# Türk el sanatları üretici ve sanatkarlarının sorunlarının araştırılarak, el sanatlarının geliştirilmesi, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için alınması gereken önlemler hk (10/128)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasan Fehmi Kinay (AK Parti, Kütahya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim
- **Tarih:** 1 Şubat 2005
- **Gündem:** TÜRK EL SANATLARI ÜRETİCİ VE SANATKARLARININ SORUNLARININ ARAŞTIRILARAK, EL SANATLARININ GELİŞTİRİLMESİ, KORUNMASI VE GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMASI İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER HK (10/128)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasan-fehmi-kinay-22-2005-02-01-turk-el-sanatlari-uretici-ve-sanatkarlarinin-sorunlarinin-arastirilara

> Hasan Fehmi Kinay (AK Parti), 1 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK EL SANATLARI ÜRETİCİ VE SANATKARLARININ SORUNLARININ ARAŞTIRILARAK, EL SANATLARININ GELİŞTİRİLMESİ, KORUNMASI VE GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMASI İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER HK (10/128)); konuşma 1.576 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) - Evet Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Buyurun.

AK PARTİ GRUBU ADINA HASAN FEHMİ KİNAY (Kütahya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geleneksel Türk el sanatlarının geliştirilmesi, korunması, gelecek kuşaklara aktarılması ve bu sanat dallarında çalışarak geçimini temin eden üreticilerin içerisinde bulunduğu sorunların araştırılarak, alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla, Anayasanın 98 inci ve İçtüzüğün 104 üncü maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılması teklifini içeren önergemiz üzerinde, imza sahipleri ve Grubum adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, öncelikle, imza sahibi olan 39 arkadaşımızın, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, geleneksel Türk el sanatlarının araştırılması yönünde bir komisyon kurulmasına dönük vermiş oldukları desteği, Türk Milleti adına, minnetle, şükranla yâd ediyorum. Ayrıca, böyle bir katkı sağladığı için, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Sayın Bülent Arınç'a minnet duygularımı ve şükranlarımı arz ediyorum.

Değerli milletvekilleri, vermiş olduğumuz önergeyle, sayıları yüzbinlere varan sanatkârlarımızın içerisinde yaşadıkları sorunları Yüce Meclisin huzuruna getirmek istedik. Amacımız, yalnızca sanatkârların sorunlarını tartışmaktan ibaret değildir; aynı zamanda, kültürel mirasımızın yapı taşlarından biri olan el sanatlarını gelecek nesillere taşıyacak kişi ve kurumların etkinliğini artıracak önlemleri belirlemektir. Bundan da önemlisi, bizleri millet olma onuruna götüren kültür değerlerimizin tarihsel süreçte etkilendiği ve etkilediği medeniyet izlerini, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri aracılığıyla, ulusal perspektifimize kazandırmaktır.

Değerli milletvekilleri, milletçe sahip olduğumuz kültürel değerlerin korunması, ancak yaşatılmasıyla mümkündür. Bu kültürel mirası yaşatan kişilerin, eşsiz sevgi ve sabır duygularıyla ve hepsinden önemlisi, yetenekleriyle bu işi başardığını unutmayalım. Diğer taraftan, geçimlerini el sanatlarına bağlamış, bu, sabırlı ve yetenek sahibi kişiler, mütevazı hayatlarını sürdürebilmek için, belki de, herkesten daha çok çalışmak zorundadır; zira, bir taraftan, ustalıklarını, elemeği, göznuruyla, taşa, toprağa, yumağa, bakıra, deriye, ağaca, ezcümle, şekil verebileceği her şeye derinlemesine yansıtırken, diğer taraftan, herhangi bir işletmenin yürütülmesi için gereken tüm mükellefiyetleri de eksiksiz bir şekilde yerine getirmek mecburiyetindedir. Bu, onu diğer işletme sahiplerinden ayıran en temel özelliğidir.

