# Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasan Özdemir (MHP, Gaziantep)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim
- **Tarih:** 21 Temmuz 2010
- **Gündem:** TERÖRLE MÜCADELE KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:526)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasan-ozdemir-23-2010-07-21-terorle-mucadele-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai

> Hasan Özdemir (MHP), 21 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖRLE MÜCADELE KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:526)); konuşma 551 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HASAN ÖZDEMİR (Gaziantep) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 526 sıra sayılı Terörle Mücadele Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın ikinci bölümünde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, son günlerde sayıları şiddetle artan şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.

Yine son günlerde, bölücü terör örgütünün sokakları ve caddeleri de eylem alanı olarak seçerek eylemlerini sivilleştirdiği bir dönemde, çocukların ve gençlerin ön saflarda yer aldığını görmekteyiz. PKK gösterilerinin malzemesi hâline getirilen çocuklarımızın güvenlik güçlerini taşladıklarını, araçları, evleri, sokakları ve dükkânları tahrip ettiklerini ibretle görüyoruz.

Görüşmekte olduğumuz tasarı ile bu eylemlere ilk kez katılan çocuklara hapis cezalarının uygulanmaması, ikinci kez bir eyleme katılanlara sadece on beş-on sekiz yaş arasında çocuklara hapis cezası verilebileceği, çocuklara beş yıl olarak uygulanan üst limit cezanın üç yıla indirilmesi ve bu indirimden ceza evindeki çocukların da yararlanması gibi düzenlemelerin yer aldığını görüyoruz. Ancak bütün bunlar artan terör eylemlerini önleyebilecek nitelikte düzenlemeler değildir ve birer paspas düzenlemeleridir. Bir kere, terör örgütünün sokak eylemlerinde çocukları kullanmasındaki amaçlarını net bir şekilde ortaya koymamız gerekmektedir. Bununla “terörü bitireceğiz” veya “terörün önünü alacağız” gibi bir sevinç içerisinde olunmaması gerekir. Yapılan eylemlerde ön saflara yerleştirilen çocuklar, bu eylemlerin meşruiyetini sağlamak ve eğer ki çocuklara güvenlik güçleri tarafından bir zarar verilirse kendilerini haklı çıkarmak amacıyla oralarda bulunmaktadırlar. Diğer yandan ise cezaların çocuklar için hafifletici olduğunu bilmektedirler ve bunlar yeni uygulanmamaktadır -uzun müddet terörle mücadele eden insan olarak söylüyorum- 75-78 yıllarında da uyguluyorlardı, ondan sonraki zamanlarda da sürekli uyguluyorlardı. Biz üzerinde duruyoruz on beş yaş, on sekiz yaş… Bebekleri kullandıklarını biliyoruz, üç yaşında, beş yaşında yavrularımızı kullandıklarını biliyoruz. Bu terör örgütlerinin acımaları yoktur, insafları yoktur değerli milletvekilleri. Hâl böyle iken terör eylemlerinde yer alan çocuklara dair bu düzenlemelerin yapılması ülkemizin mevcut konjonktürü içerisinde doğru bir tutum olarak görünmemektedir. Bunlar, taş atan çocuklar değil, PKK terör örgütü tarafından örgütlü olarak taş attırılan çocuklardır. Çocuklar masumdur, örgüt masum değildir ve şunu söylemekte yine yarar vardır: Terör örgütü, çocuklara örgüt tarafından taş attırılmanın dışında molotofkokteylleri attırılmakta, yazı yazdırılmakta ve yavaş yavaş örgüt üyesi hâline getirilmektedirler. Meseleye doğru bir şekilde yaklaşmak için öncelikle tanımları doğru yapmak gerekir. Temeli yanlış atarsanız üzerine ne inşa ederseniz edin o temel ayakta kalamamaktadır.

AKP, ülkemizde yaşanan sorunlara doğru bir teşhis koyamamıştır. “Kürt açılımı” jargonuyla yola çıkan AKP, toplumun vicdanında kendisine yer bulamayınca, bu sefer “Demokratik açılım” daha sonra da “Millî Birlik Projesi” adıyla ellerindeki paketi makyajlayıp halka kabul ettirmek istemişlerdir. Ancak, AKP’nin fark edemediği bir husus vardır: Millî vicdan, sürecin adına değil ona yüklenen anlama ve açıklığa verilmektedir.

Değerli milletvekilleri, şunu söylemekte yarar var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun.

HASAN ÖZDEMİR (Devamla) - Birincisi: Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimiz on beş yıl içerisinde, baktığımız zaman, daha demokratik midir? Evet. Bölücü terör örgütünde, on beş yıl öncesine göre bir eksilme yaşanmış mıdır örgütte? Hayır. Bakınız, TRT Kürtçe kanal açtı. Öte yandan, bazı yerleşim yerlerinin adı değiştirildi. Peki, dağa çıkanlar “Birkaç yerin ismi değişsin, Kürtçe kanal açılsın.” diye mi dağa çıktılar? Değerli milletvekilleri, dağa çıkan PKK’lılar bağımsız bir Kürt devleti kurmak için dağa çıktılar, olmazsa federasyon ve olmazsa da otonom bölge için çıktılar. Bu tehlikeyi ve tehdidi mutlaka görmemiz gerekmektedir. AKP bir an önce etnik temelli açılım projesinden mutlaka -dediğim gibi- vazgeçmeli, bin yıllık kardeşliğimizi tahrip etmekten vazgeçmelidir. İş işten geçmeden, acilen, ciddi olarak hem terörle hem de teröristlerle mücadele…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hasan Özdemir (MHP, Gaziantep). “Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)”. TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim tutanağı, 21 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-ozdemir-23-2010-07-21-terorle-mucadele-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
