# Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda ve yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarının kadroları hakkında kanun hükmünde kararname ile genel kadrı ve usulü hakkında (s.s.226)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasan Çalış (MHP, Karaman)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim
- **Tarih:** 22 Mayıs 2008
- **Gündem:** YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA VE YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ÖĞRETİM ELEMANLARININ KADROLARI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE GENEL KADRI VE USULÜ HAKKINDA (S.S.226)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasan-calis-23-2008-05-22-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-ve-yuksekogretim-kurumlari-2

> Hasan Çalış (MHP), 22 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA VE YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ÖĞRETİM ELEMANLARININ KADROLARI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE GENEL KADRI VE USULÜ HAKKINDA (S.S.226)); konuşma 415 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HASAN ÇALIŞ (Karaman) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, burada, özellikle vakıf üniversitelerimize bağlı tıp fakültelerimizde ve üniversitelerimizin tıp fakültesi kurma anlayışıyla ilgili bir aksaklığı özellikle dile getirmek, bir de sınavlarla ilgili benim görebildiğim aksaklığı dillendirmek için söz aldım tekrar.

Şimdi, bir üniversite kuruluyor. Üniversite kurulunca çevrede yoğun bir baskı başlıyor, “İllâ ki bir tıp fakültesi kuralım…” Tıp fakültesi yöneticileri de “Tıp fakültesini kurarız, bir döner sermaye oluşur; bunun üzerinden üniversiteyi de fakülteye taşıtırız.” diye bir anlayış içerisinde olabiliyor. Aslında, bir bakıma tıp fakültelerinin yaygınlaşması önemli ama bu anlayış kendi kendine yetemeyen, gelişimini tamamlamayan, hızlı gelişemeyen, problemleriyle boğuşan tıp fakültelerini yaygınlaştırıyor. Bu konuya dikkat çekmek istedim; bir.

Bir diğer konu: Gerçekten vakıflarımız üniversite kurarak ülkemize güzel hizmetler veriyorlar. Ama şimdi, düşünün ki bir vakıf bir şehirde bir tıp fakültesi açıyor. Tıp fakültesi Türkiye genelinde hastaneler zinciri kuruyor. Bu vakfımızın özel hastane anlayışı içerisinde hastaneler zinciri kurmasının bence hiçbir mahzuru yok ama tıp fakültesi eğitimi vermediği, sadece özel hastanecilik yaptığı bir ortamda “tıp fakültesi” ismi kullanılarak insanlarımızın güzel duygularının, umutlarının, beklentilerinin istismar edilmesine bir tedbir almamız gerekiyor, bir kural koymamız gerekiyor; bir.

Bir diğer husus değerli arkadaşlar, tıp fakültelerimizin bazılarında, inanın, bir bölümde, Anadolu’daki pek çok üniversitemizin genelinde, tamamında bulunan öğretim üyesinden fazla öğretim üyesi var. Bir tarafta öğretim üyelerimiz kendini geliştirecek, öğrencilerine, asistanlarına, hastalarına yetecek zamanı ayıramamakta -koşmaktan nefesi kesilirken- bir tarafta da öğretim üyesi yığılmasından dolayı, gerçekten bu öğretim üyesi yığılması bir verimsizliğe, hizmet sunmada bir aksaklığa sebep olabilmektedir.

Değerli arkadaşlar, bence bu konular öncelikle, tabii ki Sayın Bakanımı, eğitimden sorumlu bakan olarak onu ilgilendiriyor ama şurada bulunan bizlerin hepsini ilgilendiriyor. Bu konuda bu dönem bir şeyler yapabilirsek yapalım çünkü yarına kaldıkça bu problem büyüyerek devam edecektir. Tabii ki öğretim üyesi dağılımı kangren olmuştur. Buna bir çözüm getirmek lazım. Türkiye’deki bütün öğretim üyesi sayısının toplamından fazla öğretim üyesi iki üç vilayetimizde toplanıyorsa bunu çözmemiz gerekiyor değerli arkadaşlar, buna mutlaka el atmak gerekiyor. Bu, hem insanlık adına borcumuz hem ülkemize borcumuz hem de buralara çocuklarını gönderip eğitim veren maaş ödediğimiz insanlara maaş öderken emeklerinin karşılığını ne derece bu millete veriyorlar, ne derece alabiliyoruz bunu tespit etmek lazım.

Bir diğer husus: Vakıf hastanelerimizde, Sağlık Bakanlığı ihtisas hastanelerinde ve üniversite hastanelerinde çalışan sağlık görevlilerinin -asistan, doktor, doçent, öğretim üyesi vesair- hayat standartları ve bunlara sağlanan sosyal ve ekonomik şartlar birbirinden çok farklı. Bunları ortak bir noktaya taşıma mecburiyetimiz var. Aynı sınavla giren bir doktor asistan, ihtisas hastanesinde başlarsa aldığı ücret farklı, vakıf hastanesinde başlarsa farklı, fakültede başlarsa farklı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hasan Çalış (MHP, Karaman). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda ve yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarının kadroları hakkında kanun hükmünde kararname ile genel kadrı ve usulü hakkında (s.s.226)”. TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim tutanağı, 22 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-calis-23-2008-05-22-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-ve-yuksekogretim-kurumlari-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
