# Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasan Ören (CHP, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim
- **Tarih:** 24 Haziran 2005
- **Gündem:** SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS. (SS: 940 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasan-oren-22-2005-06-24-sivil-havacilik-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kan-tas

> Hasan Ören (CHP), 24 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS. (SS: 940 )); konuşma 1.496 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA HASAN ÖREN (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının geçici 1 inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Meclisin yoğun çalışma temposu içerisinde yasaları çıkarmaya çalışıyoruz. Dışardan bakıldığında vatandaş bu yoğun çalışmayla yasaların doğru ve hızlı çıktığını düşünüyor. Belki hızlı çıkıyor; ama, eksik çıkıyor ya da dışardan dayatmayla çıkıyor.

Değerli milletvekilleri, Adalet ve Kalkınma Partisinin, IMF ve ABD'nin gerekçe göstererek yasaları dayatmasına bir anlam veremiyorum. Bu acelecilik, tasarıların yeterince değerlendirilmesine ve doğru karar verilmesine engel olmaktadır. Gerek iktidar milletvekilleri gerekse muhalefet milletvekilleri tarafından tasarılar hakkında yeterli inceleme ve araştırmalar yapılmadığından katkı vermemiz de mümkün olmuyor. Belki de hükümet bunları bilerek komisyonların ve Meclisin iki ayağını bir pabuca sokuyor. Bu söylediklerimle, gelen tüm yasalara karşıyız anlamı çıkarılmasın. Biz, yasaların, bu şekilde önümüze getirilerek dayatılmasına karşıyız. Şu an görüşmekte olduğumuz Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı da böyle bir yasadır.

Sivil havacılık sektörünün gelişmesi açısından böyle bir yasanın çıkarılması mutlaka gereklidir, bu bir ihtiyaçtır, hatta zorunluluktur. Onca yıldır bu sorunlar tartışılmaktadır. Bilimsel konferanslarda, yüksek havacılık şûralarında bu konuda alınmış kararlar vardır. Ama, bu tasarı alelacele hazırlanarak Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getirildi, komisyonlarda yeterince tartışılmadı; hatta, Cumhuriyet Halk Partisinin altkomisyon kurulması talebi bile reddedildi. Bu acelecilik nedendir, çok merak ediyoruz.

Değerli milletvekilleri, burada bir başka sorun daha ortaya çıkıyor. Hükümet, Avrupa Birliğine girmemiz için bu yasalar çıkmalı diye dayatıyor. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri olarak eleştirilerimizi dile getirdiğimizde, tasarılara karşı çıktığımızda, hemen "Avrupa Birliğine karşısınız" diye söylem geliştiriyorsunuz.

Kaldı ki, sivil havacılık sadece Avrupa Birliği değil, tüm dünyayla entegre, ortak standartları olan bir sektördür. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak konuya bu açıdan bakıyoruz ve bu haliyle, tasarının, sivil havacılık sektörünün sorunlarını çözmeye, geliştirmeye yetmeyeceğini üzerine basa basa söylüyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının genel gerekçesine katılıyoruz. Daha önce yapılan Yüksek Havacılık Şûrası kararlarının gerekçeye aktarıldığı hemen göze çarpıyor. Bu nedenle, böyle bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunda, karşı olmamız düşünülemez. Ama, tasarının maddeleri incelendiğinde, gerekçeleriyle örtüşmediğini görüyoruz.

Sivil havacılık sektörüyle ilgili yeniden bir organizasyona ihtiyaç olduğu da bir gerçektir. Bu ihtiyaca istinaden, sivil havacılığın gelişmesi ve denetiminin sağlanması için, gerek kalkınma planlarında gerek yüksek havacılık şûraları kararlarında sivil havacılık kurulu oluşturulması, bu kurulun malî ve idarî yönden bağımsız olması yönünde tavsiye kararı alınmıştı. Ancak, bu tasarıda görülüyor ki, bunların hepsi gözardı edilmiş, hatta 57 nci hükümet döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan ve daha sonradan kadük olan sivil havacılık kurulu teşkilat yasa tasarısından daha geri bir tasarı önümüze getirilmiştir. Tasarının bu haliyle bizden kabul görmesi beklenemez; çünkü, tasarı, bu haliyle sivil havacılık sektörünün ihtiyaçlarına cevap vermekten uzaktır.

