# Terörizm ve kuzey ırak hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasan Aydın (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim
- **Tarih:** 8 Mart 2007
- **Gündem:** TERÖRİZM VE KUZEY IRAK HAKKINDA
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c149/b073/tbmm221490730336.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasan-aydin-22-2-2007-03-08-terorizm-ve-kuzey-irak-hakkinda

> Hasan Aydın (CHP), 8 Mart 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖRİZM VE KUZEY IRAK HAKKINDA); konuşma 900 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HASAN AYDIN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; bildiğiniz gibi, son dönemlerde -Türkiye'nin temel gündemini oluşturan meselelerden bir tanesidir- Türkiye'nin bölünmesine kadar varabilen tartışmalar yaşıyoruz. Aslında, bir realite var ki, Türkiye'nin bölünmesi hiçbir surette söz konusu değil. Çünkü, Türkiye'deki yapılanma, Türkiye'deki maya, dünyada bölünen ülkelerin hiçbir tanesiyle, hiçbir surette benzerlik arz etmemektedir.

Şimdi, ülkemizi bölmeye çalışan güçlerin kim olduğunu, aşağı yukarı, biliyoruz. Ben, belki, burada tartışılmayan, bölmekten yana ya da ülkenin gidişatından zarar görebileceklerin telaffuz edilmeyen kısmına daha çok değinmek istiyorum.

Türkiye Cumhuriyeti'nin güçlü bir ülke olmasını istemeyen güçlerin kim olduğu ortada, bunu herkes biliyor. Ama, asıl, Türkiye'de, Türkiye'nin birlik, bütünlüğü diye yirmi dört saat bağıran, Türkiye'de milliyetçilik kavramını toplumun temel harcı olarak değerlendiren, ama, milliyetçiliğin ötesinde, toplumun bütünlüğüne verilen zararlardan söz etmek istiyorum.

Şimdi, sevgili arkadaşlarım, Kuzey Irak'ta bizim kırmızı çizgilerimiz vardı. Yıllar sonra bu kırmızı çizgilerimizin flulaştığı ortada. Bir devletin kurulması Kuzey Irak'ta, bizim için kırmızı çizgiydi, ama, bugün Kuzey Irak'ta bir devlet var, Kuzey Irak'ta bir devlet başkanı var, Kuzey Irak'ta bir bütçe var, Kuzey Irak'ta işleyen bir mekanizma var. Bütün dünya da bu realiteyi görüyor, Avrupa görüyor, Amerika görüyor, Arap dünyası görüyor, ama, Türkiye'de, bu realiteyi, hâlâ, gerçek bir biçimiyle tahlil etmekten uzak duran, daha çok da biziz.

Türkiye bölünüyor, çünkü, Türkiye'de bazı kesimler, Türkiye'nin bir parçasını oluşturan insanların bir kısmını potansiyel düşman olarak görüyor. Türkiye bir sıkıntı çekiyor, bir sorun çekiyor, çünkü, yirmi dört saat "Türklük" kelimesini ağzından düşürmeyenlerin, neredeyse "Dünyada Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur." diyerek, 6 milyar insanın yaşadığı bir gezegen üzerinde Türkleri yalnızlığa ve hatta Türklerin yalnız kalmaya mahkûm edilişini kutsi bir düşünce olarak savunmaktadırlar.

Değerli arkadaşlarım, Irak'ı tanıyoruz, Irak bir devlet, ama, Irak'ın Devlet Başkanını resmen tanımadığımızı söylemiyoruz, ama fiilen tanımıyoruz. Irak'ın Devlet Başkanını, Türkiye Cumhuriyeti'nin geleneksel siyaseti dışında, dünyada herkes tanıyor. Bizim bu tanımama noktasındaki direncimizin Türkiye'nin birliğine, beraberliğine nasıl bir faydası var, bugüne kadar kavramış değilim. Türkiye'de ve dünyada bazı realiteler var. On yedi yaşındaki bir çocuğu on sekiz yaşına çıkartıp büyüten ve onu idam sehpasına gönderen insanlar karşısında suspus olan, sesini çıkaramayanlar, benim de karşı olduğum, zaten Türkiye'de işlemesinin de mümkün olmadığı federal sistem gibi bir düşünce ifade ettiği zaman aslan parçası kesiliyorlar. Türkiye'nin sahibi bunlar. Türkiye'de yaşayanlar. .. Bunlardan başka bu ülkeyi seven kimse yok. Bunlar gibi düşünürseniz eğer vatanseversiniz, bunlar gibi düşünmezseniz hainsiniz. Bu ülkeyi ya seveceksiniz ya da terk edeceksiniz. Çünkü, bu ülkeyi sevmek demek, onlar gibi düşünmek demek, bu ülkeyi sevmek demek, sözüm ona milliyetçi demek. Aslında milliyetçilik şu: Eğer bir ülke kendi insanını aç bırakmışsa, eğer bir ülkede milyonlarca işsiz varsa, eğer o ülkenin milliyetçileri bununla ilgili değillerse onların milliyetçiliği beyhude bir milliyetçilik. Eğer kendi vatandaşlarınızı Avrupa'nın kapılarında süründürüyorsanız, eğer kendi vatandaşlarınızın itibarını yükseltmek için topluma yeni öneriler ve çözümler sunmuyorsanız, eğer kendi vatandaşlarınıza palavradan "kardeşiz, kan bağımız var" diyor, ama, öte taraftan, toplumun belli bir kesimine farklı bir duruş sergiliyorsanız, sizin milliyetçiliğiniz, bir zamanlar meşhur bir siyasetçinin söylediği gibi, ancak, olsa olsa, patatesten milliyetçilik olur.

