# Küçük ve orta ölçekli sanayi geliştirme ve destekleme idaresi başkanlığı kurulması hakkında (s.s.330) kosgeb

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasip Kaplan (Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim
- **Tarih:** 15 Nisan 2009
- **Gündem:** KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ SANAYİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME İDARESİ BAŞKANLIĞI KURULMASI HAKKINDA (S.S.330) KOSGEB
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2009-04-15-kucuk-ve-orta-olcekli-sanayi-gelistirme-ve-destekleme-idaresi-baskanli

> Hasip Kaplan, 15 Nisan 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ SANAYİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME İDARESİ BAŞKANLIĞI KURULMASI HAKKINDA (S.S.330) KOSGEB); konuşma 899 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DTP GRUBU ADINA HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kısa adı KOSGEB olan yasa tasarısının 3’üncü maddesi üzerinde Demokratik Toplum Partisi adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu madde aslında işletmeler tanımına bir açıklık getiriyor. Küçük ve orta büyüklükteki işletmelere KOBİ denir. Zaten kullanılan bir kavram bu. İkinci fıkrasında da girişimci... Aslında “KOBİ’ler bir ülkede nedir?” diye sorulduğunda verilecek yanıt: O ülkenin dinamosu, çalışmasını tamamlayan en önemli unsurlar olarak öne çıkıyor. Niye? Buna Sayın Bakanın verdiği rakamlarla bakarsak daha iyi anlarız. Yakın zamandaki açıklamalar bunlar: 2 milyon 10 bin 377 kayıtlı reel sektör işletmesi bulunuyor Türkiye’de. Yani bu küçük esnafın, orta ölçekteki esnafın rakamı bu olduğu zaman… Yine bu işletmelerin bu dönemde 98,6 milyar TL kâr elde ettiği de veriler içinde. Bu kârın da 50 milyar TL’sinin 1.546 işletme tarafından yapıldığına dikkat çekiliyor.

Şimdi, bunu anlamak mümkün. Türkiye’de KOBİ denince, esnaf “KOSGEB bize kredi bulacak mı, para bulacak mı?” Yani bu krizde bu işletmelerin derdi borçlarını ödemek, kredi alabilmek. Kredi nereden alınıyor? KOSGEB’e başvuruyorsun. KOSGEB’e gidenler Halk Bankası ve Ziraat Bankasından bunu sağlarlar. Fakat uygulamanın böyle olmadığı yönünde çok ciddi şikâyetler var. Deniliyor ki: “Bu tür işletmelere gidenler KOSGEB’e müracaatını da yapsa parasını alamıyor.” Çünkü sonuçta KOSGEB kredi veren bir kuruluş değil. Bankalar bu konuda sorumluluk ve risk üstleniyor. Bankalar da işine gelmedi mi kendi kredilerini rizikoya sokmamak için bunu vermeyebiliyorlar. Bu nedenle de işletme sahiplerine kredi verilmesi durumunda keyfî uygulamalar ön plana çıkıyor. Yani adamı olan alabiliyor, olmayan alamıyor noktasına getiriliyor. Yani her firma kredi alamıyor. Onun için, Sayın Bakanın bu firmaların adedi konusunda ve kaçta kaç müracaata kredi verildiği konusunda Meclisi aydınlatmasında büyük bir yarar görüyoruz. Kaç KOBİ başvuruda bulundu, bu KOBİ’lerden kaç tanesi kredi aldı, kaç tanesi alamadı ama hangi nedenlerle alamadı? Bu, çok önemli bir konu.

Bu KOSGEB’le ilgili bazı araştırmalar var. Tabii konumuzla ilgili, biz de merak ediyoruz. Daha önce TÜBİTAK’ın üniversitelerle birlikte yaptığı çalışmalarda yer alan yüz bine yakın KOBİ’nin varlığından bahsedilmişti. Bunların nedir ekonomideki yeri? Bu çalışmalar durdu mu, TÜBİTAK ile üniversitelerin KOBİ’lerle ilgili çalışmaları devam ediyor mu? Bunun fotoğrafını göremiyoruz. Görebilsek, Meclise belki şunu anlatabiliriz: Sayın Bakan özellikle KOBİ’ler konusunda “Yeni teşvik sistemini yıl sonuna kadar çıkarmış olacağız.” derken, sanıyorum, bu yasayla ilgili 5 puanlık bir SSK prim indirimi daha önce yapılmıştı, şimdi protokolle KOBİ’lere uluslararası piyasalarda açılma hedefleniyor. Bu krizden sonra nasıl açılacak? Yani, bu küresel krizden sonra kendileri kapanmışken, ülkeler, kendileri işçi çıkarırken, kendileri pazarlarını daraltmışken Türkiye nasıl açılacak, nereye açılacak? Türkiye’nin bu konuda bir ekonomi politikası yok.

