# 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 7'nci Tur Görüşmeleri münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Hişyar Özsoy (Halkların Demokratik Partisi, Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim
- **Tarih:** 14 Aralık 2020
- **Gündem:** 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 7'nci Tur Görüşmeleri münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=93489
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/hisyar-ozsoy-27-2020-12-14-2021-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2019-yili-merkezi-y

> Hişyar Özsoy (Halkların Demokratik Partisi), 14 Aralık 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 7'nci Tur Görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 933 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HDP GRUBU ADINA HİŞYAR ÖZSOY (Diyarbakır) – Kıymetli arkadaşlar, müsaade ederseniz ben de birkaç kelime edeyim.

Sayın Bakan, hoş geldiniz.

Değerli Başkan, milletvekili arkadaşlarım; dış politika konusunda konuşacağım ve Dışişleri Bakanlığı bütçesine dair birkaç fikrimi paylaşacağım. Tabii, buna geçmeden önce, çok yakın zamanda tutuklanan HDP Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Sayın Nazmi Gür, Nazmi ağabeyimiz -daha önce bu sıralarda milletvekilliği yapmış- ve yine, MYK üyemiz Alp Altınörs… Alp Altınörs ile Günay Kubilay Hocamız -daha önce parti sözcülüğümüzü, MYK üyeliğimizi yapmış- aynı hücreyi paylaşıyorlar. Yakın zamanda, saçma sapan, hukuka doksan takla attıran bir operasyonla tutuklandılar. Ben buradan kendilerine selam ve sevgilerimizi iletiyorum grubumuz adına. (HDP sıralarından alkışlar) Sayın Bakan, Nazmi Bey’i –Nazmi Gür’ü- siz tanıyorsunuz, müsaadenizle sizin de selam ve sevgilerinizi göndereyim, hücrede şu an. Göndereyim çünkü birlikte çalıştınız kendisiyle. (HDP sıralarından alkışlar) Yani tanıyanlar bilir, Nazmi Gür uzun dönem burada milletvekilliği falan da yaptı. Gerçekten, şu an hayretler içerisinde bekliyoruz, bir bakalım ne çıkacak diye.

Şimdi, kıymetli arkadaşlar, Plan ve Bütçe Komisyonunda ve burada, bu seneki bütçe konuşmalarını mümkün mertebe dikkatle dinlemeye çalışıyorum, bir gözlemimi paylaşmak istiyorum, samimiyetimle söylüyorum: Şimdi, heybede rasyonel argüman kalmayınca, rasyonel bir şekilde tartışma kalmayınca son derece mitik, destansı konuşmalar hâkim. Bugün özellikle baktım, ya bazı arkadaşlarım –size yemin ediyorum, Mehmet Tiryaki yazmış da az önce listemize- “Bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan.” coşkusuyla, gözlerini de kapatarak böyle, gözler de kapalı, bir vatan millet edebiyatı, akıl almaz! (HDP sıralarından alkışlar) Zannedersiniz 1970’lerde, 1980’lerde Cüneyt Arkın film çekiyor, Malkoçoğlu, Kara Murat! Bunun ruh hâli var burada ve inanın bana, bu çok sağlıklı bir ruh hâli değil; çok patolojik bir ruh hâlidir, gerçekten, çok samimiyetle söylüyorum. Bakın, dış politika bütçesi konuşacağız, birtakım rasyonel argümanlarla gitmemiz lazım.

Şimdi, ben bugün tribünlere konuşmayacağım gerçekten. Çünkü buraya gelip o gözlerini kapatıp, şiir okuyup böyle mit, destan anlatanlar şu karşı kameraya konuşuyorlar. Ben her zaman yaptığım gibi, buradaki arkadaşlarıma konuşmaya çalışacağım çünkü hâlâ, ısrarla Meclisin bir istişare yeri olması gerektiğini düşünüyorum, gerçekten düşünüyorum; aksi hâlde, bırakır gideriz yani burada kalmanın çok bir anlamı yok. (HDP sıralarından alkışlar)

Kıymetli arkadaşlar, Türkiye’de iç ve dış politikada çok ciddi bir transformasyon yaşanıyor, ciddi bir dönüşüm var; bunu ciddiye alın. Bu dönüşüm şöyle: Siyaset, ekonomi, kültür, sanat, spor, sağlık, akademi, basın, hukuk, diplomasi yani devlet yönetmenin birçok alanı var ama Türkiye’de bütün bu alanların çok hızlı bir şekilde militarize edildiğini düşünüyoruz. Çünkü Türkiye’nin iç, dış, ekonomik, hukuki, etnik, dinsel, mezhepsel, sınıfsal, toplumsal, cinsel, dünya kadar meselesi var ama neredeyse, bütün bu meseleler bir asayiş, bir güvenlik meselesine indirgenmiş. Hâl böyle olunca, masada kalmanın tek yolu askerî anlamda sahada olmak gibi düşünülüyor; sahada olmanın tek yolu bu ama öyle değildir. Yani toplumların birçok açıdan gücü vardır. Mesela, Türkiye -kimse düşünmüyor bunu çok fazla ama- demografik açıdan ciddi bir güçtür. Ya, 85 milyon insandan bahsediyoruz, 85 milyonluk bir pazardan bahsediyoruz, genç iş gücünden bahsediyoruz.

