# Tütün mamullerinin zararlarının önlenmesine dair kanunda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi (s. sayısı: 55)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasip Kaplan (Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim
- **Tarih:** 2 Ocak 2008
- **Gündem:** TÜTÜN MAMULLERİNİN ZARARLARININ ÖNLENMESİNE DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S. SAYISI: 55)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2008-01-02-tutun-mamullerinin-zararlarinin-onlenmesine-dair-kanunda-degisiklik-ya

> Hasip Kaplan, 2 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜTÜN MAMULLERİNİN ZARARLARININ ÖNLENMESİNE DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S. SAYISI: 55)); konuşma 880 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DTP GRUBU ADINA HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2008 yılının ülkemize barış, huzur ve refah getirmesini, demokrasisinin daha da güçlü olmasını diliyorum.

Gerçekten, bugün, üzerinde tartıştığımız yasayla ilgili, tütün mamullerinin önlenmesine dair kanun teklifiyle ilgili Grup adına yaptığımız bir konuşmada da ifade ettiğimiz gibi, bu tasarının yasalaşmasından yanayız. Ancak, arada iktidar partisinin getirdiği önergelerle bu tasarının da yönü zikzak çizmeye başladı.

Demin, 2’nci maddeyle ilgili bir bizim önergemiz vardı, değişiklik önergesi. Burada, tütün mamullerinin yasaklanmasına ilişkin önergemizde çok açık demiştik ki: “Tütün ürünleri ve elektronik sigaranın da yasaklanması…” Yani, yasaklanacak yerler kapsamı sayılırken tütün ürünleriyle beraber elektronik sigara da yasaklansın. Ancak, iktidar partisi AKP bir önerge verdi ve İç Tüzük’e göre en aykırı önerge olduğu için -bizimki üzerinde ne konuşabildik ne de oylanabildi- en aykırı önerge de kabul edildiği için 2’nci madde bu şekilde geçiverdi ve şimdi elektronik sigara Türkiye’de içmek serbest. Tıpkı reklamlarda belirttiği gibi her yerde içebilirsiniz, ayrıca nikotinden de kurtulabilirsiniz. Şimdi, bu yasa taslağıyla bu mantığı bağdaştırmak ne kadar inandırıcıdır? Biraz kendi kendimizi sorgulamamızda yarar var.

Biliyoruz, Hong Kong’da bir firma elektronik sigarayı, e-sigarayı üretiyor. E-sigara üretiliyor, bir buçuk yıldır Türkiye’ye geliyor, Türkiye’de büyük bir meslek örgütümüzün başkanlığını yapan bir kişi basında reklamını yapıyor, önemli bazı siyasilerin de ellerinde görülüyor. Önce e-sigara, dumansız sigara, ondan sonra e-puro, ondan sonra e-pipo. Bunların hepsinin ortak özelliği, içindeki alaşımlarda nikotin var. Yani duman çıkarmasa da o nikotin bağımlılığını sağlayacak.

Düşünebiliyor musunuz, şimdi, biz, sigaranın yasaklanması olarak kamuoyunda bilinen bu tasarı -ki tütün mamullerinin yasaklanması geniş kapsamıyla- bu taslağı çıkardığımız zaman… Demin AK Parti Grubunun verdiği önergede geçen bazı yerler var: Resmî kurumlar, okullar, sağlık ocakları. Yani, bir okulda sigara yasağı var ama bir beyefendi veya hanımefendi duman çıkarmayan e-sigarayla dolaşıyor okulun içinde, -düşünebiliyor musunuz- veya sigaranın yasaklandığı bir yerde, bir resmî dairede e-pipoyla dolaşıyor bir beyefendi veya hanımefendi. Bırakın onu, hastanede nikotinin zararlarını, kanserdeki yerini anlatan doktorlar bir yana, hastanenin içinde dolaşan birinin elinde bir e-sigara -duman çıkarmıyor- dolaşıyor. Bu yasanın varacağı sonuç bu olmamalıdır. Ne kendimizi kandırmalıyız ne de halkı kandırmalıyız. Eğer, etkili mücadeleyi düşünüyorsak soracağız kendi kendimize: Bir buçuk yıldır e-sigara nasıl oluyor Türkiye’ye girdi? Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından C belgesini nasıl aldı? Kim ruhsat verdi? Döneceğim, dolaşacağım… Sağlık Bakanlığının Kanserle Savaş Dairesi Başkanının bütün itirazlarına rağmen, elektronik sigara sigara içmeyi özendiriyor, bunun içindeki orana göre sigaradan bir farkı yok, aynı zararları ihtiva ediyor denilmesine rağmen bir buçuk senedir piyasada bu sigara niye rahat rahat dolaşıp satılıyor?

Yine, göğüs hastalıkları hastanesinden bir öğretim üyesi, kandırıcı etkisine dikkat çekiyor. Yine, bir başka yerde, reklamda “Uçakta da içebilirsiniz, uçağın lavabosuna gidersiniz, duman çekmez, orada da içebilirsiniz.” diye reklam yapılıyor.

