# HDP Grubu önerisi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 26. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hişyar Özsoy (HDP, Bingöl)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim
- **Tarih:** 24 Kasım 2016
- **Gündem:** HDP Grubu önerisi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=53857
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hisyar-ozsoy-26-2016-11-24-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle

> Hişyar Özsoy (HDP), 24 Kasım 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 723 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HİŞYAR ÖZSOY (Bingöl) – Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aslında, bugün hem Orta Doğu hem Avrupa ile Türkiye arasındaki ilişkilere dair bir araştırma önergemiz vardı ancak bu kabul görmemiş. Gerekçe geldi mi bilmiyorum ama…

ÇAĞLAR DEMİREL (Diyarbakır) – Gelmedi daha.

HİŞYAR ÖZSOY (Devamla) – Daha gelmedi, gerekçeyi de alamadık. Muhtemelen içeriği yüzünden uygun bulunmamış; o açıklamayı bekliyoruz, niye uygun bulunmamış? Dolayısıyla eski bir önergemizi biz bir daha işleme soktuk, daha önce kabul görmüş bir önergeyi. O çerçevede söz hakkı almış bulunuyorum.

Şöyle söyleyeyim: Türkiye genel anlamda Orta Doğu’daki ve Avrupa’daki yapısal büyük dönüşümlere bir türlü ayak uyduramıyor. Biliyorsunuz, malum, son beş altı yılda Türkiye’de önce “stratejik derinlik”, sonra “değerli yalnızlık” politikaları işlendi; bunların iflas ettiği görüldü.

Şimdi de, içte son derece popülist, dışta son derece reaksiyonel bir şekilde Türkiye dış ilişkilerde bir bloktan başka bir bloka savruluyor. Bundan kastım, darbe girişiminden sonra Şanghay fantezileri kurmaya başlayan Cumhurbaşkanı ve AKP Hükûmeti, Şanghay Beşlisiyle yakınlaşma ve mülteci krizini Avrupa’ya karşı kullanma, tehdit ve şantajlarla öyle görünüyor ki yeni bir pozisyon almaya çalışıyorlar.

Ortada son derece ilginç bir durum var. Daha önce bu kürsüde defalarca dile getirdik, AKP döneminin en büyük dış politika meselesi, sürekli olarak dış politika meselelerini iç politikaya malzeme etmiştir, bugün de etmeye devam ediyor. Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi, NATO, Batılı birçok kurumla yetmiş seksen yıldır kurduğu yapısal kurumsal ilişkiler var Türkiye'nin ama darbe sürecinden sonra bütün bu ilişkileri yerinden çıkarıp son derece maceracı bir şekilde Rusya’yla bir flört aşamasında yeniden. Belki Rusya, belki Çin üzerinden yeniden bir pozisyon yakalayabilirim gibi düşünüyor.

Değerli arkadaşlar, açık söyleyelim size, Batı dünyasında buna gülüyorlar. Bir, gülüyorlar; ciddiye almıyorlar, iki. Üçüncüsü, bakın, Şanghay üzerinden o kadar fırtına koparıyorsunuz. Sayın Cumhurbaşkanı Putin’e “Sevgili dostum.” dedi sekiz aydan sonra, Rus jetinin düşmesinden sonra. Bugün Rus jetinin düşürülmesinin yıl dönümü, 24 Kasım. O çok güvendiğiniz Rusya’nın müttefiki Esad, bugün Türk askerlerine saldırdı. Tesadüf bir tarih değil herhâlde, bir parça siyaset bilen bunun tesadüf olmadığını bilir. Yani o “dostum Rusya”nın, Putin’in müsaadesi olmadan, rızası olmadan Esad’ın bir NATO ülkesinin askerine havadan saldırması çok mantıklı gelmiyor bize.

