# 2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasan Çalış (MHP, Karaman)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim
- **Tarih:** 22 Aralık 2010
- **Gündem:** 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasan-calis-23-2010-12-22-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi-2

> Hasan Çalış (MHP), 22 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA); konuşma 813 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA HASAN ÇALIŞ (Karaman) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz bütçe kanunu tasarısının 4’üncü maddesi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Kıymetli arkadaşlarım, madde bütçenin düzeni ve deyimlerle ilgili. Tabii ki bir bütçenin düzeni, dengesi çok önemli fakat bir bütçede en önemli olan, bu bütçeyle sosyal kesimlere, işçiye, memura, emekliye ne verebileceğimiz, bu kesimlerin hayat standartlarını ne kadar iyileştirebileceğimiz ve ne kadar kötüleştirebileceğimiz önemli bir gerçeklik oluyor.

Kıymetli arkadaşlar, her ne kadar burada iktidar partisinin temsilcileri emeklilerle ilgili, memurlarla ilgili, diğer çalışanlarla ilgili değişik rakamları takla attırarak güzel tablolar çizse de dünya dönüyor arkadaşlar. Çizdiğiniz bu tablolar emeklinin yaşadığı sıkıntıların gerçeğini değiştirmiyor. Bu çizdiğiniz tablo işçinin yaşadığı sıkıntıları gidermiyor. Bu çizdiğiniz tablo memurun içinde bulunduğu sıkıntıları gidermiyor. Gerçek olan nedir? İktidarıyla, muhalefetiyle milletin bizden beklentisi nedir? Bu kesimlerin, sosyal kesimlerin tamamının refah seviyesini gerçekte düzeltmek.

Arkadaşlar, kâğıt üzerindeki düzelmeler toplumun gerçek hayatına yansımıyorsa bir yerde sakatlık var demektir.

Aslında, bu dönem, Türkiye İstatistik Kurumu, maalesef -maalesef diyerek altını çiziyorum- tartışılır bir kurum hâline gelmiştir. Nitekim İstatistik Kurumunun rakamları, emekliyi, işçiyi, memuru çok yakından ilgilendirmektedir. Onun için, ileride yapılacak tarafsız bir çalışmada Türkiye İstatistik Kurumunun bu dönemi üzerinde tartışılmaya maalesef devam edilecektir, tartışılmaması gereken bir kurum.

Kıymetli arkadaşlar, Türkiye’mizde -Emekli Sandığı, BAĞ-KUR, SSK- bütün emeklilerimizin nüfusu 10 milyon 800 bindir. Neredeyse ülke nüfusunun yedide 1’i. Gerçekten bu nüfus çalıştığı sürede ne beklemiş? Refah içinde, huzur içinde bir yaşlılık geçirmek, sıkıntı yaşamamak ama gerçek nedir? Kıymetli arkadaşlar, bu konularda yapılan değişik çalışmalar var.

Kurumun birisi tarafından -ben ismini vermeyeyim- yaşlılık geçim endeksi kamuoyu araştırması yapılmış. Bu araştırmaya göre, emeklilerin yüzde 50’si geçimini sağlayabilmek için ikinci bir işte çalışmak zorunda olduğunu belirtiyor, yüzde 30’u çalışacak bir iş bulabiliyor, yüzde 12’si iş aramaya devam ediyor.

Yine, bu çalışmaya göre, emeklilerin içerisinde çalışma ihtiyacı hissetmeyenlerin önemli bir kısmının ya bir ek geliri vardır ya da çocukları tarafından yardım yapılmaktadır.

Arkadaşlar, emeklilerimizin çok önemli bir kısmı aylık harcamalarının büyük bölümünü gıda, ısınma, elektrik, su gibi zaruri ihtiyaçlarına harcamak durumunda kalıyor. Yüzde 28’i ancak borç veya kredi kullanabiliyor.

