# Grup önerisi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasip Kaplan (Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim
- **Tarih:** 8 Şubat 2011
- **Gündem:** GRUP ÖNERİSİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2011-02-08-grup-onerisi-2

> Hasip Kaplan, 8 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ); konuşma 855 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tarım sektörünün çöktüğü, küresel ekonomik krizin sonuçlarının ağır yaşandığı GAP bölgesinde artan işsizlik ve yoksulluğun bütün boyutlarıyla araştırılması konusunda verdiğimiz araştırma önergesi üzerinde söz aldım. Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Temel hedefi Güneydoğu Anadolu Bölgesi halkının gelir düzeyi ve hayat standardını yükselterek bu bölge ile diğer bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını ortadan kaldırmak, kırsal alandaki verimliliği ve istihdam imkânlarını artırarak sosyal istikrar, ekonomik büyüme gibi millî kalkınma hedeflerine katkıda bulunmak olan GAP çok sektörlü, entegre ve sürdürülebilir bir kalkınma anlayışıyla ele alınan bir bölgesel kalkınma projesidir. Dokuz ili kapsamaktadır Fırat ve Dicle havzasında ki 1970’lerde başladı ve 1980’lerde GAP, çok sektörlü, sosyoekonomik bir bölgesel kalkınma programına dönüştürüldü. Kalkınma programı, sulama, hidroelektrik, enerji, tarım, kırsal ve kentsel altyapı, ormancılık, eğitim ve sağlık gibi sektörleri kapsamaktadır. Su kaynakları programı, 22 baraj, 19 hidroelektrik santrali, 1,82 milyon hektar alanın sulanması ve maliyet olarak da 32 milyar öngörüldü.

Tabii aradan tam kırk yıl geçti. Bu kırk yıl boyunca, baktığımız zaman, projenin büyük bölümünün hâlâ gerçekleşmediğini, sulama amaçlı olarak yapılan GAP projesiyle, kırk yıl sonra, 1,82 milyon hektar alandan sadece ve sadece yüzde 14’ünün, 280 bin hektarının sulandığını üzülerek görüyoruz. AK PARTİ hükûmetleri dokuzuncu yılına girerken, burada Hükûmet Programı okunduğu zaman, o Hükûmet Programını burada sallayıp “Bunun içinde GAP niye yok?” diye sormuştuk. Ancak GAP’ın olmadığını, sulama projesinin kırk yılda hayata geçirilmediğini, yap-işlet-modeliyle, İşsizlik Fonu’ndan ayrılan paralarla Viranşehir’e kadar getirilen kanal çalışmalarının hiçbirinin hayata geçmediğini, Mardin ovasının… Ki güzelim, dünya kenti olacak, marka olacak, dinlerin, dillerin, kültürlerin başkenti olacak Mardin’den ovaya baktığınız zaman, suların şırıl şırıl akacağı, uçsuz bucaksız ovalara bereket getirecek kanallar yerine, sadece ve sadece elektrik enerjisine odaklanmış bir vahşi kapitalizmin kâr hırsının çarkları dönerek, sadece ve sadece enerji ağırlıklı olarak Türkiye enerjisinin yüzde 48’inin karşılandığı bir kaynak olarak görülmüş. Orada satılan arazilerin kime satıldığı belirsiz, orada altyapı yok, tarım endüstrisinin, sanayinin altyapısı yok. Orada tam tamına -bütçe görüşmelerinde Bakanın verdiği resmî rakam- 4 milyon işsize iş bulacak bu projede atılmış tek bir adım yok. 4 milyon, artı istihdamıyla 5 milyon insanın istihdam alanı yaratacağı tarım endüstrisi sektörünün, küresel krizde bütün dünyayı, Hindistan’ı, Çin’i, Kore’yi, Uzak Doğu’yu besleyecek bir depo, bir kaynak, bir ova olan GAP projesinde sulamanın Habur Kapısı’na kadar yürümesi maalesef engellenmiştir.

Evet, bu yetmiyormuş gibi, Hükûmetin, yap-işlet-devret modeliyle, şeffaf olmayan modellerle kime verdiği, kaç metre, kaç kilometre verdiği belli olmayan kanal ihaleleriyle -ki tek taraflı veriliyor- ne yapıldığı belli değil, kimse bilmiyor ama işsizlik bir utanç abidesi ve fotoğrafı olarak yansıyor.

Şanlıurfa’nın bir tek milletvekili, burada Barış ve Demokrasi Partisinden Sayın İbrahim Binici var, diğerlerinin hepsi iktidar partisinden. Bu bereketli topraklarda, bu GAP projesinin olduğu yerde, Atatürk Barajı’nın olduğu yerde, peygamberler şehrinde, hâlâ yeşil kartlıların sayısı nüfusun yüzde 50’sinin üzerinde arkadaşlar, yüzde 50’sinin üzerinde nüfusun. Bu ayıp, bu utanç bu projeyi bitirmeyenlere aittir.

