# İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 24. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasip Kaplan (Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim
- **Tarih:** 5 Aralık 2012
- **Gündem:** İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-24-2012-12-05-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda

> Hasip Kaplan, 5 Aralık 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 493 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HASİP KAPLAN (Şırnak) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu önergelerimizle sizleri biraz uyarmaya çalışıyoruz. Gerçi tercihiniz belli ama…

Global şehir deyince, finans merkezi deyince, İstanbul finans merkezi olacak deyince oraya bakacaksınız, banka aktifleri nedir, toplamı nedir, iletişim nedir, ulaşım nedir, altyapı nedir, konuşulan diller nedir, dinler nedir, inançlar nedir, suç oranı, konser salonu, kültür merkezi, tarihî eserler, müzeler, bütünü aldığınız zaman global olmanın ölçütüne erişirsiniz. Ama, siz, sadece, “Vergi cennetidir, yok moda merkezidir, yok turizm merkezidir, yok limanı vardır.” derseniz bu global merkez olmaya yetmez. Zaten olmadığı için İngiltere’de bir üniversite -kısaltılmışını söylüyorum- GaWC diyor ki, finans sektörüyle ilgili bir kıyaslama yapıyor ve global finans merkezlerinin kategorisini koyuyor:

“Alfa şehirler.” diyor, 1’inci grupta; Londra, Paris, New York, Tokyo. Sonra aşağısında 2’nci grubu var; Chicago, Frankfurt. 3’üncü grup geliyor.

Beta şehirler var. Orada da; San Francisco, Sidney, Toronto. Sonra 2’nci grup; Brüksel. Sonra 3’üncü grupta Moskova, Seul.

Gama şehirlere geliyor. 1’inci grupta; Amsterdam, Boston, Caracas, Dallas, Düsseldorf, Cenova, Houston vesaire, Jakarta. 2’nci gruba geliyor; Bangkok, Pekin, Montreal, Roma. 3’üncü gruba geliyor; 3’üncü grupta Atlanta, Barcelona, Berlin, Hamburg ve sonra İstanbul ve Kuala Lumpur. Yani, İstanbul’un kategorisi bu.

Şimdi, bu kategoriye bakıp da ekonomiyi, büyümeyi, istihdam artışını, uluslararası fon akımlarını iyi bir hesaba katın. Katmasanız ne olur kardeşler? Söyleyeyim size: Tayland gibi olursunuz, Abu Dhabi gibi olursunuz. Tayland’ın, Abu Dhabi’nin finans merkezi olma, global merkez olma macerasını, serüvenini altyapısını oluşturmadan İstanbul’a yaptırmaya kalkarsanız İstanbul’u resmen Tayland’a çevirirsiniz.

Bakın, Tayland, 90’ların başında finans merkezinin bir çekim merkezi hâline geliyor, sıcak para akıyor, likidite bolluğu yaşanıyor. Sonra, 97 yılına geliniyor, 93’ten itibaren sermaye girişiyle başlayan büyüme birden bir geriye çekilmeye dönüşüyor, derin bir kriz ve uzun bir durgunluğa dönüyor ve itibar kaybı yaşıyor. İtibar kaybı yaşayan bir finans merkezinin itibarını yıllar geri getiremiyor.

Şimdi, hızlı kurulma, altyapı oluşturmadan, yasal koşullarını oluşturmadan, sektörün verimliliğini artırmadan, vergi problemini çözmeden, çevreyi kirletip kirletmediğine bakmadan, senyoraj artışı nedir bakmadan, kurumsal mali sorumluluğuna bakmadan, kara parayı aklanma rolünü, riskini araştırmadan, unvanın kaynaklığı üzerinde dolaşırsanız, Tayland ve Dubai örneklerinde olduğu gibi, bir ülke hızlı bir şekilde uluslararası finans merkezi hâline gelebilir. İstanbul da gelebilir fakat geldikten sonra çeşitli sebeplerle yaşanabilecek bir istikrarsızlık, bir siyasi istikrarsızlık, bir dış politika istikrarsızlığı, bir içerideki istikrarsızlık, bir demokraside istikrarsızlık, bir hukukta istikrarsızlık, bir adalette istikrarsızlık ve o hükûmetin yaptığı bir yanlışta bu paralar bir gecede çekildiği zaman, işte o finans merkezinin -the end- sonu karanlıktır arkadaşlar.

Şu an, bu Sermaye Piyasası Kanunu’yla, Dubai örneğinden ders çıkarmamış, Tayland örneğinden ders çıkarmamış bir Hükûmetin yaklaşımlarıyla karşı karşıyayız. Biz buradan uyarıyoruz: Bu kadar sermaye sevdalısı olmayın. Bu ülkenin milyonları, emekçileri, halkı var. Onların sırtından dolaylı vergilerini alıp yabancı şirketlere, bankalara çekmeyin peşkeş. İşte Halk Bankasını görüyorsunuz, yüzde 80 sermayeyle 48 bankanın 23’ü yabancı, bunlardan da 36 tanesine sermaye girişi 12 tanesinde var. Halk Bank da girdi, geldi Meclise de girdi, Meclise de maaşlarınız eşit o bankaya giriyor, maşallah finans merkezine doğru da yol alıyor, Meclisten başladı yol.

Allah hepimizin sonunu hayretsin diyorum. Önergemiz kıymetlidir, dikkate alın diyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hasip Kaplan (Şırnak). “İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 5 Aralık 2012. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-24-2012-12-05-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