Eğitim kurumları çok önemli olabilir değil mi? Finans önemli bir alan, ekonomi önemli bir alan, demokrasi ve insan hakları alanı önemli bir alan. Yani bir toplum çok değişik biçimlerde sahada olabilecekken bize sürekli olarak, birisi bunları yine kandırmış “Sahada olmazsak masada olmayız.” gibi konuşuyorlar. Ben size bunu söyleyeyim mi, bu nereden geliyor? Niye böyle; bu iktidar niye bunun alıcılığını yapıyor?

Şimdi kıymetli arkadaşlar, az önce bahsettiğim diğer alanlar var ya, ekonomi, finans, hukuk, demokrasi, demografi, ideoloji, kültür, bütün bunlarda Türkiye’ye de Orta Doğu’ya da dünyaya da önerebileceğiniz çok fazla bir şey kalmadığı için, bir noktaya oynuyorsunuz. Bakın, Türkiye, Orta Doğu’ya ve dünyaya ne ihraç ediyor? Asker, askerî malzeme, bulamazsa da Suriye’den milis çete ihraç eder bir duruma gelmiş; ediyor ya, Libya’ya milisleri gönderdiler işte, herkes biliyor, dünya âlem biliyor. Fakat “Orta Doğu’da biz antiemperyal bir mücadele yürütüyoruz” diyenlere -az önce de bahsedildi- James Jeffrey makalesini -yakın zamanda Al-Monitor’da çıktı- okumasını tavsiye ederim. Ne diyor biliyor musunuz? Diyor ki: “Biz Türkiye’ye büyük ihtiyaç duyuyoruz çünkü (…)(x)” Bu (…)(xx) birkaç anlamı olabilir. “Kafkaslar, Karadeniz ve Orta Doğu’da Türkiyesiz yapamayız ve biz, Türkiye sayesinde Suriye savaşını bitirtip İran’a ve Rusya’ya bir zafer hediye etmeyeceğiz. Biz ancak Türkiye’nin askerî gücünü kullanarak Suriye savaşına nokta koydurmuyoruz.” James Jeffrey’nin söylediği bu. Sayın Bakan tanıyor, yakından diyaloğu da var.

Şimdi, bakın, defalarca burada, bu kürsüde söyledik. Türkiye’nin öyle insancıl ve girişimci bir dış politikası yok; gayet müdahaleci, fırsat buldukça bütün boşluklara girmeye çalışan, alt emperyal yani bölgesel anlamda emperyal hevesleri olan bir siyaset, güdüyor. (HDP sıralarından alkışlar) Bunu yaparken de sizi temin ediyorum, ben kaç gündür dinliyorum, bütçede dinledik, o kadar esip gürlenecek bir durum değil. “Türkiye hâlen NATO ülkesi ve Amerika bölgeden yavaş yavaş çekilmeye başlarken Türkiye’yi o boşluğu doldurması için konumlandırmak istiyor.” Bunu açıkça söylüyorlar, bu benim argümanım falan değil. Diyorlar ki: “Ya, Libya’da ve Suriye’de Rusya olacağına ya da işte Suriye’de İran ve Rusya olacağına, en nihayetinde Türkiye bir NATO gücüdür, bari Türkiye olsun” diyorlar. Bunu diyorlar.

ŞAHİN TİN (Denizli) - Bu kadar basit değil.

HİŞYAR ÖZSOY (Devamla) – Şimdi, aynı şekilde, girdiğimiz uluslararası parlamentolarda bu argümanı Türkiye tarafı da dile getiriyor zaten yani “Rusya mı olsun orada?” diyorlar.

Şimdi bakın -zaman çok hızlı geçiyor- bitirmeye çalışayım, çok konu var, giremedim. Şimdi, kıymetli arkadaşlar, Amerika’yla ilişkiler sallantıda; Trump gitti, Biden gelecek, Biden nasıl bir yaptırım rejimi uygulayacak daha bilmiyoruz fakat yaptırımlar geliyor. Avrupa Birliğindeki yaptırımları marta kadar ertelediler ama Avrupa Birliğinde de “Ciddi anlamda Türkiye’de tavizler olmasa, yaptırım gelecek.” deniyor. Avrupa Konseyinde olan arkadaşlar biliyor, ilk defa Türkiye’nin Konseyden atılma tartışmaları başlamış. Bunu şunun için söylüyorum: Türkiye, yetmiş seksen yıldır Batı Bloku içerisinde bir NATO gücü olarak yer bulmaya çalışıyor, bakın yetmiş seksen yıllık bir geçmişi var -1950’lerden bu yana, yetmiş yıllık bir geçmişi var- ama geldiğimiz noktada, Amerika, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi, her 3’ü birden yaptırım uygulama noktasına gelmişse şu…

---

**Kaynak gösterme:** Hişyar Özsoy (Halkların Demokratik Partisi, Diyarbakır). “2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 7'nci Tur Görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 14 Aralık 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hisyar-ozsoy-27-2020-12-14-2021-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2019-yili-merkezi-y (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=93489

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
