# 2005 mali yılı bütçe kan.tas.( 6 ncı tur görüşmelerinde) milli savunma bakanlığı,sanayi ve tic.bakanlığı

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasan Ören (CHP, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim
- **Tarih:** 23 Aralık 2004
- **Gündem:** 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS.( 6 NCI TUR GÖRÜŞMELERİNDE) MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI,SANAYİ VE TİC.BAKANLIĞI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasan-oren-22-2004-12-23-2005-mali-yili-butce-kan-tas-6-nci-tur-gorusmelerinde-milli-savunma

> Hasan Ören (CHP), 23 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS.( 6 NCI TUR GÖRÜŞMELERİNDE) MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI,SANAYİ VE TİC.BAKANLIĞI); konuşma 906 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA HASAN ÖREN (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sanayi ve Ticaret Bakanlığının 2005 yılı bütçesi üzerinde Grubum adına söz almış bulunuyorum.

Değerli milletvekilleri, Adalet ve Kalkınma Partisi ikinci yılını doldurdu. İki yıl içerisinde geldiğimiz noktayı biraz analiz ettiğimizde neler çıktığını hepimiz beraber göreceğiz. Bu kürsüye gelen arkadaşlarımız veya belirli basın mensupları o kadar güzel, o kadar pembe tablolar çiziyorlar ki Türkiye'de, bu tablolara baktığınızda ve bir de seçmenlerin yanına gittiğinizde birbiriyle örtüşmediğini görüyorsunuz. Bu gazetelerde yazılanlar, bu kürsüde söylenenler mi doğru; yoksa, halkın bu kesimlerinin çektiği sıkıntı mı doğru?..

Sanayiciye bakıyorsunuz -ki, kendim de bir sanayiciyim- gittiğinizde sizi bırakmıyor, saatlerce derdini anlatmaya çalışıyor.

Esnaf ve sanatkâra bakıyorsunuz; hani yazın yazlıklar çok hareketlidir; ama, kış mevsimine girdiğinizde de çıt çıkmaz ya; işte onun gibi, esnaf ve sanatkâr da bol bol tavla oynuyor, gündüzleri ise mekânına uğramama durumuna geldi; orada da bir feryat var.

İşçi kesimine dokunmaya gerek yok, işçi kesiminde ise 318 000 000 liralık asgarî ücret, bir sefalet; hatta, bırakın 318 000 000'u, sadece sigortası yapılıp da 200 000 000-250 000 000'a razı olan işsizler ordusu!..

Memur ve emekliyi gündeme getirdiğinizde, orada müthiş bir felaket.

Yüzde 38'lik tarım kesimine girmeye gerek yok; o kesime girdiğimizde, Sayın Ticaret Bakanımız hemen kızıyor ve bağırmaya başlıyor.

Böyle bir tablonun içerisinde ekonomik göstergelere baktığımızda ise, 147 katrilyonla alınan içborç 224 katrilyona çıkmış, 127 milyar dolar olan dışborcumuz 150 milyar dolara çıkmış. Üretime baktığınızda, üretimle ilgili, üretimin yükselmesiyle ilgili ciddî hiçbir gelişme yok.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, sanayicinin sorunlarından bahsedeceğim. Sanayici müthiş şekilde sıkıntılı. Sıkıntısı nedir; sıkıntısı, devletin içborcunu ödeyebilmesi için, dışborçlarla ilgili birtakım önlemleri alabilmesi için, lokomotif sektör olan sanayicinin tepesine binmekten başka hiçbir şey yaptığı yok. Sigorta primleri ödenmez duruma gelmiş, vergi yükü istenilenin en üst düzeyine çıkmış, bir köşeye sanayici sıkıştırılmış. Tabiî, sanayici dediğimde, daha çok bu KOBİ'leri düşünmek gerekli; yani, tepe noktasında olan 10 tane büyük sanayiciyi ve holdingi değil; aşağıya doğru indiğinizde, bu sıkıntı bütün hatlarıyla kendini gösteriyor.

Ülkenin dışticaret açığı, 2001 yılında 10 milyar dolar, 2002 yılında 15 milyar dolar, 2004 yılında 33,5 milyar dolara çıkmış. Peki, bu dışticaret açığı buralara çıktı, buralardan gelen paralarla istihdama yönelik çalışmalar mı yaptık? Ola ki, bu paraları alırsınız, bu paralarla yeni işyerleri, yeni iş sahaları kurarsınız, işsizlik oranını aşağıya indirirsiniz ve istenilen düzeyde de işsizliği hafifletirsiniz; ama, Türkiye Cumhuriyetinin en büyük işsizlik oranıyla, AKP İktidarı, en büyük işsizini yaratmıştır. 2004 yılı yüzde 12,4. Bu, resmî rakam; yani, geçici işçileri sayar iseniz, mevsimlik işçileri sayar iseniz 4 500 000'e çıkar.

Böyle bir tablonun içerisinde, baktığınızda, müthiş bir keyifle, Türkiye'nin ekonomik göstergelerinin iyi olduğu söyleniyor!.. Vatandaş aşağıda eziliyor, Adalet ve Kalkınma Partisi yukarıda bunun iyi olduğunu söylüyor! Bir çarpıklık var arkadaşlar.

