# Iı.tur. (başbakanlık,gençlik ve spor md.lüğü,vakıflar gn.md.diyanetişl.bşk.ve shçek gn.md.lüğü

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hikmet Özdemir (AK Parti, Çankırı)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim
- **Tarih:** 19 Aralık 2003
- **Gündem:** II.TUR. (BAŞBAKANLIK,GENÇLİK VE SPOR MD.LÜĞÜ,VAKIFLAR GN.MD.DİYANETİŞL.BŞK.VE SHÇEK GN.MD.LÜĞÜ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hikmet-ozdemir-22-2003-12-19-ii-tur-basbakanlik-genclik-ve-spor-md-lugu-vakiflar-gn-md-diyanetisl

> Hikmet Özdemir (AK Parti), 19 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: II.TUR. (BAŞBAKANLIK,GENÇLİK VE SPOR MD.LÜĞÜ,VAKIFLAR GN.MD.DİYANETİŞL.BŞK.VE SHÇEK GN.MD.LÜĞÜ); konuşma 1.205 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA HİKMET ÖZDEMİR (Çankırı) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2004 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısının Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü bütçesi üzerinde, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; televizyonları başında bizleri izleyen değerli halkımızı ve sizleri, saygıyla selamlıyorum.

Anayasamızın 2 nci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin sosyal devlet olduğuna dair bağlayıcı hüküm yer almaktadır. Bu hüküm, devlete, bireylerin ihtiyaçlarının sağlanması, fakirlik ve eşitsizliklerin asgarîye indirilmesi, vatandaşlarının insan onuruna uygun yaşayabilmesi ve yarın endişelerinin azaltılması için gerekli önlemlerin alınması ve hizmetlerin verilmesi sorumluluğunu yüklemektedir.

Anayasamızın 61 inci maddesi ise, sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenleri şöyle sıralamıştır:

"Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesini sağlar.

Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.

Yaşlılar, devletçe korunur. Yaşlılara devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir.

Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alır.

Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur."

Sayın milletvekilleri, geçmişimize ve müesseseler tarihine şöyle bir göz attığımızda, ecdadımız ve büyük milletimizin sosyal yardımlaşma ve dayanışmaya son derece önem verdiğini görmekteyiz. Bizzat devlet tarafından veya sivil toplum kuruluşları olan vakıflar tarafından, kimi kimseleri olmayanlar, garip ve himayesiz kalmışlar, eğitim ve yardıma muhtaç insanlar için, çeşitli kurumlar, binalar kurulmuştur.

Örnek olarak, yetim ve kimsesiz çocukları, ileride, devleti için, milleti için iyi bir insan olmak üzere okutmak ve yetiştirmek amacıyla kurulan darülhayrıâliyi, darüleytamı; tıbbî ve psikiyatrik hastaların bakım ve tedavilerini gerçekleştirmek üzere kurulan bimarhaneleri; fakirler için yemekler pişirilip yedirilen, dağıtılan ve ilaç yardımı sağlanmak üzere kurulan tabhaneleri; muhtaçların, fakirlerin tedavi edilip ilaç ve ihtiyaçlarının karşılandığı darüşşifaları; yolda kalmışlara ve misafirlere hizmet eden mihmanhaneleri; yaşlıların ve kimsesizlerin barındırıldığı darülacezeyi bu kurum ve kuruluşlar arasında değerlendirebiliriz.

Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, 10 Haziran 1921 tarihinde, o zamanki adıyla Himaye-i Etfal Cemiyeti, yani Kimsesiz Çocukları Koruma Kurumu olarak, bizzat Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifleriyle kurulmuştur. 1935 yılında, cemiyetin adı Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu olarak değiştirilmiştir. Daha sonra, bu kuruma bağlı kuruluş sayıları yıllara göre artmış, 1949 ve 1957 yıllarında, korunmaya muhtaç çocukları koruma kanunları çıkarılmıştır. 24.5.1983 tarihinde kabul edilen 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunuyla, korunmaya muhtaç çocukları koruma birlikleri, belediyeler, il özel idareleri, Millî Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Çocuk Esirgeme Kurumu bünyelerinde oldukça dağınık olan kamu sosyal hizmet uygulamaları tek çatı altında toplanmıştır.

