# Tütün mamullerinin zararlarının önlenmesine dair kanunda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi (s. sayısı: 55)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasip Kaplan (Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim
- **Tarih:** 3 Ocak 2008
- **Gündem:** TÜTÜN MAMULLERİNİN ZARARLARININ ÖNLENMESİNE DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S. SAYISI: 55)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2008-01-03-tutun-mamullerinin-zararlarinin-onlenmesine-dair-kanunda-degisiklik-ya

> Hasip Kaplan, 3 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜTÜN MAMULLERİNİN ZARARLARININ ÖNLENMESİNE DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S. SAYISI: 55)); konuşma 312 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının 6’ncı maddesinin dördüncü fıkrasını… Değişiklik önergemizin nedeni, RTÜK’ün sansür uygulamalarıyla ilgilidir. Genelde, uygulamada, Radyo Televizyon Üst Kurulu, örneğin bir şarkı söylendiği için veya bir programda aykırılık bulunduğu için televizyonlarla ilgili kapatma kararları veriyordu ve cezaların şahsiliği prensibine aykırı olarak, kolektif bir uygulama olarak bu hep geçerdi.

Şimdi, burada da örneğin, bir ulusal veya yerel yayın yapan, görsel yayın yapan bir televizyonun yasaya aykırı davranması durumunda, yerellerde 1.000 Türk lirası, bölgesel yayın yapıyorsa 5 bin, ulusal yayın yapıyorsa da 5 bin Türk lirasından 10 bin Türk lirasına kadar, ulusal yayın yapan kuruluşlar hakkında bir para cezası verileceği ve bunu da RTÜK üst kurul olarak yetkili… Bu yanlış bir uygulama olur hukukta, sansür durumunu genişletebilir. Bunun alternatifi şudur: O televizyon programı, diyelim yirmi dört saat yayın yapan bir televizyonsa ulusal kanal, o kanalda bunu ihlal eden programın yapımcısı veya sorumlusundan bu müeyyide uygulanabilir, ceza uygulanabilir. Bunun da cezası, sadece para cezası olarak düşünülmesi doğru değildir. Uyarma bir cezadır, kapatma bir cezadır, sonradan para cezası da uygulanabilinir. Böylesi caydırıcı imkânı olan bir uygulama yerine, direkt, sadece para cezasının uygulanması, özellikle yerel radyo ve televizyonlar ile bölgesel yayın yapan televizyonların ciddi cezai müeyyidelerle karşı karşıya olması durumunu doğuracaktır. Biz bunu dikkate alarak, bu madde hükmünün, söz konusu televizyonun ihlal eden programının yayını durdurulur… En etkili yöntem budur. En etkili yöntemle en caydırıcı yöntem bu olunca kişi ve sorumlu kendi fiilinden sorumlu olur. Çağdaş ceza yargılamasında da böyledir. Bu nedenle, kişinin eylemi veya kuruluşun eylemi yerine televizyonları ve umumi olarak sahiplerini cezalandırmak -ki genellikle şirketlerdir- ceza yargılama mantığına aykırıdır. Uluslararası televizyon yayınlarının kurallarıyla ilgili ilkeler de dikkate alındığında, böylesi bir yasa maddesi ileride uluslararası hukuka konu olabilecek birçok davanın doğmasına da neden olabilir. Bu yanıyla hem yasanın amacıyla örtüşmemektedir hem de etkili olması mümkün değildir.

Bunlar dikkate alınarak önergemiz lehinde oy kullanılmasını diliyorum, teşekkür ediyorum. (DTP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hasip Kaplan (Şırnak). “Tütün mamullerinin zararlarının önlenmesine dair kanunda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi (s. sayısı: 55)”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 3 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2008-01-03-tutun-mamullerinin-zararlarinin-onlenmesine-dair-kanunda-degisiklik-ya (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
