# Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.220)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasip Kaplan (Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim
- **Tarih:** 4 Haziran 2008
- **Gündem:** AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.220)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2008-06-04-amme-alacaklarinin-tahsil-usulu-hakkinda-kanunda-ve-bazi-kanunlarda-de

> Hasip Kaplan, 4 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.220)); konuşma 979 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DTP GRUBU ADINA HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir devletin kendi bütçesini oluşturması, gelirlerini, vergilerini adil olarak toplaması ve bunu da yurttaşların hizmetine tahsis etmesi kadar doğal bir şey yok. Ancak, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da yapılan değişiklik ve buna eklenen bazı maddeler dikkate alındığı zaman, gerçekten ülkemizde adil bir vergi reformu yapılıyor mu yapılmıyor mu noktası üzerinde durmak gerekiyor. Yani, kazanandan vergiyi kazandığı oranda alıyor muyuz almıyor muyuz? Bu temel sorun olarak devam ediyor çünkü bütçemizin 2008 vergilerinin başında dolaylı vergiler geliyor. Bu tasarının içine de bir kısım ÖTV vergisi katmış durumdayız.

Tabii, ben bu kısa süre içinde birkaç önemli noktaya vurgu yapmak istiyorum, yüce Meclisin de dikkatini çekmek istiyorum. Birincisi, gerçekten bu yurt dışına çıkış tahdidi bir vakıa. Bu konuda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden öte Avrupa Ekonomik Topluluğuyla beraber imzaladığımız sözleşmeler var. Ekonomik suçlar nedeniyle hapis cezasının yapılmayacağı, seyahat özgürlüğünün engellenmeyeceği, buna benzer birtakım yükümlülükler…

Ancak daha önce bu yurt dışı çıkış tahdidi ve yasağı ne yazık ki çok cüzi vergi alacakları nedeniyle uygulanıyordu. Şimdi bu limitin bir miktar artırılmış olması, bunun da Bakanlar Kurulunun takdirine bırakılarak 10 katı oranına çıkarılması veya teminatlandırılması konusunda biraz açık hükümler koymak gerekiyor. Yani bütün yurttaşlar arasında bir eşitliğin sağlanması gerektiğini düşünüyoruz. Yurt dışı çıkış tahdidi kişileri umulmadık, vakti zamanında ortağı olduğu bir şirketin borçlarından da yakalayabiliyor veya işlerinin, ekonomisinin düzgün gitmemesi nedeniyle de yakalayabiliyor. Bu işe, Bakanlar Kurulunun, Hükûmetin işinin arasına bir de yurt dışına çıkma yasağını koymak hem doğru değil hem de daha açık bir hüküm konulmasında özellikle Anayasa Mahkemesi yargısını dikkate alarak iyileştirme yapılmasında büyük bir yarar vardır.

Şimdi, bu bölümde yine sporculara yapılan ödemeler var. Doğrusu spor ülkemizde özendirilmesi gereken, desteklenmesi gereken, yaygınlaştırılması gereken ve her alanda teşvik görmesi gereken, başarılı sporcuları yetiştirmeyi de devletin görev olarak üstlenmesi gereken bir doğruda hiç kimse bir tartışma içinde değil. Ancak bir gerçek ki Türkiye genelinde spor kulüplerinin yaşanan ekonomik sıkıntıları kadar bazı spor kulüplerinin, şirketlerinin ve mağazalarının bilançolarına baktığınız zaman da üç dört tane kulübün bilançosunun Türkiye’deki bütün spor kulüplerinin toplamı kadar olduğunu da görürsünüz.

Bir başka örnek daha vereyim: Futbolcu transferlerinin milyon dolarlarla konuşulduğu ülkemizde yine, bazı antrenörlerin veya değişik spor dallarında görevli olanların çok yüksek ücretler aldığını da biliyoruz. 150 bin YTL’ye varan ücretler de alınıyor, zaman zaman da konu oluyor. Sayın Terim “Ben 1 taneyim, milletvekilleri 550 tanedir.” dedi. Şimdi, sporu eğer millî olarak yapıyorsanız onun bir kutsiyeti vardır, ülke için yapıyorsanız bir amacı vardır, bir anlamı vardır. Eğer ülkeniz için hizmet ediyorsanız aldığınız paranın vergisini, Anayasa Mahkemesi Yargıcı, Genelkurmay Başkanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı ve milletvekilleri nasıl ödüyorsa, bir işçinin 30 katı asgari ücret alan bir kişinin de, teknik direktörün de aldığı parayla oranlı, adil bir vergi ödemesi ülkesine olan borcu, yurttaşlık yükümlülüğüdür. E, bunu da tutup, onunla bir kasaba, bir Üçüncü Lig kulübünü de eşit kefeye koymak, aynı oranlarda vergi almak adaletli bir yaklaşım değil.