Kıymetli arkadaşlar, aslında emeklilerimizin Türkiye'nin her yanında problemleri birbirine benziyor. Bütçe çalışmaları başlamadan birkaç gün önce Karaman’da Türkiye Emekliler Derneği Karaman Şubesini ziyaret ettim. Orada emekli hemşehrilerimi dinlediğim zaman inanın üzülmemek mümkün değil. O tabloyu görüp onların yaşadığı sıkıntıları hissetmemek, o sıkıntılardan dolayı rahatsız olmamak mümkün değil. Orada hemşehrilerimizin bütün sıkıntılarını not aldım ve toplantının bitiminde dedim ki: “Benden ne istiyorsunuz arkadaşlar?” Bu arkadaşlarımızın bana söylediği şu oldu: “Sayın Vekilim, birkaç gün önce iktidar partisinden bir vekilimiz de geldi, ziyaret etti. Problemlerimizi ona da anlattık. Aslında hemşehrimiz Çalışma Bakanlığında, gelip bizim problemlerimizi dinlemesini ve bunlara sahip olmasını istiyoruz ama sizi bulmuşken sizden isteğimiz, siz bizim sesimiz olun. Biz sesimizi duyuramıyoruz.” Ben şimdi, yüce Meclise, Hükûmetimizin Sayın Maliye Bakanına -eğer dinlemeyi lütfederse- emeklilerimizin problemlerini iletmek istiyorum.

Sayın Bakanım, Hükûmet adına Maliyenin, kasanın başında bir bakan olarak emeklilerimizin inanın sıkıntılarını dinleyip rahatsız olmamak mümkün değil. Nedir istekleri? “Adil bir ücret, intibak sorununun halledilmesi, emekliler arasındaki maaş farkının giderilmesi, tek çatı uygulamasının altını doldurarak taban aylığı eşitliğinin sağlanması. Millî gelirden hakkımız olan refah payını geriye dönük olarak bizim ücretlerimize yansıtsınlar. Emekli Sandığı emeklilerine sağlanan haklar diğer emeklilere de sağlansın. TÜFE’den doğan yanlış hesaplamalar giderilsin, hakkımız teslim edilsin. Hastanelerde, özel hastanelerde emeklilerden alınan katkı payı kaldırılsın. Özellikle asgari ücretin altında maaş alan emeklilerimize, özürlü ve yatalaklarımıza, gıda, ısınma, aydınlatma, ulaşım, akülü araç ve benzeri ihtiyaçları için yardım edilsin. 2011 yılı bütçe kanununda bizim derdimize derman olacak bir şeyler olsun.” diyorlar değerli arkadaşlarım.

Değerli arkadaşlar, ben, AKP’nin sayın yöneticilerinden, sayın Hükûmetten, bu yüce Meclisten, hemşehrilerim adına, partim adına, bütün emekliler adına ve çalışanlar adına rica ediyorum. İnanın, bu emeklilerimizin önemli bir kısmı için 500 kilogram kömür alabilmek, evinde sıcak bir çorbayı kaynatabilmek, çoluk çocuğunun rızkını temin edebilmek çok önemli bir problem hâline gelmiştir.

Biz, Milliyetçi Hareket Partisi olarak yüce Meclise şu sözü veriyoruz: Emeklilerle ilgili, memurlarla ilgili ve diğer çalışanlarla ilgili getireceğiniz her çalışmaya, olumlu çalışmaya katkı vereceğiz.

Kıymetli arkadaşlar, çalışanların bir diğer problemi nedir? Sosyal güvenlik destek primi. Bu konuda bir yıldır kanun teklifimiz bekliyor. Yüzde 15’lere varan sosyal güvenlik destek priminin Türkçesi nedir arkadaşlar biliyor musunuz? Emekliye “Sen otur kardeşim, çalışma, sen bu hâlinle ayakta durmanın bir yolunu bul.” Ya, arkadaşlar, Allah aşkına, asgari ücretle ayakta nasıl dursun bu insanlar?

Kıymetli arkadaşlar, emeklilerimiz böyle de çalışanlarımız ne durumda? Bugün memurlarımızın yüzde 80’inin sıkıntısı, en önemli sıkıntısı, TÜİK’in sihirli rakamları nedeniyle, satın alma paritesi karşısında maaşlarının küçülmesi, geçimlerini sağlayamamak.

Yine, bu arkadaşlarımızın önemli bir kısmı, konut kredisi, araç kredisi, kredi kartı gibi önemli bir kıskaca girmiştir. Maalesef devri iktidarınızda Diyanet İşleri Reisimiz de fetva veriyor: “Artık memurlarımız kurban kesmeyebilir, memura zekât verilebilir.”

Kıymetli arkadaşlar, memurlarımızın sıkıntısı bununla bitiyor mu? İktidar yanlısı sendika memurlarımızın üzerine akşam güneşi olmuş, batmıyor. Niye batmıyor? “Efendim, bizimle beraber olacaksın.” Ya arkadaşlar, sizin demokrasi anlayışınız bu mu Allah aşkına?

Ben teşekkürler ediyorum, bütçenin hayırlı olmasını diliyorum.

Saygılarımı sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hasan Çalış (MHP, Karaman). “2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-calis-23-2010-12-22-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
