# Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasip Kaplan (Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim
- **Tarih:** 22 Nisan 2010
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2010-04-22-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-2

> Hasip Kaplan, 22 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 481 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; elimde Hükûmet Programı var. Burada okunan şeyleri söz olarak kabul ediyoruz. “Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına yaklaşırken ülkemiz sivil bir uzlaşma anayasasını hak etmektedir.” Ve tabii anlatıyor: “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ... Yeni anayasa, olabilecek en geniş toplumsal uzlaşmayla hazırlanmalıdır.” Böyle, paket paket, taksit taksit, parça parça istemiyoruz; toptan, gerçek bir anayasa istiyoruz çünkü dibacesini, girişini değiştirmediğiniz Anayasa’nın devamını değiştiremezsiniz, girişi hepsini belirliyor.

Şimdi, ben, burada, özellikle, önergemizde siyasi etik kanunundan bahsettim. Siyasi etik kanunundan niye bahsediyorum? Bu Meclisin siyasi etik kanununa ihtiyacı var. Bugüne kadar bütün milletvekillerinin siyasi düşüncelerinden dolayı üyelikleri düşürüldü. Oysaki hırsızlık, yolsuzluk, yüz kızartıcı suçlar, Yüce Divan suçları dikkate alındığı zaman, Yüce Divanda 1928’de Yavuz Zırhlısı’ndan tutun 1981’de gümrük, 1985’de rüşvet, 1993’te otoyol ihalesi, 2004’de yolsuzluk… Hep akçeli işler, pis işler.

Şimdi, bunlarla ilgili Yüce Divan yolu var ama diğer yandan da, bu kürsüde şöyle savunmaları da Meclis tutanaklarından okursunuz: “Dokunulmazlığımın kaldırılmasından ve yargılanmaktan korkmuyorum. Çünkü ben rüşvet almadım; ben ihaleye fesat karıştırmadım; ben tüyü bitmemiş yetimin hakkını da yemedim; ben vergi kaçakçılığı da yapmadım; halka ihanet etmedim; devlet parasını beş yıldızlı otellerde birilerine peşkeş de çekmedim; hayali ihracatla köşe bucak da olmadım. Bunun için korkmuyorum. Ben, tarihe ve tarih içinde halka hesap verememekten korkarım. Nasıl ki, tek çiçekli bir bahçe, tek sazlı bir orkestra olamazsa Türkiye insanının da tek tip düşünmesi beklenmemelidir. Nasıl ki, bir bahçede allı morlu, yeşilli ve sarılı çiçekler ayrı renk ve özellikleriyle hep bir arada, usta bir bahçıvan gözetiminde yaşayabiliyorsa, Türk ve Kürt halkı da kendi özgün kimlik ve kültürünü geliştirerek bir arada yaşama şansına sahiptir hâlâ.” 2 Mart 1994, Orhan Doğan’ın bu kürsüden yaptığı savunmayı okudum.

Şimdi, getiriyorum, 84’üncü maddeyi kaldırıyorsunuz. Ahmet Türk’ün, Sayın Aysel Tuğluk’un daha üç ay önce üyelikleri düşürüldü. Arkasından geçici 18’inci madde var. Şimdi, Anayasa yargısı CMK hükümlerine göre yapılıyor, ceza hükümlerine göre yapılıyor ve bir hüküm lehe olduğu zaman geçmişe şamil uygulanması lazım. Geçici 18’inci madde var, burada diyor ki: “Görülmekte olan davalara uygulanır.”

Şimdi, ben buradan çağrıda bulunuyorum, toplum vicdanına sesleniyorum, Meclisin vicdanına sesleniyorum: Türkiye’nin barışı için, Türkiye’nin geleceği için eğer sizler Ahmet Türk ile Aysel Tuğluk’un üyeliğinin düşürülmesini vicdanen sindiremiyorsanız, kabul edemiyorsanız, gelin 18’inci maddeye, vakit var, geçici maddeye bir hüküm koyalım, tıpkı görülmekte olan davalar gibi, bu dönem içinde milletvekilliği düşen milletvekillikleri ile ilgili, Anayasa hükmü değiştiği için “tekrar üyelikleri devam eder” diye bir hüküm koyalım. Türkiye için var mısınız, böylesine bomba gibi, toplumsal barışı sağlayacak, Türkiye’yi sarsacak, vicdanları zorlayan bu kararı kaldıracak, vicdanları bırakın, Türkiye’nin 72 milyon vicdanında, barışında, birliğinde, ülkenin bütünlüğü içinde ve kardeşliğe doğru, huzur ortamına doğru verilecek en güçlü mesajı verelim?

İşte, siyaset budur. Siyaset öyle “Bu kadarını yaparım, o kadarı olur.” değildir arkadaşlar. Siyaset cesur kararlar zamanıdır. Cesur kararlar, siyasi kararlar, yerinde olan kararlar alınır. Böylesi dönemlerde tarih yazacaksak yazılır. Böylesi dönemlerde vicdanınız isyan ediyorsa, sesini dinlersiniz. Ahmet Türk’ün üyeliğinin düşmesinde gerçekten bir adaletsizlik, bir hukuksuzluk yok mu?

---

**Kaynak gösterme:** Hasip Kaplan (Şırnak). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 22 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2010-04-22-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
