# 2014 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı ile 2012 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı nedeniyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 24. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hasip Kaplan (Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim
- **Tarih:** 10 Aralık 2013
- **Gündem:** 2014 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2012 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI NEDENİYLE
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=27246
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-24-2013-12-10-2014-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2012-yili-merkezi

> Hasip Kaplan, 10 Aralık 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2014 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2012 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI NEDENİYLE); konuşma 1.150 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BDP GRUBU ADINA HASİP KAPLAN (Şırnak) – Teşekkür ederiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, bugün 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü ve Dünya İnsan Hakları Günü’nde gerçekten şöyle bir geriye gitmek istiyorum, sizleri bir onar yıl geriye götürmek istiyorum. Evet, 1960 ihtilali, Başbakanını, Maliye Bakanını, bakanlarını asmış bir devletten bahsediyoruz ve arkasından 60 ihtilalinin olağanüstü mahkemelerindeki yargılamaları, Yassıada yargılamalarını hatırlatmak istiyorum.

60’ta sağcıların devriydi, 70’te solcuların yargılanmasına tanık olduk. Deniz Gezmiş’i görüyorsunuz, Deniz Gezmiş ile beraber arkadaşlarını görüyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar) Evet, onlar da askerî mahkemelerde yargılandılar ve değerli arkadaşlar, bu askerî mahkemelerden 12 Eylül askerî darbesine geldik.

12 Eylül askerî darbesinin hemen arkasında yaşananları size hatırlatma gereğini duyuyorum. Bakın, o dönemin solcu gazetesi “Demokrasi için görev günü” manşeti atmış, Cumhuriyet. Bakın, Hürriyet ne demiş: “7. Cumhurbaşkanımız. Millet ‘Kabul’ dedi.” Bu liberal, neoliberal kapitalist diyelim. Bu da dönemin sağcılarının meşhur gazetesiydi, Tercüman gazetesi: “Milletçe kabul” dedi. Bu da Abdi İpekçi’nin katledildiği gazetenin manşeti: “Evren Cumhurbaşkanı. Kabul: 92, Ret: 8” Bunun arkasından sıkıyönetim mahkemeleri, ondan sonra devlet güvenlik mahkemeleri ve arkadaşlar devlet güvenlik mahkemelerinden geldik 90’lı yıllara. Orhan Doğan, Şırnak Milletvekili. Bu Meclisin sıralarında otururken yaka paça şu Meclis kapısında alındı, on yıl yattı, hayatını genç yaşta kaybetti arkadaşımız.

Peki, ya şu resme ne diyorsunuz? Bunlar da bu Meclisin milletvekilleriydi. Bu fotoğraftaki Sayın Hatip Dicle on yıl yattı, fazladan da yattı, şimdi de beş yıldır içeride yatıyor fikirlerinden dolayı ve hâlâ içeride.

Sayın Balbay’ın özgürlüğüne kavuşması “İnsanım.” diyen herkesin, milletin iradesine saygı duyan herkesin kabul etmesi gereken bir konu.

Sayın Kemal Aktaş, bu Meclisin üyesi, daha önce yirmi iki sene cezaevinde yattı, şimdi de beş senedir cezaevinde yatıyor fikirlerinden dolayı, yirmi yedi sene… Selma Irmak senelerce cezaevinde yattı. Faysal Sarıyıldız, İbrahim Ayhan…

Şimdi, bu arkadaşlarımız üyelikten yargılanıyorlar, yani beş yıldan en fazla on yıla kadar. Beş yıl ceza yatırdıktan sonra siz ceza adaletinde hangi geriye dönüşü sağlarsınız ki? Hangi özgürlüğü iade edebilirsiniz ki? Geçen yıllarını… Üç buçuk sene milletvekilliği, yasama görevinden gitti bu arkadaşların, kim geri verebilir? Onları da özel yetkili mahkemeler yapıyor. Demek ki arkadaşlar, bu ülkede bir yanlışın altını çizeceğiz: Özel yetkili mahkemeler zulüm mahkemeleridir, siyasidir, ön yargılıdır, darbecidirler, hukukunu da darbeci olarak uygularlar. Derhâl olağanüstü yargıya son vermemiz gerekir.