Dolayısıyla şöyle söylüyoruz size: Avrupa’yla ilişkileri popülist ve reaksiyonel bir şekilde biz rafa kaldıralım, biz başka havzalara açılalım, Şanghay’a açılalım. Olabilir yani Türkiye bu güçler dengesinde tabii ki kendi çıkarlarına göre yeni bir pozisyon almalı ama bunu popülist ve reaksiyonel bir şekilde yaptığınız zaman, açıkça söyleyelim, Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan da pekâlâ olabilirsiniz.

2011 yılında İsrail karşıtlığı üzerinden “…”(x)idi seçim söyleminiz, 2014-2015 seçimlerinde Rabia işaretleriyle sokaklarda, seçim meydanlarında faaliyet yürüttünüz. 2017 referandumuna veyahut da olmazsa erken seçime öyle görünüyor ki Avrupa karşıtlığı üzerinden gidip içerideki milliyetçi cepheyi sağlamlaştırmaya çalışıyor. Beyhude bir çabadır. Az önce haber geldi, Avrupa Parlamentosu 6 grubun oy birliğiyle 37’ye karşı 479 oyla Türkiye’yle müzakereleri geçici olarak dondurma kararını aldı, bu tavsiyesini Avrupa Birliği ve Avrupa Komisyonuna iletecek. 14-15 Aralık 2016’da bu mesele Avrupa Birliği Konseyi tarafından görüşülecek. 107 çekimser oy var.

2004 yılında, değerli arkadaşlar -AK PARTİ’li arkadaşlar, bir dinleseniz- müzakerelere destek, Avrupa Parlamentosunda 2004 yılında 407 “evet”, 262 “hayır” vardı ve “hayır” diyenlerin içerisinde muhafazakârlar vardı. Sizi en fazla destekleyen gruplar, başta sosyal demokratlar, Yeşiller, soldakiler Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin düzelmesini, bu sürecin başlamasını istiyorlardı. Kala kala 37 kişi kalmış koca Avrupa Parlamentosunda. Diyebilirsiniz ki: “Bu sembolik bir şeydir canım, tavsiye kararıdır, verir.” Ama, piyasalar öyle düşünmüyor değerli arkadaşlar, piyasalar öyle düşünmüyor. Nasıl? Size söyleyeyim, bu haber gelmeden bir saat önce Merkez Bankası otuz dört ay sonra ilk defa faiz artırımına gitti. Cingözler ya “Doları biraz aşağıya çekelim.”, 37’ye kadar çektiler; hani ani bir çıkış olmasın. Basit ayak oyunlarıyla, para politikalarıyla böylesi bir yapısal krizi öteleyebileceklerini düşünüyorlar. Dolar 37’ye indikten sonra, 40’a yeniden çıkmaya başladı. Tabii şu da var: Bazı aklıevveller şöyle -dolar yükselmiş- diyor: “Bu mesele bizim meselemiz değil, Amerika düşünsün.” Bunlar da danışmanlık yapıyorlar, hayretle izliyoruz. Rus jeti düşünce de “Biz doğal gaz değil tezek yakarız.” demişlerdi. Sekiz ay sonra, şu an cezaevinde olan Eş Başkanımız Çok Kıymetli Selahattin Demirtaş’ın sözleriyle, Putin’e “çiçekli, böcekli” mektuplar gönderip özür dilenmişti. Devam edin, devam edin. Şunu söyleyelim arkadaşlar: Bu kafayla giderseniz, bizim eş başkanların ve vekillerin yanında boş hücreler var, sizi de orada göreceğiz, emin olun, rahat olun. Bu kafayla giderseniz, Türkiye’yi binbir türlü askerî, politik müdahaleye açık kılarsanız… Çok gülmeyin, dört ay önce darbeyi geçirdiniz. Cizre’yi biz burada konuşurken bize gülüyordunuz, bodrumlara saklandığınız zaman onların hâlini anladınız. Bu asker öldürüyor mu sivil halkı, öldürmüyor mu diye.

---

**Kaynak gösterme:** Hişyar Özsoy (HDP, Bingöl). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 24 Kasım 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hisyar-ozsoy-26-2016-11-24-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=53857

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
