# 2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Haydar Kemal Kurt (AK Parti, Isparta)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim
- **Tarih:** 17 Aralık 2008
- **Gündem:** 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/haydar-kemal-kurt-23-2008-12-17-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim

> Haydar Kemal Kurt (AK Parti), 17 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 451 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA HAYDAR KEMAL KURT (Isparta) – Sayın Başkan, değerli üyeler; 2009 Yılı Bütçe Kanunu Tasarısı’nın Anayasa Mahkemesine ilişkin bölümü üzerinde AK Parti Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, Anayasa Mahkemesinin temel görevi yasama organının kimi işlemlerinin Anayasa’ya uygunluğunu denetlemektir. 1982 Anayasası’nın 148’inci maddesine göre Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü’nün Anayasa’ya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler.

Ülkemizde Anayasa Mahkemesi, anayasal görevi dışına taşarak âdeta anayasa yapan, yasa yapan, anayasa değişikliklerinin esas olarak nasıl olması gerektiğini belirleyen yasa koyucu bir organ hâline bürünmüştür; hatta ülke gündemini derinden etkileyen kimi kararlarıyla hiç olmaması gereken bir konuma, siyasi aktör pozisyonuna bürünmüştür. Örneğin “türban düzenlemesi” olarak anılan düzenleme konusunda verdiği kararla kimi hukukçularımıza göre kırk altı yıllık tarihinin en tartışmalı kararını vermiştir. Bu kararla mahkeme, Anayasa’nın kendisine yasakladığı yetkiyi kullanmış, yasama organının yetkisini gasp etmiştir. Yine Anayasa Mahkemesi kamuoyunda “kapatılan belediyelerle ilgili düzenleme” olarak bilinen yasa değişikliğinin iptaline ilişkin davada verdiği kararla âdeta yasama organı gibi davranarak Türkiye Büyük Millet Meclisinin nüfus kıstasına dayalı düzenlemesini kendince yeni kriter getirerek ya da kriterler getirerek iptal etmemekle birlikte yasanın özünde olmayan istisnalar getirebilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin üye seçimi konusu dünyada eşine rastlanmayan usullerle gerçekleştirilmektedir. Dünyada parlamentosu Anayasa Mahkemesine üye seçmeyen tek ülkeyiz. Ayrıca ülkemizde anayasa yargısı bakımından hiç ilgisi olmayan kurumlar Mahkeme üyelerinin bir kısmını belirlemektedir. Anayasa Mahkemesi üyeleri bilindiği gibi 11 asil üyeden oluşmaktadır. Bunlardan 3 asil, 1 yedek üyeyi doğrudan Cumhurbaşkanı, 2 asil ve 2 yedek üye Yargıtay, 2 asil ve 1 yedek üye Danıştay, 1 asil üye Askerî Yargıtay, 1 asil üye Askerî Yüksek İdare Mahkemesi, 1 asil üye Sayıştay, 1 asil üye YÖK tarafından gösterilen adaylar arasından Sayın Cumhurbaşkanınca atanmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin ise bu hususta hiçbir üye önerisi bile söz konusu değildir. Dünyanın birçok ülkesindeki uygulamaların aksine, millet iradesinin Anayasa Mahkemesinin oluşumunda yetkisizliği, yasa koyucunun devre dışı bırakılması anlamından başka bir şey değildir.

Diğer taraftan, Anayasa Mahkemesinin iş yoğunluğu, kararların verilmesindeki geçen süre dikkate alındığında, mevcut yapısının kifayetsizliği fiziki olarak da ortadadır. Bu nedenle, Anayasa Mahkemesinin daire sayısı artırılmak suretiyle ve bu çerçevede işleyiş ve görev dağılımı ile personel yapısının yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

Yine, Anayasa Mahkemesi üyelerinin hukukçu kişilikleri esas alınarak belirlenmesi muhakkak bir kere daha değerlendirilmelidir.

Görev süreleri itibarıyla da, atanan hâkimlerin emekli oluncaya kadar süre sınırı olmaması hususu da tekrar değerlendirilmelidir.

Son olarak, yargı erkinin en üst organı Anayasa Mahkemesinin, göreviyle mütenasip olmak üzere, imkân ve kaynakları muhakkak artırılmalıdır, ülke ve dünyadaki gelişmeleri yakinen izleyip değerlendirebilecek ulusal ve uluslar üstü alanda hukukun oluşumunda ülkemize yarışır etkinlik düzeyine kavuşturulması için her türlü imkân tanınmalıdır.

Sözlerime son verirken, Anayasa Mahkemesi ve merkezi idare bütçesinin ülkemize hayırlı olmasını diler, hepinize saygılarımı sunarım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Haydar Kemal Kurt (AK Parti, Isparta). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/haydar-kemal-kurt-23-2008-12-17-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