Sevgili arkadaşlarım, milliyetçilik ülkeyi sevmektir, toplumu sevmektir; Türkiye Cumhuriye- ti'nin geleneğinde Türkiye toprakları üzerinde yaşayan bütün insanları algılayabilmektir, kavrayabilmektir, içselleşebilmektir; Türkiye'de farklı dillerin konuşulmasından, farklı kültürlerin yaşanmasından rahatsız olamayacak bir öz güveni taşımaktır; Türkiye'de yaşayan, Türkiye'de doğan bütün insanların bu ülkeyi sevdiği konusunda kendine inanmaktır. Eğer ülkeyi seviyorsanız, ülkenin sınırlarını korumak istiyorsanız, ülkenin dünyada büyük bir ülke olması, Akdeniz'de, Avrasya'da, Orta Doğu'da etkin olmasını istiyorsanız küçük beyinlerinizi kuma gömmekten vazgeçeceksiniz.

Sizin realiteleriniz gezegenin realiteleriyle bağdaşmıyorsa, eğer, siz, "Kürt" denildiğinde "kart", "kurt" diyerek başladıysanız, bugün gelmiş olduğumuz noktada sözüm ona çağdaş dünyanın dayatmaları ve baskılarıyla birçok şeyi kabul ettiyseniz, yarınlarda yapılması gereken projeyi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim.

HASAN AYDIN (Devamla) - ...yine dayatmalarla, zorlamalarla yapmayınız.

Bu ülkenin sahibi biziz. Bu ülkede birliği ve beraberliği savunması gereken biziz. Buna çözümleri bulması gereken de biziz. Türkiye'de sorunları çözmek başka ülkelerden icazet almayı gerektirmez.

Bakınız, ben çok samimi bir duygumu söyleyeyim: Türkiye'nin nüfusu 73 milyonsa Türkiye'de bölünmeyi isteyenlerin sayısı binde 1 değildir. Bunu çok iyi biliyorum. Peki, nasıl oluyor da binde 1 bile olmayan bir kesimi bazı güçler, teröristler kullanabiliyorlar, güçlenebiliyorlar, gençlerimizi katledebiliyorlar, şehit edebiliyorlar? Bunu hiç düşündük mü? Hayır, bunu düşünemedik. Eğer bugüne kadarki klasik devlet siyaseti çizgisiyle bu sorunu çözebileceğimizi zannediyorsak yanılıyo- ruz. 140 milyar dolar para harcamışsınız, 35 bin tane şehit vermişsiniz, hâlâ o noktada ısrarla, inatla, sorunu çözebilecek bir zavallılıkta yürüyorsunuz. Bu yol, yol değil. Korkar yol...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HASAN AYDIN (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Efendim, konuşmanızı lütfen tamamlayın.

Buyurun.

HASAN AYDIN (Devamla) - Sevgili arkadaşlarım, bugüne kadar izlenen yol, yol değil. Türkiye Cumhuriyeti'nin büyüklüğüne, asaletine, öz güvenine, şanına yakışır bir duruşa ihtiyacımız var, yeni çıkışlara, yeni çözümlere ihtiyacımız var, statükocu düşünceye karşı duruş almaya ihtiyacımız var, tepkileri göğüslemeye ihtiyacımız var, Türkiye'yi kucaklamak için yirmi beş yıldır denemiş olduğunuz yöntemlerden vazgeçmeye cesaret etmeye ihtiyacımız var. Ben, Dünya Kadınlar Günü'nün bugününde, yani lafta da olsa, Dünya Kadınlar Günü'nün kadınlar için ne anlama geldiğini biliyor, onların gününü yine de kutluyorum. Ama, burada bir kez daha şunu söylemek istiyorum: Bugün Türkiye'yi çok fazla sevdiğini söyleyenler samimiler, ama Türkiye'nin sevdalısı olarak doğru bir duruş içinde değiller. Bu ülkede hukuka ihtiyaç var, bu ülkede özgürlüğe ihtiyaç var. Bu ülkede farklı dillerin, farklı kültürlerin yaşanmasında mahzur yoktur. Asıl, bu kültürlerin, farklı dillerin bir araya getirilerek hamur edilememesi problemi vardır. Ben Türkiye'de yeni bir bakış, yeni bir düşünce ihtiyacına ihtiyaç olduğu kanaatindeyim. Böyle bir günde bu nedenle söz aldım.

Arkadaşlarım, beni dinlediğiniz için de hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hasan Aydın (CHP, İstanbul). “Terörizm ve kuzey ırak hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 8 Mart 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-aydin-22-2-2007-03-08-terorizm-ve-kuzey-irak-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c149/b073/tbmm221490730336.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
