# Ülkemizdeki sosyal çöküntü ve otopark çetesi hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasan Aydın (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim
- **Tarih:** 24 Mart 2005
- **Gündem:** ÜLKEMİZDEKİ SOSYAL ÇÖKÜNTÜ VE OTOPARK ÇETESİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasan-aydin-22-2-2005-03-24-ulkemizdeki-sosyal-cokuntu-ve-otopark-cetesi-hakkinda

> Hasan Aydın (CHP), 24 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜLKEMİZDEKİ SOSYAL ÇÖKÜNTÜ VE OTOPARK ÇETESİ HAKKINDA); konuşma 682 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HASAN AYDIN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; aslında, Sayın Başkanın ifade ettiği gibi, bir başlığın da ötesinde, bir iki cümleyle, olayın esasını vurgulamak istiyorum. İçinde bulunduğumuz koşullarda, ülkemiz, ciddî zorluklar yaşıyor. Avrupa Birliğiyle ilişkilerimiz iyi değil. Dışpolitikamızda, aşağı yukarı toplumun bütün kesimleri tarafından ciddî bir tartışma söz konusu. Borçlarımız azalmıyor. Kıbrıs meselesinde çok ciddî bir politika izlediğimiz söylenemez. Irak'ta, toplumun bütün kesimleri, hükümetin izlemiş olduğu politikayı tartışır noktaya getirmiş. Amerika Birleşik Devletleriyle yıllara dayalı dostluğumuz tartışmalı bir noktada. Yolsuzluklar, hemen her sayfada, her haberde, her konuşmada söz konusu. Dokunulmazlık tartışılıyor. Özelleştirme tartışılıyor. İşsizlik had boyutta. Bütün milletvekillerinin, diyebilirim ki, en yeteneksiz, en başarısız, en yardım edemedikleri nokta Türkiye'de, işsizlik. Sosyal kurumlar, siyasal partiler tartışmalı, demokrasi tartışmalı, insan hakkı tartışmalı, özgürlük tartışmalı. Sivil toplum örgütleri geleneksel kronik sorunlar yaşıyor, âdeta birer şirket, birer imparatorluk noktasında, sendikalar hakeza. 1980 sonrasında başlayarak gençlik çok zor durumda, çok sıkıntılı bir durumda, genç mi, değil mi belli değil. Esrar, sigara gibi içilmeye başlanmış, eroin pazarda pazarlanır olmuş. Çeteler, sokaktaki çocuklar, intiharlar, saldırılar, gasplar...

Sevgili arkadaşlarım, bu gündemdışı konuşmaların çok da katkı yaptığını düşünmedik; ama, belki, Meclisin gündemine düşürerek, milletvekili arkadaşlarımızın dikkatini çekerek, bir nebze olsun konunun sıcaklığını muhafaza edebiliriz diye düşündüm.

Bir kent düşünün, İstanbul; 1970'li yıllara kadar, neredeyse insanların evlerini kilitlemedikleri, gecenin saat 1'lerine, 2'lerine kadar kızlarımızın, çocuklarımızın sahillerde, parklarda oturdukları, kimsenin dönüp bakmadığı, hatta baktığı zaman bile, sosyal dayanışmayla, kimsenin, rahatsız edemediği bir İstanbul, bir de beş on sene öncesine kadar bayanların geceleri dışarıya çıkma sıkıntısı yaşadığı, günümüzde ise erkeklerin de dahil olmak üzere gece sokakta gezme noktasında çekindikleri Türkiye'nin büyük metropolü, büyük şehri, merkezi İstanbul; hakeza Ankara ve İzmir, diğer kentler.

Şöyle zannedilebilir -İçişleri Bakanımız da burada- bu sorunlara, polis niye tedbir almıyor, niye üzerine gitmiyor, neden çözmüyor diye bir soru sorabileceğim düşünülmüş olabilir. Yok böyle bir şey. Bugün Türkiye'de bu sorunların ağırlığı öyle bir noktaya gelmiş ki, polisin bu işleri çözmesi, bu işte polisin titizliğini arıyor olmamız sadece beyhude uğraşmak anlamına gelir; çünkü, bu olay bir sosyal problem olmanın ötesinde, bir sosyal yara olmanın ötesinde, sosyal bir kangrene dönüşmüş vaziyette. Her adamın başına bir polis bırakabilirseniz ve o polislerin tamamı da işi düzeltme noktasında niyet birliği içinde ise, işi düzeltebilirsiniz.

