# Kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:266)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasip Kaplan (Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim
- **Tarih:** 29 Ocak 2009
- **Gündem:** KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:266)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2009-01-29-kultur-ve-tabiat-varliklarini-koruma-kanununda-degisiklik-yapilmasina

> Hasip Kaplan, 29 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:266)); konuşma 1.030 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DTP GRUBU ADINA HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Demokratik Toplum Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım.

Kültür ve tabiat varlıklarının korunması söz konusu olunca, partimizin en hassas olduğu bu konuda şüphesiz her iyi düzenlemeyi desteklemek gibi bir yaklaşımımız vardır ancak bazı önergelerimiz de olacaktır. Yalnız, şunu samimiyetimle söylemek istiyorum, çok zorumuza giden bir şeyi de açıklamak istiyorum ve Sayın Bakandan bilgi istiyorum öncelikle: Bu maddenin gerekçesinde, doğu, güneydoğu belediyelerinin proje yapamadığı ve söz konusu paraların büyük oranlarda bankalarda yığıldığı ve değerlendirilemediği yazılıyor. Ben tek tek istiyorum. Doğu, güneydoğuda kaç belediyede ne kadar para var? Lütfen açıklar mısınız. Kimse kimseyi kandırmasın. Bakın, çok samimi söylüyorum. Diyarbakır’ın on iki tane projesini, uluslararası destekli ve milyon eurolarla destekli projesini Hükûmet durduruyor. Şimdi, böylesi bir konuda bu gerekçenin girmiş olması dehşet vericidir. Bunun açıklamasını Hükûmet yapmak zorundadır. Ben geçiyorum tabii.

Sadece, kültür ve tabiat varlıklarının korunmasıyla ilgili getirilen yasa küçük bir düzenleme. Bu düzenlemenin boyutuna, tabiatın ve kültür varlıklarının korunmasının genel politikaları çerçevesinde bakmak lazım. Hükûmet buna nasıl bakıyor? Yani bu, kişilerle müsemma bir olay değil. Yani Sayın Bakan iyi niyetli olabilir, düşünsel olarak bu konularda da gerçekten çok iyi bir bakış açısına sahip olabilir ama Hükûmetinin, mensubu olduğu Hükûmetin politikaları nereye götürüyor, ona bakmak lazım. Bunun için biraz doğadan başlayacağım.

Önce İkizdere’den, Rize’den, Başbakanın memleketinden başlayayım. Dizi dizi HES santrali kurulmak isteniyor, SANKO firmasına EPDK iki yıl önce üretim lisansı veriyor. İkizdere nere? “Çevrecilerin daniskasıyım.” diyenin memleketi Rize, Başbakanın memleketi. Endemik bitki ve canlı çeşidi açısından dünyanın en önemli iki yüz vadisinden birisi İkizdere’dir, diğeri de Uludere’dir. Ona geleceğim.

Şimdi, burada, ÇED raporuna karşı İkizdere Kültür Derneği açtığı davayı kazandı. Ben İkizdere Derneğini burada kutluyorum ve asıl, çevrecilerin daniskasının böyle çevresine ve tabiatına sahip olanlar olduğunu söylüyorum. Gerisi benim için patiskadır.

Uludere’ye gelince: 7’si Şırnak, 4’ü Hakkâri, 11 tane aynı neviden HES barajı bizim Uludere’deki vadide de yapılıyor. Aynı olay Alliona, Kaz dağları, nükleer santrallerle Mersin, Karadeniz kıyıları, Trakya kıyıları, Ege kıyıları, Kaz dağlarından tutun Hasankeyf’e… Şimdi siz Hasankeyf’e geldiğinizde hangi tarihî kültür varlığı koruyacaksınız? Asuhan Barajı’nda… Evet, II. Ramses’in Nefertari’sine yaptığı tapınağı taşıdılar ama Amon-Ra Sunağı’na gelen güneş 21 Haziranda ışınlarını vuruyordu, taşıdıktan sonra artık vurmuyor. Biliyor musunuz? Artık 20 Haziranda vuruyor. Siz Hasankeyf’te o minareleri, kümbetleri nasıl taşıyacaksınız yukarıya? Lütfen, bunun açıklamasını yapın. Evet, bu, bir yanı.

Diğer bir yan, Antalya Demre’de Noel Baba heykelini kaldırma çalışması. Ne alaka şimdi? Noel Baba dünyaca bilinen birisi. Onun yerine paçalı, sıvalı, pantolonlu, çocuklu, balıklı bir Noel Amca heykeli yapılıyor. Biliyoruz işte, dünya, kırmızı renkte, yakaları beyaz kürklü kıyafetli, uzun sakallı, beyaz sakallı, geyiklerin kızağını çektiği bir Noel Baba’yı tanıyor. Ya ille bir baba hasleti varsa bunun da kolayı var. Benim önerim size: Alın bu yeni yaptığınız Noel amca heykelinin elindeki balığı, eline 99’luk tespih verin; o sakal da çok entel olmuş, onu biraz da uzatın, zındık mı olur, başka türlü mü olur; adını da koyarsınız, “Ak Baba” mı olur, ne olursa olur, ille bir ihtiyaç varsa... Kültüre ve tarihe saygı nedeniyle bunu söylüyorum. Ben bunu tiye almak noktasında değil ama saygı gereği bunu söylüyorum. Şimdi, bütün bunlar bir yana, İkizdere’yle ilgili gerçekten muhteşem bir mücadele vermişler, kutluyorum. Alliona’daki suç duyurusu yine Kültür ve Turizm Bakanlığına.