Bakın, Sayın Bakan çok net bir rakam söylüyor. Takdir ediyorum, Sayın Cevdet Yılmaz’ın dürüstlüğünü her yerde, her zaman söylüyorum. “2008’de 2 milyar, 2009’da 3 milyar, 2010’da 4 milyar İşsizlik Fonu’ndan ayırdık, GAP projesinde çalışmalar yapıyoruz.” diyor. Doğru, ediyor 9 milyar ama Sayın Başbakan “Biz 16 milyar lira GAP’a ayırdık.” diyor. Nerede 7 milyar lira peki? Sayın Başbakan her gittiğinde, Mardin’de veya Batman’da konuşuyor “Bölgeye 32 katrilyon ayırdık.” diyor. Nerede 32 katrilyon? Yok.

Arkadaşlar, siz eğer tarımı, eğer sulamayı, eğer 1 milyon 600 bin hektarı sulamazsanız o ovalarını Mardin’in, Urfa’nın, Şırnak’ın, Habur’a kadar yemyeşil bahçeleriyle o ovalara bereketi katmazsanız, mayınlı arazileri temizlemezseniz oralara bereket gitmez, iş gitmez, üretim olmaz, istihdam olmaz. Bu bir gaflettir ve arkadaşlar, yalnız bu olsa “yeter” diyeceğiz ama değil. Bakın, Hasankeyf’i sular altında bırakıyorsunuz elektrik enerjisi uğruna. Cizre Barajı’yla tarihî yerleri sular altında bırakacaksınız. Kim, ne diyor bu konuda, bakın. Hasankeyf’le ilgili, demin burada bir arkadaşımız gerçekten Mardin’le ilgili güzel duygularını ifade ederken -marka kent- biz de destekledik, destekliyoruz da. Şimdi, Dicle Vadisi’nin UNESCO Dünya Mirası Alanı ilan edilmesini talep eden bir kampanyada bakın kimler var? “Hasankeyf yok olmasın.” diyen sanatçılardan Tarkan “Müzikle doğdum, Hasankeyf’te uyandım.” diyor. Bir başka sanatçı ne diyor: “İzmirliyim. Hasankeyf’te doğdum.” diyor Sezen Aksu. Peki, bir başka sanatçı ne diyor: “Tüm dünyada özgürlüğü aradım. Hasankeyf’te özgürleşeceğim.” Sayın Arınç’la daha iki gün önce Köln’de görüşen Şivan Perver. Yine, Dicle Vadisi’nin değerlerinin yok edilmek istendiği bu ülkede özgürlüğün de asla olamayacağı mesajını veriyorlar. Şimdi “Ben Anadolu” oyunuyla tüm Anadolu’yu fetheden Yıldız Kenter’den 15 bin yıllık Hasankeyf’e sahip çıkan mücadelesi, Kibariye’den aydınlara, akademisyenlere, sanatçılara ve bölgedeki bütün yerel yönetimlere kadar bir kampanya içinde “Bari bizim tarihimize, doğamıza, kültürümüze saygılı olun.” haykırışları içinde şunu ifade etmek istiyorum arkadaşlar, biz vahşi kapitalizmin fren tanımaz açgözlülüğü karşısında şunu söylüyoruz, diyoruz ki: Sizin iştahınızı kabartan tahribat, talan bizim halkımızın öfkesini artırıyor. Kızılderili reis Seattle’ın sözleriyle seslenmek istiyorum: “Yüzyıllardır halkımın üzerine merhamet gözyaşları döken şu sonsuz gökyüzü yarın bulutlarla kapanabilir. Bu toprakların her parçası halkım için kutsaldır. Çam ağaçlarının parıldayan iğneleri, vızıldayan böcekler, beyaz kumsallar, sahiller, karanlık ormanlar ve sabahları çayırları örten buğu, halkımın anılarının ve geçirdiği yüzlerce yıllık deneylerin bir parçasıdır.” Sulamıyorsunuz, su getirmiyorsunuz, GAP projesini yenilemiyorsunuz, bitirmiyorsunuz ama tarihi, kültürü sular altına gömmekte de ısrar ediyorsunuz.

Arkadaşlar, gelin, bu yanlıştan dönün. Gelin, bunları birlikte araştıralım, kırk yıllık GAP projesini yeniden birlikte oluşturalım, birlikte yorumlayalım.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hasip Kaplan (Şırnak). “Grup önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 8 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2011-02-08-grup-onerisi-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
