# Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasip Kaplan (Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim
- **Tarih:** 23 Mart 2011
- **Gündem:** ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2011-03-23-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696

> Hasip Kaplan, 23 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)); konuşma 479 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye’de bir dokunulmazlık tartışması yapıyoruz. Bu dokunulmazlık tartışmalarında hep milletvekilleri akla geliyor. Oysaki askerî bürokrasi, yargı bürokrasisi ve bürokrasinin kendisi, bunların üst yönetimleri, bir milletvekilinin dokunulmazlığının 100 katı daha dokunulmazdır, 100 katı daha dokunulmazdır. Bunları yargının önüne çıkarmak için özel usulleri var, özel incelemeleri var, özel yasaları var ve kendini koruyan yasaları var yani kadıyı kadıya şikâyet eder gibi yapıyorsunuz. Aldıkları her yanlış karar yanlarına kâr kalıyor, ülkeye verdikleri her zarar yanlarına kâr kalıyor.

Bakın, Anayasa Mahkemesinin -kapattığı- parti kapatma davalarının hepsinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye’yi mahkûm etti. Hepsinde derken bizim açtığımız özellikle HEP, DEP, ÖZDEP, HADEP gibi davalarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye’yi mahkûm etti, tazminata hükmetti, ihlal siciline, ihlal üzerine ihlal eklendi.

Rücu yasasını çıkardık burada. Anayasa Mahkemesi yargıçlarına eğer bir tanesi rücu edilseydi bu tazminatların, bu yanlış kararların bir tekini vermezdi, bir tekini vermezdi; daha vicdanlı, daha insaflı, daha hukuka uygun, Anayasa’nın 90’ıncı maddesine uygun kararlar verirlerdi. Yalnız bu değil, yasamaya müdahale ediyorlar, istedikleri gibi müdahale ediyorlar, yanlarına kâr kalıyor. Niye? Milletvekilinden daha dokunulmazdırlar. Milletin seçtiği temsilcilerinin, bu Mecliste temsil edilenlerin üzerinde dokunulmazlık zırhına bürünenlerin olduğu bir ülkede demokrasi olmaz. 782 tane dokunulmazlık dosyası var. Bizimle ilgili 600 tane dokunulmazlık dosyası geldi. Bize istenen ceza 2.600 yıl hapis ama bugün AK PARTİ’nin Genel Başkan Yardımcısı çıkıyor, televizyonda çok rahatlıkla şunu söylüyor: “Düşüncelerinizi açıklayınız.” Biz düşünce açıkladık, bizimle ilgili 600 tane fezleke geldi. Beyler, siz Ay’da mı yaşıyorsunuz, Jüpiter’de mi, Satürn’de mi? Ayaklarınız bir yere bassın hele. Hangi düşünce açıklamalarından dolayı bize dava açıldığını saysak… Onun kitabını yazmaya başladım, onun kitabını yazıyorum, rezaletin. Darbelere karşı çıktığım için bana fezleke hazırlanmış. “Darbeler” diyorum, “12 Eylül darbesinden hesap soracağız.”, bana fezleke düzenlenmiş. Burada Başbakan da söylüyor, ona düzenlemiyorlar.

Şimdi, böyle bir anlayış içinde dokunulmazlık anlayışı sürerken birilerine istediğin gibi dokunabilirsin ama yargı bürokrasisine dokunamazsın, Anayasa Mahkemesi üyesidir, dokunamazsın; askerî bürokrasiye dokunamazsın, sivil bürokrasiye, müsteşarına, yardımcısına dokunamıyorsunuz. E, niye; Memurin Muhakematı Kanunu var? E, niye; Danıştaya gidilir? E, bunun içinde, bir de siz zorlaştırırsanız bunu…

Ya, birinci sınıf yargıç olmuş, Anayasa Mahkemesi yargıcı olmuş, Türkiye’de namusun, çalışkanlığın, ahlakın, her şeyin temsili konumunda olan bir yargıç neden yargılanmaktan korksun, söyler misiniz bana? Bunun izahını yapabilir misiniz 74 milyon insana? Yapamazsınız arkadaşlar, bunu yapamazsınız. Burada Anayasa Mahkemesi yargıcı da eğer suç işliyorsa, adı bir şeye karışmışsa, onun hakkında ihbar varsa, onun hakkında şikâyet varsa, onun hakkında delil varsa bir gün Anayasa Mahkemesinde kalmaması lazım, bir gün kalmaması lazım. E, bırakın onu da -sonraki önergelerde açıklayacağız- önce, gelin, bu Anayasa’yı değiştirelim arkadaşlar. Bu Anayasa değişmeden bunlarla bu iş olmaz, boşuna kürek çekiyorsunuz, akıntıya kürek çekiyorsunuz, yanlış yapıyorsunuz, sondan başlıyorsunuz. TÜSİAD’ın açıklamaları ortada. Sizin Anayasa’nızı hazırlayanların imzası da var o çalışmanın içinde. Gelin bu ülkeye önce özgürlükleri getirelim. Özgür bir ülkede özgür bir anayasayla özgür yargıçlar görev yapar. O özgür yargıçlar da korkmaz diyoruz.

Önergemizi bu nedenle verdiğimizi ifade ediyoruz.

Teşekkür ederim. (BDP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hasip Kaplan (Şırnak). “Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 23 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2011-03-23-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