Diğer bir tespit ise arkadaşlar, eğer sandık her şey olsaydı –Hükûmete de göstereyim- siz, hiçbiriniz, Kenan Evren’den ve Hitler’den fazla oy alamazsınız. Hitler’den ve Kenan Evren’den fazla oy alacak lider bu Meclisten çıkmaz. O zaman, sandık her şey değildir. O zaman, demokrasinin kuralları var, hep beraber bunlara uyacağız.

Şimdi, buraya gelirken konuşmama şöyle bir baktım. Yani, İnsan Hakları Günü’nde ne yapıyoruz, ne yapabiliriz? Gerçekten şaşkınım. Bakın, F-16 savaş uçaklarının bombaladığı, 34 yurttaşımızın yaşamını yitirdiği Roboski katliamına sizi getirmek istiyorum. Bugün İnsan Hakları Günü. Bir tek faili tespit edilemedi, Bir tekine savcı “ananın adı, babanın adı” demedi. F-16 savaş uçakları -ey Hükûmet, bu resme iyi bakın- 34 yurttaşımızı, Uludere (Roboski), biraz ötesinde hududun, 500-700 metre ötesinde, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin topraklarında paramparça etti ve bu dosya Askerî Yargıtayda. Ne işi var orada, Askerî Yargıtayda? Özellikle AK PARTİ’li üyeler, bu resme dikkatle bakmanızı istiyorum. Bu resim Dobrovski değil, Roboski arkadaşlar; bunu hatırlatırım.

Barış ve çözüm sürecinde, dün, iki gün önce Gever’de (Yüksekova’da), Mehmet Reşit İşbilir ve Veysel İşbilir yurttaşlarımızı katlettiler. Buna herkes suskun. Niye bir görüntü yok? Niye bir fotoğrafları yok? Niye ellerinde silah yok? Niye bulundukları yok? Niye MOBESE’ler vermiyor? Niye medya suskun? Hani çözüm sürecini hassasiyetle götürüyorduk arkadaşlar. Maalesef, o da yok.

Değerli arkadaşlar, bütçe hakkı demokrasinin özüdür, aslında, getirmek istediğim sözün neti bu. Hükûmetin ekonomik politikaları burada açıklanır, konuşulur, bunu da anlarız fakat Hükûmete bakıyoruz, sanki farklı bir dünyada yaşıyor arkadaşlar. Bir de bakıyoruz ki, sanki küresel, bölgesel istikrarsızlık, güvensizlik, enerji, taht oyunları baş döndürücü bir hızla gelişirken, Suriye’de sanki bir şey olmamış, Gezi olayları Satürn gezegeninde meydana gelmiş, çözüm süreci de Jüpiter’de gelişiyormuş gibi bir hava, bir eda içindeler.

Evet, arkadaşlar, siz 2023 vizyonuna 10’uncu büyük ekonomi, kişi başına 25 bin dolar koyabilirsiniz ama OECD rakamlarını demin Sayın Maliye Bakanı açıkladı, ben de birkaç rakamla söyleyeyim.

Arkadaşlar, 37 ülke içinde sondan 1’inci olduğumuz konular: Konut yani tuvaleti, banyosu olmayan sağlıksız konutlarda yaşam. Yani TOKİ Başbakana bağlı. Toplum, iş, uzun çalışma süreleri, iş yaşamı dengesi, mutluluk endeksi arkadaşlar. Biz mutluluk konusunda en sonuncuyuz, mutlu bir ülke değiliz arkadaşlar. Farkında mısınız, mutlu değiliz. Aslında, sokakta giderken bakın insanların yüzüne, herkesin kaşı, suratı asık, birbirine “Günaydın.” demiyor, merhaba vermiyor, birisi birisini solladı mı çekiyor tabancayla vuruyor, her gün cinayetler işleniyor. Evet, cinayet işleme sırasında da sondan 7’nciyiz arkadaşlar, gözünüz aydın! Eğitimde, sağlıkta da yine o sıralardayız. Çevre konusunda da 2’nci sıradayız ama sondan arkadaşlar.