Şu anda, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü, 81 ildeki il sosyal hizmetler müdürlükleri, 83 çocuk yuvası, 107 yetiştirme yurdu, 62 huzurevi, 9 kreş ve gündüzbakımevi, 25 bakım ve rehabilitasyon merkezi, 59 toplum merkezi, 32 çocuk ve gençlik merkezi, 4 yaşlı danışma merkezi ve 18 aile danışma merkeziyle sosyal hizmetler görevini yerine getirmeye çalışmaktadır. Oysa, bu kurumun, daha aktif, hızlı ve verimli bir şekilde görev yapabilmesi ve hizmet verebilmesi için, kurumun verilerine göre, 51 çocuk yuvasına, 76 yetiştirme yurduna, 16 bakım ve rehabilitasyon merkezine ve diğer birimler için de 25 yeni kuruluşun açılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bunlardan yaklaşık 27 tanesi açılışa hazır hale getirilmiştir, 12 tanesinin ise inşaatı devam etmektedir.

Benim seçim bölgem olan Çankırı'da da durum farklı değildir. Halen, Çankırı'da, binası, tefrişatı ve modern yapısıyla, şu an Türkiye'nin en iyi huzurevlerinden birisi olarak kabul edilen 60 kişi kapasiteli Çankırı Huzurevi faaliyete geçmiştir. Şimdi, burada, AK Partinin farkını görüyoruz. AK Parti, bu binaları inşa ederken, diğerlerine üçte 1 nispetinde inşa ediyor ve halkın katkısını sağlıyor. Onun için, çok hızlı bir şekilde, Türkiye ortamında, AK Partili görevli kardeşlerimizin de katkısıyla beraber, bu hizmetler süratle yapılmaktadır.

Çankırı'nın, şu anda, 0-12 yaş, 6-12 yaş çocuk yuvasına, korunmaya muhtaç kızlar için kız yetiştirme yurduna ihtiyacı vardır. Bir taşra şehri olan Çankırı'nın merkezinde bu yuvaların bulunmaması nedeniyle, aileler, çocuklarını diğer illere göndermek zorunda kalıyor ve böylece aile bireyleri arasında mesafe her geçen gün artarak parçalanmış aile statüsünde yer almaya başlıyor. Bu yuva ve yurtların açılması hususunda gerekli hassasiyet gösterilebilirse, Çankırı ve Çankırılı açısından büyük bir eksiklik ortadan kalkacaktır. Bu yuvaların açılması hususunda Çankırı halkı da üzerine düşen katkıyı sağlamaya hazırdır.

Değerli arkadaşlar, ekonomik ve sosyal sistemlere felsefî ve ahlakî akım ve düşüncelere baktığımızda hemen hemen hepsinin temelinde insan faktörünün yer aldığını görebiliriz.

İnsan, tüm canlılar içerisinde önemli bir yere sahip yüce bir varlıktır. İnsanı temel alan, insan faktörünü dikkate alan, insana değer veren düşünce ve sistemlerin sağlıklı bir şekilde devam ettiklerini söyleyebiliriz.

Bunun içindir ki "insanı yaşat ki devlet yaşasın" sözü büyük önem taşımaktadır. AK Parti, bu sözü kendisine felsefe olarak kabul etmiş ve insan için çalışmaktadır. Türkiye'deki insanımızın bugünkü hayat şartlarına, dünya standartlarına uygun bir hale getirilmesi için her türlü tedbiri almaktadır. Özellikle, Çocuk Esirgeme Kurumu sahasında, muhtaç, hasta, bakımsız, ihtiyaç sahibi olan insanların ellerinden tutmakta ve bunlara gereken itinayı göstermektedir. Bu amaçla yola çıkan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu yetiştirme yurtlarında ve çocuk yuvalarında kalan bir çocuk, kuruma, Türkiye ortalaması baz alındığında, yaklaşık 388 485 000 liraya maliyet getirmektedir. Oysa, bu denli önemli ve insanca bir yaşam standardına ulaştırılmaya çalışılan bu gençlerimize ve çocuklarımıza hizmet veren bu kurumun, malî gelirlerini ve ödeneklerini kısıtlayarak yükümlülüklerini yerine getirmesi beklenemez.

