# Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hakkında kanunda değişiklik yapılması hakkında kanun (s.s.:1417)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasan Güyüldar (CHP, Tunceli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim
- **Tarih:** 24 Mayıs 2007
- **Gündem:** TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN (S.S.:1417)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c158/b111/tbmm221581110344.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasan-guyuldar-22-2007-05-24-teror-ve-terorle-mucadeleden-dogan-zararlarin-karsilanmasi-hakkinda-ka

> Hasan Güyüldar (CHP), 24 Mayıs 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN (S.S.:1417)); konuşma 942 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA HASAN GÜYÜLDAR (Tunceli) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; acı bir haber biraz evvel Şırnak'tan duymuş olduğumuz; ben şehit askerlerimize Allah'tan rahmet diliyorum.

1417 sıra sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Ka- nun'da yapılacak değişiklikten dolayı Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce Parlamentoyu saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ülkemizde yaşanan terör olayları özellikle Doğu ve Güney Doğu Bölgemizde bir faciaya dönüşmüştür. Köylerde yaşayan vatandaşlarımızın mağduriyeti on yıllardır devam ediyor. Tarlasında, köyünde kendine göre bir yaşam sürdüren bu vatandaşlarımızın ne suçu vardı ki, bu duruma, bu hâllere düşürüldü? Devlete bir yükü olmayan bu vatandaşlarımız, maalesef, bugün bir yük olarak devletin boynundadır. Bu da, siyasi iktidarların yanlış politikaları, beceriksiz yönetimleri, dünyanın gidişatını takip edemeyen, ileriyi göremeyen icraatları ülkeyi, bugün, bu pahalı duruma mal etmiştir.

Bunun sonucu mağduriyetler ve acılar içinde düşünen bölge halkı bir girdabın içinde çırpınıp durmakta olup, maalesef, iktidarınız, sadece seyirci durumdadır. Terör mağduru vatandaşın zarar ziyanının karşılanması için 27/7/2004 tarihinde çıkarılan 5233 sayılı Yasa'dan dolayı vatandaş umut- lanmışsa da, maalesef, umutlar boşa çıkmıştır. 13/12/2006 tarihinde, ikinci defa Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülen bu Kanun'un süresi uzatılmış, ama, bugün itibarıyla geldiğimiz noktada vatandaşımızın feryadı devam ediyor. 2004 Temmuz ayında yüce Meclisten geçen 5233 sayılı Yasa'dan dolayı, terörden mağdur olmuş, ocağı sönmüş vatandaşa bu Yasa bir teselliye neden olmuş. Ancak, Yasa, ne yazık ki, yıllar geçmesine rağmen, uygulamada beklenen rahatlamayı sağlamamış olup, vatandaşın umudu, gece gündüz beklemeyle, ıstırap duyarak devam ediyor.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ilim Tunceli'de, bugün itibarıyla, 19.302 adet başvuru olmuş. Müracaatı kabul edilen dosya sayısı 700, talebi reddedilen dosya sayısı 1.599. Görülüyor ki, müracaatların yüzde 70'i reddedilmiştir. 2004 yılından beri müracaat eden 19.302 vatandaştan sadece, bugüne kadar, yüzde ll'i, yani 2.259 dosya işlem görmüştür. Tunceli ilinin yükünü çeken komisyon başkanı iki vali yardımcısı, bu gidişle, on yılda bu dosyaları ancak tamamlayabilirler. Bu da, vatandaşa yapılan bir işkencedir. 2007 yılı içinde, yani altı ayda karara bağlanan dosya sayısı 195, talebi kabul edilen dosya 84. Soruyorum: Bu uygulamayla vatandaşa ikinci bir acı yaşatılmıyor mu? On yıllardır evleri yakılıp yıkılmış, tarlası sürülmeyen, yetiştirdiği meyvesi kuruyan, hayvanı telef olmuş 19.302 aile, zaman zaman komisyon başkanlarını ziyaret edip, bir sonuç alınmadan, eli boş dönmektedirler. Pülümür'den Nazimiye'ye, Ovacık'tan Hozat'a, Çemişgezek'e, ilin merkezinden Mazgirt'e, Pertek'e, Tunceli genelinde haksızlığa uğramış benim saygıdeğer vatandaşlarımın, kapı kapı dolaşmalarına, sürünmelerine, yapılan bu haksızlığa artık tahammülleri kalmamıştır.

Ey Hükümet, bu vatandaşların sesini ne zaman duyacaksınız? Sayın Hükümet yetkililerine sesleniyorum: Suçu, günahı olmayan 19.302 aileye kim sahip çıkacak? Sizler iktidarsınız; sizin göreviniz, haksızlığa uğramış bu vatan evlatlarının mağduriyetini giderip, yaşamını sürdürmelerine imkân vermektir. Yapılacak iş bellidir değerli milletvekilleri: Çok acil bir şekilde, mağdur olmuş vatandaşlarımızın zarar ziyanını tespit edip kendilerine ödemektir. Devletin koruyamadığı, her türlü terörün gelip bulaştığı vatandaşlarımızın sadece zararını ziyanını ödemekle yetinmeyelim; ocağı sönmüş vatandaşlarımızı, toplumu rehabilite edelim, kucaklayalım, manevi tazminatla sahiplenelim. Bu, sosyal hukuk devletinin gereğidir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; vatandaş yıllardır hep bekleyiş içindedir. Tespit komisyonları gelecek, yakılan yıkılan evleri yerinde tespit edip kayda geçecek, yıllarını verip de meyve çağına getirdiği bağının, bahçesinin susuzluktan, bakımsızlıktan dolayı uğradığı zarar ziyan ödenecek diye bekleyiş içinde olan vatandaş. Bu öyle bir bekleyiş ki, başak, bereket veren tarlasının çorak bir hâle dönüşmesinden dolayı, tarlasının tekrar verimli olması için destek verilecek umuduyla bekleyen, bekleyiş içinde olan vatandaş.