Sorun, ciddî olarak sosyal bir soruna dönüşmüştür. Eğer işsiz sayısı milyonları aşmışsa, eğer borcunuz had safhaya çıkmışsa, eğer Parlamentoda, hâlâ, yargılanmış, parlamenter olduğu için parlamenterliğini sürdüren; ama, parlamenter olmayanların mahkûm olduğu; ama, milletvekilliği sıfatını devam ettiren bir ortamda yaşıyorsanız, büyük sorunlarla karşı karşıyasınız demektir.

Değerli arkadaşlarım, gündüz gözüyle İstanbul'da evler yakılıyor, o evler yakıldıktan sonra enkazı toplanıyor, enkazı toplandıktan sonra o evlerin yerine arsalar imara açılamadığı için -eski antik kentler ve binalar olduğu için- otoparklar açılabiliyor, insanlar sokakta sizi çevirip para isteyebiliyor. Hatta, daha da ileriye gitmek istiyorum. Yeri geldiğinde polis de bu işe pek bakma ihtiyacı duyamıyor, cesaret edemiyor. Türkiye'de ciddî bir yeniden yapılanma anlayışına ihtiyaç var

Şimdi, iktidarımızın, hükümetimizin, olaylara zaman zaman çözüm bulma noktasında çaba sarf ettiğini görüyoruz; ama, bu çabanın ötesinde bir ufuk değişikliğini, bir perspektif değişikliğini, geleneklerden farklı olarak bir duruş almak gereğini ortaya koyuyor. Yıllardan bu yana sürdürmüş olduğumuz tedbirlerle bu işi çözemeyeceğimiz açık. Yeni bir devlet politikasına ihtiyaç var. Sokaklara çıkamaz noktaya geliyoruz; çünkü, milyonlarca işsiz var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Aydın.

HASAN AYDIN (Devamla) - Milyonlarca işsiz, varsa annesinden babasından alacağı üç beş kuruş harçlık, ki, artık anneler babalar da işsiz... Yeni arayışlara girmek, kendi başının çaresine bakmak gibi, neredeyse Parlamentoya kadar gelip "artık devleti unuttuk, devletin kurumlarını unuttuk, kendi başımızın çaresine bakmak zorundayız" diyebilecek, hukuk devletini neredeyse dinamitlemek anlamına gelebilecek, devletin temel ilkelerini ortadan kaldırabilecek herkes başının çaresine baksın meşruiyeti gibi düşüncelerin gelişmiş olması, içinde bulunduğumuz ülkedeki vahameti göstermektedir, aciliyeti göstermektedir.

Ben, burada, Sayın İçişleri Bakanımıza, hükümet yetkililerimize bir politika değişikliği yapmak zorunda olduklarını, insanlara, zaman zaman, sadece sosyal kurumlar kanalıyla destek olmanın yetmediğini, bunun giderek büyüdüğünü, 2003, 2004 yıllarında suç oranlarının giderek arttığını, üç yıl içerisinde 123 000 çocuğun suça karıştığını, bu çocukların bizim çocuklarımız olduğunu, bunun arkasını düşünmemiz gerektiğini, kafa kafaya vererek Parlamentoda bu çözümün bulunabileceğini; ama, alışkanlıklardan vazgeçerek, yeni çözümler üretme noktasında yaratıcılığımızı kullanarak, toplumun değerlerini, tekrar, yeniden ayağa kaldırmak gibi bir problemle karşı karşıyayız.

---

**Kaynak gösterme:** Hasan Aydın (CHP, İstanbul). “Ülkemizdeki sosyal çöküntü ve otopark çetesi hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim tutanağı, 24 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-aydin-22-2-2005-03-24-ulkemizdeki-sosyal-cokuntu-ve-otopark-cetesi-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