Değerli milletvekilleri, bilindiği gibi, 1980'li yıllardan itibaren gelişme gösteren sivil havacılık sektörü giderek büyümektedir, havaalanları sayısı giderek artmaktadır, havayolu şirketlerinin sayısı her geçen gün artmaktadır. Hızla gelişmekte olan dünyamızda ülkeler arasındaki sosyal, kültürel ve ekonomik ilişkilerde önemli unsurlardan birisi ülkelerarası düzenli hava ulaşım olanağının sağlanmasıdır. Dünyadaki birçok havayolu şirketi, ülkemize yolcu taşımaktadır. Halen 60 ülkeyle ikili hava ulaştırma anlaşması bulunmaktadır; bu, yeterli değildir, daha birçok ülkeyle ikili anlaşmaların yapılması gerekmektedir. Sivil havacılık sektörünün gelişmesi ve dünya standartlarında denetimin sağlanması için yasal düzenlemeye ihtiyaç vardır; çünkü, bu sektör, hata kabul etmez. Uçuş ve can emniyetinin istenen gerekli düzeyde sağlanması, uygun yaptırım gücüne sahip yeni bir yapılanma içine girmesi kaçınılmazdır.

Değerli milletvekilleri, yasa tasarısını incelediğimizde, bu haliyle, sivil havacılık sektörünün ihtiyaçlarına cevap veremeyeceği, sorunları çözemeyeceği kanısındayım; çünkü, bu tasarı hazırlanırken, ne sektör temsilcilerinden ne de bu alanda hizmet ve eğitim veren kurumlardan, kuruluşlardan ve bilim adamlarından görüş alınmıştır. Hali hazırdaki Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, bu yapısıyla ihtiyaca cevap vermiyor; ama, yeni haliyle de sorunlara çare bulamayacaktır. Her şeyden önce, kurumda, nitelikli eleman istihdamında önemli sorunlar vardır. Yeni ihdas edilen kadrolar için öne sürülen şartlara bakıldığında, yıllarca kurumda yetişen, emek verenler görevlerinden olacaklardır. Kadro cetveli dikkatlice incelendiğinde, yeni bir kadrolaşma hareketi hemen dikkati çekiyor. Yeni belirlenen şartlara uymayanlar görevlerinden alınacaklar, yerine yenileri atanacak; hatta, bu kadrolara kimin atanacağının bile hazırlıkları yapılmış durumdadır. Kurumda çalışacak personele ek bir olanak da sağlanmış değildir. Özel bütçeli kurum olmasına rağmen, çalışanlar için ek bir gelir de sağlanmamıştır. Durum böyleyken, dışarıda 4-5 bin dolar alan bir pilotu, kurumda, 900 YTL maaşla nasıl çalıştıracaksınız? Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünde, bu maaşla, tecrübeli pilot çalıştırılması pek mümkün olmadığından, uçuş emniyetini nasıl sağlayacaksınız; çünkü, kimse kuruma gelmek istemiyor! Endişelerimiz vardır ve bunların mutlaka açıklığa kavuşması gereklidir.