Şimdi, bir tarafta bu gerçekler, bir tarafta üzerinde çalıştığımız yasa taslağı. Biz bu şekilde inandırıcı olabilir miyiz?

Şimdi, bu konuda bir önerge getirdik: E-sigara yasak olsun. E-sigara yasak olsun önergesini çoğunluk grubu, iktidar partisi önlüyor. Buradan açıkça soruyorum şimdi: Sizler e-sigaradan, e-purodan, e-pipodan yana mısınız? Değilseniz, gelin, bugün, bu yasa tasarısı bu Meclisten çıkacak, bunları da kapsama dâhil edelim. Bu, bu kadar açık, çok da uzağa gitmeye gerek yok. Öyle, Sayın Bakan diyecek ki: “Ben yasakladım.” Evet, basından bakıyorum, elektronik sigaradan normal sigaraya geçişin yüzde 100 olduğu doğrultusunda bilim adamlarının açıklamaları var. Yine, yarar-zarar denkleminde bağımlılığı artırdığını söylüyorlar bilim adamları. E, peki, mademki böyle, tedavide önce 16 miligram nikotinden… Sonra bir sürü aksesuarı var bunun, temizlenmesi var, üç dozu var. Bilmem, farklı farklı, hekim kontrolü gerektiren yanları olan bu zararlı e-sigaraya neden serbestî tanıyoruz diye kendi kendimize burada sormamız gerekiyor. Hangi firmaları zengin ediyoruz? Hangi firmalar bunu getiriyor? Hangi firmalar bunu ne kadar satıyor, ne kadar rahatlıkla satabiliyor? Eğer bir ülke kuralsızsa, bir ülkede yasalar uygulanmıyorsa, birisi Hong Kong’dan daha başka şeyler de üretip getirip bu ülkede rahatlıkla satabilir. Bir buçuk yıl boyunca piyasada satılan bir e-sigaranın, e-piponun, e-puronun eğer hukuku yoksa, eğer hâlâ Sağlık Bakanlığının ilgili birimleri bu konuda aralık ayı içinde ancak durumdan bihaber olur gibi davranıp bunu Sanayi ve Ticaret Odasının ihracat kapsamındaki prosedürlerine bağlamaya kalkarsa bizim sigarayla ilgili -zararlarıyla ilgili- konuşmalarımızın da inandırıcılığı kalmaz.

Burada çok açık olarak bunu ifade ettikten sonra şunu demek istiyorum ki, Milano’da bir yüksek ceza mahkemesinin duvarına yazılmış: “No fumare…” Ondan sonrasını, ben dil bilmediğim için… İtalyanca “Türk” kelimesini görünce yakaladım oradaki bir yargıcı, “Ne yazıyor duvarda?” dedim, “Türk gibi sigara içme, diye yazıyor” dedi. Ve İtalya’nın resmî dairelerinde, yüksek mahkemelerinde “Sigara içme Türk gibi” tabelasının asılı olduğunu biliyor mu acaba Bakanlığımız ve yetkililerimiz? Onu da buradan ifade etmek istiyorum. Bu, yarın, e-sigara Türkiye’de serbesttir diye bu sözü doğru çıkartmaz umarım.

Ve burada bir iki dakika içinde de 4’üncü maddede önemli bulduğum bir konuya değinmek istiyorum, o konuda da önergemiz var. Bunu da sanıyorum -aykırı önergeleri- inşallah iktidar partisi baypas etmez. Çünkü “Televizyonda yayımlanan programlar, filmler, diziler, kliplerde görüntülere yer verilemez.” diyor. Şimdi, bir gerçek: Sanat, kültür yaşamı apayrı bir dünya. Bunu zorla, yasakla, sansürle boğmaya kalkarsanız, sanatı boğarsınız, kültürü boğarsınız. Geçmiş yıllarımızdaki filmlerimize bakalım. Yani, bunlar… Yüzlerce film var, yüzlerce belgesel var veya bir filmi düşünelim, sigaranın zararlarını anlatacak. Eroinin zararlarını anlatan filmler gibi veya uyuşturucunun farklı versiyonlarının zararlarını anlatan filmler gibi, o filmlerde bunu içeni anlatıp gerçekliğini anlatamasa onun zararlı olduğunu nasıl anlatacak? O zaman buna yasak mı koyacağız? İşte, bu konuda bir barem tutturmak gerekiyor. O da bir ölçüdür. Bu ölçüde de…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HASİP KAPLAN (Devamla) – Bir dakika istiyorum Sayın Başkanım.

---

**Kaynak gösterme:** Hasip Kaplan (Şırnak). “Tütün mamullerinin zararlarının önlenmesine dair kanunda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi (s. sayısı: 55)”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 2 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2008-01-02-tutun-mamullerinin-zararlarinin-onlenmesine-dair-kanunda-degisiklik-ya (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
