# Yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.725)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hayati Yazıcı (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim
- **Tarih:** 30 Mart 2011
- **Gündem:** YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.725)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hayati-yazici-23-2011-03-30-yargi-hizmetlerinin-hizlandirilmasi-amaciyla-bazi-kanunlarda-degisikli-3

> Hayati Yazıcı (AK Parti), 30 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.725)); konuşma 808 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI HAYATİ YAZICI (İstanbul) – Adalet Bakanıyla bir işiniz varsa randevu alın görüşün. Ben Hükûmet adına buradayım.

AKİF AKKUŞ (Mersin) – Hayır, siz “Gelecek” demiştiniz.

DEVLET BAKANI HAYATİ YAZICI (İstanbul) – Ben Hükûmeti temsilen buradayım. Sayın

Bakanla bir işiniz varsa randevu alın görüşün.

OKTAY VURAL (İzmir) – Bağımsız bakanı nasıl temsil ediyorsunuz? Adaletle ilgili sorular

soruyorlar. Adalet Bakanlığının icraatlarıyla ilgili de sorular soruyorlar.

SUAT KILIÇ (Samsun) – Sayın Bakan, devam ediniz. Her şey İç Tüzük’e göre devam ediyor.

DEVLET BAKANI HAYATİ YAZICI (İstanbul) – Evet, Sayın Akkuş, sözlerinizde ifade etti

ğiniz…

OKTAY VURAL (İzmir) – Hükûmetinizin faaliyetleriyle ilgili değil ki. Vakıflarla ilgili, sosyal yardımlarla ilgili sormuyor ki size.

DEVLET BAKANI HAYATİ YAZICI (İstanbul) – Benim sinirlerim alınmış, siz ne yaparsanız yapın! Havaya da bakın, sağa sola da bakın, size cevap vermeyeceğim. Onun için başka bir yöntem bulabilirsiniz. Sayın Akkuş “Son günlerde konuşulan cinayetlerle alakalı bir rehabilitasyon düşünüyor musu-nuz?” diyorsunuz. Elbette ki bu konuyla alakalı çalışmalarımız var. Bakın onlara benzer bir teklif yarın Adalet Komisyonunda görüşülecek. Önemli bir tasarı. Sanırım bunu da yakından izliyorsunuz. Efendim, Sayın Paksoy’un bakaya işlemiyle alakalı sorduğu soruya… Mevcut düzenlemedeki suçlar tasarıyla iki ayrı kanunda düzenlenmekte. Adli eylemler, ilk kez işleyenler bakımından bu ey-lemler suç olmaktan çıkarılmakta ve kabahat olarak 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nda düzenlenmek-tedir. 1111 sayılı Kanun gereğince hakkında kabahat uygulaması kesinleştiği hâlde atıldığı eylemleri tekrar işleyenler için eylem bu kez suç teşkil etmekte ve 1632 sayılı Kanun’un tasarıyla değiştirilen 63’üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaktadır. “Bugün yapılan uygulamaları doğru buluyor musunuz?” diyorsunuz.

KAMİL ERDAL SİPAHİ (İzmir) – Sayın Bakan, soruya cevap vermediniz.

DEVLET BAKANI HAYATİ YAZICI (İstanbul) – Ben o kadar cevap verdim, ben o kadar…

OKTAY VURAL (İzmir) – Bilmiyor.

DEVLET BAKANI HAYATİ YAZICI (İstanbul) – “Bugün yapılan uygulamaları doğru buluyor

musunuz?” diyorsunuz.

OKTAY VURAL (İzmir) – Biraz okuyun Sayın Bakan; okuyun da…

DEVLET BAKANI HAYATİ YAZICI (İstanbul) – Uygulama yargının işi, adliyenin işi. Onların doğru olup olmadığı yargılama süreci sona erdiğinde anlaşılacak. Yargılama süreci sona ermeden hâkim ve savcıların yargısal işlemlere dayalı olarak delil toplamalarının eleştirilecek bir tarafı olduğu kanısında değilim. Bunları elbette ki yakından izlemenizi çok doğal karşılıyorum ama yargının bunları ölçüp biçmeden, bir teraziyle tartmadan sizin bunlarla ilgili veya bizim bunlarla ilgili bir değer hükmü ortaya koymamızın doğru olmadığı kanısındayım.

Diğer bir sorunuzda bir partinin eş başkanından söz ettiniz. Biz, ülkenin birliği, bütünlüğü, cumhuriyetin nitelikleri konusunda kim nerede -gerek içte gerek dışta- ne söylerse bunları yanlış buluruz. Şimdilik bunu ifade etmek istiyorum.