Bakıyoruz, bir de biliyorsunuz, 2010 Kültür Başkenti olacak İstanbul. Biraz da İstanbul’a geleyim. 2010 Avrupa Kültür Başkenti olmak çok önemli bir şey çünkü tarih boyunca farklı kültürleri bir arada yaşatan İstanbul’un kültürünü yaşatma hedefi var. Bunun Danışma Koordinasyon Kurulunda Sayın Bakan var, Hayati Yazıcı ve Kadir Topbaş var. Kadir Topbaş bir mimar, Büyükşehir Belediye Başkanı. Danışma Kurulunda Beyoğlu Belediye Başkanı -Topbaş eski Belediye Başkanı Beyoğlu’nun- Ahmet Misbah Demircan var.

Şimdi ben bunları niye anlattım size, geleceğim ona, çok basit bir örneklemeden yola çıkacağım. Şimdi, bir yapı var İstanbul’da ve bu yapı TRT’de iki belgesel konusu olmuş, İZ TV onu çekmiş. Onun ötesinde, en önemli sivil mimari anıt ilan edilmiş, yapısal tarih örneği yapılmış, kamuoyunun ilgi gösterdiği yerde birçok film çevrilmiş ve bu yapının önünde… Yapı da şu, ve bu birinci derece tarihî yapının önünde şu da AKP’nin icraatı: Kazmalar ve buldozerler! Şimdi, bu şekilde, bu kafayla 2010 Kültür Başkenti olur mu İstanbul? Reha Çamuroğlu nerede burada? O binada uzun yıllar yaşamış. Biraz sorulursa bu konuda bilgi verecektir ama enteresan olan, benim söyleyeceğim başka bir şey, bu kültür politikaları karşısında Hükûmetin anlayışı. Bakın, 1 numaralı Anıtlar Kurulu 1993 senesinde diyor ki: “Bu birinci derece sit alanıdır.” ve uzun yıllar inşaat izni alamıyor kimse burada. Geliyor 2 numaralı Anıtlar Kuruluna 2007’de, 1 no.lu Anıtlar Kurulunun kararını kaldırıyor, diyor ki: “İnşaat yapabilirsiniz.” Beyoğlu Belediyesi ne yapıyor? Bu Anıtlar Kurulunun verdiği karar üzerine “İnşaat yapın.” diyor. Şimdi, siz tarihi, kültürü bu şekilde koruyacağınızı sanıyorsanız, anıt ve sit kavramları kentsel estetik kurallarıyla uyumsuz, çirkin yapılaşmaların, tarihin önüne beton dikmenin neye mal olacağını görmek gerekiyor özelikle bu tür seçim dönemlerinde bu kentsel sit alanlarında yapılan çalışmalar nedeniyle.

Şimdi, buradan şuna biz şeye gelmek istiyoruz, doğanın korunmasıyla ilgili olarak 2010 Kültür Başkenti olan böyle bir yaklaşımda şunu sormak istiyoruz: Evet, anıtlarımızı koruyalım, tarihimizi koruyalım, kültürlerimizi de koruyalım. Bu yasayla nasıl koruyacağız söyler misiniz? Bunun arkasından kara yolları özelleştirme yasası gelecek, ormanları tesis yapacağız. Bunun arkasından bu yasayla boğaz köprülerinin ikisini satacağız Yap-İşlet-Devret Yasası’na istinaden. Yap-işlet-devret, ismi üstünde, yap, ondan sonra işlet, devrettir. Biz yapılanı sat, devret noktasında bir yasa getireceğiz. Şimdi, Hükûmetin temel politikası, EPDK ve enerji piyasalarıyla ilgili çıkarılan son yasalar, arkasından gelecek olan 2/B Yasası, bütün bunlar doğanın, tarihin, sit alanlarının hepsine kazma vurulması anlamına gelmiyor mu? Şimdi Hükûmetin politikası bir taraftan yap-işlet-devret, bir taraftan…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Kaplan.

HASİP KAPLAN (Devamla) - …2/B Yasası gelecek, Kıbrıs kadar bir yer Türkiye’de satılacak. O bir taraftan, kara yollarının istimlakiyle arazilere binalar, tesisler yapılacak. Bir taraftan böyle bir yasayı çıkarıyoruz, özel idarede biriken üç beş kuruşu, o ilçede, o beldede veya ilde hizmete sunacağız. Arkasından da kaşıkla alınanı kepçeyle dağıtmak değil artık, bu dağıtımın bambaşka bir adı olsa gerek. Önümüzdeki dönem, küresel krizi aşmak için özelleştirmenin doldurduğu boşluk bu tür satımlarla olacak. Bu tür satımlar da tarihî ve kültürel varlıklarımıza dinamit koyacak. Önümüzdeki günlerde göreceğimiz budur. Yani politikalarda yeknesaklık yoksa o zaman bu tavırlar da doğru değil, samimi değil, inandırıcı değil ama bu yasada önergelerimizle beraber biz de katkı sunmaya çalışacağız.

Teşekkür ediyorum. (DTP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hasip Kaplan (Şırnak). “Kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:266)”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 29 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2009-01-29-kultur-ve-tabiat-varliklarini-koruma-kanununda-degisiklik-yapilmasina (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
