# Türkiye büyük millet meclisini içtüzüğündedeğişiklik yapılması hk.(s.sayısı 116)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasan Fehmi Güneş (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim
- **Tarih:** 10 Nisan 2003
- **Gündem:** TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİ İÇTÜZÜĞÜNDEDEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.(S.SAYISI 116)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasan-fehmi-gunes-22-2003-04-10-turkiye-buyuk-millet-meclisini-ictuzugundedegisiklik-yapilmasi-hk-s-s

> Hasan Fehmi Güneş (CHP), 10 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİ İÇTÜZÜĞÜNDEDEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.(S.SAYISI 116)); konuşma 820 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HASAN FEHMİ GÜNEŞ (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; aslında çok önemli bir konuyu konuşuyoruz, sanki bir madde değişikliği gibi.

Üzerinde durmak istediğim, daha çok, İçtüzüğün 91 inci maddesidir. 91 inci maddenin bir öyküsü var; arkadaşlarım onu anlattılar. Bundan önce varmış, değişmiş; sonra da Anayasa Mahkemesine gidilmiş. Anayasa Mahkemesine giden arkadaşlarımız, şimdi, Adalet ve Kalkınma Partisinde görev alan arkadaşlarımız. O zamanki 91 inci madde, bugünkü 91 inci maddeyle öz itibariyle aynı. Öz itibariyle aynı; öyleyse, ne değişti? Öz itibariyle aynı maddeye karşı çıkıp, Anayasa Mahkemesine dava açılmış, Anayasa Mahkemesi sizi haklı görmüş, maddeyi iptal etmiş. Şimdi, ne oldu da aynı özde bir madde getiriyorsunuz; bir tek şey oldu; o zaman muhalefet durumundaydınız, şimdi iktidar konumundasınız. Konumunuz değiştiğinde gerçekler değişmez, konumunuz değiştiğinde hukuk değişmez, konumunuz değiştiğinde adalet değişmez. Büyük olmak için, adaletli olmak, hukukun üstünlüğüne saygı göstermek gerekir; büyük kalmak için, konumunuz değiştiğinde de bunu yapmak gerekir. Bu yanlış, değerli arkadaşlarım.

Sizin Anayasa Mahkemesine yazdığınız dilekçe burada; kelime kelime, tek tek okudum, dikkat ettim; bir yanlışlık, bir haksızlık yapmayalım arkadaşlarımızla konuşurken diye. Hayır, öyle değil; aynı şeyi getiriyorsunuz; amaç ne? Kaldı ki, o zaman, bundan önceki dönemde, iktidar, çok grup vardı diye böyle bir yanlış yola başvurmuş olabilir; yanlış bir şey yapmış. Şimdi, iki grubuz ve bu grup, Muhalefet Grubu, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu size katkı yapıyor, katkı yapmaya çalışıyor; yani, bundan da şikâyet ediyorsanız haksızlık yapıyorsunuz.

Önemli bir konu şudur: Getirdiğiniz değişiklikte, getirdiğiniz teklifte "temel kanunları ve İçtüzüğü bütünüyle veya kapsamlı olarak" diyorsunuz; yani, sonra, İçtüzüğün tümünü getireceksiniz, bu yöntemle değiştirteceksiniz ve burada muhalefet varmış gibi görülecek; ama, muhalefet yapılamayacak, siz iktidar olmuş olacaksınız; olmaz, olamaz... Olmayacakların üzerine gitmeyin. Temel yasa ne? Sayın Hocam beni bağışlasın; herhalde, öğrencilerine ders verirken, temel yasayı burada söylediği gibi söylemeyecektir. Temel yasayı siz tanımlayın, getirin... Biz, böyle bir teklif getirsek, önce temel yasayı tanımlar, öyle getiririz. Bizim böyle bir sorunumuz yok; böyle, düdüklü tencerede kanun yapmak gibi bir sorunumuz yok bizim. Biz, yasalar ulusal iradeye uygun olarak yapılsın istiyoruz, hem iktidarın görüşünü hem muhalefetin görüşünü yansıtsın istiyoruz, uzlaşarak çıkarılsın istiyoruz.

Değerli Adalet ve Kalkınma Partili arkadaşlarım, ulusal iradeyi, siz ve biz temsil ediyoruz; sadece siz temsil etmiyorsunuz. Doğruyu düşünmek sizin tekelinizde değil. Sadece sizin istediğiniz yasa ulusal iradeyi temsil etmeyebilir; uzlaşacağız... Bütün içtüzükler, dünyadaki bütün içtüzükler, muz cumhuriyetinde olanlar da, muz cumhuriyetinde olmayanlar da, hepsi, uzlaşmayı gerçekleştirmek esprisine dayalı olarak yapılmıştır. Siz bize dayatmayacaksınız, biz sizi engellemeyeceğiz; siz dayatırsanız... Engelleme, doğruyu bulmak için meşru bir yöntemdir ve dünyanın bütün parlamentolarında vardır.