Efendim, Sayın Tankut, 22/3/2010 tarihinde Adana Büyükşehir Belediye Başkanıyla ilgili görevden el çektirme -tedbir mahiyetinde- işleminden söz ettiniz ve “Buna benzer kaç belediye başkanıyla ilgili işlem yapılmıştır, bunların arasında AK PARTİ’li var mı?” şeklinde sorunuzu genişlettiniz.

Bilemiyorum, bunların cevaplarını Sayın İçişleri Bakanı bilir yani idari işlem anlamında söylüyorum.

YILMAZ TANKUT (Adana) – Ama Hükûmet adına buradasınız.

DEVLET BAKANI HAYATİ YAZICI (İstanbul) - Onların da size yazılı olarak bildirmesini sağlamaya çalışacağım.

OKTAY VURAL (İzmir) – İşine geldiği zaman Hükûmet, işine gelmediği zaman İçişleri Bakanı cevaplandırır…

DEVLET BAKANI HAYATİ YAZICI (İstanbul) – Efendim, Sayın Aslanoğlu “Bölge adliye mahkemelerindeki kriterler neler? diye soruyor.

Bölge adliye mahkemeleri dokuz yerde kuruldu ve Türkiye’deki coğrafi konum itibarıyla bu mahkemelerin sayılarının artırılmasına ilişkin bir çalışmanın devam ettiğini Adalet Bakanlığındaki arkadaşlarım bildiriyor, Hükûmetin eğilimi de bu yönde. Elbette ki, mevcut dokuz bölge adliye mahkemesi kurulurken “ulaşım, merkezî olma” durumu gibi kriterler dikkate alınmıştır ve bu mahkemelerin gene kuruluşu, nerelerde kurulacağına ilişkin görev ve yetki, bildiğiniz gibi, Hâkimler Savcılar Yüksek Kuruluna ait bulunmaktadır.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Efendim, Bakanlık mı bakıyor, Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu mu, onu bilelim de, muhatabımız kim?

DEVLET BAKANI HAYATİ YAZICI (İstanbul) – HSYK. Ama, elbette ki, bu mahkemelerin kuruluşuna ilişkin -bütçe vesaire- kısımlar da Adalet Bakanlığını ilgilendiriyor.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Ama onlar kuruyor, onlar kuruyor.

DEVLET BAKANI HAYATİ YAZICI (İstanbul) – Adalet Bakanlığı öneriyor, kararı da Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu veriyor. Yani plan ve bütçesi, altyapısı olmayan bir konuda Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulunun, takdir edersiniz ki, karar vermesinin bir anlamı yok. Hükûmet bu şekilde ihtiyaçları dile getiriyor, planlamasını yapıyor, öneriye dönüştürüyor, öneriyi de Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu değerlendirip karara bağlıyor.

Sayın İçli’nin, bu tasarının 26’ncı maddesinde üç geçici maddeden bahisle “Bu yapılacak düzenleme sonucu kaç tane savcı tasarruf edilecek?”, daha doğrusu yani “Bu işlerle ilgili savcıların işlem yapmaması durumunda kaç savcı boşa çıkacak ve diğer mahkemelerde görevlendirilecek?” diye bir somut sorusu vardı. Bunları da şu şekilde… 400 dolayında -hem Yargıtayda tebliğnameyle alakalı ve hem de asliye ceza mahkemelerinde belli bir süre, asliye hukuk mahkemelerinde savcıların bulunmaması sonucu 400’e yakın- savcıyı istinaf mahkemelerinde ve diğer ihtiyaç bulunan alanlarda görevlendirme imkânına kavuşacağız.

Efendim, temyiz sınırlamasının 3 bin TL’ye çıkartılmasının ne tür sonuç doğuracağı ve yoksulluk itibarıyla bunun sakıncalar yaratacağına ilişkin görüşünüz değerlendirilebilir ama şu an itibarıyla zaten 2 bin liradır. Şu an itibarıyla temyizi kabil olmayan dava sınırı, miktarı, üst tavan 2 bin TL’dir, bu 3 bin TL’ye çıkıyor; bunun da çok büyük bir sorun oluşturmayacağı kanısındayız.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

---

**Kaynak gösterme:** Hayati Yazıcı (AK Parti, İstanbul). “Yargı hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.725)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hayati-yazici-23-2011-03-30-yargi-hizmetlerinin-hizlandirilmasi-amaciyla-bazi-kanunlarda-degisikli-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
