# İstanbul'da meydana gelen bombalama olayları nedeniyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasan Fehmi Güneş (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim
- **Tarih:** 19 Kasım 2003
- **Gündem:** İSTANBUL'DA MEYDANA GELEN BOMBALAMA OLAYLARI NEDENİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasan-fehmi-gunes-22-2003-11-19-istanbul-da-meydana-gelen-bombalama-olaylari-nedeniyle

> Hasan Fehmi Güneş (CHP), 19 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSTANBUL'DA MEYDANA GELEN BOMBALAMA OLAYLARI NEDENİYLE); konuşma 549 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA HASAN FEHMİ GÜNEŞ (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; beş gün önce İstanbul'da yaşanan terör saldırısıyla ilgili olarak, Sayın İçişleri Bakanının duyarlılık gösterip Meclisimize bilgi vermesini teşekkürle karşılıyorum.

Ayrıca, olay sonrasında olaya el koyan içgüvenlik örgütümüzün, çok kısa süre içerisinde sağladığı başarıyı takdirle karşılıyorum; çok başarılı olmuştur, kutluyorum. İçgüvenlik örgütümüzden, daha yeni, daha ileri başarılar beklemekteyiz. Bilmeliyiz ki, içgüvenlik örgütümüz, bugün, Avrupa düzeyinde bir yeterliliğe ulaşmıştır; iyi eğitirsek, iyi donatırsak, iyi yönetirsek, çözemeyeceği sorun yoktur; ama, çözmeden de önemli olan, önleyemeyeceği terör tehdidi yoktur. Dilerim ki, bundan sonraki dönemlerde, terör tehditlerini nasıl önlediğimizi, daha başlamadan nasıl söndürdüğümüzü konuşma imkânına sahip oluruz.

Sayın milletvekilleri, siyasal amaçlı terör, son yirmibeş otuz yıldır, ulusal gündemimizdeki önceliğini sürdürmektedir. Ülkemizin ve toplumumuzun özellikleri, duyarlılıkları ve kimi üstünlükleri, ulusumuza yönelik terör tehdidinin ve sürekliliğinin de gerekçesini oluşturmuştur.

Kabul etmeliyiz ki, terör konusuna siyasal amaçlı şiddete bağlı bir suç türü olarak yaklaşıp, sadece kriminal düzenlemelerle çözüm aramak, yetersizdir. Terör olaylarına bu şekilde yaklaşımın sonucu olarak, örneğin Topluma Kazandırma Yasası gibi düzenlemelerle çözüm aramak da yetersizdir, geçersizdir, yüzeyseldir. Bu tür önlemlerle yetindiğimiz ve zaman yitirdiğimiz için, sorunun giderek büyümesinin de yolunu açık tuttuk. Bugün, bu algılama ve yaklaşım yetersizliğinin kaçınılmaz sonucu olarak, beş gün önce İstanbul'da yaşanan alçakça saldırıyı konuşuyoruz, onu kınıyoruz, ona üzülüyoruz. Ölenlere -Musevî ya da Müslüman, hepsine, yerli ya da konuk bütün insanlara- Tanrı'dan rahmet diliyorum; ışıklar içerisinde yatsınlar; onlara, şehit töreni yapılmıştır, onlar bunu hak etmişlerdir; yaralılara, acil şifalar diliyorum.

Sayın milletvekilleri; terör, uluslararası yayılmacılığın, bir diğer deyişle emperyalizmin en zehirli ürünüdür. Sömürgecilik dönemlerinde, sömürge ülkelerini olabildiğince sömürmek için icat edilmiş, giderek geliştirilmiş ve yönetim yöntemi olarak kalıcılaştırılmıştır.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında, soğuk savaş döneminde, iki kutuplu dünyada terör, karşı tarafın istikrarını bozmak, gelişimini engellemek, güçlenmesini önlemek, kamu düzenini sarsmak için başvurulan başlıca yöntem olmuştur. Bu dönemde oluşan askerî paktların liderleri konumundaki süper güçler, karşı taraftaki oluşumu bu yolla sarsmayı, uluslararası politikalarının da temel ekseni olarak sürdürmüşlerdir. Yine o dönemde, aynı grup içerisinde yer alan; ancak, çıkarları çatışan ülkeler, birbirlerine karşı, terör gruplarını, birer vekâleten savaş gücü olarak desteklediler ve kullandılar. Ayrıca, tüm dünyayı tüm zamanlar için düzenlemek ve tüm dünyayı kontrol etmek iddiasında olan süper güçler de, terörü ve terör örgütlerini, bu iddianın bir aracı olarak, el altından sahiplendiler.

Bu nedenle terör, alabildiğince özendirildi, desteklendi, eğitimine donatımına katkı yapıldı, resmî bütçelerden kaynaklar, paylar ayrıldı, cinayetlere yöneltildi, onlara barınma ve sığınma olanakları sağlandı. Bütün bunlar, uygarlık adına, utanç duyulmadan, uluorta yapıldı.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 11 Eylül 2001'de Amerika Birleşik Devletleri hedeflerine gerçekleştirilen saldırı, terör ve terörizm kavramlarına olduğu kadar, ulusal ve uluslararası savunma anlayışlarına da, derin, kökten ve sarsıcı yeni boyutlar getirdi. Bu yeni dönemde, küresel terörden söz edilir oldu; bu yeni dönemde, bir ucundan küresel emperyalizme savaş ilan eden küresel ölçekli terör tehdidiyle yüz yüze gelindi. Bu yeni tür terör, teknolojinin, bilgi toplumunun tüm olanaklarını kullanıyor; mesaj vermenin ötesinde zarar vermeyi de amaçlıyor, bütün Haçlı dünyasına ve onların yandaşlarına savaş ilan ediyordu. Yani, emperyalizmin yarattığı kuklalar, efendilerine baş kaldırmıştı; ama, yeni tehdit, tüm insanlık değerlerine yönelmişti.

11 Eylül saldırısı ardından, küresel terörü önleme gerekçesiyle girişilen, önce Afganistan, sonra Irak işgali, Filistin topraklarındaki insanlık ayıbı uygulamalar terörü önleyememiştir, örgüt önderlerine ulaşamamıştır; aksine, terörü yaygınlaştırmıştır, boyutlandırmıştır. Bu süreç, terörün savaş ve işgal yöntemleriyle önlenemeyeceğini aksine, yaygınlaştırıp yoğunlaştıracağını, şiddetin, daima ve kural olarak, daha büyük şiddet doğurduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.

---

**Kaynak gösterme:** Hasan Fehmi Güneş (CHP, İstanbul). “İstanbul'da meydana gelen bombalama olayları nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 19 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-fehmi-gunes-22-2003-11-19-istanbul-da-meydana-gelen-bombalama-olaylari-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