Geleneksel el sanatlarının üretim yapacağı hammaddeyi temin etme, çalışma hayatıyla ilgili kurallara uyma, işkoluna göre, bakanlıkların kendisinden istediği ilkelere uyma, muhasebesine bakma, müşterilerine karşı sorumluluklarını yerine getirme, hulasa, herhangi bir işyerinde olması gereken tüm işleri yerine getirme konusunda herhangi bir ayrıcalığı yoktur. Sıra, ürünlerin tanıtımına geldiğinde, müşteri bulabilmek için mütevazı gelirinden ayırabildiği kadarını, satış yapmayı umduğu firmalara tanıtmak amacıyla, sergi ve fuarlara iştirak etmek üzere harcamaktadır. Bu, şanslı olan sanatkârımızdır; zira, bunu başarabilen sanatkârlarımızın sayısı oldukça azdır. Çoğunluğu ise, geliri yetmediği halde, çalışma fırsatı bulabileceği bir başka iş olmadığı için, kendisini sanatına mahkûm etmiştir. Her gün ustaca yaptığı işi satın alabilecek birileri çıkar umuduyla yaşamaktadır. Ne zaman umudunu kaybetse, ustasının "sabırlı ol, sabır imandandır" nasihatını hatırlar. Oysa, onu diğer işletme sahiplerinden ayıran bir başka özelliği daha vardır; çırak yetiştirmek. Yaptığı işi ustalıkla tamamlamasının dışında, mesleği yaşatmak adına Ahilik geleneğini sürdürmenin bilincini içinde duyarak yeni bireyler yetiştirir. Gerek sanatın ustalıklarını kültürel değer sorumluluğuyla işlediği eşyaya aktarmak gerekse gelecek nesillere bu mirası aktarmak üzere insan yetiştirmek, bizleri, Türkiye Büyük Millet Meclisini, bu alana sahip çıkmak adına sorumlu kılıyor.

Değerli milletvekilleri, günümüzde geleneksel el sanatkârlarımızın yaşadıkları sorunları hafifletmek adına, eskiye oranla daha çok destek unsuru bulunduğunu belirtmeliyim. Bu destek, devletimizin yürüttüğü çalışmaların yanı sıra, özel sektör ve sanatsever kişilerin yakın ilgisiyle oluşmaktadır. Her ilde, vali ve belediye başkanlarımız, dar bir bütçeyle de olsa, geleneksel Türk el sanatlarının korunması, geliştirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla sergiler düzenlemekte, tanıtım faaliyetlerine katkı sağlamaktadır. Bundan da önemlisi, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın konuya bütün yönleriyle sahip çıkmasıdır. İl kültür müdürlükleri ve halk eğitim merkezleri aracılığıyla el sanatları kursları düzenlenmekte, ürünlerin sergilendiği ortamlar sağlanmaktadır. Bu çabalara, bazı kuruluşların kâr amacı gütmeksizin sağladıkları maddî ve manevî destekler eklenmektedir. Ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı dönersermaye işletmeleri ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığına bağlı El Sanatları Dairesi, zaman zaman bu sanatkârlardan alım yapmakta, bunları yerli ve yabancı sanatsever müşterilere satmaktadır. Bütün bu destekler, sayıları hakkında ancak yüzbinlerce diyerek tahmin yürütebildiğimiz sanatkârlarımızın sorunlarına tümüyle çare olmadığı için, geçtiğimiz yıl Yüce Meclis, Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanununu çıkarmıştır.

Değerli milletvekilleri, bu kanunun sağlayacağı fırsatları takdim etmeden önce, zihinlerde oluşabilecek bazı soruları gündeme getirmek istiyorum. "Kültürel mirasın korunması, gelecek kuşaklara aktarılması konusunda Türkiye başarılı mıdır?" Bu sorunun cevabı, tereddütsüz, "evet"tir. "Bu başarının ardında devlet tarafından sağlanan destekler yer almakta mıdır" diye bir soru yönelttiğimizde; bu sorunun cevabı ise, ne yazık ki, tereddütsüz "hayır"dır.

Tartışmamıza anlam kazandıracak en önemli noktaya böylece gelmek istiyorum. Geleneksel Türk el sanatlarının bugünlere gelişi, aldığı mesafe, var oluş biçiminde icrai sanatın amacında gizlidir. Bu sanat dalları, hayatın içinde barınarak bu günlere gelmiştir. Yani, Batı'daki gibi hayatın gereklerinden, ihtiyaçlardan kendisini soyutlamamış; bilakis ihtiyaçları giderirken bunun içinde kendini bularak, koruyarak bugünlere ulaşmıştır; yani, sanat, kullanım eşyasına dönüşerek yaşamış, tüketicisine sadece bir ihtiyacı gidermek üzere değil, onu estetik yapan tüm unsurlarıyla birlikte ulaşmıştır.

