# Dısişleri bakanlıığının kuruluş ve ve görevleri hakkında (s.s.524)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasip Kaplan (Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 130. Birleşim
- **Tarih:** 7 Temmuz 2010
- **Gündem:** DISİŞLERİ BAKANLIIĞININ KURULUŞ VE VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.524)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2010-07-07-disisleri-bakanliiginin-kurulus-ve-ve-gorevleri-hakkinda-s-s-524-4

> Hasip Kaplan, 7 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 130. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DISİŞLERİ BAKANLIIĞININ KURULUŞ VE VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.524)); konuşma 513 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Winston Churchill’in bir sözü var -dış politika deyince tarihî şahsiyetlere gönderme yapıyoruz- “Savaş askerlere bırakılmayacak kadar ciddi bir iştir.” der. Evet, ülkemizde ister düşük yoğunluklu deyin, ne isim koyarsanız koyun, eğer günde 10’un üzerinde cenaze doğuya ve batıya gidiyorsa bu Meclisin başka bir şeyi görüşmesi adil değil.

Bakın, Hakkâri’de yine çatışma, Gercüş’te çatışma haberleri var, yine cenazeler batıya gidecek ve ülkemde bir madalyonun iki yüzü, iki ayrı şey var. Bir tarafta resmî törenler yapılıyor, analar ağlıyor, insanlar öfkeleniyor, öbür tarafta, yine madalyonun öbür tarafında, doğuda, güneydoğuda her gün cenazeler kaldırılıyor ve orada da 10 binlerce insan cenazelere katılıyor, daha sonra taziye çadırları kuruluyor, bütün şehir taziyeye gidiyor ve bu ülkenin sorunları buralarda konuşuluyor ama biz Mecliste bunu konuşamıyoruz.

Bu çok ciddi bir konu. Gerçekten ülkemizin gidişatı açısından eğer doğru dürüst, dış politikamızda etkili olmak istiyorsak, Türkiye etkili bir ülke olmak istiyorsa kendi içindeki sorunu, bu çatışmayı bir an önce durdurmak için mutlak surette bir adımların atılması lazım.

Sayın Gül’ün yaptığı çaba yeterli değildir. Sayın Gül liderleri çağırdı, liderlerle kaygılarını paylaştı. Sayın Gül’ün dışında, Sayın Başbakanın artık bunu konuşması gerekir, bir tek insanımızın toprağa düşmemesi için gerekiyorsa “Ben Başbakanım, büyük partinin Genel Başkanıyım.” demeden ana muhalefet partisinin binasına gidip, oradaki Genel Başkana, “Gel kardeşim, bir can daha toprağa düşmesin diye bu konuyu konuşmak için ayağına gelirim.” diyebilmesi lazım. Sayın Bahçeli ne kadar reddederse etsin gitmelidir. Kapıdan çevirsin, halk görsün bunu. Gelmelidir BDP’ye, demelidir “Senin de sorumluluğun var.” Ama be kardeşim, şimdi ben buradan bir şey soracağım: 130’un üzerinde Kürt kökenli milletvekili var bu Mecliste, her gün cenazeler gelirken vicdanınız size demiyor mu, kendi içinizde de konuşun... Bu sorun sizin başta gelen sorununuz. Bir de kendi içinizde görüş alışverişi yapın Doğu’nun, Güneydoğu’nun, batıdan seçilmiş milletvekilleri. Bu sorun, arkadaşlar, Türkiye'nin başına... Bu sorunu iki üç aya yayarsanız kendini toparlamayacak kadar ciddi seçilmiş travmalara götürür. Bu seçilmiş travmalara götürme olayının zamanlamasına dikkat edin. Dış politika açısından da Türkiye’yi çok zora sokacak bir sürece götürür.

Sayın Dışişleri Bakanı burada. 2011’de Amerika Irak’tan çekilme planları yapıyor. Çekildikten sonra orada, yine bir barış gücü, Birleşmiş Milletler olayı gündeme gelecek. Irak’ın, İran’ın, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyada petrol, enerji, doğal gaz olayı var. Bütün bunları birlikte değerlendirmediğimiz sürece, komşularımızla ve içeride bir barış ortamını yakalamadığımız sürece burada istediğiniz kadar yasa çıkarın, istediğiniz kadar sabahlayın gece on ikilere kadar, her toprağa düşen evladın kanı bütün bu çabalarınızı alır, götürür, sel gibi götürür ve geriye bir şey bırakmaz. O anaların yüreğinde, Kürtçe ağıtlarında, Türkçe ağıtlarında, Arapça ağıtlarında o acıyı hissetmeyen bir siyasetçinin insanlığı şüphe altındadır arkadaşlar. Biz bunu konuşamıyorsak...

Evet, demin bir tartışma yaşandı. Sayın Grup Başkan Vekiliniz “Gerekirse çalışırız...” Evet, “Gerekirse çalışalım.” değil, çalışalım arkadaşlar, bu ülkenin barışı için gelin tatile çıkmayalım, yirmi dört saat durmadan çalışalım. Kapalı oturumsa kapalı oturum, herkes projesini çıkarsın, herkes kozlarını çıkarsın, herkes fikirlerini çıkarsın, herkes kartlarını çıkarsın, kapalı oturum istiyorsanız kapalı oturum, açık oturum istiyorsanız açık oturum ama yeter ki evlatlarımızın artık kanı akmasın, silahlar sussun. Bu silahları susturmak en büyük politikadır, en büyük erdemdir, en büyük insanlıktır, bu ülkeye yapılacak en büyük hizmettir arkadaşlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hasip Kaplan (Şırnak). “Dısişleri bakanlıığının kuruluş ve ve görevleri hakkında (s.s.524)”. TBMM Genel Kurulu, 130. Birleşim tutanağı, 7 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2010-07-07-disisleri-bakanliiginin-kurulus-ve-ve-gorevleri-hakkinda-s-s-524-4 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
