# Vakıflar kanunu hakkında (s.s.1239)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hikmet Özdemir (AK Parti, Çankırı)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim
- **Tarih:** 2 Kasım 2006
- **Gündem:** VAKIFLAR KANUNU HAKKINDA (S.S.1239)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c133/b014/tbmm221330140700.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hikmet-ozdemir-22-2006-11-02-vakiflar-kanunu-hakkinda-s-s-1239

> Hikmet Özdemir (AK Parti), 2 Kasım 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VAKIFLAR KANUNU HAKKINDA (S.S.1239)); konuşma 1.046 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA HİKMET ÖZDEMİR (Çankırı) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Vakıflar Kanunu Tasarısının ikinci bölümü üzerinde AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, vakıf, insanla beraber mevcut olan, karşılıklı dayanışma ve başkasına iyilik yapma duygusunu hukuki statüye kavuşturan ve ona süreklilik kavramı sağlayan, milletlerin sahip bulunduğu manevi güç ve değerlerin tanımlanmasına yardımcı, tüzel kişiliğe sahip, demokratik, sivil bir toplum kuruluşudur.

Sözlükte, durdurma, alıkoyma, ayırma, bağlama gibi manalara gelen "vakıf kelimesi, kavram olarak bir malı veya mülkü satılmamak kaydıyla bir hayır işine bağışlama, bırakma şeklinde ifade edilmektedir. Yani, vakıf, maddi bir karşılık beklemeden, başkalarına yardım etmek gibi dikkat çeken bir düşüncenin ortaya koyduğu ve sosyal, ekonomik ve kültürel hayata derin tesirler bırakmış önemli bir müessesedir. Vakıflar, tarih boyunca, hastaları tedavi etme, ilmin yayılmasını sağlayıcı araçları temin etme, Öğrencileri destekleme, hayvanları koruma, ibadethanelerin ve diğer kamu tesislerinin inşa, bakım ve onarımını sağlama gibi kamu yararı olarak nitelendirilebilecek bütün alanlarda aktif bir rol üstlenmiştir.

Medeniyet tarihimizde bütün varlıklara faydalı olmakla, merhametin doruğa çıktığı devirler olmuştur. Buna örnek vermek gerekirse, Osmanlı Devleti, bir vakıf medeniyetinin tesis edildiği devlet olarak dünyaya kendisini kabul ettirmiştir. Bu gaye için meydana getirilen vakıf eserlerinin başında, tam teşekküllü hastaneler, imaretler, aynı zamanda darüşşifalar, medreseler, hamamlar ve diğer tesisleriyle bir külliye halinde topluma hizmet vermişlerdir. Bunun yanında, çeşme, sebil, sarnıç, havuz, kuyu, hatta göl gibi tesisler ile yolların tamirleri ve düzelti İme leri maksadıyla toplumun birçok İhtiyacına cevap veren vakıf eserleri görülmektedir.

Türk vakıfları, yüzyıllar boyunca, millet hayatında, sosyal düzenin her türlü sarsıntı ve örselenmelerinden korunmasında, fertler arasında yardımlaşma ve dayanışma yoluyla karşılıklı sevgi bağlarının kurulmasına çalıştığına göre, bu vakıfları ve özellikleriyle ülkemizin en hayati meselelerine geniş ölçüde hizmeti dokunduğuna şüphe yoktur.

Eğitim ve sağlık işlerini yürütmek üzere kurulmuş vakıflar hep millî bünyeye hizmet etmişlerdir. Millî kültürün yükselmesi, halk sağlığının korunması, fertlerin hayatlarının korunması için, tehlike ve kazaların önlenmesi için çalışan vakıflar, pek tabii ki, millî kurumlardır.

Vakıfların imar ve sanat yönündeki hizmetlerini kim inkâr edebilir? Vakıflar eliyle yapılan çoğu eser, abide vasfım haizdir. Bunlar bulundukları her yerde Türklüğü lemsil etmektedir. Abidelerimiz, Türk vatanının tapu senetleridir. Millî hudutlarımız dışındaki vakıf eserlerimiz hâlâ Türklük damgasını taşımaktadır. Parlamentolar arası birlik toplantısı için gittiğimiz Kenya'da bile ecdadımızın yapmış olduğu bu vakıf eserlerini büyük bir zevkle izlemiş olduk. Her yerde bulunan cami, medrese, köprü, çeşme, kervansaray, han, hamam ve sebillerimiz hep vakıf abideleridir.

Müslüman Türk milleti, geçmişte olduğu gibi gelecekte de vatanı uğruna malını ve canını feda etmeye hazırdır. Ona fıtraten bahşedilmiş bu duyguları körletmemeliyiz. Milletin dinî ve millî duygularını canlı tutmak için tüm sivil toplum örgütü ve bireylerini harekete geçirmeliyiz.