Geleneksel Türk el sanatları diye bir kültürel değerden bahsedebiliyorsak, bunun yaşamasını kendi içinde oluşturduğu varoluş felsefesinden ayrı düşünmemiz mümkün değildir. Bir eşyayı kullanım amacıyla almak ayrı bir şey, onun fiziksel ve dekoratif özelliklerini oluşturan sanat değerini almak ayrı bir şeydir.

Batı'da sanat soyutlaşırken, onu üretenler dar bir çevreye sıkışmış, bizde ise sanat hayatın içinde somutlaşırken, üreticilerinin sayısı artmıştır. Bu nedenle, Türkiye Büyük Millet Meclisi araştırma komisyonu kurulursa, kendini tarihî bir doku üzerinde araştırmada değil, yaşayan bir değerin zenginliği üzerinde bulacaktır; üstelik, Türkiyemizin dört bir yanına, Kütahya'dan Diyarbakır'a, Manisa'dan Tokat'a, Afyon'dan Konya'ya, Isparta'dan Erzincan'a, Trabzon'a, Kayseri'ye, Mardin'e, Sivas'a, Rize'ye, Aydın'dan Ordu'ya, hulasa, bütün Anadolu'ya uzanan bir kültür coğrafyasının zenginliğinde çinici, bakırcı, halıcı, bastoncu, oltutaşı ustası, el oyma tahta işleri ustası ve diğer nice alanlarda başarılı ustaların maharetli elleriyle yaşatılan bir kültür hazinesiyle karşılaşacaktır.

Değerli milletvekilleri, şimdi, önergemizin görüşülmesini fırsat bilerek, 22 nci Dönem milletvekilleri olarak iktidarıyla muhalefetiyle bizlerin ve 59 uncu cumhuriyet hükümetinin birlikte çıkardığı ve cumhuriyet tarihimizde kültürel yatırım ve girişimler için dönüm noktasını teşkil edecek olan 5225 sayılı Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu hakkında değerlendirme yapmak istiyorum. Bu değerlendirmeye geçmeden önce, bu kanunun hazırlanmasında büyük emeği olduğunu bildiğim Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Erkan Mumcu'nun şahsında tüm Bakanlık yetkililerine, ayrıca, çoğu vergi teşviklerini ilgilendiren maddeleri nedeniyle, Maliye Bakanlığı yetkililerine, sağladıkları katkı ve destek nedeniyle sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Değerli arkadaşlar, 5225 sayılı Kanunla "kültür yatırımcılığı" ve "kültür girişimciliği" kavramları mevzuatımıza kazandırılmış, münhasıran, kültür alanında faaliyet göstermek amacıyla kurulmuş yerli ve yabancı tüzelkişilerden Bakanlıkça belgelendirilen yatırım ve girişimler, biraz sonra değineceğimiz teşviklerden yararlandırılmıştır. Biraz daha açacak olursak, kültür merkezlerinin, bireyin ve toplumun kültür, eğitim, spor, alışveriş gibi ihtiyaçlarının karşılandığı, yörenin ortak etkinliklerine açıldığı sosyal yaşam merkezlerine dönüştürülmesi, bu kapsamda kültür merkezlerinin sınıflandırılması ve belgelendirme esasına dayalı yeni bir kullanım ve işletme modelinin oluşturulması, kültür merkezleri ile el sanatlarını üreten, bu konuda eğitim veren, satan, tanıtan mekânların yapımı, onarımı, işletilmesi kanun kapsamında teşvik edilmektedir.

Teşvik unsurları olarak ise, taşınmaz mal tahsisi -bina ve arsa olmak üzere- gelir vergisi stopaj indirimi, sigorta primi işveren payları, su bedellerinin en düşük tarifeden ödenmesi, enerji desteği -elektrik enerjisi desteğinde yaklaşık yüzde 20 indirim- yabancı uzman ve sanatçıları çalıştırabilme, hafta sonu ve resmî tatillerde faaliyette bulunabilme olanağı tanımıştır.

Ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli yatırımcılar, teşvik mevzuatında yer alan diğer mevzuattaki teşviklerden -KDV istisnası, gümrük vergisi istisnası gibi- yatırım aşamasında yararlanacaktır. Bu kanuna ilişkin yönetmelik Mart 2005 tarihinde yayımlanacaktır.

