# Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasip Kaplan (Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim
- **Tarih:** 27 Nisan 2010
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2010-04-27-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas

> Hasip Kaplan, 27 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 864 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BDP GRUBU ADINA HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlarken, 12 Eylül darbesinin hışmına uğramış, zulmüne uğramış, işkencelerden geçmiş, bugün dahi siyasi mülteci olarak dünyanın dört bir köşesinde yaşayan bütün kardeşlerimizin önünde saygıyla eğiliyorum. Çünkü, çok ciddi bir konuyu, çok geç bir zamanda çok da gecikmiş bir zamanda konuşuyoruz. Bir zamanlar bu Meclis 12 Eylül 1980-1983 arası kapandı ve o zamanın bir sunuşunu okuyorum: “Başkanlık Divanının Genel Kurula sunuşları vardır. İmza: Kenan Evren, Orgeneral, Devlet Başkanı.” Sayın Başkan, sizin yerinize…

O tartışmalara sizi biraz götürmek istiyorum ve sizi Danışma Meclisindeki Anayasa tartışmalarına… Veciz sözler buldum, bakın ne diyor: “Anayasaların değiştirilmesinde iki usul vardır. Anayasaların değiştirilmesindeki usullerden birisi, yumuşak anayasa sistemidir; diğeri de, katı anayasa sistemidir.” Şimdi, dikkatinizi çekmek istiyorum, dönemin Anayasa Komisyonu Başkanı Sayın Aldıkaçtı diyor ki: “Anayasalar bir, yumuşak anayasalardır; iki, katı anayasalardır. Biz öyle katı bir anayasa yaptık ki, Mecliste Anayasa’nın değiştirilmesi 2/3, Cumhurbaşkanının değiştirilmesini 4/3’e bağladık. Tabii ki, 15’inci maddeyle de koruma altına aldık.” Tıpkı 60 ihtilalinden sonra konan 4’üncü madde gibi mutlak sorumsuzluk kavramını getirdiler işleminden, icraatından, eyleminden ve diyor ki: “Sebebi, dediğimiz gibi ideolojiktir, inançla yapılan bir Anayasa’nın korunmasıdır.” Evet, bu Anayasa çalışmasını böyle…

Sayın Genç belki bana bir şey diyecek. Evet, o dönem bir önergeniz de vardı, Sayın Genç’in mutlak sorumsuzlukla ilgili bir önergesi vardı o zaman ama generaller için değil, generallerin atadığı bakanların yasadan çıkarılmasını ancak isteyebilmişti. Hak veriyorum, o generalleri de kapsama alacak önerge verecek hâliniz yoktu.

Şimdi, ben trajik noktalara getirmek istemiyorum ama Erdal Eren’in Millî Güvenlik Konseyi kararıyla idam cezası onaylanıyor. Yasa bu kadar, üç satır arkadaşlar. Millî Güvenlik Konseyi Erdal Eren’le ilgili kararını -Danışma Meclisi de yok- alelacele veriyor. 50 tane sağcı, solcu genç, o arada, MGK kararıyla… Sonra bir usul değişikliği oldu. Mehmet Ali Ağca’yla ilgili, 3 Mart 1982 Danışma Meclisi tutanağı, sonra Millî Güvenlik Konseyi tutanağı, idam kararı çıkıyor. Merak eden arkadaşlar bakarlarsa kim nasıl oy kullanmış, çok ilginç şeyler bulacaksınız.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Söyle bari, kimin ne oy verdiğini söyle.

HASİP KAPLAN (Devamla) – Burada şunu ifade etmek istiyorum. Bu arada da Maltepe Cezaevinden kaçış var. Buradan tekrar geliyorum, 1982 Anayasası 15’inci maddesinin son fıkrasının çıkarılması, Anayasa’ya aykırılık iddiaları görüşülemiyordu.

Koalisyon dönemine geliyorum, 2001 28 Eylüle. 2001 28 Eylülde, buradan, evet, birkaç alıntıya vurgu yapma ihtiyacını duyuyorum.

MHP Grubu adına Sayın Yahnici “Tarihe not düşülecek bir hadisedir.” diyor. Anayasa’ya aykırılık maddesi, “İtiraz yapılamaz.” kaldırılmış ve buradan fazla açmadan, dönüyorum hemen, Sayın Bülent Arınç’ın sözleri var 82 Anayasası’yla ilgili, çok ilginç, aynı noktada. Ve Sayın Başkan Mehmet Ali Şahin, o dönem AK PARTİ Grubu adına konuşuyor ve “21’inci yüzyılda yeni Türk vatandaşı tipini ortaya çıkaracağız.” diyor. İşte, “Gözaltıları indirdik.”, “İstediği düşünce açıklamasını sağladık.” Benzer bir çalışma…

Şimdi, aradan -2001, 2010, geldik 2010’a- otuz sene geçti, otuz sene sonra 15’inci maddeyi kaldırıp doksan yedi yaşında Kenan Evren’i yargılayacaksınız, “Bu işi biz yaptık.” diyeceksiniz. İyi, güzel.