Vakıflar, tarihimizde yardımlaşma, dayanışma, sağlık, sosyal, güvenlik, eğitim, karşılıksız iyilik yapma, faydalı olma gibi pek çok fonksiyonları icra etmişlerdir. Zamanımızda ayakta duran vakıflarımıza gereken ilgiyi gösterme, tamir, bakım ve restorasyonları yaparak amaç ve fonksiyon açısından yeni vakıflar tesis ederek, 21'inci yüzyıla damgasını vuracak en önemli kurumlardan biri olacağını ve vakıf müessesesinin, insanlar arasında dayanışma, kardeşlik, hayır yapma, sevgi gibi duygu ve hasletlerin var olduğu sürece de devam edeceğini ifade etmek gerekir. Böylece, toplumun sosyal dayanışması açısından önemli bir fonksiyonu icra ettiğini gördüğümüz vakıfların, iyi işlediği ve korunduğu zamanlarda, insanların hayatta karşılaşabilecekleri maddi ve manevi zorlukların, ıstırap ve sıkıntıların giderilmesi, hayatın güzelleştirilip insan haysiyetinin korunması, sosyal düzenin her türlü tehlike ve sarsıntıdan kurtarılmasında da yardım ettiği görülecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; özellikle seçim bölgem olan Çankırı'da, Hükümetimiz döneminde Vakıflar Genel Müdürlüğü (arafından ve bizlerin de takipleriyle gerçekleştirilen inşaat, onarım ve hayır hizmetleri Özet olarak şöyledir: 2004 yılından itibaren 750 kişiye günlük bir Öğün sıcak yemek ve ekmek dağıtımı yapılmaktadır. 2006 yılında 1,600 aileye kuru gıda yardımı yapılmış olup 2007 yılında, ocak ayı itibarıyla bu yardımlar aylık olarak, düzenli olarak yapılacaktır. 2006 yılında 50 ortaöğretim öğrencisine 50 YTL burs bağlanmıştır, 8 yetim ve sakata aylık 219 YTL maaş bağlanmıştır. Bu işler için 1 milyon 250 bin YTL harcanmıştır. Ayrıca, camilere 100 bin YTL nakdî yardım sağlanmıştır. Merkez Alacamescit ve Mirahor Camilerinin onarımları gerçekleştirilmiş olup Merkez Şeyhoğlu Camii, Buğdaypazan Medresesi, İlgaz Yerkaya Camilerinin tüm projeleri çizdirilmiştir. Bu işler için, bugüne kadar 300 bin YTL harcanmıştır. 2007 yılında dokuz adet eserimizin onarım, on adet eserimizin de proje çizimleri yatırım programına alınmıştır. Bu işler için öngörülen harcama toplamı 3 milyon YTL'dir. Önümüzdeki yıllarda, bu hizmetlerin daha da artarak devam edeceğine inancımız sonsuzdur.

Bu vesileyle, Sayın Genel Müdürümüze ve Değerli Bakanımıza teşekkürlerimi arz ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dünyada ve ülkemizde faaliyet gösteren vakıflar, aynı zaman da birer sivil toplum kuruluşlarıdır. Bu teşekküller, bulundukları ülkelerin, eğitimine, kültürüne, ekonomisine, sosyal ve siyasa! hayatlarına büyük katkı sağlamaktadır. Ülkemizde, bu amaçlar doğrultusunda binlerce vakıf kurulmuş ve hâlâ kurulmaya devam etmektedir.

Sivil toplum tarafından meydana getirilen bu kuruluşların faydalarını saymakla bitirmek mümkün değildir. Ecdadımızın bizlere sahip olmamız için bıraktığı vakıf eserlerinin, daha iyi bir şekilde korunması, bakım ve onarımının yapılması, mimari ve tarihî değere sahip vakıf abide eserlerinin restorasyonlarının yapılması konusunda büyük bir çalışma içerisinde olan ve 2006 yılını "vakıf medeniyet yılı" olarak kutlayan Vakıflar Genel Müdürlüğü, ülke genelinde, hatta sınırlarımız dışında vakıf eserlerinin bulunduğu komşu ülkeleri de içerisine alan çalışmaları gerçekleştirmiştir. Gerçekleştirilen bu çalışmaların ve ortaya konacak projelerin yeniden vakıf ruhunu, şuurunu çağın gerektirdiği şekilde düzenlemek ve ele alıp yaşatmak ve kazanmak için bir gereklilik olduğunu ayrıca ifade etmek isterim.

Türkiyemiz içerisinde ve Türkiye dışında yapılan bu değerli hizmetlerin takdir edilmesi gerekir, çünkü, hele son birkaç yıldır, buna büyük bir ağırlık verildiğini görmekteyiz. Gerçekten, çok önemli eserlerimiz ihya edilmiştir, yeniden yapılmıştır ve yapılmaya da devam etmektedir. Bunun böyle olması gerekiyordu, çünkü, vakıf demek, bir insanın kendi özünde olan, gönlünde olan, içinde olan, bünyesinde olan ilgi, görgü, sevgi, saygı, her şeyi vermesidir; alması değildir. Vakıfçılıkta verme vardır, alma yoktur. Dolayısıyla hep vereceksin, vaktinden vereceksin, sıhhatinden vereceksin, malından vereceksin, zamanından vereceksin, vereceksin, vereceksin... Verdiğin müddetçe yü- celiyorsun ve yüceltiyorsun. Kim daha çok vermişse yüceîmiştir ve kendi ülkesini, devletini, milletini, insanlarını, ailesini de yüceltmiştir. Bu bakımdan, vakıf yapmak, vakıfçı olmak, vakıf hizmetinde bulunmak, her zaman insanların mutlaka yapması gereken bir özelliktir, yani, özellik olmalıdır. Onun için. önümüzdeki günleri düşünerek, geleceğimizi düşünerek yatırım yapmak ve bu vakıf konusunda gerekli hassasiyeti göstermek her insan için önemli bir çaba olmalıdır ve bu çaba neticesinde göreceğiz ki çok güzellikler ortaya çıkacaktır ve ecdadımızın, büyüklerimizin bize bahşettiği bu güzel günler varsa, onların bu eserleri sayesinde bu güzel günlere geldik ve bu güzel günleri yaşamak ve yaşatmak hepimizin, inşallah, görevi olmalıdır diyor, saygılarımı sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Hikmet Özdemir (AK Parti, Çankırı). “Vakıflar kanunu hakkında (s.s.1239)”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 2 Kasım 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hikmet-ozdemir-22-2006-11-02-vakiflar-kanunu-hakkinda-s-s-1239 (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c133/b014/tbmm221330140700.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
