# Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.117)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasip Kaplan (Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim
- **Tarih:** 5 Mart 2008
- **Gündem:** BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SINIRLARI İÇERİSİNDE İLÇE KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.117)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2008-03-05-buyuksehir-belediyesi-sinirlari-icerisinde-ilce-kurulmasi-ve-bazi-kanu

> Hasip Kaplan, 5 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SINIRLARI İÇERİSİNDE İLÇE KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.117)); konuşma 808 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DTP GRUBU ADINA HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, gerçekten önemli bir yasa tasarısı üzerinde konuşuyoruz.

Yerel yönetimlerle ilgili reformların yapılması, Türkiye’de metropol kentler başta olmak üzere, en küçük beldelere kadar ve köylere kadar hatta, yeni bir düzenlemeyle, gerçekçi çözümlerin bulunmasını biz de isterdik. Böylesi bir sürece de iktidar partisinin katılımcı bir anlayışla, çoğulcu bir anlayışla, bunu Mecliste grubu bulunan ve bulunmayan tüm partilere getirmesini isterdik, bunun üzerinde makul çözümlerde ortaklaşmak isterdik. Ancak, komisyonda görüşülmeden iki gün önce tasarı elimize ulaştı ve hemen yine çoğunluğa dayanarak iktidar partisi Genel Kurula getirdi. Dün, bugün sağlıklı olmayan koşullarda bir tartışmadır yapıp götürüyoruz. Doğrusu, bu tartışma biçimini, bu çalışma biçimini yadırgadığımızı ifade etmek istiyorum. Yani 21’inci yüzyılda yüce Meclisin bu tür bir çalışma tarzı içinde bulunmasının yarınlarımıza zarar verdiğini düşünüyoruz, sağlıklı yasalar yapamayacağımızı düşünüyoruz, ortaklaşamayacağımızı düşünüyoruz, birlikte çözüm üretemeyeceğimizi düşünüyoruz ve bunun gerçekten de zararlı olduğunu söylemek istiyorum. Demin muhalefet partisi temsilcileri dedi ki: “Önerge veriyorsunuz, çalışma süresini günde on beş saate kadar uzatıyorsunuz.” Evet, yani Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 4’üncü maddesinde angarya yasağı var. Biraz da angaryaya dönmeye başladı yasama meclisindeki çalışmalar. Yani bundan da artık kaçınalım, bunu alışkanlık hâline getirmesek iyi olur.

Ben bu konuda grubumuz adına söz alırken, daha önce de grubumuz adına söz alan arkadaşlarımız, eğer bu yasa teklifi bu şekilde, böyle bir paket hâlinde getirilmese, her beldeyle ilgili ayrı ayrı maddeler konulsa, her ilçeyle ilgili ayrı ayrı maddeler konulsa bir kısmına onay verebileceğimizi, ortak aklın, ortak mantığın yolunu bulacağını, bir kısmına da hayır diyebileceğimizi, muhalefet şerhimizi düşebileceğimizi ifade etmiştik. Ancak seçimlere bir yıl kala kırk üç ilçenin kurulması, sekiz yüzü aşkın beldenin feshedilmesi, Meclise gelen belde başkanlarından muhtarlara kadar seçmenlerin kendilerine de danışılmadan böylesi bir yasa ile belediye olanaklarının sona erdirilmesi… Yine, bu üzerinde söz aldığımız 5’inci fıkrada da, tüzel kişiliği kaldırılan belediyelerin durumunun ne olacağı düzenlenmiş. İnanın, bu, toplumda gönül kırıklıklarına yol açacak, birçok turistik, tarihî beldemiz… Yani belediyeyken köy olmak -hatırlarsınız, geçmiş siyasetlerde vilayetken oy vermediği için düşürülen, ilçe yapılan yerleri biliyoruz- bunun örnekleri vardır siyaset tarihimizde.