Sanayiin gelişmesinin en önemli faktörlerinden birisi de organize sanayi bölgeleridir. Organize sanayi bölgelerinde öyle bir çarpık işletme yapılıyor ki, yani, fizibilitesi yapılmamış... Şu an 42 organize sanayi bölgesi var Ticaret Bakanlığının katkılarıyla yapılan, ama, 42 organize sanayi bölgesine baktığınızda, öncelik sırası diye bir şey yok.

Neyi yapmaya çalışıyoruz; yapmak istediğimiz şu: Organize sanayi bölgelerini bir gün evvel, bir an evvel hayata geçirmek, burada işletmelerin açılması, istihdam sahalarının açılması.

Şimdi bir örnek verelim; Turgutlu Organize Sanayii... Bütün yerler satılmış. İşletmeciler, işletmelerini kurmak için bekliyorlar. Niye; coğrafî durumundan kaynaklanan avantajından; İzmir'e 20 dakika, limana yarım saat, havaalanına 45 dakika, metropol şehrin dibinde, yol güzergâhında hiç sıkıntı olmayan bir alan.

İşletmeci kâr etmek amacıyla gelmiş ve buraya yatırım yapmaya çalışıyor; ama, ne yazık ki, altyapısı bitmemiş, elektriği gelmemiş. İsim vermek istemiyorum, milletvekili arkadaşlarım belki alınabilir, falanca yerdeki organize sanayi bölgesinin bir tek talibi bile yok, alıcısı bile yok; oraya 1 trilyon, 3 trilyon, 5 trilyon para gönderilmiş! Hatta, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, bugün, hemen oradaki organize sanayiin altyapısını ve enerji işlerini bitirmiş olsa dahi, oraya gidip, sanayicinin, bir sanayi tesisi kurması mümkün değil. Bu, böyle olmamalı. Turgutlu, Salihli, Akhisar burada bekler iken, potansiyeli var iken, herkes parasını yatırıp belirli bir yeri almış iken, siz, falanca yerde, hiç talebi olmayan OSB'yle Turgutlu ve Manisa'yı bir tutar iseniz, istihdamı önleyici olayı da kaldırırsınız. Bırakın, Sanayi Bakanlığımız buraya bir fizibilite raporu çıkarsın, bu fizibilite raporunun içerisinde, buradaki talep önplana gelsin; yani, bu arsanın üzerindeki, bu arazinin üzerindeki, diyelim ki Turgutlu Organize Sanayiindeki talep nasılmış, (x) yerdeki nasılmış? Eğer, bu kriterde, Turgutlu Organize Sanayiinin içerisinde bu yerler satılmış ise, sanayici elinde parasıyla burada işletmeyi kurmaya talip ise, Sayın Bakanım, lütfen, buraya öncelik tanıyın.

Değerli arkadaşlarım, Teşvik Yasası... Biliyorsunuz, Adalet ve Kalkınma Partisiyle beraber, biz, geçmiş dönemde yapılan bu popülist politikaların biteceğini zannetmiştik. Yeni bir anlayışla, yeni bir çağdaşlıkla gelmişti; ama, ne yazık ki, bu popülist politikalar hâlâ devam ediyor. Yani, o birbirimizle kaynaşmayı sağlayacak olan, eşlerimizin birbiriyle münasebetini sağlayacak olan, geçmiş dönemdeki milletvekillerine ait lojmanlara yapılanlar -Teşvik Kanunuyla ilgili- burada da aynen devam ediyor. Bakınız, o lojmanlarla ilgili, biliyorsunuz, Sevgili Başbakanımız, Sayın Başbakanımız halka çıkıp konuştuğunda, oradan artı gelirleri alacaktık, işsizliğe, sanayileşmeye veya Türkiye'nin kalkınmasıyla ilgili yerlerde kullanacaktık. Hiçbir basın, milletvekili lojmanlarıyla ilgili bir laf söylemiyor.

EYÜP FATSA (Ordu) - Sanayicisin, git al oradan.

HASAN ÖREN (Devamla) - Sayın Grup Başkanvekilim, AKP'nin Grup Başkanvekili, gerçekten, hiç kimse, sanayici gidip de -eğer gerçekten sanayici ise- yalıya, villaya parasını yatırmaz, işletmesinin yanına işletme kurar; ama, oradaki popülist politika yüzünden, bugün, orada yüzlerce ev atıl vaziyette duruyor; hatta, devlet, oranın bakımıyla ilgili cebinden para ödüyor.

Şimdi, teşvikte de aynı şey yapıldı. 1 500 doların altında olan yerlerde Teşvik Kanunu... Efendim, buraları belirli şekilde korumaya alacağız... Nereyi aldınız; Uşak'ı aldınız. Nereyi aldınız; Afyon'u aldınız. Şimdi, Marmara ve Egedeki sanayileşme zaten istenilenin üst düzeyinde.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hasan Ören (CHP, Manisa). “2005 mali yılı bütçe kan.tas.( 6 ncı tur görüşmelerinde) milli savunma bakanlığı,sanayi ve tic.bakanlığı”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 23 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-oren-22-2004-12-23-2005-mali-yili-butce-kan-tas-6-nci-tur-gorusmelerinde-milli-savunma (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
