgi duyma şansını yakalayabilmişizdir.

Bir ülkede, bir toplumda suç varsa, ceza olacaktır. Burada tartışılan bir şey yoktur. Ceza da suçun boyutu kadar olur; cezanın ağırlığı suçun ağırlığıyla ilintilidir; ama, gelin görün ki, ben, bugün, burada, zaman zaman sadece kimi radikallerin eylem yaptığını zannettiğimiz, toplumun da peşin bir hükümle, bir önyargıyla kenara koyduğu, kimi annelerin kimi cezaevi tutuklularının eylem yapıp gazete sayfalarına kimi zaman iri kimi zaman da küçük puntolarla girdiği bir temel problemi gündeme getirmek istiyorum.

F tipi denildiği zaman, toplum olarak, F tipi cezaevlerini, toplumun dışladığı, genellikle de radikal solcu ya da sağcıların orada yer aldığı, buna da müstahak oldukları, hak ettikleri bir kavrayış olarak algılamaktayız.

Değerli arkadaşlarım, F tipi cezaevi denilen cezaevleri 2x4 boyutunda; tuvaleti -affedersiniz- lavabosu, yatak odası, banyosu, tümü içerisinde. Biraz inceleme ihtiyacı duydum bize gelen talepler doğrultusunda, bazı şeylere aklım ermedi. Yani, acaba, Türkiye Cumhuriyeti, demokratikleşmeye çalışan cumhuriyetimiz, Avrupa Birliğiyle bütünleşmeye çalışan cumhuriyetimiz, nasıl bir mantıkladır ki, biraz sonra birkaç maddeyle size izah etmeye çalışacağım bir olayı meşru görebilmekte, doğal görebilmekte, gerekli görebilmektedir.

Şimdi, ceza veriliyor... Zaten, hapishaneye girmiş olmak, cezanın çekilmesinin başlama süreci anlamına gelmektedir; fakat, bu F tiplerinde böyle değil. Önce hapse koyuyorsunuz; sonra, yeni bir işkence süreci başlatıyorsunuz. Yani, hapishane biter mi bitmez mi belli değil; çoğunun da ölmemesi için hiçbir neden yok. Yeni bir süreç; çağımızda algılanması son derece zor, yeni bir süreç başlamaktadır. Önce küçük bir hücreye koyuyorsunuz -F tiplerinden bahsediyorum- sonra, değerli arkadaşlarım, bunları, müthiş derecede bir yalnızlığa bırakıyorsunuz... Biz, idam cezasını da kaldırmış bir ülke olarak, cezaevlerini aslında şöyle algılamak durumundayız: Bunlar, suç işleyen insanların ıslah edildikleri, topluma yeniden kazandırıldıkları, programlarının, planlarının bu şekilde olması gerektiği gibi algılara da bakarız. İnanılmaz derecede bir yalnızlaştırma politikası başlıyor önce. Bu yalnızlaştırmanın ötesinde de, cezaevlerinde abartılı bir biçimde psikolojik baskılar başlıyor. Temel felsefe, eğitmek, ıslah etmek, topluma yeniden kazandırmak değil; oradaki insanları kişiliksiz hale getirmek, şahsiyetlerinden, kimliklerinden, kişiliklerinden uzaklaştırmak; düşünmeyen, ezdiğimiz için, imha ettiğimiz için ayakta duramayan, dışarıya çıktığı zaman toplumla anlaşması, uzlaşması, topluma katkı yapması asla mümkün olmayan bir proje.

Bir arkadaşım anlattı; bu cezaevlerinde müzik yayını olduğu zaman idare karar veriyor. Şimdi, bir düşünün; gecenin saat 3'ünde, ses db'sinin de idare tarafından ayarlandığı bir müzik yayını düşünün siz!.. Bu müzik yayınına sizin itiraz etme şansınız yok. "Bu müziği dinlemiyorum" deme şansınız yok; yani, âdeta, bir işkenceyle, saat gecenin 3'ünde, tamamen idarenin keyfine bağlı; yani, müzik yayınının ne zaman yapılacağı, mahkûmlarla nasıl ilgilenileceği tamamen idarenin keyfine bağlı. Eğer, kazaen, devletimiz, hükümetimiz, farkında olmadan, ruh hali bozuk olan bir adamı da oraya koymuşsa, varın düşünün ki, oradaki insanların... Sonuçta, o hapishaneye koymuş olduğunuz canlılar, insan. Biz, her dönemde, vicdanen, insanın bulunduğu her yerde insanlara insanca muamele yapmakla yükümlü bir toplumun geleneklerinden, geleceğinden gelmekteyiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HASAN AYDIN (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, saymak çok zaman alıyor. Müthiş bir işkence ortamı, müthiş bir yok etme ortamı... İdare başta olmak üzere, bu F tipi cezaevlerinde bulunan insanlara karşı bir peşin hüküm; yani, atomun bile parçalanmasından zor olduğunu ifade etmeye çalışmış olduğumuz bir peşin hüküm, bir önyargı...

Ben, hem İçişleri Bakanımızın hem Adalet Bakanımızın, bir vekil arkadaşlarının, belki, bugünden farklı olarak, hissettiğim için, yani, hissettiğimi bu kürsüde ifade etmek zorunda kaldığım için, bir kere daha, bu cezaevlerine bu gözle, bir insan, iyi gözle, hepinizin baktığı gibi bakmalarını -tenzih ederim, yanlış anlaşılmasını da istemem- orada bulunanların insan olduğunu, topluma kazandırmak zorunda olduğumuzu, toplumun bir yarası olduğunu, onların da bir annesinin, babasının olduğunu, onların da bir Allah kulu olduğunu, onları oraya atarak insanlıktan çıkarma hakkımızın bizde bulunmadığını hatırlamalarını ve bu konuda bu soruna ilgi göstermelerini huzurunuzda istirham ediyorum, rica ediyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hasan Aydın (CHP, İstanbul). “Cezaevlerinde yaşanan sorunlara ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-aydin-22-2-2004-11-04-cezaevlerinde-yasanan-sorunlara-iliskin (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