Yine, bakıyoruz ki Avrupa kulüplerinden futbolcular transfer ediliyor veya bizim futbolcularımız Avrupa kulüplerine transfer ediliyor, 500 milyon dolarlardan bahsediliyor. Şimdi, 500 milyon dolar alan bir futbolcunun kendi ülkesine karşı hiç mi yüküm ve sorumluluğu yok? Vergisini ödemeyecek mi? Aldığı, kazandığı… Başarılı olmuş, başarı kazanmış, para da kazanmış, para kazanmışsa Allah daha çok kazandırsın ama vergisini de kazandığı oranda ülkesine vermesi, yine yüküm ve sorumluluğun gereğidir. Bu konuda, açıkça söyleyeyim, tasarıda bir ölçü göremedim. Biz, bu yönüyle muhalefet şerhimizi koyarken… Herkesten adil vergi alınsın, alınırken de zalim olunmasın. Devlet zalim olmamalı.

Şimdi, amme alacaklarında şirketlerle ilgili bir bölüm var. Limitet şirket sahipleri -ki, Türkiye’de yüz binlerce limitet şirket var- gidiyor notere, diyor ki: “Ben bu şirketimi hak ve borçlarıyla A, B, C şahıslarına devrettim, geçmiş borcuyla, alacağıyla.” Notere gidiyor, en sağlam yer noter. Fakat, bakıyoruz ki, bu tasarıya göre… Tasarı “İstediğin sözleşmeyi yap, ben senden geçmiş dönemin de vergisini alacağım, devralanın da vergisini alacağım ve müteselsil sorumlu tutacağım. Sermayenle de sınırlı kalmayacağım, senin özel mülküne kadar da senden bunu alacağım.” diyor.

Şimdi, anonim şirketlerde sermaye payıyla bağlı bir sınırlama var. Limitet şirketlerde, noter satışına rağmen, burada, kendi şirketini devreden insanın güvencesi yok ve devrettikten sonra, bir gün Atatürk Havalimanından dışarı çıktığında “Dur, çıkamazsın, senin vergi borcun var.” diye yakasına yapışılabiliyor. Peki, bu yurttaşlarımız bir limitet şirketin ortağı oldu diye bundan kurtulamayacak mı? Yani, kazara bir limitet şirketin ortağı olmak, ömür boyu onun yükünü çekmek anlamına mı geliyor? Burada da adil olunması gerekiyor. Adil olunmadığı takdirde, gerçekten bu konuda sıkıntılar yine devam edecek.

Yine, diğer bir şeyi söylemek istiyorum burada. Zaman zaman Sayın Müsteşar ve Gelirler Müdürüyle de konuşuyorum. Yakın zamanda, Şırnak ticaret, sanayi, esnaf odalarını ziyaret ettim. Hepsi, Mardin Sanayi Odası, Mersin’e kadar, Antep, Şanlıurfa, Antakya, özellikle Niğde, Konya illeri de dâhil kamyoncuların ve tankercilerin, özellikle Habur sınır kapı ticareti durduktan sonra araç mezarlığına dönen, yirmi yaş nedeniyle çalışamayan, (C) belgesi alamayan, iş olmadığı için otomobil mezarlığına, araç mezarlığına bırakılan bu araçlarla ilgili geçmişte bir af çıktı, motorlu taşıt affı; bir kısmı yararlandı. Ancak, gelir vergisi kazanç beyanlarıyla ilgili bu konuda ciddi sorunlar olduğunu bu odalar söylüyorlar. Deniliyor ki, bu konuda bu araçlar vergilerini karşılayamıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Kaplan, devam edin.

HASİP KAPLAN (Devamla) – Bağlıyorum Sayın Başkan.

Vergileri bu araçların 10 katını tutuyor. Zaten araçları biz atmışız hurdaya. Yani biz, binlerce kişiyiz, yüz binleri aşıyor bu rakam ve bu nedenle bankaya gidiyoruz, kredi alamıyoruz. Yurt dışına gitmek istiyoruz “Borcunuz var.” deniliyor. E, zaten son olaylarla Habur sınır kapısı ve diğer sınır kapılarında da ticaret durma noktasına geldi. “Mademki istihdam yaratılıyor. Mademki bölgeye teşvik var. Mademki bu konuda özendirmeler var. Son istihdam paketiyle BAĞ-KUR’lulara aflar çıkarıldı. E, biz de BAĞ-KUR’luyuz.” diyor şoför esnafı, kamyon ve tanker… “Biz de BAĞ-KUR’luyuz, BAĞ-KUR esnafıyız. Primimiz affediliyor, ama öbür taraftan, bizim o işi yaptığımız ve mezarlığa terk ettiğimiz araçlarımızla ilgili elimiz kolumuz bağlı.” diyorlar. Bu sıkıntıyı ben inanıyorum ki, Hükûmete de, diğer muhalefet partilerine şoför esnaf cemiyetleri defalarca getirdi. Mademki, bugüne kadar birçok af çıkarıldı. Bu konuda bir konsensüs şart arkadaşlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hasip Kaplan (Şırnak). “Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.220)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 4 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2008-06-04-amme-alacaklarinin-tahsil-usulu-hakkinda-kanunda-ve-bazi-kanunlarda-de (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
