# Yükseköğretim kanununa geciçi maddeler eklenmesine dair kanun teklifi (s.s.799)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasan Aydın (AK Parti, Giresun)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim
- **Tarih:** 23 Şubat 2005
- **Gündem:** YÜKSEKÖĞRETİM KANUNUNA GECİÇİ MADDELER EKLENMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.799)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasan-aydin-22-2005-02-23-yuksekogretim-kanununa-gecici-maddeler-eklenmesine-dair-kanun-teklifi

> Hasan Aydın (AK Parti), 23 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KANUNUNA GECİÇİ MADDELER EKLENMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.799)); konuşma 816 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA HASAN AYDIN (Giresun) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 799 sıra sayılı Yükseköğretim Kanununa Geçici Maddeler Eklenmesine Dair Kanun Teklifinin geçici 50 nci maddesi üzerinde Grubum adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, şahsım ve Grubum adına, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bundan önceki öğrenci affı yasaları çok sık aralıklarla çıkarıldığı için, özellikle, öğrenciler tarafından bir zaruret gibi algılanmıştır. Öğrenci affının sıklıkla çıkmasının üniversitede okuyan öğrencilerin eğitim ve öğretim disiplinleri üzerinde olumsuz etkiler bıraktığı ve üniversitelerdeki eğitim ve öğretimi zedelediği yönündeki değerlendirmelerin de yapıldığı bir gerçektir. Aslında, burada olayı çok taraflı olarak düşünmek meselenin ehemmiyetini ve zaruretini ortaya çıkaracağından, ortada var olan yanlış anlamaların ve anlaşılmaların önü kesilecektir.

Benden önce konuşan değerli konuşmacılar bu konunun önemini, ehemmiyetini ve nedenlerini anlattılar. Tabiî, belki biraz tekrar gibi olacak; ama, yine de ben değinmeden geçemeyeceğim.

Değerli arkadaşlar, bilindiği üzere, geride bıraktığımız dönemde, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar, bütün kesimleri önemli ölçüde etkilemiştir. Özellikle, ekonomik problemler yüzünden bir yükseköğretim programına kayıtlı olduğu halde ilişiği kesilen birçok öğrencimiz bulunmaktadır. 2000 yılında çıkarılan 4584 sayılı Kanundan sonra, 224 000 öğrenci devlet ve vakıf üniversitelerinden, 453 000 öğrenci ise açıköğretim fakültelerinden ayrılmak zorunda kalmışlardır.

Bu rakamlar düşündürücüdür değerli kardeşlerim. 224 000 öğrenci, geçen sene üniversitelerimize yerleşen öğrenci sayısından daha fazladır. Bu kadar kısa süre içerisinde bu kadar fazla öğrencinin mağdur olma sebebinin araştırılması gerektiğini düşünüyorum.

Bu tabloda en dikkat çekici kısım da, kendi isteğiyle üniversitelerden ayrılan öğrenci sayısının 91 814 olmasıdır. Acaba, bir öğrenci çok zarurî bir sebep olmadıkça üniversiteden neden ayrılsın? Ülkemizde üniversiteyi kazanmanın ne kadar zor olduğunu hepimiz biliyoruz. Vermiş olduğum bu rakamlardan da anlaşılacağı üzere, son çıkan öğrenci affından sonra, ülkemizin 2000-2001 yıllarında içerisinde bulunduğu ekonomik durum, birçok üniversite öğrencimizi ve ailelerini olumsuz olarak etkilemiş ve çoğunun, istemediği halde üniversiteyle ilişiğinin kesilmesine sebep olmuştur.

Değerli arkadaşlar, bir ülke, yetişmiş uzman kadrosuyla, dünya devletleriyle çıktığı yarışı kazanabilir. Gençlerimize, kaldıkları yerden çalışmaya, branşlarında uzman olmaya fırsat verdiğimiz takdirde, çok sayıda yetişmiş eleman topluma kazandırılacaktır. Vasıfsız kişilerin iş bulma ve iş kurma imkânlarına göre, vasıflı elemanların, aldıkları tahsil ve yeni ufuklarla, özgüven içerisinde, ülke ekonomisine katkı yapmaları daha kolay olacaktır. Gençlerimize güvenmek ve fırsat vermek zorundayız.