Yine, şirketlerin büyümesi ve ileriyi görebilmesi için borçlarından arınmaları lazım, kredi faizlerinden kurtulmaları lazım. Bu konuda hâlâ Türk Ticaret Kanunu, şirketler hukuku düzenlenmeden, yani KOBİ’lerin ana damarı olan alanın yapılanmasını, işletmenin yapılanmasını, hukuk çerçevesini ortaya koyan şirketler hukuku, ticaret hukuku buradan geçmeden, yasalaşmadan bütün bu yapılan değişiklikler kâğıt üzerinde kalmaya mahkûmdur. Peki soruyorum: Türk Ticaret Kanunu’nun şirketlerle ilgili düzenlemeleri ne zaman geçecek? Bu mantıkla, bu çalışma tarzıyla bu sene Meclisten geçmesi mümkün değildir. Başladık, birinci bölümü okuduk, dört aydır daha ikinci bölüme geçemedik Türk Ticaret Kanunu’nda.

Şimdi, buradan şuna gelmek istiyorum: Yani, güzel, bu şeyleri destekleyelim, küresel krizde işte bir damla bu şekilde yardım görsün esnafımız -orta ölçekli, küçük ölçekli- canlansın. Evet ama yapılan araştırmalar da bir gerçekliği ortaya koyuyor. Bilmiyorum… Sayın Bakan da bu konuda bilgili. Mesela, bu KOBİ’lerle ilgili yapılan bir araştırmada yüzde 70’i hamal işletmeymiş. Bu 3’üncü madde de KOBİ’lere ad veren bir maddedir. Benim de ilgimi çekti, ben de buldum. Bu hamal işletmeler ne yapıyor? Tedarikçiye, müşteriye, yöneticiye çokça faydası dokunuyormuş; maliyet avantajını -nitelikli elemanı tutmaya- harcamak yerine fiyattan düşürüp müşterisine hediye ediyormuş. Şimdi, yüzde 70’i buysa KOBİ’lerin konumu… İkinci kategoride kurban işletmeler varmış. KOBİ’ler adına yapılan bir şey bu. Bunlar da sürekli yeni yatırım hevesinden ötürü altyapılarını hiçbir zaman tamamlayamayan, bunun sonucunda da sermaye sıkıntısına kurban giden ve kısa sürede el değiştiren KOBİ’ler. Bu da ikinci kategori. Bir kategori daha var, bu da asalak işletmelerdir. KOBİ’lerin diğer bir… Bu da yüksek tahsilli, aslında fırsat avcısı yönetici ve patronları sözler vermek, çekler kesmek, bağlantılar kurmakla meşguldür, birileri kaybederse birileri kazanır felsefesine dayanan işletmelerdir, KOBİ’lerdir. Bir de maceraperest işletmeler var, KOBİ’lerin bir başka versiyonu. Bunlar zaten yeni ürün ithalinden garip icatlara kadar her konuda sürekli çabalarlar, çok iyi ürünler tasarlarlar, onları üretime geçirmek isterler, hiçbir zaman da başaramazlar çünkü bu iş nedense… Kabinede bakanların çocukları çok güzel mısır ithalatını yapıyor. Farklı ithalat şirketlerine baktığımız zaman -ihracat demiyorum- ithalatı çok iyi becerebiliyorlar. Yani bu maceraperest KOBİ’lerin batması yüzde 99 ihtimal ama arkası olanların kazanması yüzde 99, tam tersi.

Peki, bunların içinde kaç tanesi Türkiye'de verimli, akıllı işletme? Bu oran dehşet vericidir işte, yüzde 5. Yüzde 5 oranında, hırslı, akıllı ama tamahkâr değil, insan kaynağını ve fırsatları iyi kullanır, kazanamayacakları mücadeleye asla girmez, bazıları uzun bir dönemden sonra kâr etmeye başlarlar. Bu da yüzde 5.

Şimdi, 80 bin şirketin kapandığı ülkemizde yüzde 5 akıllı şirket varsa Sayın Bakanım, bu kredileri de dağıttık, bu yasayı da çıkardık, “Ne olacak memleketin hâli?” diye sorduğumuz zaman, vallahi ben de şaşırıyorum.

Bakın, küresel krizi konuşmuyoruz ama OBA helikopteri var, ATA uçağı var -bakıyoruz, daha ne var- ANA uçağı var, GAP uçağı var, DAP uçağı da geliyor. DAP’a ne yapıyorsunuz? DAP’a yatırım yok ama DAP uçağı geliyor, 60 milyon dolar. Ee, bakıyorsunuz, Tekirdağ Valimiz de dördüncü makam otomobilini alıyor. Allah -ne diyeyim- versin. Dördüncü makam otomobili de yakışıyormuş bu küresel krizde! Milletin canı çıkmışken, vergisini ödeyemezken, elektriğini, doğal gazını, suyunu, işletmesini, defterini, borcunu… Başında vergi takipçileri dolaşırken…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hasip Kaplan (Şırnak). “Küçük ve orta ölçekli sanayi geliştirme ve destekleme idaresi başkanlığı kurulması hakkında (s.s.330) kosgeb”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 15 Nisan 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2009-04-15-kucuk-ve-orta-olcekli-sanayi-gelistirme-ve-destekleme-idaresi-baskanli (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
