# 2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı bütçeleri, gelir bütçesi ile 2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı'nın maddeleri)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasip Kaplan (Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim
- **Tarih:** 12 Aralık 2007
- **Gündem:** 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜTÇELERİ, GELİR BÜTÇESİ İLE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI'NIN MADDELERİ)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2007-12-12-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-maliye-bakanligi-kam-2

> Hasip Kaplan, 12 Aralık 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜTÇELERİ, GELİR BÜTÇESİ İLE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI'NIN MADDELERİ)); konuşma 829 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DTP GRUBU ADINA HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, değerli üyeler; Demokratik Toplum Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım.

Bir gerçeğin altını çizmekte yarar görüyorum: Türkiye’de toplanan gelir vergilerinin tamamı ücretlilerden alınan kadar etmiyor. Yatırım fonları, repo, mevduat faizi, serbest meslek kazançları dâhil on yedi kalemden alınan vergiler, işçi ve memurdan alınan verginin altında kaldı. Yılın ilk dokuz ayında, 28 milyar 939 milyon 101 bin YTL tahakkuk ettirildi. Ayda ortalama 3 milyar 215 milyon 456 bin YTL tutarında gelir vergisi, kaynağında kesilerek hazineye aktarıldı. Bu şekilde her gün ortalama 11 milyon 909 bin YTL’lik gelir vergisi stopaj yoluyla tahsil edildi. Kaynağında hesaplanan gelir vergisinin yüzde 53,3’lük bölümünü ücretliler ödedi.

Usuldendir, bir yerde kim çok vergi ödüyorsa devletin, hükûmetin ve kurumlarının da onlara teşekkür etmesi gerekiyor. Komisyonda Sayın Maliye Bakanına sormuştum: “En çok gelir vergisini çalışanlar ödüyor, ücretliler, memurlar ve emekçiler. Aynı zamanda dolaylı verginin yani, yine bütçenin gelir kaynağını teşkil eden dolaylı vergilerin de yine aslan payı bu milyonlarca çalışan emekçi kesimden alınıyor. Siz, en fazla gelir vergisi ödeyen işçimize, memurumuza, emekçimize en yüksek vergiyi ödediği için kendilerine teşekkür edecek misiniz?”

Sayın Bakan, bu teşekkürü henüz yapmadınız ve haklı olarak beklentimi sürdürüyorum, ancak kendim, Demokratik Toplum Partisi adına Türkiye bütçesine en yüksek gelir vergisini ödeyen bütün işçilere ve memurlara, emekçilere buradan teşekkür etmek istiyorum.

Aynı şekilde şu duygumu da ifade etmek istiyorum: Demin, CHP milletvekili Sayın Aslanoğlu, burada, acı bir gerçeği dile getirdi. Bir önerge verdiler, biz de o önergeyi destekledik Komisyonda. Yani, bir yılda, bir ikramiye ödeniyor memurlara. Yaptığımız memur zammı, maaşlarda yüzde 2 artış, daha sonra 10 ve 20 YTL miktarında ek artışlar.