Değerli arkadaşlar, meselenin diğer bir boyutu ise, çocuklarını binbir güçlükle özel dershanelere göndererek emek ve kazançlarını çocuklarının geleceği için harcayan ailelerin durumudur. Öyle ki, birçok üniversite öğrencisinin ailesi, maddî imkânsızlıklar içerisinde, çocuklarını, daha iyi bir geleceğe sahip olabilmesi için üniversiteye göndermektedir. Her ne sebeple olursa olsun, bir üniversite öğrencisinin üniversiteyle ilişiği kesildiği zaman, hem aileler hem de öğrenciler açısından sosyal ve ekonomik olarak büyük bir kayıp yaşanmaktadır; bunu hiçbir zaman gözardı etmemiz de mümkün değildir. Olayı bir de devlet açısından ele alırsak, meselenin ehemmiyeti daha da önplana çıkacaktır.

Değerli arkadaşlar, Anayasanın 42 nci maddesi hepinizin malumudur. Madde 42'de "Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz" deniliyor ve devamında "Devlet, maddî imkânlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacıyla burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve incelemeyle ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez" deniliyor.

Değerli arkadaşlar, biraz önce, Sayın Bakanımız bir soruya cevabında da söyledi. Ben, rakamsal olarak, bazı rakamlar vermek istiyorum. Özellikle, 2000 ve 2001 yıllarındaki ekonomik kriz ortamından sonra, AK Parti Hükümeti olarak, yirmiyedi aylık dönemde, her alanda olduğu gibi, üniversite öğrencilerimiz için de birçok imkân sağlanmıştır. Örneğin, AK Parti İktidarından önce 45 000 000 olan yükseköğretim öğrenci bursları, şu anda 110 000 000'dur. Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından, 2004 yılında 54 728 öğrenciye burs verilirken, 2005 yılında, bu sayıya 60 000 ilave yapılarak toplam 114 634 öğrenciye 153 trilyon civarında ödeme yapılacaktır. Ayrıca, 2004 yılında, toplam 345 000 öğrenciye katkı kredisi verilirken, bu rakam 2005 yılında 140 000 artırılarak, 485 000 öğrenciye toplam 130 trilyon ödeme yapılacaktır. Buna ilave olarak, 2004 yılında 377 610 öğrenci öğrenim kredisi almakta iken, bu rakama 180 150 ilave yapılarak, 2005 yılında toplam 557 000 öğrenciye 697 trilyon öğrenim kredisi ödemesi yapılacaktır.

Üniversite öğrencilerimizin barınma imkânlarını karşılamak için, ülke genelinde birçok yurt binasının açılması ve yatırım programına alınması sağlanmıştır. Dolayısıyla, üniversite öğrencilerimize hükümetimiz tarafından sağlanan kolaylıklar, onların eğitimlerini daha rahat tamamlama imkânı sağlayacaktır.

Değerli arkadaşlar, sözlerime son verirken, gençlerimize bir tavsiyemi belirtmek istiyorum. Değerli gençlerimiz, size şunu söylemek istiyorum: Bu önünüze çıkan fırsat büyük bir fırsattır. Bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeniz gerekecektir ve değerlendirmeniz gerekir; çünkü, sizlerin de gördüğü gibi, bu affı çıkarmak için bir hayli çaba sarf ediyoruz, muhalefetimizin büyük eleştirisini alıyoruz. Bu fırsatı ganimet bilin ve 224 000, artı, 453 677 gencimiz bu fırsatı ganimet bilip okullarını bitirsinler.

Bir başka tavsiyem de şu: Bundan sonra da kesinlikle bir af çıkacağı beklentisi içerisinde olmayın. O beklenti içerisinde olmayın; çünkü, sayın muhalefet sözcülerimizin de belirttiği gibi, hem öğrencilerimiz hem de üniversitelerimizin çok daha iyi konuma getirilmesi için gerekli yasal düzenlemeleri bu Meclis çıkaracaktır. Ben, buna yürekten inanıyorum ve gençlerimize de güveniyorum.

Sözlerimin sonunda, bu kanun, öğrencilerimize, ailelerine ve milletimize hayırlı uğurlu olsun diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hasan Aydın (AK Parti, Giresun). “Yükseköğretim kanununa geciçi maddeler eklenmesine dair kanun teklifi (s.s.799)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 23 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-aydin-22-2005-02-23-yuksekogretim-kanununa-gecici-maddeler-eklenmesine-dair-kanun-teklifi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