Değerli milletvekilleri, her kanunun gerekçesini oluşturan şartlar, ulaşmak istediği bir hedef vardır; buna, yasanın ruhu diyebiliriz. Bu kanunun gerekçesi, küreselleşmeye, oluşmuş ve oluşacak değerlerimizi; yani, kültür varlığımızı yaşatarak ve onu evrenselleştirerek karşı koymaktır. Türkiye, küresel rekabette bir faktör değil, evrensel değerleri yaşatan bir aktör olarak dünyaya açılmalıdır; kanun bunu kendine gerekçe olarak seçmiştir.

Diğer taraftan, bu kanunun amacı, girişimcileri, bazı teşvik unsurlarıyla -ki, bu teşvik unsurları, içlerinde taşıdıkları malî avantajlardan yola çıkarak düşündüğümüzde, oldukça önemlidir- kültürel alanlarda yatırım yapmaya yönlendirmesidir. Kültürün yatırım yapılabilecek bir sektör olarak önplana çıkarılması, bunun bir parçası olan geleneksel el sanatları alanında yürütülen faaliyetlerin de desteklenmesi anlamına gelmektedir. Bu, zorlayarak ulaştığımız bir yorum değildir; yasanın özünden çıkarılmış bir yorumdur.

Bu vesileyle, geçmişte kültür alanına yatırım yapmış olan tüm girişimcilerimizi kutluyor, şükranlarımı arz ediyorum; bu alana yeni girişim yapacak olan müteşebbislerimize de tercihlerinden ötürü tebriklerimi sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, yapılması gereken çalışmalar hakkındaki mütalaama geçmeden önce, bir önemli gelişmeyi de yine huzurlarınıza getirmek istiyorum. Bildiğiniz gibi, 5228 sayılı Kanunla, genel ve özel bütçeli kamu idareleri ile il özel idareleri ve belediyeler, köyler ve kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve bilimsel araştırma faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlar, Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen veya desteklenmeye uygun görülen projeler, geleneksel el sanatları alanında ürün ve eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı koleksiyonuna kazandırılması ve güvenliklerinin sağlanmasına, geleneksel el sanatları alanında üretim ve etkinlikler ile bu alanlarda araştırma, eğitim veya uygulama merkezleri, atölye, stüdyo kurulması, bakım ve onarımı, her türlü araç ve tesisatın tedarikine destek verenler, harcamaların tamamını vergiden düşmektedir. Bu, halen uygulanmakta olan bir düzenlemedir. Böylesine önemli bir konunun gündeme gelmesiyle birlikte, TRT kanalıyla Türkiye'de bizi izleyen, gerek kültür alanına yatırım yapmış gerekse bu alanda yatırım yapmayı düşünen girişimcilerimize bu gündemle ilgili bilgi verme arzusuyla bunları aktarmış oldum.

Değerli milletvekilleri, şu ana kadar, geleneksel Türk el sanatlarıyla ilgili geniş bir değerlendirme yapma fırsatı bulduk. Sözlerime son vermeden önce, Türkiye Büyük Millet Meclisi araştırma komisyonunun, kurulması halinde, gündemine alması gereken konulara değinmek istiyorum.

Kanaatimce, yöresel el sanatları potansiyelinin belirlenmesi, ilgili kurum ve kuruluşların amaç, ilke ve politikalarının tespiti, el sanatlarının tanıtım aracı olarak kullanılması ve bunun etkinliği üzerinde geliştirilmesi gereken politikalar, aynı zamanda bir turistik eşya olan el sanatlarının turizmde satış olanaklarının artırılması, yurt dışında etkili satış ve tanıtım faaliyetleri gibi konular, üreticilerimiz için önemli olduğu kadar, bu alana yönelik faaliyet amacı taşıyan kamu kuruluşlarımızın da etkinliğini artıracak temel konulardır. Kısacası, bugüne kadar yapılanlar değil, yapılmak istenip de gerçekleştirilemeyen konular komisyon çalışmalarının ana hedefi olmalıdır.

Bu amaçla kurulacak komisyonu AK Parti Grubu olarak destekliyor, takdiri Yüce Meclise bırakıyoruz.

Teşekkür ediyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hasan Fehmi Kinay (AK Parti, Kütahya). “Türk el sanatları üretici ve sanatkarlarının sorunlarının araştırılarak, el sanatlarının geliştirilmesi, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için alınması gereken önlemler hk (10/128)”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 1 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-fehmi-kinay-22-2005-02-01-turk-el-sanatlari-uretici-ve-sanatkarlarinin-sorunlarinin-arastirilara (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