AFİF DEMİRKIRAN (Siirt) – Hep beraber.

HASİP KAPLAN (Devamla) - Dokuz sene bekleyip otuz sene müruruzamanın dolmasını niye beklediniz kardeşim? Sekiz senedir iktidarsınız.

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul) – Yedi sene oldu.

HASİP KAPLAN (Devamla) – Sekiz senedir iktidarsınız, müruruzaman dolduktan sonra niye getiriyorsunuz bu yasa tasarısını?

Bakın, geçici 15’inci maddeyi kaldırıyorsunuz, güzel. Peki, 2’nci maddede, geçici 2’nci maddede “Millî Güvenlik Konseyi lağvedilir, bu Anayasa kabulünden sonra referandumla” hemen arkasından diyor ki: “Cumhurbaşkanı seçildikten sonra Millî Güvenlik Konseyi Cumhurbaşkanlığı Konseyine dönüşür ve mutlak dokunulmazlığı vardır.” 2’nci maddeyi kime yutturacaksınız? Duruyor.

Arkadaşlar, bir şeyi yaptık mı dürüst olacağız; bakın, doğru olacağız. 78’liler, eski sağcılar da solcular da çıkıyor, diyor ki: “12 Eylül darbesinin doksan gün, yüz yirmi gün sualsiz gözaltılarından, işkencelerinden geçtik. Sağcısını solcusunu bir odaya koydular. Diyarbakır 5 no.lu Cezaevinden Mamaklara kadar neler yaşadık biliyor musunuz? Biz ki…” diyor. 12 Eylül darbesi bir bütündür. O, Anayasa’sıyla 12 Eylüldür. O, siyasi bir darbedir, mevzuatıyla bir darbedir, YÖK’üyle bir darbedir, Siyasi Partiler Yasası’yla bir darbedir, yüzde 10 seçim barajıyla bir darbedir, hazine yardımıyla bir darbedir, getirdiği yasaklarla bir darbedir ve 12 Eylülde kapattığı partilerle bir darbedir, kapattığı sendikalarla bir darbedir, kapattığı sivil toplum örgütleriyle bir darbedir. Bütün bunlarla hesaplaşılmadan, darbeyle hesaplaşılmadan, bu Meclis onurunu koruyamaz arkadaşlar. Bu Meclis, 80 ve 83 yıllarında, Orgeneral Kenan Evren’in Başkanlık duyurularını dinledi, okudu. Bu sıralarda seçilmişler yoktu, atanmışlar vardı ve bu bütündür, bu hesaplaşma bütündür. 12 Eylül’ün izlerini ana caddelerden, bulvarlardan, okullardan, meydanlardan silmediğiniz sürece ve onların getirmiş olduğu köhnemiş sistem… Bu köhnemiş sistemin garip bir tarafı ki depolitizasyon politikasıyla bütün siyasetin kanallarını tıkayarak, o katı Anayasa, katı Anayasa otuz senedir bizleri meşgul ediyor; her gün bir kenarını değiştire değiştire, 17’nci kez, 86’ncı maddeye kadar gele gele, biz kimden hesap sormuş olacağız? Bir Yunanistan kadar olamadık “Albaylar Cuntası”ndan, bir İspanya kadar olamadık “Franco rejiminden”, bir Portekiz kadar olamadık “Salazar”dan, bir İtalya kadar olamadık “Temiz Eller” yaratamadık. Şimdi, kalkmışız, müruruzamana uğramış, artık 12 Eylül mağdurlarının ve meydanlara çıkarak “Hesap soracağız.” diyen mağdurların o hıçkırıkları, o buruklukları, o çığlıkları… 1 milyon 860 bin fişlemenin getirdiği ve hâlâ torunları, Dışişlerinde, orduda, gizli makamlarda görevlere gelmek istediği zaman, babalarının ve dedelerinin fişleri nedeniyle hâlâ bugün dahi göreve gelemezken biz, 15’inci maddeyi göstermelik kaldırdık, hesap sorduk, artık “Kenan Evren’i alın, buyurun, hapse koyun.” deyip bir yaşlı generali, hâkime, hukuka…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hasip Kaplan (Şırnak). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 27 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2010-04-27-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