Şimdi, Hükûmete sormak istiyorum: Orta Vadeli Program ile Mali Plan’ı 2006’dan beri niye gecikmeli sunuyorsunuz? Yani, dokuz gün içinde… 8 Ekimde verdiniz, dokuz gün içinde bütün kurumlar bütçelerini hazırladı, Maliye Bakanlığına sundu; Maliye gelir giderleri saptadı, makroekonomiyi belirledi, Yüksek Planlamaya sundu; Başbakanlık, bakanlar da kabul edip merkezî yönetim bütçe tasarısını 17 Ekimde bize, Meclise verdiniz; dokuz gün, dokuz. Bu, Rabia değil, dokuz, dokuz. Yani, bütçeyi sunmada jet gibisiniz, Superman gibisiniz. Takdir ediyoruz sizi, alkışlıyoruz; dokuz günde… Ama sizin bu performansınızdan… Şunu da ifade etmek istiyoruz: Gerçekten, bundan 7 cilt, dokuz günde yapmışsınız. Şimdi, Sayıştay raporlarına, denetime gelince, belge-bilgi vermeye gelince mali rapor, yavaşlıyorsunuz tosbağa gibi. Bırakın tosbağayı, hatta nesli tükenen folivora gibisiniz arkadaşlar, farkında mısınız?

Bakın arkadaşlar, size şöyle biraz Sayıştay raporlarından bahsedeceğim. Bu Sayıştay raporları ki muhalefet durmadan konuşuyor.

İZZET ÇETİN (Ankara) – Haksız mı?

HASİP KAPLAN (Devamla) – Ben bir bölümünü aldım arkadaşlar, en fazla bütçe askerî ve güvenlik harcamalarına ayrılmış, ben bu bölümü aldım.

Bakın, Millî Savunma Bakanlığı: Bilgi, kayıt vermemişsiniz, görüş bildirilmemiş. “…”(x) Bu bir.

Parantez içinde mi yazıyorsunuz, öyle bir talimat var mı sayın… Gerçekten, merak ediyorum. Geçen gün “…”(x) dedim, parantez içine almışsınız.

Savunma Sanayi Müsteşarlığı: Bakın, 2013; kayıt vermemiş, malî rapor vermemiş, tabloları vermemiş. Ne diyor biliyor musunuz, okuyayım: “Biz, 30 Mayıs 2013 tarihinde Maliye Bakanlığı muhasebatına e-mail yolladık.” Resmî kayıtta e-mail yolluyorlar e-mail, e-maille muhasebe kayıtları yapılıyor; Savunma Sanayi Müsteşarlığından F-35’ler alınıyor, F-16’lar alınıyor, Skorsky’ler alınıyor, Çin’le füze pazarlıkları yapılıyor. Vay vay vay vay vay vay vay! E-maille alış, satış, veriş ama kayıt yok ha! O e-mailler var ya NASA’nın elinde, her gün böyle didik didik izliyor, ne yaptığınızı biliyor, Çin füzelerinde de çakıyor ondan sonra size! Bana rakamını söyler misiniz ne alıp verdiniz, TOMA’ların, tankların, gazların. Ha, gaz şirketlerinde ortaklığınız var mı ayrı bir konu, onu konuşacağız.

İçişleri Bakanlığına bakıyoruz, aynı şey, rapor vermemiş, kayıt yok. Kardeşim, bu kadar TOMA’nın, gazın, biberin, sıktıklarınızın, Allah aşkına, bir faturası yok mu? Bunu alırsınız, harcarsınız, milletin gözüne sıkarsınız durmadan, durmadan, durmadan.

Bakın, size rakamları çıkarıyorum ama bir iki görüntü vereceğim. Bunlar Gezi olaylarından; “Allah Allah” nidalarıyla bir saldırı fotoğrafı. Geçiyoruz, gaz… İstanbul’da caz festivali vardı, o ara her taraf gaz altında.

VURAL KAVUNCU (Kütahya) – Polise taş atılan fotoğrafları da göster.

HASİP KAPLAN (Devamla) – Ben sana Sarısülük’ün resmini gösteririm, Ali İsmail Korkmaz’ın resmini gösteririm. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

---

**Kaynak gösterme:** Hasip Kaplan (Şırnak). “2014 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı ile 2012 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-24-2013-12-10-2014-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2012-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=27246

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
