# Kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.383)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasip Kaplan (Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim
- **Tarih:** 11 Şubat 2010
- **Gündem:** KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.383)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2010-02-11-kamu-duzeni-ve-guvenligi-mustesarliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkind

> Hasip Kaplan, 11 Şubat 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.383)); konuşma 539 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yıl bütçemiz 287 milyar lira, örtülü ödenek toplamı 1 milyar 425 milyon lira yani eski deyimle 1,4 katrilyon.

Yasal gizlilik, bürokrasinin en önemli keşfi, koruması ve dokunulmazlığıdır. Fanatik bir şekilde savunurlar, “çok gizli” ibareli belgelere bayılırlar, kontrolsüz güç olmak en büyük fantezileridir.

Yargıya hesap vermezler, gizliliğe sığınırlar. “Bin operasyon yaptık.” derler, “Beni konuşturmayın.” diye kafa tutarlar. Yargıçlardan teminatları daha çoktur.

Yasamaya hesap vermezler, Meclis araştırma komisyonlarında ifade vermeye dahi tenezzül etmezler, milletvekillerinden daha dokunulmazlar. Mevkileri, makamları, korumaları, emirlerinde personelleri vardır.

Yürütmeye de hesap vermezler. İçişleri Bakanı zaten örtülü ödenek kullanabiliyor, Müsteşarının ayrıca -süper müsteşarın- hem kontrolsüz bütçe hem de hesap vermek istemeyişine ne demek lazım, nereden doğuyor bu ihtiyaç? Yasak, gizlilik, devlet sırrı… “Örtülü ödenek” denildi mi vatandaşta algılama ve refleks, eşittir “derin devlet”, “karanlık işler”, “faili meçhul cinayetler”, “çeteler”, “darbeler” akla gelir.

Sayın Bakan, Meclis Başkanı Meclis arşivini yani on iki milyon belgeyi kamuoyuna açıklıyor ama İstiklal Mahkemeleri, Takriri Sükûnlar açıklanmıyor. Hâlâ Şeyh Sait’in, Seyit Rıza’nın mezarı bile bilinmezken sizin haberiniz var mı şu gizli kanundan, bu gizli kanun da açıklanmıyor: 1934 yılında çıkan, Millî Müdafaa Vekâletince 49.500.000 Lira Taahüdat İcrası Hakkında Kanun. 1934 bütçesi 184 milyon lira. Dikkatinizi çekmek istiyorum, bu para, o dönemin yüzde 27’sini oluşturuyor ve hangi amaçla, nerede kullanıldığı belli olmayan 49 milyon 500 bin lira.

Evet, 1934 yılında kullanılan bu örtülü ödenekte Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzası var. 2425 numaralı Kanun, Resmî Gazete’de yayınlanıyor, bir nüsha olarak Meclis Başkanlığına geliyor ve Meclis Başkanlığı kayıtlarında yok. Sorun bu değil, Atatürk gibi, geride evladı riyal, mal ü mülk bırakmayacaksa, zerre kadar kuruşa tenezzülü olmayacaksa birilerinin, yetkililerin sorun değil ama örtülü ödenek öyle değil.

Bakın, Yassıada yargılamalarında örtülü ödenek geçiyor.

Turgut Özal döneminde, Naim Süleymanoğlu’na 1 milyon örtülü ödenekten ödendi.

93 yılı OHAL Bölge Valisinin banka hesabından 7,5 milyar para çıktı.

95 Çiller dönemini, Parsadan’ı hatırlayın, 5,5 milyar çekti, 500 milyar kendisi çekti.

Şam’da Öcalan’a suikast için 70 milyon dolarlık bir fon ayrıldı, harcandı. Nereye gittiği, kimin yediği belli değil.

Kenya Nairobi’de, Kenyalı yetkililere, CIA-MİT gizli protokolüyle 50 milyon doların üstünde para ödendiği biliniyor. Bunlar hep örtülü ödenekten, bilinmiyor.

OHAL dönemi kayıp silahları nerede, Batman’daki vali zamanındaki silahlar? Hospro Firması, MİT-MOSSAD-CIA ilişkileri; paralar nedir bilinmiyor.

İşte, Başbakanın o gün, o dönem “Elimde 100 kişilik Kürt iş adamları listesi var.” deyip o Kürt iş adamları öldürüldüğünde örtülü ödenekten kime, ne kadar para verildiği bilinmiyor.

O örtülü ödenekten siyasi parti faaliyetlerine neler harcandığı basında çıktı. Siyasetçi-yeraltı dünyası-kamu kuruluşları ilişkisi “terörle mücadele ve ülke menfaatleri” adı altında yürütülen kirli tezgâhlar kamuoyunu rahatsız ediyor, vicdanını sızlatıyor.

Sayın Bakan, devletin hazinesini ehil olmayan ellere verirseniz, atanmış, tayin edilmiş bürokratlara, müsteşarlara bırakırsanız… Bir kere seçilmişleri, Meclisi dışladınız mı, Bütçe Komisyonunda gizlediniz mi, bütçe görüşmelerinde es geçtiniz mi, denetleyemediniz mi, işte o zaman örtülü işler başlar.

Halk adına yönetenler, halka hesap vermek zorundadır. Demokrasilerde temsil, katılım ve denetim vazgeçilmez üç temel ilkedir. Kamu sırları demokrasiyle bağdaşmaz. Demokrasi açık toplum rejimidir. Ulusal güvenlik için, devletin kendi iç işleyişinde bilgi ve belgelerin yargı denetimine açık olması şarttır.

Başbakan ya da devlet başkanları sultan değildir, melek ise hiç değildir. Gelecekte hesap vermeyeceğini bilen bir başbakan istediği harcamaları yapabilir, kanıtları, belgeleri imha edebilir. İşte Ergenekon soruşturmasında izi sürülen 7 milyon TL ve ifadeler…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hasip Kaplan (Şırnak). “Kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.383)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 11 Şubat 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2010-02-11-kamu-duzeni-ve-guvenligi-mustesarliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkind (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