Değerli milletvekilleri, bildiğiniz gibi, sivil havacılık sektörünün uçuş elemanı ihtiyacının büyük bir kısmı Türk Silahlı Kuvvetlerinden karşılanmaktadır. Devletin büyük masraflarla yetiştirdiği pilotlar, bir süre sonra, bu pilotların eğitimine, yetiştirilmesine hiçbir katkısı olmayan özel şirketlerce, yüksek ücretler verilerek transfer edilmektedir. Ülkenin güvenliği için yetiştirilmiş pilotlar, başka amaçlarla çalışmaktadırlar. Son yıllarda Anadolu Üniversitesindeki sivil havacılık bölümünden mezun olanlar vardır; ancak, tecrübe ve birikim olarak, yeni olduklarından, henüz, havayolu şirketleri tarafından pek tercih edilmiyorlar. Burada, öncelikle yapılması gereken, sivil havacılık sektörüne nitelikli eleman yetiştiren eğitim kurumlarının sayısının artırılarak, ordudan pilot kaçışlarının önüne geçmek gerekmektedir. Tabiî, bunlar yapılırken, pilotların hak ettikleri ücretleri almaları da mutlaka sağlanmalıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; havacılık sektörü, bilimsel, teknolojik olarak çok hızlı gelişmektedir. Bu nedenle, Genel Müdürlük personelinin bu gelişmeleri yakından takip etmesi, uluslararası havacılık ortamında yer edinmek için personelin hizmetiçi eğitimi şarttır; ancak, biliyoruz ki, kurum, parası olmadığından, personelini, bilgi ve birikimini artıracak, gerekli donanımını sağlayacak olan uluslararası etkinliklere ve kurslara gönderememektedir. Kurum yetkilileri, farklı çözümlere başvurarak bu sorunu aşmaya çalışıyor.

Devlet Hava Meydanları İşletmesi veya başka kurum ve kuruluşlar adına personel yurtdışına gönderilmeye çalışılıyor; ama, böyle olunca da, bu kadar önemli bir kurum aciz duruma düşürülüyor. Hiç kimsenin, bir kurumu böyle yıpratmaya hakkı yoktur. Durum böyle iken, yeni tasarıyla bu sorunlara yenilerinin eklendiğini görüyoruz. Kurum, iyice ayaklar altına alınmaya çalışılıyor.

Bakınız, hükümetin Meclise sunduğu tasarının "Gelirler" başlıklı 26 ncı maddesiyle, kurumun gelir kaynakları belirtilmiştir. Bu maddeyle sıralanan gelirler arasında, (j) bendinde "Yapılacak her türlü bağış, yardım ve diğer gelirler" ibaresi bulunmaktadır.

Şimdi, bu konuyu biraz irdelemek istiyorum; çünkü, çok önemli bir konu. Gerçi, bu madde, CHP'li milletvekillerinin önerisi ve duyarlılığı, AKP'li milletvekillerinin de kabul etmesiyle tasarıdan çıkarılmıştır; ancak, Bakanlığın yasa tasarısını hazırlarken ne kadar gayri ciddî olduğunu, kurumları küçük düşürme mantığını ortaya koymak için bu bağış olayını açmak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün görevlerine baktığınızda, durum hemen ortaya çıkıyor. Tasarıyla bu kuruma verilen bazı görevlere birlikte bakalım.

"Sivil hava araçlarıyla emniyetli uçuş operasyonları yapmak için gerekli olan önlemleri almak, denetimler yapmak ve belge düzenlemek, onaylamak, yenilemek, iptal etmek ve kayıtları tutmak,

Sivil havacılık alanında faaliyette bulunan ve kurallara aykırı hareket eden gerçek ve tüzelkişilere uygulanacak idarî ve teknik yaptırımlara ilişkin esasları belirlemek ve bunlar hakkında yasal işlem yapmak,

…kuralların ihlal edildiğinin tespit edilmesi halinde, uçuş operasyonlarını ve faaliyetlerini yasaklamak…"

Şimdi soruyorum: Denetlediğiniz, yönlendirdiğiniz, izin verdiğiniz, gerektiğinde ceza verdiğiniz faaliyetini durdurduğunuz havayolu şirketlerinden nasıl bağış alacaksınız? Bu kanunî rüşvet değil midir? Devletin resmî kurumlarına kanunla rüşvet mi aldıracağız? Rüşvetin ve yolsuzluğun bu kadar yoğun konuşulduğu günlerde, rüşvet aldıkları ve yolsuzluklara alet olduğu söylenen siyasîlere dokunulmadığı şu ortamda, rüşveti yasal hale mi getireceğiz?

