# İç tüzük 37'ye göre doğrudan gündeme alınma önerisi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasip Kaplan (Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim
- **Tarih:** 11 Mart 2008
- **Gündem:** İÇ TÜZÜK 37'YE GÖRE DOĞRUDAN GÜNDEME ALINMA ÖNERİSİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2008-03-11-ic-tuzuk-37-ye-gore-dogrudan-gundeme-alinma-onerisi

> Hasip Kaplan, 11 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇ TÜZÜK 37'YE GÖRE DOĞRUDAN GÜNDEME ALINMA ÖNERİSİ); konuşma 636 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Evet efendim.

BAŞKAN – Buyurun. (DTP sıralarından alkışlar)

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 301’inci madde Türkiye'de demokrasiyi bire bir ilgilendiren, son yıllarda en çok tartışılan, Nobel ödülü almış yazarlarımızın, gazetecilerin, bilim insanlarının yargılandığı ve ne yazık ki bu madde nedeniyle Hrant Dink’in katledildiği ve toplumsal gerilim kaynağı olan bir maddeyle ilgili teklifimiz bu maddenin tümden Ceza Yasası’ndan kaldırılmasıyla ilgilidir.

Bu Yasa nedeniyle yargılanan isimlere bir kez baktığımızda bile vahamet ortaya çıkmaktadır. Orhan Pamuk, Elif Şafak, Hrant Dink, Perihan Mağden, Baskın Oran, İbrahim Kaboğlu, Murat Belge, Haluk Şahin, İsmet Berkan, Hasan Cemal, Ragıp Zarakolu, Sarkis Seropyan, Arat Dink ve daha nice insanlar bu nedenle yargılanmışlardır ve bu maddeyle ilgili seksen yıldır Türkiye, 1926’da faşist İtalyan yasasından aldığı, eskiden 159’uncu madde olarak bilinen bu madde nedeniyle hâlâ düşünce örgütleme özgürlüğü ihlal edildiği gibi şu an 199 kişiden birçoğunun yargılandığı bu dava nedeniyle, ne yazık ki, Ergenekon çeteleri, ırkçı bazı örgütlenmeler, yazarların yargılandığı adliye binalarına saldırılara giderek gerçekten bu maddeyle ilgili yargılanan yazarlarımıza karşı eylemler yapmışlardır ve bu madde nedeniyle hem gazetecilerin ihbarcılığa zorlanması hem yoğun otosansürün kullanılması hem sokak baskısının uygulandığı bir madde olduğu gibi sadece geçtiğimiz yıl içinde 34 gazeteci, 12 medya organının saldırıya uğraması, 18 gazeteci, toplam 22 kişinin ve 6 medya organının tehdit edilmesi, yargı önüne çıkarılan 254 kişiden 55’inin yine bu madde nedeniyle olması bu maddenin vahametini ortaya koymaktadır.

Şimdi, Avrupa Birliği sürecinde bu maddenin kaldırılmasıyla ilgili ilerleme raporunda yer alan verilere baktığımız zaman, Avrupa Birliği 301’inci maddenin tamamen kaldırılmasını söylüyor. Evet, bu konuda Hükûmet, AKP de bir yasa taslağı olduğunu söylüyor. Biliyoruz, ikide bir kamuoyuna açıklamalar yapılıyor ama nedense bir türlü Meclise getiremiyorlar. ”Niye getirmiyorsunuz?” diye soracağım… Gülüyor arkadaşımız ama… Yani makyaj yapılarak 301’inci maddenin Meclise getirilmesi dahi ertelenirken yani şunun şurasında bu yasa teklifimiz reddedildiği zaman, üstelik AKP oylarıyla reddedilirse İç Tüzük gereği iki ay süreyle bu yasayı getiremeyeceksiniz. Demek ki iki ay daha sallamış olacaksınız. Böyle bir niyet gözüküyor. Hâlbuki bu teklifin görüşülmesinin kabulü karşında siz de teklifinizi getirebilirsiniz, açabilirsiniz. Bu, burada, Mecliste bunlar birlikte görüşülebilir diye düşünüyoruz.

Şimdi, burada hep Avrupa örnekleri de veriliyor, “Yok bu madde başka yerlerde var…” Hayır. Size çok açık söylüyorum: Bakın, 301’inci maddenin kaldırılma gerekçesini ne Avrupa Birliğine ne başka nedenlere bağlıyoruz. Bu maddeyle ilgili çok çok açık olarak Türk Ceza Kanunu’nun 216’ncı maddesinin ikinci fıkrasında hüküm var. Farklı kesim, sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyetleri aşağılamak suç kapsamına alınmış 216’ncı maddede. Aynı şeyi tekrar 301’de tekrarlıyorsunuz.

Şimdi, aynı konuda, 299’uncu maddede Cumhurbaşkanına hakaret var, 300’üncü maddede devletin alametlerinin aşağılanması ve egemenliğine yönelik var, 305’inci maddede temel yararlar var, 311’inci maddede yasama organına karşı suçlar var, 313’te Hükûmete karşı suçlar var. Şimdi bu kadar kapsam içine alınmış, Türk Ceza Kanunu’nun kapsama aldığı bir konuda, 301’inci maddede, İtalyanların dahi vazgeçtiği bu yasada biz hâlâ niye ısrar ediyoruz?

Kamuoyu, burada, gerçekten Hükûmet ve AKP tarafından da çok ciddi bir şekilde, yanlış bir şekilde bilgilendiriliyor, deniliyor ki: “Efendim, Avrupa devletlerinde bu var.” Avrupa devletlerinde söz konusu maddeyle ilgili olarak baktığımız zaman, 1926 Mussolini İtalyası’ndaki hükmü bizimkiler değiştirerek almış kendilerine.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Kaplan.

HASİP KAPLAN (Devamla) – Bağlıyorum.

İtalya’dan almışlar, kendilerine uydurmuşlar. Bir de Polonya’da var. Orada da… Polonya ile İtalya’da yer alan bu yasa hükmü, bakıyoruz, diğer ülkelerde yer almıyor. Nasıl almıyor? Çok açık. Bunun örneklerine baktığımız zaman, Almanya, Fransa, Portekiz, İspanya, Avusturya, Hollanda’daki mevcut şekilleriyle bu şekilde yargılama oranlarını koyduğunuz zaman, hiçbirisi 301’inci maddeyle örtüşmemektedir.

301’inci maddeyi biz geçmişten bu yana, cumhuriyetin seksen beş yılı boyunca 159’uncu madde olarak… Sürekli olarak yazarların, aydınların yargılandığı, düşünce özgürlüğünün önünün kısıtlandığı, bununla ırkçılık yapıldığı, ayrımcılık yapıldığı, bunun sonucu olarak oluşan gerginlik sonucu olarak da Hrant Dink’in öldürülmesine neden olduğu için 301’inci madde katil bir maddedir. Katil olan bir maddeyle anılan bir Türkiye çağdaş uygarlık dünyasında yer bulamaz.

Bu duygularla, teklifimize desteklerinizi bekliyorum sayın milletvekilleri. (DTP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hasip Kaplan (Şırnak). “İç tüzük 37'ye göre doğrudan gündeme alınma önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim tutanağı, 11 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2008-03-11-ic-tuzuk-37-ye-gore-dogrudan-gundeme-alinma-onerisi (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