Şimdi, burada önemli bir konu da şu: Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak yetkilerimizin çoğunu, bu değişikliği kabul edersek, yürütmeye veriyoruz, hükümete veriyoruz, icraya veriyoruz; bunu yapmamalıyız. Kuvvetler ayrılığını, kuvvetler arasındaki eşitliği, birbirini denetleme, birbirine egemen olmama ilkesini yok etmemeliyiz; Anayasanın özü bu, Anayasadaki kuvvetler ayrılığı ilkesinin özü bu. Şimdi, biz, hükümete diyoruz ki, sen hangi yasanın temel yasa olduğuna karar ver ağabey, bize de de ki, şu kadarını görüşün şu kadarını görüşmeyin, hızlı görüşün, çabuk çıkarın, düdüklü tencerede olsun.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Güneş.

HASAN FEHMİ GÜNEŞ (Devamla) - Hayır, vermemeliyiz bu yetkiyi; bu, bizim yetkimiz. Bizi, ulus, bunun için seçti, buraya gönderdi. Bu yetkiyi verirsek, kuvvetler ayrılığı ilkesine kökten bir darbe vururuz.

Değerli milletvekilleri, bu oylama, aslında, bizim, Türkiye Büyük Millet Meclisinin, iççalışmasında, kendisine demokrasiyi layık görüp görmediğinin oylaması olacaktır. (CHP sıralarından alkışlar) Bu, o oylama olacaktır. Bir demokrasi sınavıdır bu. Yanlış olur; hızlı, süratli yasa çıkması bir başarı değil. Yok böyle bir şey! Doğru, toplumun, ulusun, milletin, aziz milletin beklentilerine uygun yasa çıkması doğrusu. Onun için, günlerce, haftalarca, aylarca çalışabiliriz. Hızlı çıkan yasa iyi yasadır diye bir şey yok. Yok böyle bir şey! Çalışabiliriz sonuna kadar. Bazı kavramlarda istisna olmaz, olağanüstülük olmaz; yargıda olmaz, adalette olmaz; yasamada olmaz. Bunlarda istisna tehlikeli işaretlerdir. Bunlarda olağanüstü yöntemler tehlikeli işaretlerdir, tehlikeli eğilimlerdir. Bu tür kavramlarda olağanüstülüğe itibar etmemeliyiz, yolunu tıkamalıyız; yanlış olur.

Demokrasiyi, şu anda, 22 nci Dönemde, muhalefet partisi olarak biz ve iktidar partisi olarak siz, burada gerçekleştirmek zorundayız. Muhalefetsiz demokrasi olmaz. Hiç yok!.. Hiç yok!.. Öyleyse, muhalefetin tam muhalefet görevini yapması, sizin de görevinizin meşruiyeti açısından gereklidir. Sizin görevinizin meşruiyeti açısından, muhalefetin görevini tam yapabilecek koşulları sağlamanız gerekir; onu söylemek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, bana göre hukuk olmaz. Hatta, bana, benim bugünkü durumuma göre hukuk hiç olmaz ve onu kabul ederseniz, bu kavrama uygun bir kuralı kabul etmiş olacaksınız. Bana göre hukuk... Sayın Sav hatırlattı, ondan alındı arkadaşımız; ama, işte, bazı acı geçmişleri de hatırlarsak, yanlış yapmayız. Bana göre hukuk, benim bugünkü durumuma göre hukuk özlemi, yanlış bir özlemdir. O özlemi duyanlar, sonra, hukuk aradılar, hukuka ihtiyaçları oldu; objektif, genel geçer hukuka ihtiyaçları oldu.

Böyle bir yolu açarsak -şimdiye kadar direnildi 22 nci Dönem olarak- yanlış yaparız, çok büyük yanlış yaparız, çok büyük yanlış yaparsınız, çok büyük yanlış yaparsınız. Bunu, benden önce, bu dilekçenin altında imzası olanlar söylüyor. Dilekçe burada... Benden önce, bunun yanlış olacağını, bu dilekçenin altına imza atanlar söylüyor, ben de söylüyorum; çok yanlış yaparsınız.

Yanlış yapmamanız dileğiyle, dikkatinize teşekkür ediyorum. (CHP ve Bağımsızlar sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hasan Fehmi Güneş (CHP, İstanbul). “Türkiye büyük millet meclisini içtüzüğündedeğişiklik yapılması hk.(s.sayısı 116)”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 10 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-fehmi-gunes-22-2003-04-10-turkiye-buyuk-millet-meclisini-ictuzugundedegisiklik-yapilmasi-hk-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