Ya yapılan tespitler? Vatandaşın uğradığı zarar ziyanı karşılamayan, adaletsiz, hakkaniyete dayanmayan rakamlarla vatandaşla alay eder anlamda bu gülünç miktarlar mağdurların imzalarına mecbur bırakılıyor. Tespit edilen zarar ziyanın ödenmesi de bir başka bahara kalıyor. Bu çıkmaz baharın ne zaman geleceği de bir türlü bilinmiyor.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; nedir bu vatandaşın suçu? Anayasa'sında sosyal hukuk devleti ifadesi olan bir ülke gösterin ki, suçsuz vatandaşın Hükümetinden böylesine çektiğini. Evet, nedir vatandaşın iktidardan çektiği?

Soruyorum: Acılar yaşayan vatandaş vergisini ödememiş mi? Hayır, vergi borcu yoktur, zamanında ödemiş. Askerlikten kaçmış mı vatandaş? Asla, üstelik gururla delikanlısını davul zurnayla askere yollamış ve bu ülke emperyalistlerin işgaline uğrarken, bugün mağdur olan ailelerin babaları, dedeleri, ataları işgalcilere karşı destanlaşan bir şahlanışla karşı koyarak, savaşarak ülkesini kurtarmıştır. Beş gün evvel büyük bir heyecanla kutladığımız 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nın kahramanıdır bu halk. İşgalcilere karşı, bu vatan için şehit düşen babasının, dedesinin evlatları, bugün bu duruma düşmemeliydi.

Ülkeyi yönetenlerin beceriksiz, duyarsız yönetimleri nedeniyle, malı mülkü, köyleri yok olmuş, can vermiş bu insanların dünyaları bugün yıkılmamalıydı. İşgalci güçlerin topuyla, tüfeğiyle başaramadığını... Ülkeyi yöneten iktidarların duyarsızlığıyla, insanlarımıza, malıyla mülküyle, canıyla ödediği böyle bir acı yaşatılmamalıydı.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bu yapılan ayıptır, günahtır, adaletsizliktir, suçtur.

Vatandaşımızı süründürmeyelim, bu eziyetlere artık bir son verelim. Gece gündüz aklından çıkmayan bu çileden insanlarımızı kurtaralım. İlgili Bakanlık bu işe el atarsa vatandaşımızın çilesi de biter.

Yapılacakları burada sıralarsak:

Eğitimli komisyonları artıralım. Böylece, yılları bulacak dosya incelemeleri kısa zamanda tamamlanmış olur.

Bürokratik engellerden vatandaşı kurtarmak için, yönetmeliklerle komisyonların önünü açalım.

Yapılamayan kadastroyla, verilemeyen tapu belgeleriyle, faturalarıyla vatandaşı oyalatmayalım.

İnsanımıza güvenelim. Bu ülke için canını vermekten çekinmeyen vatandaşımızın beyanını esas alarak, şahitliğine güvenerek, bürokrasiyi aradan kaldıralım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HASAN GÜYÜLDAR (Devamla) - Sayın Başkan...

BAŞKAN - Buyurun Sayın Güyüldar, konuşmanızı tamamlayınız efendim.

HASAN GÜYÜLDAR (Devamla) - Komisyonların tespit ettiği zarar ziyan miktarı son derece eksik ve gülünç rakamlardır; vatandaş şikâyetçidir, almaya mecbur bırakılmaktadır. Bakanlık ola- TBMM B:lll 24 . 5.2007 O: 1 rak bu hususta, tespit komisyonlarının hesaplarını kolaylaştırıp, komisyona risk getirtmeden vatandaşın gerçek manada zarar ziyanı hesaplanıp, bekletilmeden ödenmelidir.

Bir sosyal hukuk devleti olan ülkemiz, elbette, mağdur olan vatandaşımıza sahip çıkıp, manevi tazminat ödemelidir. Ülkemiz açısından, devi et-vatandaş dayanışması açısından bu gereklidir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Van Milletvekili Sayın Mehmet Kartal ve Şırnak Milletvekili Sayın Abdullah Veli Şeyda'nın yapmış olduğu bu çalışmalarından dolayı kendilerine teşekkür ediyoruz.

Bu değişikliğe, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak "evet" diyor, ülkemiz insanının bir daha böylesi faciaları yaşamaması dileğiyle, sizleri saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hasan Güyüldar (CHP, Tunceli). “Terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hakkında kanunda değişiklik yapılması hakkında kanun (s.s.:1417)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 24 Mayıs 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-guyuldar-22-2007-05-24-teror-ve-terorle-mucadeleden-dogan-zararlarin-karsilanmasi-hakkinda-ka (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c158/b111/tbmm221581110344.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