Değerli milletvekilleri, neyse ki Türkiye Büyük Millet Meclisi buna "dur" dedi, komisyonda bu fıkra tasarı metninden çıkarıldı. Bunun yanında, Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerinin önergeleriyle, tasarının daha birçok maddesi komisyonda değiştirildi. Komisyon üyesi AKP'li milletvekilleri bile, hükümetin gönderdiği tasarıyı yetersiz bularak bu önergelere olumlu oylar verdiler.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının -hükümetin teklifi ile komisyonun kabul ettiği metne baktığımızda- birçok maddesinin değiştiğini görüyoruz. Tasarı, geçici maddelerle birlikte toplam 42 maddeden oluşuyor. Amaç, tanımlar, yürürlük ve yürütme maddeleri dışında, hükümetin teklif ettiği sadece 11 madde aynen kabul edilmiş. Hükümetin gönderdiği tasarının dörtte 3'ü AKP'li üyelerin çoğunlukta bulunduğu komisyon tarafından değiştirilmiş. Genel Kurul çalışmalarımızda da halen değişiklikler devam ediyor. Bu değişikliklerin birçoğunu önemsiyorum. Yukarıda da bahsettiğim gibi, kurumun havayolu şirketlerinden bağış alması önlenmiştir; bu çok önemlidir, bu olanlar komisyonun konuya hassasiyetini göstermektedir; komisyon üyesi milletvekillerinin aldıkları göreve verdikleri değeri göstermektedir.

Bakanlıklar tarafından hazırlanan tasarılar yeterince irdelenmediğinden, üzerinde yeterince çalışılmadığından, Mecliste büyük değişikliklere uğruyor. Bu, Tarım Sigortası Kanununda böyle, Lisanslı Depoculuk Kanununda böyle ve en son, 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununda böyle ve daha birçok yasada böyle. Hükümet "ben istiyorum ve bu böyle çıkacak" diyerek direttiklerinde, çıkarılan kanunlar ya Cumhurbaşkanlığından geri dönmüş -en çok bu dönemde çıkarılan yasalar Cumhurbaşkanından geri dönmüştür- birçok yasa da, Anamuhalefet Partisi Cumhuriyet Halk Partisinin, Cumhurbaşkanının ve anayasal kuruluşların açtığı davalarla Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir.

Hükümet, tüm tasarılarını öyle bir hızla getiriyor ki, ne konunun taraflarının ne de sektör ve bilim çevrelerinin görüşü alınabiliyor. Hatta, Maliye Bakanlığını ilgilendiren tasarı bile Başbakanlıkta hazırlanıyor, bakanın haberi bile yok. Bunun için, bakanlar, kendi kurumlarını ilgilendiren tasarıları bile bu kürsüye çakıp savunamıyorlar, hele hele milletvekilleri hiç çıkamıyor.

Değerli milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu yasaların çıkmasına karşı değiliz. AB uyum sürecinde, bu yasalar mutlaka çıkarılmalı; ama, uyum sağlayacağız diye "ben yaptım oldu" mantığıyla yasa yapılmaz. Böyle yaparak, Yüce Meclise, parlamenter rejime ve demokrasiye zarar veriyorsunuz, Meclisi hiçe sayıyorsunuz. Bir an önce bu tavrınızdan vazgeçerek, halkın ve ülkenin yararına olan yasaları yapınız; birlikte, bu Meclisin, hızlı bir şekilde çalışmasını, ortak aklı kullanma gayreti içerisinde olmasını sağlayalım.

Sözlerimi bitirirken, beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür eder, Yüce Meclisi saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hasan Ören (CHP, Manisa). “Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-oren-22-2005-06-24-sivil-havacilik-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kan-tas (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
