# Sayıştay kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.427)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasip Kaplan (Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim
- **Tarih:** 19 Kasım 2009
- **Gündem:** SAYIŞTAY KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.427)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2009-11-19-sayistay-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-427-2

> Hasip Kaplan, 19 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAYIŞTAY KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.427)); konuşma 536 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Meclis adına Sayıştay tabii ki denetim görevi yaparken böylesi önemli bir göreve seçilecek denetçi yardımcılarıyla ilgili hepimizin daha hassas davranması gerekiyor. Bakıyoruz 60 tane denetçi yardımcısı şu an mağdur durumda fakat bu mağduriyeti gidermek, düzeltmek isterken, yani kaş yapayım derken göz çıkarmanın da bir anlamı yok. Yani yasamayla, yürütme, yargı arasındaki güçler ayrılığı olayında yasamayla yargının anlamsız bir şekilde birbirine karşı duruşları, girişleri kabul edilir bir durum değil. Doğru olanda karar kılmak lazım. Yani yönetmelik yapmışsınız, Danıştaya gitmiş mağdur olan adaylar, Danıştay da yürütmenin durdurulması kararını vermiş. Ne demiş Danıştay: “Sözlü sınavın niteliği gereği birtakım hususların tutanakla saptanması, adayların başarısızlığına ya da yetersizliğine ilişkin tespitlerin açıkça ortaya konulması...”

Biz, YAŞ kararlarında niye yargıya gidilemiyor diye isyan etmiyor muyuz? Ediyoruz, “Yargı yolu açılsın.” diyoruz. Aynı şey Yüksek Sağlık Şûrası kararları için geçerli. Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulunun kararları da kesin, onlar için de geçerli. Yani yargısal denetim, demokratik devletlerde, hukuk devletlerinde gerekli bir olay.

Ama şu doğru mudur, bir düşünelim: Yönetmeliği yaptık, Danıştaya gitti, iptal kararı verildi, durdurma kararı… E, o zaman ne yapalım? Dolanalım, kanun çıkaralım, kanunla bunu düzeltelim. Düzelmiyor bu şekilde! Kanun çıkarınca Anayasa Mahkemesine Meclis gidecek. Zaten CHP bu işi yapıyor her zaman. Yani gidecek ama o 60 denetçi gidemeyecek. Ben isterim ki o 60 denetçi gidebilsin yargı yoluna. Sorun burada, aslında birbirimizi anlamadığımız nokta bu.

Arkadaşlar, eğer doğru dürüst konuşabilseydik, uzlaşıyoruz aslında. Hepimiz “Bu mağduriyete engel olalım.” diyoruz, hepimiz “Liyakate, adalete uygun bir seçim yapalım.” diyoruz. Yani ne yapalım? Yani yabancı dil bilenler de özendirilsin, yabancı dil bilmeyenlere bir yıllık kurslar verilsin. Bunların hepsine evet. Bizim burada çekincemiz “Sözlü sınav olsun.” derken, muhalefet şerhimizin gerekçesi de niyetimiz de bunu ifade ediyor. Bizim ricamız şu: Yani doğru yapalım bazı şeyleri. Yani doğru yapma imkânı var bu Mecliste, birbirimizi anlama imkânı var. Eğer bu mantıkla gidersek “Danıştay yürütmeyi durdurmuş, o zaman kanun çıkarayım, baypas edeyim Danıştayı...” Peki, Danıştayın alacağı karar ne olacak? Onu uygulama sorunu ne olacak? Onu uygulama sorunu tekrar ulusal üstü mahkemeye, Strasbourg’a gitmeyecek mi? E, gidecek. Yani bu açıdan ben söz alma gereğini duydum.

Demin Sayın Genç konuştu burada, sevindim. Ben de şaşırmıştım doğrusu, Dersim’le ilgili teklifimize karşı Dersim Milletvekili niye “hayır” diyor diye. Ben de basında okuyunca şaşırdım. Anlamamıştım… Zaten anlamadığım iki şey var: Dersimlidir, “Dersimli” adının teklifine karşı çıkıyor. Alevidir, orada bir katliam yaşanmış, bir acılar yaşanmış, farklı şekilde dolanıyor. Bu Mecliste, ilk sözün arkasından biz bu konudaki net tavrı koyduk, arkasından araştırma önergesini de getirdik. Bir kısım farklı partiler de oy verdi. Ama geldiğimiz nokta da ortada. Dik durmak lazım. Doğru durmak lazım. Açık olmak lazım. 21’inci yüzyılda değerler bellidir artık. Yani şunu yapamayız artık: Ne olduğu belirsiz tavırlar.

Bizde bir olay anlatılır; çok kültürlülük var ya, cami, kilise her şey yan yana. Bir çeşit kuş, bir cins kuş gelmiş kilisenin çanına. Papaz demiş “Ne oluyor!” Şaşırmış. Kuş, garip bir kuş. Sonra dönmüş, şarap kâsesi koymuş, bakmış şarap da içiyor kuş. “Ya, Hristiyan olsa bunu yapmaz, Müslüman olsa bunu yapmaz. Ya, nedir bu kuş?” demiş. Artık birilerinin, adını, duruşunu, görüşünü netleştirmesi lazım. Ya ondan yanasın ya değilsin. Öyle kıvırmanın şeyi yok. Öyle, onun bunun icazetiyle de hareket yok. Doğruysa, doğru. Bu Meclisin kürsüsünden ne söylerseniz, alenen yayılır.

Bu duygularla hepinizi saygıyla selamlıyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Hasip Kaplan (Şırnak). “Sayıştay kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.427)”. TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim tutanağı, 19 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2009-11-19-sayistay-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-427-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