Şimdi, geçmiş yılın kayıplarını zaten bu zam karşılamıyor, vicdanen düşünelim. Karşılamadığı gibi, bir ay içinde ekmeğe, suya, elektriğe, doğal gaza, akaryakıta yapılan zamları aldığınız zaman, zaten yapılan zam geri alınmıştır, yani bu zamlarla memur maaşına yapılan zamlar erimiştir. Şimdi, böylesi bir durumda “Önümüzde bayram var ve bir ikramiye fazlasını çalışanlarımıza ödeyelim.” dediğimiz zaman muhalefet partileri olarak, iktidar partisi, Sayın Bakan fukara edebiyatı yapıyor “Kasamızda para yok ki, nereden vereceğiz?” diye. Yani, şimdi, vicdanımızı sorgulamak zorundayız. Batık bankaların parasını, hazineden, bu vergileri ödeyen emekçiden öderken kasamda para yoktur demiyorsunuz. O zaman, memurun vergisinin oluşturduğu kasada, bu batıkla, yolsuzlukla, kara parayla, kayıt dışı istihdamla doğru dürüst politika yapacaksınız. KADİM’i kurmuşsunuz, böyle bir kuruluş da var. Beş yıldır iktidarsınız, altıncı yıldır çoğunluksunuz. Kara parayla ilgili, Avrupa Birliği ilerleme raporunun ısrarla altını çizdiği, kara para, kaçakçılık, organize suç örgütlerinin kârları, bunların dünyada 600 trilyona varan, hesap sınırı dikkate alındığında, Türkiye, bu kayıplarda ciddi kaybı olan ülkeler içinde yer alıyor. O konuda doğru dürüst bir planlama yapamadınız. Kayıt dışı istihdam ayrı bir konu, ama kayıt dışı, kara para, ekonomi, kaçakçılık ve diğer alanlardaki kayıpları da karşılayamadınız. E, peki, çalışan memurun günahı nedir? Çalışan memur, çalışan işçi, çalışan emekçi insanlarımız, Bağ-Kur üyesi… Ki, Sayın Bakan, Komisyonda açılış konuşmasında, Bağ-Kur emeklisi çiftçilerin rakamını, daha sonra Meclis Genel Kurulundaki konuşmasında çıkarmıştı. Niye? Yani “276 milyon emekli ücreti alınıyordu.” deniliyor ilk sunuşlarında. İkinci sunuşlarında, Sayın Bakan, bunu çıkardılar. Çünkü, gerçekten açlık sınırı altında devletin emekli maaşı ödediği, açlık sınırı altında 4 kişilik bir ailenin asgari geçim standardının belirlendiği bugünlerde, böyle bir rakam üzerinden geçinmeye zorlanan insanlarımıza, ayrıca, sağlık sigortası, emeklilikle getirilen, sosyal güvenlik reformuyla getirilecek haksızlıklar, emeklilik süresinin mezarda emekliliğe uzatılması ayrı bir sıkıntı konusu. Şimdi, burada, biz de Sayın Bakana diyoruz ki: Gerçekten bizim bütçemizin açıkları çok.

İki örnek üzerinde daha durmak istiyorum. Birisi enerji politikaları, ikincisi de dış politikanın istikrarsızlığıdır. Eğer ithalat ve ihracatımızın yüzde 80’ini yaptığımız Avrupa Birliği ülkeleriyle ilerleme raporunu sağlıklı işletemezsek Katılım Ortaklığı Belgesi’nde belirtilen, kısa, orta vadeli derslerimizi yerine getiremezsek, ki AKP Hükûmeti iki senedir bunu yerine getiremiyor, yerinde sayıyor. Bakmayın, şu an, müzakere başlıklarının aşılmamasında bu sıkıntının, bu yavaşlamanın, bu gerilemenin katkısı büyük, ama sonuçta ithalat ve ihracatınızın büyük dilimini Avrupa Birliğiyle yapıyorsunuz ister istemez. O zaman, bunun yerine getirilmesi gereken zorunlu şartları var.

Enerji politikalarında da tamamen ithalata dayalı ve Türkiye kaynak coğrafyası yapmak yerine, kendi kaynağından enerji üretme yerine direkt geçiş coğrafyası, yani köprü vazifesi, boruların üzerinden geçtiği… Azerbaycan’dan -ki Yunanistan’a yakında doğal gaz boru hattı geçti- Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı var, doğal gaz hattı var. Yani, baktığımız İran’dan gelen bir hat var, bu arada Mısır üzeri gelecek bir hat var. Hepsi tamamen ithal ve bunun bizim bütçemize yükünün sadece 40 milyar dolar olduğu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından açıklanıyor. Yani, bunlara ödediğimiz faiz ve kurlardaki oynamaları dikkate aldığınız zaman, bir kalem akıllı bütçe yaparsanız memurunuza değil bir ikramiye, üç tane ikramiye daha rahat verirsiniz, daha rahat yaşama koşulları sağlarsınız, daha insanca yaşarlar, çocuklarının okullarda daha rahat eğitimini sağlarlar, onlara kalem, defter alabilirler.

Sayın Başkan, değerli üyeler; aynı şekilde dış politikamızda da dikkatli bir istikrarı sağlarsak, sadece Avrupa Birliği değil, Orta Doğu’da, Irak’ta sağlıklı bir politika oturtursak… Irak’la olan 9 milyar dolar potansiyel ticaret hacmimizin şu an dibe vurduğunun altını çizmek istiyorum. Gelişmelerin, ilişkilerin sağlıklı yürümemesi nedeniyle, ne yazık ki, Kuzey Irak’ta iş yapan 960 tane, Türkiye’den, şirket çok ciddi zorluklar içindedir, bunların kayıpları büyüktür, buna da dikkati çekmek istiyorum.

Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Hasip Kaplan (Şırnak). “2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı bütçeleri, gelir bütçesi ile 2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı'nın maddeleri)”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 12 Aralık 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2007-12-12-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-maliye-bakanligi-kam-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