Ancak iktidarların bir özelliğidir, yerel yönetimler ile demokrasi ilişkisini; yerel yönetimler ile hizmet ilişkisini; yerel yönetimler ile Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nı; yine, yerel yönetimler ile kentleşme sürecindeki yerel demokrasilerin güçlendirilmesini; yine, yerel yönetimler ile sivil toplum ilişkilerini… Yani, daha doğrusu, işte, görüyoruz, yerel yönetimler ile Avrupa Birliği ilişkileri, işte, görüyoruz imkânlar var, maddi imkânsızlıklar nedeniyle kapatıyoruz. 2013 yılına kadar 1 milyar euro proje desteği vardır belediye yerel hizmetlerimizde. Yani 200-300 milyon lira için bunca belediyeyi kapattığımız zaman görüşlerini almadan -ki, bu konuda biz parti olarak açıklama yaptık mahallinde referandumlar yapalım…- yöre halkı ne diyor? Kapatılsın mı kapatılmasın mı? Başka bir çözüm olsun mu? Yani, gerçekten bu konuda görüşlerini sormak demokrasinin gereği olurdu. Böyle bir yolu işletmek haklı bir yol olurdu. Ancak, kendim de ikna olmadığım çok şey var. Elimde TÜİK’in son sayımı, adrese dayalı sayımı var. Sayın Bakan da bir öğretim üyesi. Şimdi, buradan okumayacağım ismini ama, şöyle çıkarmışım on tane il ve ilçe. Belediye nüfusu 2 binin altında olan ilçelerimiz var.

Şimdi bir şey daha söyleyeceğim: Şırnak’ta, bilmem 90’lı yıllardı, biz Güçlükonak değil de, Fındık nahiyesi vardır dağın kovuğunda, çok tarihî bir yerdir. Burası ilçe olacaktı, ama daha sonra, 50 haneli Güçlükonak korucubaşı köyüdür diye orayı ilçe yaptılar ve o nüfusu 2.500 olan nahiye insanları ne kadar kahrolmuştu gözlerimizle gördük. 3-4 milletvekili arkadaşla gitmiştik. Şimdi, o Fındık belde oldu. Benim ilimde, Şırnak’ta Fındık, şimdi belediye olmaktan da düşürülüyor, yani hem ilçe olamadı hem de belediye olmaktan düşüyor. Şimdi, o insanların gönül kırıklığını nasıl giderirsiniz? Tarihî bir yer, kökleri tarihle müseccel bir yer ve sonradan korucu köyü, 50 haneli bir yeri getirip belediye yapıyorsunuz, ilçe yapıyorsunuz ki, onların dahi şeyi olmadı.

Ben, gerçekten bugün burada çok zevkli tartışmalar yapmak isterdim. Örneğin, 2010’da İstanbul dünya kenti olacak. Nüfusu itibarıyla İstanbul, baktığımız zaman, bugün Avrupa Birliği ülkesi on beş devletin nüfusundan daha büyük bir kentimiz, metropolümüz. “Bu metropolümüzü nasıl daha güzel yönetebiliriz?” tartışmasını bugün burada yaşamak isterdim. Yine, gerçekten -bugün Plan ve Bütçe Komisyonundaydım, biraz önce geldim- umuyorum ki güzel İzmir, 2015 EXPO uluslararası sağlık temalı fuarın ev sahipliğini yapacaktır ve güzel İzmir’in daha da güzelleşmesine katkı sunacaktır. Bunu tartışmak isterdim bugün arkadaşlarımızla, farklı partiden arkadaşlarla. Bir örnek koymak isterdim: İspanya’da, Barselona Stratejik Planı’ndan da bahsetmek isterdim, derdim ki: 1988’de, Barcelona’nın 92 Olimpiyatlarına ev sahipliği kararı alındıktan sonra neler yaşamış; orada nasıl, belediye meclisleri, kent konseyleri, meslek odaları, emek örgütleri, sendikalar, Barselona konsorsiyumundan Uluslararası Ticaret Fuarı’na, ticari birliklere, Barselona büyükşehir bölge bünyesindeki belediyelerin tamamına, üniversiteye ve Liman Başkanlığına kadar nasıl teknik komiteler kurup nasıl katılımcı bir kültürü yaşattıklarını ve ürettiklerini bugün burada tartışmak isterdim. Plan, sosyal ve ekonomik katılımcılarla kent sorunlarının nasıl çözüldüğünü de tartışmak isterdik. Stratejik planların bu tür metropol kentler açısından ne anlama geldiğini anlatmak, tartışmak isterdik. Evet, demokrasilerin de ütopik yanları, hayal, ideal yanları vardır. Biz bunları tartışmak isterdik burada. Kapışmak değil, yüksek gerilimde sinirli tartışmak değil…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hasip Kaplan (Şırnak). “Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.117)”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 5 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2008-03-05-buyuksehir-belediyesi-sinirlari-icerisinde-ilce-kurulmasi-ve-bazi-kanu (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