İnsana değer vermeyen toplumda, sosyal dengeyi gözetmeyen sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı kurmayan, vatandaşına sahip çıkmayan, ihtiyaçlarını dikkate almayan yönetim biçimlerinin başarılı olmaları ise söz konusu değildir.

İşte, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, kuruluş amacı gereği hizmetleri verme noktasında yapacağı başarılı çalışmalar ve gerçekleştireceği projelerle üzerine düşen görevi yapmaya gayret sarf etmektedir.

Ülkemiz sosyal hizmetler alanında genel olarak baktığımızda karşımıza dağınık bir yapı çıkmaktadır. Sosyal hizmetler faaliyetlerinin parçalı olduğunu görmekteyiz.

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü kapsamında yürütülen hizmetlerin benzerleri; Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu Genel Sekreterliği, Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı ve Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü gibi kurumlar tarafından da tekrar edilmektedir. Ayrıca, diğer devlet kuruluşları tarafından, 202 sayılı Yasa gereği, yaşlılık ve sakatlık aylığı, yelişkart uygulaması, muhtaç erbaş ve er ailelerine tedavi ve yardım sağlanması, muhtaç öğrencilere burs ve kredi verilmesi, özürlü çocuklara eğitim ve gelişim yardımı verilmesi, muhtaçlara aynî, nakdî yardım sağlanması, hiç geliri olmayanlara aylık bağlanması, yatılı veya gündüzlü bakım gibi hizmetler yürütülmektedir.

2003 yılında Türkiye genelinde sosyal hizmetler ve sosyal yardım harcamalarının toplamı -belediye, il özel idare, dernek ve sivil toplum kuruluşları hariç, dikkatinizi çekiyorum- 2,5 katrilyon lira civarındadır; yani, kullanılan kaynak, bu alanda acil olarak tek çatı altında toplanarak, bu büyük kaynağın birleştirilmesinin önemini ortaya koymaktadır. Bu alanda esas sorunun kaynak sorunu olmadığı, teşkilatlanma sorununun ve dağınıklığın bir an evvel kaldırılması gereğinin önemi kendisini hissettirmektedir.

Türkiye genelinde yuva ve yurtlarda kalan çocukların sayısı 18 000'lere ulaşmaktadır. Halen binlerce aile de, ailevî ve ekonomik sıkıntılardan dolayı, bu kurumlara çocuklarını teslim etmiş veya edebilmek için sıra beklemekteyken, öte yandan binlerce aile, evlat edinebilmek için bu kurumun kapısında iki üç yıl gibi bir süre bekletilmektedir. Bunun yolunu kısaltmalıyız; bürokrasiyi azaltmalı, daha işlevsel hale getirmeliyiz. Küçük ayrıntıları ve prosedürleri, imkânı olan ailelere, çocuk verebilecek şekilde yeniden düzenlemeliyiz.

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun 0-18 yaş çocuklara hizmet veren merkezlerin kapasitesi ihtiyacı karşılayamamaktadır. Burada eğitim gören çocuklarımız, yeni projelerle bilgi ve teknoloji çağına ayak uyduracak seviyelere çıkarılmalıdır. Bu yetiştirme yurtlarında kalan çocuklarımız, buradaki süre içerisinde meslek sahibi olmalı ve 18 yaşını dolduran gençlerimiz, eğitimlerine devam etmedikleri takdirde, toplumda kendi yerlerini bulabilmelidirler. Açıkta, ortada başıboş bırakılmamalı, yalnızlık ve kimsesizlik hislerinden arındırılarak, kendi ayakları üzerinde, topluma faydalı birer nefer olarak yetiştirilmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Hikmet Özdemir (AK Parti, Çankırı). “Iı.tur. (başbakanlık,gençlik ve spor md.lüğü,vakıflar gn.md.diyanetişl.bşk.ve shçek gn.md.lüğü”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hikmet-ozdemir-22-2003-12-19-ii-tur-basbakanlik-genclik-ve-spor-md-lugu-vakiflar-gn-md-diyanetisl (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
