# Türk ticaret kanunu (s.s.96)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasip Kaplan (Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim
- **Tarih:** 27 Kasım 2008
- **Gündem:** TÜRK TİCARET KANUNU (S.S.96)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2008-11-27-turk-ticaret-kanunu-s-s-96-4

> Hasip Kaplan, 27 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK TİCARET KANUNU (S.S.96)); konuşma 508 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HASİP KAPLAN (Şırnak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aynı konuda bizim de bir önergemiz var ve bu önergede Borçlar Kanunu’nun da eklenmesini teklif ediyoruz.

Neden Borçlar Kanunu’nun eklenmesini teklif ediyoruz? Ticaretin temeli alacak-verecek, alacak-borç ilişkisidir. Şimdi böyle olunca, Borçlar Kanunu’nu ayrı bir kanunmuş gibi, Medeni Kanun kadar ilgisizmiş gibi ele almak doğru değil. Zaten bu taslak üzerinde öğretim üyelerinin eleştirilerine de baktığımız zaman benzer bir eleştiriyi görürüz. Bunun için Borçlar Kanunu’nun da eklenmesi gerekiyor.

Maddenin sadeleştirilmesi açısından, zaten temel kanun olarak ilk değişen Türk Medeni Kanunu oldu. Onun tarih, sayılarını koymaya gerek yok çünkü artık bir tek Medeni Kanun var, o uygulanıyor. O konuda da biz katılıyoruz.

Tabii, burada Türk Ticaret Kanunu sistematik olarak alındığında, bakıyoruz Alman Ticaret Kanunu’ndan büyük ölçüde esinlenme var. Zaten 1950’lerde de Alman Profesör Hirsch bizim kanunumuzu hazırlamıştı. Ondan önce1926’ya gittiğimiz zaman, bakıyorsunuz ki Medeni Kanun İsviçre-Almanya karma alınmış. Ceza Kanunu’na bakıyorsunuz İtalya-Almanya kanunundan karma alınmış.

Peki, kendi Ticaret Kanunu’muzu yaparken kendi gerçekliğimiz nedir? Doğrusu gerçekliğimizden çok, yine dünyadaki bu değişimlere bakarak kendi kanunumuzu oluşturmuşuz. Burada aslında çok çok bölümler yer alıyor sigorta hukukundan taşıma hukukuna, şirketler hukukundan denizcilik hukukuna. Aslında farklı kanun başlıkları içinde de yer alması gerekenlerin hepsi buraya alınmışken neden Borçlar Kanunu da bunun içinde değildir diye sormak gerekiyor çünkü Borçlar Kanunu eşya hukuku itibariyle ağırlık bassa da, menkullerden çok gayrimenkul hukukuyla ilgili ağırlık bassa da sonuçta alım-satım, alacak-borç ilişkileri itibarıyla bu Kanun’la çok yakın ilinti içindedir. Bu nedenle önergemizin desteklenmesini talep ediyoruz.

Yine, Avrupa Birliği süreciyle birlikte faiz oranları ve para birimleri konusunda yapılacak belirlemelerde de Türkiye'nin gelecek olası kriz sonrası ekonomi ve siyasetin olabilirlikleri üzerinde durulması gerekiyor çünkü bundan sonra, küresel kriz sonrası bizim Hükûmet de Sayın Ekren de veya ekonomistler de açıklamalarında Türkiye'ye yeni bir pencere açıyorlar. Bu pencere nedir? Bugüne kadar ABD ve Avrupa Birliğiyle yüzde 70 ithalat, ihracatımızı geliştirmişiz ama ondan sonra yönümüzü Orta Doğu’ya, Afrika ülkelerine, Hindistan’a, Çin’e, Uzak Doğu’ya, Pasifik ülkelerine döneceğiz. Yönümüzü döndüğümüz zaman ister istemez pazar, arz talep olayında bu ülkelerin hukuklarıyla bizim hukuklarımızın karşılaştırılması ve önümüzdeki dönemde bunun yararlarının iyi ölçülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Böyle düşündüğümüz zaman çok karmaşık bir hukuk sisteminin aslında çok da yarar getirmeyeceği görülüyor çünkü Afrika’daki hukuk sistemine baktığımız zaman birçok yeni devletde onlar da Avrupa’daki son model yasaları almışlar, kendi ülkelerinde hayata geçirmişler. Uzak Doğu’da, Asya’da ise farklı bir uygulamanın olduğunu görüyoruz.

Küçük tacirden tacir olayına geçiş, onun dışında, uluslararası sermaye şirketlerinin varlığı, acente durumları, özellikle elektronik piyasasında Uzak Doğu’nun dünyaya açılan pencere olarak, daha sonra tekstil alanında ve şimdi de otomotiv sektörü alanında yaptığı sözleşmeler çok önemli.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Kaplan.

HASİP KAPLAN (Devamla) – Teşekkür ediyorum Başkanım.

Örneğin piyasaları yakın zamanda arabalar, Çin üretimi arabalar, Hindistan üretimi arabalar, ucuz arabalar bizim sokaklarımızı dolduracak. İşte görüyorsunuz markalar başladı gözükmeye, TATA’lardan tutun… Şimdi bu araçları alıyor vatandaş tüketici olarak ama bu aracın yedek parçası ne olacak, bu aracın ileride korunma hakları, tüketici hakları ne olacak? Yani bu konularda gerçekten iyi bir öngörü gerekiyor. Bu açıdan, Borçlar Kanunu’yla birlikte değerlendirilmesinin doğru olacağını düşünüyoruz.

Teşekkür ediyoruz, önergemizin desteklenmesini istiyoruz.

Saygılarımla. (DTP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hasip Kaplan (Şırnak). “Türk ticaret kanunu (s.s.96)”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 27 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2008-11-27-turk-ticaret-kanunu-s-s-96-4 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
